1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 15  |
 |
akbabaisma
4 yıl önce - Sal 04 Arl 2018, 21:55
(+)
Tarlacık köyü yolu
|
 |
İsmail Akbaba
2 yıl önce - Cum 18 Eyl 2020, 07:34
Ata Tohumu, Sarı Bursa, Arguvan Bulguru
Ata Tohumu, Sarı Bursa, Arguvan Bulguru
İsmail Akbaba
15/09/2020
Malatya’nın buğday ambarı olan Arguvan ovası, ata tohum olarak bilinen Sarı Bursa (Sarı Baş) buğday ekimi yapardı.
Arguvan ovasında ekilen, Sarı Bursa buğdayı özellikle bulgurluk buğday olarak tercih edilir, diğer buğday çeşitlerine göre fiyatı çok farklıydı. Tüketiciler tarafından bulgur ve yarma olarak özellikle aranırdı. Buğday üreticisi, Sarı Bursa buğdayların üretilmesi ve pazara hazırlanmasına büyük özen gösterirdi. Malatya halkı, buğday pazarında, bulgurluk ve yarmalık buğday almak için Arguvan ve Karaca köyünün Sarı Bursa buğdayının pazara gelmesini beklerdi.
Bulgur yapmak işine, kaliteli Sarı Bursa buğday almakla başlanırdı. Kaliteli Sarı Bursa buğdaylar, Arguvan ve köylerinde bin bir emekle üretilen buğdaylar, tamamı insan emeği ve alınteri ile yetiştirilirdi.
Kaliteli bulgur üretmek için çalışmalara bir yıl öncesinden başlanırdı. Bir yıl önce çiftçiler kaliteli tohumluk buğdayları tarlalarına eker, kimyasal gübre kullanmazlardı. Buğdaylar, Mayıs ayında boy vermeye başlayınca, çiftçi buğday tarlasındaki zararlı otları, bitkileri tek tek seçerlerdi. Daha sonra oraklarla biçilen buğday sapları, farklı buğdaylarla karışmaması için farklı yerlerde harmanlanırdı. Harmanda buğday tanelerinin saplarından, samanlarından ayrılmasından sonra oluşan buğday yığınları, kendi içinde bir çok elekten geçirilerek büyüklüklerine göre sınıflandırılırdı. Taneleri iri olan buğdaylar, öncelikle bulgurluk ve tohumluk olarak ayrılır, daha küçükleri un yapılmak üzere ayrılır, halburun en altında kalan yabancı ot tohumlarının da bulunduğu ufak buğdaylar hayvan yemi olarak ayrılırdı.
Arguvanlı buğday üreticileri, harmanda yapılan bu işlemlerin yeterli olmadığını düşünerek son bir kez daha bulgurluk ve tohumluk buğdayları işlemden geçirdikten sonra, çuvallar halinde perakende satışını yapmak üzere buğday pazarına naklederlerdi. Buğday pazarında satışa sunulan buğdaylar her parçasını değerinde satabilmek için günlerce buğday pazarında satışına devam ederlerdi.
Aslında, sulu olarak üretilen buğdaylar, daha parlak ve iri olmasına rağmen tüketiciler tarafından fazla tercih edilmezdi.
Malatya’lılar, bulgura çok önem verirlerdi. Bulgur Malatya’lının ana besin maddesi idi. Malatya’da bir aile yılda ortalama 250-300 kilo bulgur ve türevlerini tüketirlerdi. Bu kadar çok bulgura ihtiyaç duyulması nedeniyle, bulgurun hazırlanmasında her aşamada çok büyük özen gösterilirdi. Malatya’lılar en iyi bulgur elde etmek için, en iyi buğday almakla işle başlarlardı. En iyi buğdayda kırsal alanlarda yetişen, kimyasal gübre kullanılmayan, taneleri iri ve içinde farklı buğday türü içermeyen Sarı Bursa (Sarı Baş) buğday almakla başlarlardı.
Özenle seçilen Arguvan Sarı Bursa buğdayları özenle kaynatılır,kurutulur, seçilir ve değirmene gidilirdi. Bulgur yapmada değirmenin önemini bilen insanlarımız, istedikleri değirmenlerde bulgurlarını öğütmek için günlerce sıra beklerlerdi. İstediği kalitede hazırladığı bulguru bir yıl afiyetle yerler, zamanla bulgur tariflerini komşuları ile paylaşırlardı.
Zamanla bulgur kaynatma, üretme ve paketleme alanında makineleşmenin başlaması ile bu eski ama sağlıklı alışkanlıklar terk edilmeye başlandı.
Emperyalizmin, birim alanından daha fazla ürün elde etme safsatasına aldanan yöneticiler, yurt dışından tohum ithal etmeye başladılar. Devlet tarafından ithal tohumlara verilen teşvikler, ata tohumlarımızın ekiminin yapılmamasına, değersizleşmesine ve hatta unutulmasına başlandı.
Son yıllarda Arguvan Belediyesi görev kapsamını sosyal belediyecilik alanında yeni, yeni adımlar atmış, ata tohumlarımızı ortaya çıkararak ekimini ve hatta organik yöresel ürünlerin üretilmesine başlamıştır.
Arguvan Ceza İnfaz Kurumunun Nisan 2020’de Arguvan Belediyesine devredilmesi ile birlikte, Arguvan Belediyesi bu binayı bir üretim merkezine dönüştürdü. Arguvan Belediyesi, Arguvan Doğal adı ile Sarı Bursa bulguru, Kızıltan bulgur, Malatya Tarhanası ve erişte gibi doğal ürünleri burada üretmeye başladı.
|
 |
hakan aras
2 yıl önce - Cmt 12 Arl 2020, 15:35
|
 |
Eray_44
2 yıl önce - Cum 25 Arl 2020, 00:35
17.12.2020
|
 |
akbabaisma
2 yıl önce - Sal 17 Ağu 2021, 18:02
Malatya’nın Su Sorunu
Malatya, su kaynakları açısından ülkemizin en şanslı illeri arasında yer almaktadır. Coğrafi konum olarak, Fırat havzasında yer alması ve güneyinde yer alan Beydağları Malatya’nın içme ve sulama suyunu karşılamaktadır.
Son yıllarda, ilimizde uygulanan yanlış yapılanma ve sulama teknikleri nedeni ile, Doğu Anadolu’nun kuzeyinde doğan birçok dere ve çaylarla beslenen bu havza artık su sıkıntısı çekmektedir.
Malatya’nın su sıkıntısı doğasından ya da konumundan kaynaklanmamaktadır. Malatya daki bu sıkıntı tam anlamı ile yöneticilerin basiretsizliğinden, öngörüsüzlüğünden ve plansız yönetimlerinden kaynaklanmaktadır.
Malatya’da yöneticiler, uzun süreli planlamalar yapmayıp günübirlik yaşamakta ve sorunlara geçici çözümler getirmiştirler.
Malatya’da içme ve kullanma suyu sıkıntısının nedenleri:
Malatya, yer üstündeki kar ve yağmur sularını yer altına çeken tarım arazilerini imara açarak, yer altı sularının beslenmesi dolaylı yoldan engellemiştir.
Yer altı suları sondajlarla tarımda, bağ ve bahçelerde hatta şehir merkezinde ki sitelerde kullanılması üzerine, yer altı ve yer üstü su kaynakları hızlıca tükenmektedir
Park ve bahçelerdeki kullanılan sular içme sularından karşılanması su sıkıntısını tetiklemektedir.
Tarım alanları ve Kuzey Çevre Yolunun imara açılması betonlaşmayı arttıracak ve yer altı sularının beslenme düzeni değişecektir.
İçme ve Kullanma suyu çözüm önerilerimiz;
Yer altı suları tarımsal sulamada kullanmayıp, tarımsal sulamanın (ilçe ve köyler dahil) su ihtiyacının tümü, petrol taşımacılığında kullanılan boru ve yöntemle Karakaya Barajından sağlanan su, Malatya’nın hakim tepelerine veya dağlarına çıkarılarak sulamada ve kullanmada kullanılsaydı içme, kullanma ve sulama suyu sorunumuz olmayacaktı.
Kapalı sistem sulama yapılması halinde, ilimizde yapılan baraj ve sulama göletlerine ihtiyaç duyulmayacak, göletlerin altında kalan 150.875.583 metrekare tarım arazisi tarım dışı bırakılmamış olacak çünkü gölet görevini Karakaya Barajı yapacaktır.
Malatya, güneş ve rüzgar enerjisi üretebilecek coğrafi yapıya sahiptir. Su pompalamak için, ihtiyaç duyulan enerjiyi rüzgardan güneşten hatta taşınan suyun altına kurulacak hidroelektrik santrallerinden üretilmesi mümkündür.
Kaynak sularını veya yeraltı sularını bölge dışında içme suyu olarak kullanmak çözüm olmuyor. Bu yöntemle sorunlar çözülmeye çalışıldığı zaman bir bölgenin su ihtiyacı karşılanırken, bir başka bölge susuz bırakılıyor.
Son günlerde, medyada yoğun olarak yer alan “Doğal Sit Alanı” olarak ilan edilmiş olan Meled Deresinin suyu, MASKİ tarafından içme suyu olarak, Malatya’ya taşınması gündemde. MASKİ tarafından bahsedilen su Malatya’ya getirilmesi halinde, Doğal Sit Alanı olan Melen deresi tahrip edileceği gibi, Sultansuyu Baraj gölünü besleyen önemli kollardan birinden yoksun kalacaktır.
O zaman, şu soruyu sormama müsaade edin. Sultansuyu Barajının kollarından birini keserseniz Sultansuyu Barajını nasıl dolduracaksınız?
|
 |
sayfa 15  |
ANA SAYFA -> Diğer Şehirler
|