sebasteia
5 yıl önce - Pzr 20 May 2018, 13:44
son yıllarda şehrimizde tarihi eserleri koruma bilinci oluşuyor yavaş da olsa. insanların tarihi eserlerin kıymetini anlaması, şehir hafızasına ve geçmişimize daha çok önem veriyor olması sevindirici. yıllar yılı sosyal medya ve internet üzerinden verdiğimiz mücadele, bilinç kazandırma çalışmasının sonuç verdiğini görmek beni daha da motive ediyor.
behrampaşa hanı'nın mermer atölyesi olarak kullanıldığı zamanı bilirim. hayatımda bir kez buraya girdim, çocukken gitmiştik, bundan belki 20 yıl öncesi idi. o zaman ağır mermer makineleri çalışıyor, içerisi toz duman ve nem idi. kimse de bundan rahatsızlık duymuyordu maalesef. çok şükür toplum olarak bugün her ne kadar istenilen seviyede olmasak bile yine de tarihi eserlerin kıymetini biliyoruz. korumaya ve ayağa kaldırmaya çalışıyoruz.
bu bilincin bir adım ötesine daha geçmemiz lazım. nedir o?
tarihi eserlerin sadece restore edilmesi yetmez, çevresinin de düzenlenmesi ve tarihi hafızaya uygun bir şekilde bu mirasın korunması gerekir.
şunu demek istiyorum: gök medrese'yi restore edersin ancak çevresinde çirkin beton bloklar olduğu müddetçe bu yapılan işin hiç bir anlamı yoktur. tarihi şehir merkezi ve medreseleri restore edersin ancak hemen yanında beton/çelik/camdan mamul aynalı çarşı olduğu müddetçe yapılan iş hep eksik kalır. aynı şey behrampaşa hanı için de geçerli.
peki ne yapılmalı?
1) öncelikle behrampaşa hanı, kurşunlu hamamı ve ahi emir kümbeti'nden oluşan bu bölge mini bir tarihi sit alanı ilan edilmeli.
2) bu bölgeyi çevreleyen en azından birkaç yüz metrelik kısım tarihi eserlere ve tarihi mirasa uygun bir şekilde düzenlenmeli.
3) bir sonraki adımda bu mini tarihi bölge, kale projesi - gök medrese - ulu camii külliye düzenlemesi ile tek bir tarihi dönüşüm alanı olacak olan bölge ile bütünleşik hale getirilmeli.
işte o vakit, tarihi eserlerimiz şehrin mirasını tam anlamıyla geleceğe taşıyacak ve gerçek anlamda turizm potansiyeline erişecektir.
şöyle düşünün, sivas'ı ziyarete gelen bir turist, şehrin iki bin yıllık geçmişini hiç kesintiye uğramadan gezip müşahade edebilmeli. gök medrese'den gezintiye başladığında sivas kalesini, ulu camiyi, behrampaşa hanını, kümbetleri, kurşunlu hamamını ve diğer hamamları, medreseleri, müzeleri, hanları, camileri ve diğer bütün tarihi eserleri tek bir şehir merkezi içerisinde binlerce yılllık geçmişi ve hafızayı hissederek; o mirası hücrelerinde hissederek görüp yaşayabilmelidir.
hep söylediğimi bir kez daha tekrarlamak istiyorum. gök medrese'den selçuk anadolu lisesi'ne, tren garı'ından behrampaşa hanına kadar olan bu bölge olabildiğince birbirine eklemlenmeli, tarihi sivası inşa etme, koruma amacıyla bütünleşik bir tarihi merkez yaratılmalıdır.
|