1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2  |
 |
ŞAFAK
15 yıl önce - Çrş 28 Ksm 2007, 11:52
Burada olan olayları kınıyorum.Ülkemizde yeni bir kavram kargaşası yaşanıyor.Birileri başörtüsünü alet ediyor birileride o oyuna geliyor.Yalnız başörtüsü veya etnik kimlik ne derseniz deyin ama bunun için sadece eğitimi düşünmesi gereken beyinlere kötü devlet imajını sokmayın lütfen.Hem siz sokmayın o çocuk ve onun gibi çocukları alet ederek siyasi ikilem yaratmaya çalışanlar.Hemde siz sokmayın Devletimin garnizon komutanları.Bü ilkede başörtüsünden önce çözülmesi gereken çok meseleler var birileri pkk sıyla ermenistanıyla el kaidesiyle bu ülkenin altına dinamitler yerleştirmeye çalışıyor.Bizim takıldığımız hususlara bakarmısınız.Milli eğitimin görevi körpecik fidanları eğitmek topluma uygun birer birey haline getirmektir.Ülkemin gençleri başarılı olduklarında onlarla gurur duymaktır.Onları her ne başarısı olursa olsun yüzlerce kişinin içerisinde kürsüden indirmek değildir.Korkmayın bir küçücük kız çocuğu o kürsüye başörtüsü ile çıktı diye bu ülke iran olmaz..
|
 |
Ahmet Çetin
15 yıl önce - Çrş 28 Ksm 2007, 11:55
Sinema salonu "kamusal alan mıdır?"
| Alıntı: |
KAMU KURUM VE KURULUŞLARINDA ÇALIŞAN PERSONELİN
KILIK VE KIYAFETİNE DAİR YÖNETMELİK
Resmi Gazete'de Yayım Tarihi : 25/10/1982 - No: 17849
Amaç - Kapsam ve Deyimler
Madde 1 - Bu Yönetmelik, kamu personelinin Atatürk devrim ve ilkelerine uygun, uygar, aşırılığa kaçmayacak şekilde sade bir kılık ve kıyafette olmalarını, kılık ve kıyafette birlik ve bütünlük içinde bulunmalarını sağlamayı
amaçlamaktadır.
Madde 2 - Bu Yönetmelik, genel ve katma bütçeli kurumlar, mahalli idareler, döner sermayeli kuruluşlar ve kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların iştirakleri ve müesseselerinde çalışan her sınıf ve derecedeki memurlar, sözleşmeli ve geçici görevle çalışan personel ile işçilerin kılık ve kıyafetlerinin düzenlenmesine ilişkin esasları kapsar.
Madde 3 - Bu Yönetmelikte geçen;
a. "Kurum ve Kuruluş" deyimi, genel ve katma bütçeli kurumlar, mahalli idareler, döner sermayeli kuruluşlar, kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların iştirak ve müesseseleri,
b. "Memur" deyimi, 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinde belirtilen sınıflarda (yardımcı hizmetler sınıfı dahil) çalışanları,
c. "Sözleşmeli Personel" deyimi, 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (b) fıkrası, 5434 sayılı Kanuna 1101 sayılı Kanunla eklenen Ek 5 inci maddenin son fıkrası ve özel kanunların verdiği yetkiye dayanılarak 2 nci madde kapsamına giren kurum ve kuruluşlarda çalışanlarla 6/11/1980 gün ve 2333 sayılı Kanuna göre çalışanları,
d. "Geçici Görevli" deyimi, 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (c) fıkrasına göre çalışanlarla kadrosunun bağlı bulunduğu kurum ve kuruluş dışında başka bir kurum ve kuruluşta çalışanları,
e. "İşçi" deyimi, 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (d) fıkrasına giren ve bu Yönetmeliğin 2 nci maddesinde belirtilen kurumlarda çalışanları, ifade eder.
Ana İlkeler
Madde 4 - Kurum ve kuruluşlarda görevli memur, sözleşmeli personel, geçici personel ile hizmetliler ve işçilerin
giyimlerinde sadelik, temizlik ve hizmete uygunluk esastır.
Madde 5 - 2 nci maddede sözü edilen personelin kılık ve kıyafette uyacakları hususlar:
a) Kadınlar;
Elbiseler temiz, düzgün, ütülü, sade; ayakkabılar ve/veya çizmeler sade ve normal topuklu, boyalı; görev mahallinde baş daima açık, saçlar düzgün taranmış veya toplanmış; tırnaklar normal kesilmiş olur. Ancak bazı hizmetler için özel iş kıyafeti varsa görev sırasında kurum amirinin izni ile bu kıyafet kullanılır.
Pantolon, kolsuz ve çok açık yakalı gömlek, bluz veya elbise giyilmez. Etek boyu dizden yukarı ve yırtmaçlı olamaz. Terlik tipi (sandalet) ayakkabı giyilmez. |
Kılık Kıyafet Kanununa göre hazırlanan yönetmelik. Halen yürürlüktedir.
Eğer ülkemizde yaşayan herkes, yaşam kurallarına göre kişilere adres gösterirse, 21. yüzyıl Türkiyesin'de, hala l00 yıl önceki yaşamı özleyenlere başka adres gösterenlerde bulunur. Kişiler yaşamakta oldukları ülkelerindeki kanun ve yönetmeliklere uymak zorundadırlar. Uymayanlar hakkında kanun neyi gerektiriyorsa o yapılır ve kişi buna boyun eğer.
|
 |
Patron
15 yıl önce - Çrş 28 Ksm 2007, 11:59
| Alıntı: |
KAMU KURUM VE KURULUŞLARINDA ÇALIŞAN PERSONELİN
KILIK VE KIYAFETİNE DAİR YÖNETMELİK |
Bir yanlış anlama olmuş herhalde Ahmet Bey.
Bu kız kamu kurumunda personel değil, daha çalışma yaşında bile değil.
Burası da bir sinema salonu.
|
 |
Osman Yavuz
15 yıl önce - Çrş 28 Ksm 2007, 12:01
Ahmet Cetin demis ki
| Alıntı: |
Kılık Kıyafet Kanununa göre hazırlanan yönetmelik. Halen yürürlüktedir.
Eğer ülkemizde yaşayan herkes, yaşam kurallarına göre kişilere adres gösterirse, 21. yüzyıl Türkiyesin'de, hala l00 yıl önceki yaşamı özleyenlere başka adres gösterenlerde bulunur. Kişiler yaşamakta oldukları ülkelerindeki kanun ve yönetmeliklere uymak zorundadırlar. Uymayanlar hakkında kanun neyi gerektiriyorsa o yapılır ve kişi buna boyun eğer. |
O yururlukte olan kanun isci ve calisanlarin giyim kusami ile alakali.
Vatandas ile uzaktan yakindan alakasi yok!
Bu ogrenci de ne isci ne de bir devlet calisani.
Bu gencecik cocuk bir ogrenci. Ve hatta odul toreninde ogrenci de degil bir siradan vatandas. Hur ve ozgur olmasi gereken bir vatandas!
Yani gostermis oldugunuz kanunun konu ile ne uzaktan ne de yakindan ne de kenarindan bir alakasi yok!
En son Osman Yavuz tarafından Çrş 28 Ksm 2007, 12:02 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
M.O.Dikmen
15 yıl önce - Çrş 28 Ksm 2007, 12:09
| Alıntı: |
| Eğer ülkemizde yaşayan herkes, yaşam kurallarına göre kişilere adres gösterirse, 21. yüzyıl Türkiyesin'de, hala l00 yıl önceki yaşamı özleyenlere başka adres gösterenlerde bulunur. Kişiler yaşamakta oldukları ülkelerindeki kanun ve yönetmeliklere uymak zorundadırlar. Uymayanlar hakkında kanun neyi gerektiriyorsa o yapılır ve kişi buna boyun eğer. |
İşinize gelmedi mi nasıl hemen kamu personelini ilgilendiren maddeleri alıp evirip çevirip kanun nizam diye tutturup, 100 yıl önce ki yaşam maşam diyerek saçmalamaya başlıyorsunuz.... Ana muhalefet partisinin dümen suyuna kapılıp memleketi yok yere zıvanadan çıkarttığınız 367 sorununda da kanun nizam belliydi o zaman neden sesinizi çıkarmadınız?? Neyse ki halkımızın karnı da beyni de tok bu boş laflara.. İnsanlarımız "insanlık ve çağdışı" olmayan kanunlara uymak zorundadır. Ama bu insanlık dışı kanuna haklı olarak uymayan varsa bile ve bu gencecik bir kız çocuğu ise buna karşı kanunun gereği yapılır, tabi vicdanınız ve adamlığınız elveriyorsa... Ama yüzlerce insanın önünce aşağlanması edepsizliktir, nasipsizliktir, kendini bilmezliktir. Bu gibi memlekete ayakbağı olan geri kafalı zihniyetler yüzünden bir arpa boyu yol gidemiyoruz senelerdir. Rahmetli babam işte bu zihniyet için hep; "küçük işlerin büyük adamları" derdi. Meğer ne haklıymış rahmetli...
En son M.O.Dikmen tarafından Çrş 28 Ksm 2007, 12:17 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Atilla DÜNDAR
15 yıl önce - Çrş 28 Ksm 2007, 12:21
Ülke olarak hedeflenen eğitim seferberliğinde okuma yazma oranlarını hep yükseklere çekmeyi, "Haydi Kızlar Okula" kampanyaları düzenleyerek bir çocuğu daha eğitim içerisine çekmeyi planlama düşüncesiyle çırpınıp dururken ne acıdır ki, halen bunları yaşamak ve yaşatmaya çalışanlarla iç içe olmak çok üzücü. Ne yapmış o çocuk, Öğretmenler Günü nedeniyle Öğretmen olmanın anlamına uygun kompozisyon yazmış ve birinci olmuş. O kafasındaki başörtüsünün içerisinde eğitime hizmet etme anlayışını benimsemiş öğretmenler için "çocukça" ideallerini yazmış. Eğer daha bu yaşta eğitimin ve öğretmenlik mesleğinin önemini bu denli benimseyebilmişse ve bir ödüle layık görülmüşse, kamusala sıkışmış zihniyetlerin eğitim anlayışlarının sorgulanması gerekir. Nedir bu çocuğun suçu? Ülkede irticayı mı tetikledi? Başını örttüğü için geleceği karanlık olarak mı görmeye başladı? Askerin ve kamu görevlilerinin işi, Ülkenin güvenliğini düşünmek, ilkeleri savunmak olduğu gibi, artık kısır bir kamusal alan fobisinden kurtulmaları gerekmektedir. Her temel ve toplumsal sorunun eğitimle aşılması gerekir diyerek üzerine gidilmesi için çaba harcanan ülkemizde, temel ve toplumsal bir sorun haline gelen "kamusal alan" tartışmalarının anayasal sınırlarının da bir an önce çizilmesi ve her kamu görevlisinin de artık kendi asli işine bakması gerekir. Kamusal alanı toplumsal krize dönüştürerek ülkenin gerçek sorunlarından uzaklaşma başarısı gösterenleri, dış görünüşleri incelemek yerine, çocukça ideallerin yansıtıldığı kompozisyonları okumaya ve anlamaya çağırmak gerekir.
|
 |
kemalsoylemez
15 yıl önce - Çrş 28 Ksm 2007, 12:22
Bu sadece bir askerin kişisel işgüzarlığıdır.
İşin bu noktaya varacağını hesaplamadan yaptığı bir davranıştır, yanlıştır.
Bu tür işgüzarlıklar her kesimde oluyor, en son hatırladığım resim sergisindeki tabloların örtülerle kapatılıp namuslu hale getirilmesi olayıdır.
Al birini vur öbürüne...
|
 |
M.O.Dikmen
15 yıl önce - Çrş 28 Ksm 2007, 12:32
| Alıntı: |
Bu sadece bir askerin kişisel işgüzarlığıdır.
İşin bu noktaya varacağını hesaplamadan yaptığı bir davranıştır, yanlıştır. |
Çok doğru bir tespit. Bu kepazeliğin TSK ile hiçbir alakası yoktur, olmayacaktır. Tek şanssızlık bu şahsın TSK içinde yer alan belli çıkar gruplarına hizmet ediyor olmasıdır. İşte bu ve bunun gibi kendini bilmez güdümlü kişilikler yüzünden TSK hiç hak etmediği ithamlar altında kalıyor. Yoksa gidin güneydoğuya gidin doğuanadoluya orada hepsi başı kapalı öğrencilerle dolu olan okulları bile TSK elden geçirip onlara düzgün bir eğitim imkanı sağlıyor. Seviyesiz bir işgüzarlık işte başka birşey değil..
|
 |
Patron
15 yıl önce - Çrş 28 Ksm 2007, 12:34
Benim görüşümle olay şu şekilde gelişti : (Tümüyle kendi hayalimdir)
Garnizon komutanı, öğretmenler günü nedeni ile birşeyler yapmak istedi ve böyle bir törene katılmanın halkla ilişkiler açısından iyi olabileceğini düşündü. Ancak ödül vermesi gereken öğrencilerden birinin başı örtülü olduğunu görünce bir ikileme düştü. Kameralar da var, ya bu kıza ödül verirken fotoğrafları yayınlanırsa, rütbe yükselmesini unutması gerekecek, muhtemelen fırça bile yiyecekti. (Bu bakımdan tek bir askerin suçu olarak yorumlamak bence doğru değil, sistemde genel bir bozukluk var). O vakitten sonra kaçıp gitmesi de imkansızdı, ahlaksız bir yönteme başvurmaktan başka çaresi kalmamıştı. Müdürlerden bu kızın oradan çıkartılmasını talep etti. Komutana da kimse "get lan!" diyemedi, küçük bir kıza bunu demek daha kolaydı netekim. Sonuç : insanlık adına bir rezalet.
|
 |
Nur Ulusoy
15 yıl önce - Çrş 28 Ksm 2007, 12:39
Sinema salonları kamusal alan değldir, ama resmî bir tören yapılıyorsa kamusal alan sıfatı alır.
Öğretmenler Günü münasebetiyle yarışma düzenleyen İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü, ödül törenindeki bu olaydan birinci derece sorumludur. Çünkü Garnizon Komutanı rütbesi ne olursa olsun, sonuçta resmî bir kurumu temsil ediyordur, aynen İlçe Millî Eğitim Müdürü gibi. Varsayımlarla konuşmayım ama,öğrencinin kılık kıyafetiyle ilgili olarak, İlçe Millî Eğitim Müdürü, Garnizon Komutanı'nın böyle bir tepki vereceğini önceden tahmin etmeliydi.
|
 |
sayfa 2  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|