1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 7  |
 |
Necdet Cevahir
15 yıl önce - Cmt 01 Arl 2007, 14:27
Dün yazmak istediğim ancak sonradan vazgeçtiğim bir başlık vardı. "İnter'in Haçlı Formaları" adı altında. Zaten bir müddet sonra kilitlendi. İyide oldu. Son zamanlarda benim en dikkatimi çeken şey hemen hemen her olaydan sonra mutlaka bir komplo teorisi üretmemiz oluyor. Mutlaka birileri bize karşı bir plan yapmışlar, bizi zayıflatmak, hatta yok etmek için ellerinden geleni yapıyorlarmış gibi genel bir kanı oluştu toplumumuzda.
Evet ; aleyhimizde bir takım oyunların döndüğünü ve her devletin kendi çıkarları doğrultusunda elbette bir takım politikalar geliştirip zaman içersinde bunları devreye soktuğunu ve bazılarının bizim zararımıza olduğunu elbette biliyoruz. Dünya dengelerindeki bu siyasi oyunların olması zaten gereklidirde.. Onların olduğu kadar bizlerinde birtakım siyasi ve askeri çıkarlarımız vardır ve yeri geldiğinde bizde onları kullanırız.
Ancak bütün devletlerin hiç işleri güçleri yokmuş gibi devamlı bizle uğraştığını ve habire bize tuzak kurdukları görüşünede sadece gülüyorum. Birazda kendi yanlışlarımızı ve hatalarımızı görebilirsek daha doğru olur kanaatindeyim.
Burada sormak istediğim şey ancak şu olabilir. Neden biz böyle paranoyak bir toplum olmaya doğru hızla ilerliyoruz? Basının ve televizyonların etkisi elbette çok büyük. Peki bizleri bunların adeta esiri yapan sebepler nelerdir? Her duyduğumuza neden inanmak ihtiyacı hissediyoruz? Nedir bu boşluk, bu boşluğu medyamı dolduracak sadece? Eğitim ve kültür hayatımız eğer sadece bunlara endekslendiyse vay halimize. Bu konu derindir, uzundur.. Başka bir başlıkta belki tartışırız.. Özellikle toplumsal ve bireysel nedenlerini iyi araştırmak lazım. Ancak bütün hayatı televizyon karşısında geçen bir toplumun bireyleri ancak kendisine sunulanla idare ederse sonuçta bu oluyor gibi geliyor bana. Bence artık biran evvel bu komplo teorilerinden sıyrılmalı, her kötü olaydan bir ders çıkarmalı ve suçu habire başkalarında arayacağımıza birazda kendimize bakmalıyız derim.
|
 |
CAN
15 yıl önce - Cmt 01 Arl 2007, 18:45
http://www.bilgiportal.com/v1/idx/92/1270/RC-Uakl ...-ve-d.html
sitesinde yazan durumu okuduğumda, aklıma düşen uçaktaki durum geldi.Sanki o gece uçak gittiği yükseklikte "alçak uçuş uyarı sistemi" devreye girdikten sonra motor gücünün yetersiz oluşuna (inişteki %25'lik güç) karşılık pilotların durumu toparlamak için burnu kaldırmaya çalışmaları durumunda oluşan "stall" ile uçak denge kaybına girdi bir kanattan uçak aşağı yattı ve gittikleri yükseklikteki türbetepe'ye sert iniş gibi oturdular.Gövdenin de neden dağılmadan yekpare olduğunu böyle izah biliyorum kendime.
Çevredeki sık ağaçlar ve kaya zeminden dolayı kanatların parçalandığını düşünüyorum.Açıkcası başka da aklıma birşey gelmiyor,herşey yolunda giderken bir uçağın dağa oturması çok mantıklı gelmiyor,raporu bekleyip görmek lazım...
Unutmadan ben ülkemizde olup olmadığını bilmiyorum ama bilen varsa bilgilendirirse sevinirim.Ülkemizde uçak kazaları sonrasında yolcu yakınlarına yüklü tazminatlar ödeniyor mu? bilen var mı?
|
 |
umit1
15 yıl önce - Cmt 01 Arl 2007, 22:14
| Alıntı: |
sitesinde yazan durumu okuduğumda, aklıma düşen uçaktaki durum geldi.Sanki o gece uçak gittiği yükseklikte "alçak uçuş uyarı sistemi" devreye girdikten sonra motor gücünün yetersiz oluşuna (inişteki %25'lik güç) karşılık pilotların durumu toparlamak için burnu kaldırmaya çalışmaları durumunda oluşan "stall" ile uçak denge kaybına girdi bir kanattan uçak aşağı yattı ve gittikleri yükseklikteki türbetepe'ye sert iniş gibi oturdular.Gövdenin de neden dağılmadan yekpare olduğunu böyle izah biliyorum kendime.
|
Tayyarenin enkaz fotoğraflarına bakınca bende aynı şeyi düşündüm,yalnız ticari uçaklarda "stall" ikaz sistemi bulunur,uçak "stall" durumuna yaklaştığında sistem pilotları ikaz eder,acabu bu sistem çalışır durumda degilmiydi bu uçakta ?
Tabii butün bunlar yapilacak arastirmanin sonunda ortaya çıkar ,gerçek neden bulunur ama ateşde düştüğü yeri yakar bizimde elimizden bu kazada vefat edenlere allahtan rahmet,yakınlarinada sabır dilemekten başka birşey gelmez.
|
 |
Patron
15 yıl önce - Pzr 02 Arl 2007, 14:05
Uçağın kara kutuları bulundu ve incelemeye götürüldü.
Bilin bakalım nereye götürüldü? Amerika...
Bir kara kutu incelemek için gerekli teknolojiye sahip değil miyiz?
|
 |
CAN
15 yıl önce - Pzr 02 Arl 2007, 15:30
Ne yazık ki "İstikbal göklerdedir." sözünü söyleyen bir Ata'nın evlatları olarak gökyüzünün nimetlerinden tamamen faydalanamıyoruz.
http://www.shgm.gov.tr/shgmorg.htm
Kurumun yukarıdaki linkte organizasyon şeması var.Ülkemizde Sivin havacılık Genel Müdürlüğünde ne yazık ki 120 kişi çalışıyor.Ülkemiz dışındaki örnekleri vermek istemiyorum,güzel pazarınız ziyan olmasın.Ama araştırmaya değer.Şu anda SHGM 'de kaza kırım ekibinde yazdığı rapora onay verdikten sonra bu işin kompedanı olan ülkelere gönderip,sigorta işlemleri,bilir kişi raporları hazırlayacak bir yetkili yokmuş.Bu yüzden de ülkemizde askeri kanat hariç tüm sivil havacılıkta yaşanan kazalardan sonra KARAKUTU Amerika menşeeli kurumlar tarafından incelenip,içerisindeki data ayıklanıp kazanın pilotaj hatası olup olmadığı araştırıldıktan sonra kuruma ayrıntılı rapor gönderiliyor.Sonra bu Amerikan şirketine yaptığı bu nacizane hizmetten dolayı sigorta şirketi yüklü bir para ödemesi yapıyor.Şu ana kadar ülkemizde kazalardan sonra bu hep böyle oldu.Kara kutuyu neden ülkemizde inceleyemiyoruz? bir tek irdeleyen Burç oldu..! Bunun dışında Amerika bu işi yaptı,İsrail bomba attı yerden uçağa gibi derin konuları nette araştıran ve sürekli magazine takılan gençliğimizin,bir an önce bu derin uykudan sıyrılıp ileride meslek hayatına "uçuş kazası, kırım müfettişliğinin" nasıl? nerede? olabileceğini araştıran nesiller olmalarını istiyorum.
Bizim yaşımız kemale erdi ,ama üniversite okumaya hazırlanan ve okuyan ve mühendislik dalları mezunlarının bu konuyu derinlemesine araştırıp iyi bir müfettiş olması sözkonusudur.
|
 |
Mustafa Topsakal
15 yıl önce - Pzr 02 Arl 2007, 15:51
Sağlam gibi gözüken uçağın gövdesinden o kadar kişinin neden öldüğünü merak edenler için bir açıklama;
Hürriyet Gazetesinden bir alıntıdır..
- ODTÜ Fizik Profesörlerinden Cüneyt Can, ölüm nedenini şöyle açıkladı: "Bu uçak iniş için hazırlandığına göre hızı 300-400 km/saat düzeyine düşmüş olmalı. Dağa çarptığı yerde fazla sürüklenmemiş olması, uçağın en azından 10 g’lik (yerçekimi ivmesinin 10 katı) bir yavaşlama ivmesiyle, çok kısa sürede ve çok kısa mesafede durduğu olasılığını kuvvetlendiriyor. 10 g insanlar için azami ivme olarak düşünülür. Dolayısıyla yolcuların bu büyük ivme nedeniyle çok büyük kuvvetlerin etkisi altında kaldıklarını ve bedenlerinin belki de dışarıdan görülmeyen tahribata ve iç kanamalara uğradığını sanıyorum. Bu olayın benzerleri duvardan ayaklar üstüne düşüldüğünde veya kafa kafaya araba kazalarında da görülür. Bu nedenledir ki, çok küçük yaşta bile yataktan atladığımızda dizlerimizi bükeriz ve yerle çarpışma süresini ve yavaşlama mesafesini artırırız. Böylece üzerimizde oluşan kuvvetler azalır.
|
 |
mhalis
15 yıl önce - Pzr 02 Arl 2007, 16:26
Her kötü giden olayda "bir komplo" arar olduk.
Komployu bu teorileri atan medya içinden arasak diyorum.
Ne yapmaya çalışıyorlar acaba?
|
 |
_serhat
15 yıl önce - Pzr 02 Arl 2007, 18:07
| Alıntı: |
| Bence en önemli kusur bu havaalanı |
Istanbul -Atatürk ve Sabiha gökçen, Ankara -Esenboğa, Izmir Adnan Menderes, Antalya, Dalaman ve Bodrum hava limanları dışında ki (gözden kaçırdığım olabilir) , diğer hava limanlarımız da maalesef gerekli teknik donanım yetersizliği halen bulunmakta.
Ocak 2003 de yaşığımız ,75 kişinin ölümü ile sonuçlanan Diyarbakır uçak kazasının ardıdan gündeme gelen hava limanlarımızın teknik yetersizliğinden kaynaklanan , bilhassa tüm şartlar da pilotaj hatalarını en aza indiren ILS cihazının (o tarihde) sadece 15 havaalanımız da mevcut olduğunu ve bu cihazların ivedilik ile bulunmayan diğer havaalanlarımıza konulmasının şart olduğu belirtilmiş idi. Yıl 2007 aylardan Kasım , aradan yaklaşık 5 yıl geçmiş,yine bir uçak kazası yine bir ILS cihazı bulunmayan havaalanı, 57 ölü !
Yine tarihden bir örnek ; hızlandırılmış katliam adı altında manşetler geçen haber 22 Temmuz 2004 tarihini gösteriyor,bu kez bir tren kazası. 36 yaşamın yok olduğu bu kazada 79 vatandasımız yaralanıyor! ...Peki, bunlar da mı komplo ?
Bu komploları kendimize düzenleyenler yine bizleriz, yöneticilerimiz, işi savsaklamamız, insan hayatına değer vermememiz, balık hafızamız, hadi canım sende ciliğimiz, ciddiyetsizliğimiz, kısacası biz yine biz kendimiz.....
Mevcut hükümet yapılan bu yanlışı görüp, hızlandırılmış tren projesini rafa kaldırıp gerçek hızlı tren projesinde gösterdiği çaba için sağolsun teşekkürler
Geçmişde ki hükümetler zamanında bir havaalanı açma furyası almış başını gidiyordu, adından da belli olduğu gibi Süleyman Demirel havaalanı, alan var ama içi boş (!) Zonguldak havaalanı (aynı) veya yapılırken uçuş mühendislerine bile danışılmayan ve yapımından sonra kullanılmasının imkansız olarak açıklandığı Antalya Gazipaşa havaalanı... Bu örneklendirmeleri sabaha kadar yapabilmek mümkün.. Önemli olan göstermelik, yarım yamalak havaalanları açmak değil, tam donanımlı güvenli havaalanlarına sahip olmaktır.
Buradan ülkemizde bulunan tüm hava limanlarımıza ait bilgilere ulaşabilirsiniz
|
 |
fsane_fevzi
15 yıl önce - Pzr 02 Arl 2007, 19:00
Ölenlere Allah dan Rahmet , Ailelerine Sabir diliyorum.
Olayi büyüten Medya ya cok büyük bir Görev düsüyor, sadece bu Olayla la deyil
genel anlamda konusuyorum...
|
 |
Borabaris
15 yıl önce - Pzr 02 Arl 2007, 20:10
Engin Arık'dan üniversitedeyken 2 dönem fizik dersi almıştım. Haberi duyduğumda çok üzüldüm. Türkiye'de bilimin gelişmesi için çalışan, çok iyi niyetli, çalışkan bir öğretim üyesiydi.
Öte yandan bu haberle birlikte, çalıştığım şirkette uygulanan bir kuralı anımsadım tekrar. Bu kurala göre aynı bölümde çalışan 2 ya da kritik bir projede görev alan 3 kişiden fazlası aynı taşıt-seferle yolculuğa çıkamıyor. Amaç, olabilecek bir talihsizliğin proje-kurum bünyesine vereceği zararı en aza indirmek.
Kendi içimizde dalga geçtiğimiz ve candan çok şirketin çıkarlarına odaklı gibi gelen bu kuralın aslında ne kadar mantıklı olduğunu 6 uzmanın aynı talihsiz seferde bulunması yüzünden şimdi ne olacağı tartışılan parçacık hızlandırıcısı projesiyle anlıyorum.
Allah rahmet eylesin... Geride kalanlara sonsuz sabır diliyorum.
|
 |
sayfa 7  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|