1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 366  |
 |
Husnu Kursun
1 yıl önce - Sal 16 Ağu 2022, 23:02
[/quote]içerisinde tarihte olanlar ilginçmiş. Hezarfen Çelebi Kuleyi mesken tutmuş hatunlarla eğlence uçma falan derken, payitahttan postalandıktan sonra IV.Murad'ın kafayı dağıtma geceleri düzenlenir olmuş.Nef'i de buradaki atışma gecelerinde dilinin kemiğini tutamayınca Hicivleri yüzünden kellesinden. Nice yangınlar atlatmış , altında nice paşalar can vermiş. İşte böyle ilginç olaylara şahitlik etmiş tarihi Kule[quote]
Guven hocam bunu Cehrin Kusatmasindanmi ogrendin?
|
 |
Güven Hoca
1 yıl önce - Çrş 17 Ağu 2022, 08:50
Şehirin kuşatmasında bu olaylar henüz yoktu.Yazdıklarım 185 yıl sonrası olaylar.Kösem dizisinde izlenenlerin İnternet kaynaklarından teyit edilmesiyle oluşturulmuş bilgilerdir.
| Alıntı: |
Barbaroslar dizisindeki MESİH PAŞA (TDV İslâm Ansiklopedisi'nde ..)
6 Cemâziyelevvel 907’de (17 Kasım 1501) Galata’da yangın söndürme çalışmalarını gözetlerken düşen bir taşla bacağından ağır yaralandı ve ardından vefat etti. |
| Alıntı: |
1453’te İstanbul’un fethinin arkasından Cenevizliler kalenin anahtarlarını savaşsız teslim ettikleri için ellerine, kendilerine bazı haklar tanındığını bildiren bir ferman verilmişti. Çeşitli kopyaları günümüze kadar gelen bu fermanda Fâtih Sultan Mehmed Cenevizliler’in kalelerini yıkmayacağını açıkça ifade ediyordu. Ancak yine de hükümranlığının delili olmak üzere surların kara tarafındakilerin üst kısımları ile Galata Kulesi’nin tepesinden 10 arşın (7,58 m.) kadarı yıktırılmıştır. Surların ve kulenin Fâtih döneminde Zağanos Mehmed Paşa idaresinde tamir ettirilmiş olduğu yolunda bir rivayet vardır. II. Bayezid devrinde 915 (1509) yılında kırk beş gün süren ve “küçük kıyamet” olarak adlandırılan depremde Galata surları ile kulesinin de zarar gördüğü bilinmektedir. Bu tahribatın ardından mimar Murad b. Hayreddin idaresinde yapılan tamir çok kısa süre içinde tamamlanarak 1510 yılı ortalarında bitirilmiştir. Bugünkü zeminden ikinci kat hizasında (13,20 m.) ve üçüncü kat hizasında (17,17 m.) gövdeyi saran tuğladan iki kuşak bu tamirin işaretleri olmalıdır. Bunlardan üstteki o derecede açık Türk mimarisi üslûbundadır ki kulenin hiç değilse bu kuşaktan itibaren yukarısının Türk inşaatı olduğu söylenebilir. Esasen beşinci katın pencerelerinin tuğladan sivri kemerleri de hiçbir şüpheye yer vermeyecek surette Türk inşaatıdır. Böylece kulenin iki veya üçüncü katına kadar olan alt kısmı Ceneviz, bunun yukarısı ise Osmanlı-Türk yapısı olmaktadır.
Galata Kulesi XVI. yüzyılda, Kasımpaşa Tersanesi’nde çalıştırılan sultana ait harp esiri hıristiyanlarca diğer burçlarla birlikte barınak olarak kullanılmaktaydı. Türkler’e 1552’de esir düşen adı meçhul bir İspanyol bu kulelerde yaşadıklarını ve ölenlerin hendeklere gömüldüğünü anlatır. 1574’te İstanbul’a gelen Fransız Pierre Lescalopier, Galata’nın en yüksek yerinde yüksek ve güçlü bir burç bulunduğunu, bunun o sırada zindan olarak kullanıldığını yazar. Brettenli Michael Heberer de 1582-1588 yıllarında İstanbul’da esir olarak bulunduğunda, “etrafı yüksek duvarlarla çevrili geniş bir avlu ortasındaki pek yüksek yuvarlak gövdeli kule”nin içinde sultanın çeşitli işlerde çalıştırılan 1500 esirinin barındığını bildirir. Galata zindanı XVIII. yüzyılda artık Haliç kıyısındaki Azapkapı’ya yakın bazı burçlarda bulunuyordu. Buradaki Koyun Baba Türbesi ve bununla ilgili halk efsanesi bu zindan yerinin son hâtırasıdır.
Evliya Çelebi, XVII. yüzyılın ilk yarısında kulenin 118 mimari arşın yüksekliğinde ve tepesinin kurşun kaplı bir külâhla örtülü olduğunu bildirdikten sonra, “İçi on kat halinde zindan ise de şimdi tersanenin gemi levazım ambarı olmuştur” der. Yine o sıralarda Hezarfen Ahmed Çelebi kollarına yapma kanatlar takarak Galata Kulesi’nden atlamış ve Üsküdar’da Doğancılar’a inmiştir. Galata’da astronomi âlimi Takıyyüddin er-Râsıd’ın 1575’te kurduğu, fakat 1580’de tahrip edilen rasathânesinin Galata Kulesi’nde olduğunu yazanlar varsa da bu rasathânenin Tophane sırtlarında Gritti Konağı yanında bulunduğu kesinlik kazanmıştır. Ancak Takıyyüddin’in bazı rasatlar için geçici olarak Galata Kulesi’nden faydalanmış olabileceği pek açık olmayan bir kısım kayıtlara dayanılarak tahmin edilmektedir. Çok daha sonraları Şeyhülislâm Seyyid Feyzullah Efendi Galata Kulesi’ni Cizvit papazı Besnier’nin yardımıyla bir rasathâneye dönüştürmeyi tasarlamış, fakat 1703’te öldürülmesi üzerine bu tasarı gerçekleşmemiştir. |
Hezarfen Çelebi'nin 1633 yılında uçma anı... ve sağ kısımda güncel hali
(+)
En son Güven Hoca tarafından Çrş 17 Ağu 2022, 12:22 tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi
|
 |
Emre1979
1 yıl önce - Çrş 17 Ağu 2022, 09:13
İstanbul Kanatlarımın Altında filmini izlemiştim ; oradaki senaryonun ne kadarı gerçek acaba ?
|
 |
Faruk
11 ay önce - Cmt 10 Eyl 2022, 08:57
(+)
|
 |
Akifizan
11 ay önce - Pts 19 Eyl 2022, 19:50
(+)
|
 |
sayfa 366  |
ANA SAYFA -> İSTANBUL
|