Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
Bülent
16 yıl önce - Cum 16 Oca 2004, 03:37
İzmir'in yasadığı sorunlar


Sn. Demirtaş yaptığı konuşmada İzmir'in sorunlarını dile getirerek, İzmir'in henüz kendisine layık bir limana sahip olmadığını, çevre yolu ile metro projesinin kredi anlaşmalarının hükümet tarafından onaylanmaması nedeniyle bekletildiğini ifade etti.
   
   
Alıntı:
Bugün İzmir'i ziyaret eden İngiliz Bakan Denis MacShare'nin İzmir için "Avrupa'nın California'sı" benzetmesini yaptığını da belirten Demirtaş, "Limanın derinliği yeterli olmadığı için büyük konteynır gemileri limanımıza gelemiyor, yükler küçük tonajlı gemilerle ancak getirilebiliyor. İzmir'in artık modern bir limana sahip olması lazım. Varolan liman da hava ve karayolu ulaşımı anlamında desteklenmiş değil. Ankara'dan bakınca kalkınmış bir kent olarak görüldüğü için İzmir'e gerekli yatırımlar yapılmıyor" diye konuştu.

http://www.internethaber.com/mays/article_view.ph ...aid=223746

--------------------------

Ankara'nın İzmir'e, "Buraya yatırım yapmaya ihtiyaç yok" mantığıyla baktığını söyleyen Demirtaş, "İzmir'den Atina'ya 35 dakikada gitmek mümkünken 1 günde ulaşamıyorsunuz. Öte yandan İzmir limanı büyük tonajlı gemilerin yanaşmasına izin vermediği için konteyner taşımacılığı küçük gemilerle yapılıyor. İzmir'in ihtiyacı yok diye padişah yollarına mahkum ediliyor. Kısacası deniz yolu tıkalı, hava yolu budanmış. İzmir çıkmaz sokak haline geldi" dedi. Yapılan bağışlar nedeniyle İzmir'in eğitim ve sağlık yatırımlarına çok ciddi ihtiyaç duymadığını kaydeden Demirtaş, 1976'da planlaması yapılan çevre yolunun bitirilmesi ve bir imzayı bekleyen metro projesinin de onaylanması gerektiğini söyleyerek, "İzmir bunlara müstehak değil" diye konuştu.

http://ya2004.yeniasir.com.tr/01/15/index.php3?ka ...lum=gunluk
   


En son Bülent tarafından Çrş 26 Tem 2006, 16:20 tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi


Bülent
14 yıl önce - Cum 29 Tem 2005, 07:05
İzmir'in yasadığı sorunlar (15 nokta) - [ŞEHİR]


Yeni vali'inin gelmesiyle Yeni Asir gazetesinde bu haber yayinlandi, Izmir'in sorunlariyla ilgili enteresan bilgiler var bence:

Alıntı:
Bugün koltuğuna oturacak olan yeni Valimiz'den yıllardır bitirilemeyen yatırımlara çözüm bulmasını istiyoruz

İzmir'in yeni Valisi Oğuz Kaan Köksal, bugün saat 15.00'te görevine başlıyor. İzmirliler yeni valilerinden kentin önündeki engelleri kaldırarak kronikleşmiş sorunlara çözüm bulmasını istiyor. Köksal'dan son yıllarda devlet kaynaklarından yeterli ödeneği alamayan, sportif anlamda da çöken İzmir'i hareketlendirmesi bekleniyor.

Çirinlik abidesi
Nüfusu hergeçen gün artan Türkiye'nin üçüncü büyük kenti, geride kalan yıllarda bir türlü üzerindeki sıkıntıları atamadı. Efes Oteli yaklaşık 3 yıldır kaderine terk edildi. Manisa-İzmir Yolu 11 hükümet eskitirken, Ege Üniversitesi Çocuk Hastanesi'nin inşaatı yılan hikayesine döndü. Küçük Menderes Havzası'nı kurtaracak Beydağ Barajı'nın inşaatı, kıt ödenekle yeniden başlarken, yarım haldeki Buca-Bergama-Bayındır ve Dikili Devlet Hastaneleri sorunun halledilmesini bekliyor. Kentin göbeğinde çürüyen viyadük ayakları ise birer çirkinlik abidesi gibi duruyor. Bu ve benzeri pek çok sorun, İzmir Valisi Oğuz Kaan Köksal'dan çözüm bekliyor.

İşte sizi bu sorunlar bekliyor:

1- Çevreyolu yarım kaldı
Uzunluğu 51 kilometre olan çevreyolunun inşaatı, 20 yılı aşkın süredir sürüyor. Bugüne kadar 400 milyon dolardan fazla harcama yapılan yolun 30 kilometrelik bölümü trafiğe açıldı. İnşaat halen Ege Üniversitesi yanındaki Bornova Viyadüğü'nde devam ediyor. Bu yıl çalışmalar için 34 trilyon ödenek gönderildi. Ancak Bayındırlık Bakanlığı, Bornova ile Karşıyaka arasındaki tüneleri de barındıran 11 kilometrelik bölümü trafiğe açabilmek için Devlet Planlama Teşkilatı'ndan (DPT) 75 trilyon ek ödenek istedi.

Sadece 34 trilyon
Eğer para gönderilirse, bu bölüm de 2005 sonunda trafiğe açılacak. Daha sonra kalacak 10 kilometrenin, 2006'da açılması hedefleniyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 3 Şubat 2005'teki İzmir ziyaretinde çevreyoluna 2005 içinde 50 trilyon, 2006 yılında da 136 trilyon ilave ödenek gönderme sözü vermişti. Ancak, bu yıl ayrılan 34 trilyonun dışında ödenek gönderilmedi.

2- Beydağ Barajı'na 12 yıl önce başladı
Küçük Menderes Havzası'nı kuraklıktan kurtaracak tek çözüm olarak görülen Beydağ Barajı'nın inşaatı, 12 yıl önce başlatıldı. Ancak, geçen sürede sadece yüzde 14'lük kısmı tamamlanabildi. Geçtiğimiz aylarda barajı yeniden ele alan hükümet, DSİ Genel Müdürlüğü'nden inşaatın bir formül bulunarak başlatılmasını istedi. Proje değişikliği yapan DSİ, barajın bitmesi için gereken 210 trilyonu 140 trilyon liraya indirdi.

Şahin söz verdi
Ancak hükümet bu yıl için baraja 5 trilyonluk ödenek ayırabildi. Geçtiğimiz aylarda inşaatı yeniden başlatan Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, barajı 3 yılda bitirme sözü verdi. Bakan söz verirken, barajın ayrılan kıt ödeneklerle verilen sürede ne şekilde bitireleceği merak konusu oldu. Projenin tamamlanmasıyla çiftçi, Küçük Menderes Ovası'ndaki 25 bin kuyu için her yıl 50 trilyon elektrik parası ödemekten kurtulacak.

3- Efes Oteli'nin satışı gerçekleşmedi
İzmir'in simgelerinden olan Efes Oteli, yaklaşık 3 yıl önce boşaltılıp eşyaları satılarak kentin göbeğinde çürümeye terk edildi. Hükümet, oteli yenileyerek kiracısı Swissotel'e devretmek yerine, satma kararı aldı. Ancak, bir türlü satış gerçekleşmedi. İzmirliler ise Universiade sırasında boş kalması nedeniyle büyük üzüntü duyuyor. Daha önceki ziyaretinde de otelin satılacağını belirten Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, son gelişinde satışla ilgili süre verdi. Şimdi İzmirliler Unakıtan'ın söylediği gibi otelin 15 Eylül'de satılmasını bekliyor.

4- Manisa İzmir Yolu 11 hükümet eskitti
Yapımına 1992 yılında başlanan, 7 Başbakan 11 hükümet ve 9 bakan eskiten Manisa-İzmir Karayolu'na şu ana kadar 45 trilyon harcandı. 24 kilometrelik yolun durumunu 2004'te gündeme getirmemizin ardından sıkı takip başlatan Bayındırlık Bakanlığı, inşaatın hızlanmasını sağladı. Bugüne kadar 18 kilometrelik bölümü tamamlanan yolun, kalan 6 kilometrelik bölümünde çalışmalar sürüyor. Manisa-İzmir Yolu'nun duble hale getirilerek güvenli olması ve bitirilmesi için 6.2 trilyon ödenek gerekiyor.

5- EÜ Çocuk Hastanesi 14 yıldır bitmedi
Ege Üniversitesi Çocuk Hastanesi'nin inşaatı 14 yıl önce başlamasına rağmen, bir türlü bitirilemedi. Özellikle kanser hastası çocuklara hizmet verecek hastane binasına bugüne kadar 32 trilyon harcandı. Hükümet bu yıl inşaata 5.5 trilyonluk ödenek gönderirken, bu para ile 400 yataklı hastanenin sadece 200 yataklı kısmı hizmete açılacak. İnşaatın bitmesi için 7.5 trilyona daha ihtiyaç var.

6- 4 ilçe sağlık hizmeti bekliyor
* Buca Doğum Hastanesi'nin inşaatı 1991'de başlamasına rağmen bitmedi. Şu anda 125 yataklı binanın tamamlanması için 6 trilyona ihtiyaç var. 14 yılı bulan inşaata hükümet, 1 trilyon ödenek ayırdı.
* Bergama Devlet Hastanesi'nin inşaatı da 1995'te başladı. 150 yataklı hastane için bu yıl 1.5 trilyon ödenek gönderildi. Bitmesi için 7 trilyon daha gerekiyor.
* Bayındır Devlet Hastanesi'nin ek bina inşaatına 1996'da başlandı. 9 yılda sadece yüzde 45'lik bölümü tamamlanan 50 yataklı ek bina, 2004 Ağustos'ta tasfiye edildi. Şimdi bitmesi için 4 trilyon gereken bina, yeniden ihale edilmeyi bekliyor.
* Dikili Devlet Hastanesi inşaatı, 1997'de başladı ve 2004'e kadar yüzde 40'ı bitirildi, 500 milyar harcandı. Geçen yıl yer seçimi yanlış olduğu ve Dikili'nin hastaneye ihtiyacı olmadığı anlaşılarak okula dönüştürülmesine karar verildi. Milli Eğitim binayı okula dönüştürmek için İl Genel Meclisi'nden 1.2 trilyon istedi. İl Genel Meclisi, "Ben bu parayla 3 okul yaparım" diyerek, parayı vermeyi kabul etmedi ve hastane binası ortada kaldı.

7- Yaşar Neng Lisesi boş olarak duruyor
Urla'da Vilayetler Hizmet Birliği tarafından 15 yıl önce yaklaşık 10 trilyon harcanarak otel amacıyla yapılan talihsiz bina, 13 yıl önce Özel İdare Müdürlüğü'ne satıldı. 1996-1997 yılları arasında Özel Yaşar Neng Lisesi olarak hizmet veren bina, 7 yıl önce Bayındırlık İl Müdürlüğü'nün oturulamaz raporu üzerine boşaltıldı. Geçen yıl bina, İl Genel Meclisi kararıyla 15 yıllığına Gençlik Spor İl Genel Müdürlüğü'ne devredildi. 1 yıldır tek çivi çakılmadı.

8- İzmir Fen Lisesi'ne 2.7 trilyon lazım
Türkiye'nin en iyi ortaöğretim kurumu İzmir Fen Lisesi'nin üzüntü verici durumunu Yeni Asır 18 Ocak 2005 günü duyurdu. 2 Şubat'ta durum tespiti yaptıran Milli Eğitim Bakanlığı, sorunun çözüleceği sözünü verdi. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, 26 Mayıs 2005'te dönemin Valisi Yusuf Ziya Göksu'ya 2.7 trilyon ödenek sözü verdi, ancak geçtiğimiz günlerde sadece 130 milyar gönderildi. Oysa İzmir Fen Lisesi öğrencileri, her yıl verdikleri sözü yine yerine getirerek sayısal, sözel ve eşit ağırlıklı ÖSS puanlarında, Türkiye'deki tüm okullar arasında birinci sırada yer aldı.

9- Alsancak Limanı genişlemeyi bekliyor
Yer sorunu yaşanan İzmir Limanı'nın yıllık ortalama 10 milyon dolarlık iş hacmini iki katına çıkaracak genişletme projesi, yıllardır Ulaştırma Bakanlığı'nın ihaleye çıkarmasını bekliyor. Yap-işlet-devret modeliyle yapılması planlanan proje, bazı meslek odalarınca açılan çeşitli davalarla da engellendi.

İki misli fazla
Genişletme projesinin hayata geçmesi durumunda, limanın Meles Deltası kısmındaki 500 dönümlük alanı da doldurularak, yeni bir konteyner depolama alanı kazanılacak. Şu ana kadar DLH tarafından 600 metresi yapılan rıhtıma, 450 metrelik bölüm daha ilave edilerek 1 kilometrelik rıhtım yapılacak. Yeni alanla yıllık 500 bin adet civarında seyreden konteyner kapasitesi, 1 milyon konteynere ulaşacak. 800 çalışanı 1600'e çıkacak. Ayrıca limanın içi demiryolu ağıyla donatılacak. Doldurulan alanın çevresi yeşillendirilecek.

10- Expo Fuarı'na adaylık çabası
Fuarlar ve kongreler kenti olma yolundaki İzmir'in dünya çapında tanıtımına katkı sağlaması için Expo Fuarı'na adaylık kazanması gerekiyor. Başbakan Erdoğan'a İzmir'in aday olmak istediğini ileten emekli İzmir Valisi Yusuf Ziya Göksu, geçen yıl Fransa Büyükelçiliği ve Paris Ateşeliği'nin konuyla ilgili çalışma başlattığını duyurmuştu. Ancak, 1 yıldır hiç bir sonuç çıkmadı. Hala İTO ve EBSO başta olmak üzere, meslek odaları İzmir'in Expo Fuarı'na aday olması için çaba harcıyor.

11- Çeşme Yat Limanı ihalesi yapılmadı
İskeleleri ve rıhtımı ile alt yapı inşaatı 1998'de biten Çeşme Yat Limanı'nın üst yapısı için, ilk olarak 2002 yılı genel seçimleri öncesinde ihale yapılmak istendi. Ancak ,ihale daha yapılmadan dönemin Ulaştırma Bakanı tarafından gerekçe göstermeksizin iptal edildi. 2003 yılında tekrar ihaleye çıkan limana, bu kez sadece Türkiye'nin iki dev grubu Koç ve Ulusoy 30 yıllığına işletme teklifi verdi.

İptal etti
İhaleyi onaylaması için masasına gönderilen Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ise başka katılım olmaması nedeniyle haksız rekabet yaşandığını belirterek ihaleyi iptal etti. Yıldırım, geçtiğimiz aylarda Sığacık Yat Limanı ile birlikte yeniden ihaleye çıkardığı Çeşme Yat Limanı'nın ihalesini, bürokratik eksiklikleri gerekçe göstererek yaptırmadı. Eğer yat limanı ihale edilirse, 10 milyon dolarlık yatırım yapılacak.

12- Belediye Hastanesi protokolü imzalanmadı
Daha önce Bağ-Kur'luların yararlandığı Eşrefpaşa Hastanesi'nin kapılarını hem SSK'lı, hem de Bağ-Kur'lu hastalara açacak olan protokol, Çalışma Bakanlığı ve Büyükşehir Belediyesi arasında bir türlü imzalanmadı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu ve Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun defalarca "Anlaşıyoruz, anlaştık, protokolü imzalayacağız" demesine rağmen, masaya oturulmadı. İzmir'de 2.2 milyon SSK ve Bağ-Kur'lu, anlaşmanın imzalanmasını bekliyor.

13- İzmir futbolu için formül aranıyor
Geçmiş yıllarda 2-3 takımı süper ligde oynayan İzmir, son 2 sezondur tek bir futbol takımını süpre lige gönderemedi. Yeterli destek verilmemesi ve sahiplenilmemesi nedeniyle kötü günler yaşayan takımlardan bazıları, yaşam mücadelesi vermeye başladı. Yapılan çekilişler, kampanyalar da sonuç vermezken, emekli Vali Göksu, İstanbul takımlarından dahi destek istemek zorunda kalmıştı. İzmir'de sadece İTO Başkanı Ekrem Demirtaş, takımlara destek vereceklerini taahhüt ederken, diğer oda başkanlarından ses çıkmadı. Şimdi çöküşteki İzmir futbolunu kurtaracak bir formül aranıyor.

14- Bornova Yetiştirme Yurdu boş duruyor
Geçen yıl Barbaros Çocuk Köyü skandalından sonra içerisinde küçük bir çete oluştuğu tespit edilen Bornova Erkek Yetiştirme Yurdu, operasyonla boşaltıldı. Sorun yaratan çocuklar başka kentlere gönderilirken, diğer çocuklar Mehlika Ribnikar Toplum Merkezi'nde koruma altına alındı. Boşaltılan yurt binasının güçlendirilerek huzurevi ya da işlevli bir binaya dönüştürülmesi gerekiyor.

15- Engelliler yatılı merkez istiyor
İzmir'de istihdam sorunu yaşayan engelliler, devletin meslek eğitimi de verdiği bir yatılı merkez yapmasını istiyor. Engelli aileleri de, vefat etmeleri durumunda çocuklarının ortada kalmasından endişe ediyor. İzmir Valiliği, 2003 yılından bu yana Örnekköy'de belirlediği bir arsaya yatılı engelli merkezi kurmayı planlıyor. Ancak, proje için 2 yıldır bir adım atılmadı.

http://ya2005.yeniasir.com.tr/07/29/index.php3?ka ...lum=gunluk




En son Bülent tarafından Çrş 26 Tem 2006, 10:22 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi


nagihandas

13 yıl önce - Prş 20 Tem 2006, 10:11

umarim izmir büyük sehir belediyesi tüm bu sorunlarin üstesinden gelir ve izmir halki bir nebze de olsa ulasim,saglik,egitim gibi bir cok konuda biraz da olsa rahatlama gösterir. ama izmir in özellikle son 5 yildir göstermis oldugu en büyük sorunlardan biri de giderek artan
GÖC olayidir.peki buna nasil dur diyecekler?


zihni usta
13 yıl önce - Çrş 26 Tem 2006, 00:07

merhaba :bu onbeş sorun içinde izmir için çok onemli bir altyapı olabilecek bir konuyu
göremedim.

TERSANE ... izmir ve çevresinin acilen bir tersaneye ihtiyacı var. bunu kime anlatsanız
kabul ediyor ama izmir çevresinde hala tersane için bir yer bulunmuş değil.
bu işin öncülüğünü deniz ticaret odası ve özellikle başkan geza bey yürütüyor ama
hala  tersane şurada yapılmalı diye bir karar yok...
bana göre en uygun yer aliağa gemi söküm  tesisleri .bu düşünülmüş ama tersane
için uygun degil fikri ağır basmış ve vazgeçilmiş...
öyle uygun bir yerki    .. yeterki birileri karar versin . gemi sökülen bir yer niye gemi yapımında kullanılmasın.

esen kalın


Gökhan Erdoğan

13 yıl önce - Çrş 26 Tem 2006, 00:15

İzmirin yaşadığı sorunların tamamında ekonomik etkenleri görmek için müneccim olmaya gerek yok..Belediyenin borcu olmuş 1 küsür milyar dolar,zaten muhafelefet partisinden belediye başkanı diye de ödenekler istenilen düzeyde değil...(bunu ben değil herkes diyor)
Gerekenlerin yapılabilmesi için çok para lazım,umarım güzel İzmire hak ettiği ödenekler gelir,iyi de yönetilerek bunları ivedilikle aşar...



CengizOzkan
13 yıl önce - Çrş 26 Tem 2006, 07:42

İzmir'in en büyük, en önemli, en hayati sorunu GÖÇ'tür. GEcekondulaşmaya sağlanan altyapıdır, ulaşımdır.

Göç, şehri saran kanserli bir hücre gibidir. Zamanla tüm bünyeyi sarar ve tanınmaz hale getirir. Kaynaklarını kurutur. Güzel şehrimize ait karakteristik güzellikler ne varsa tamamını yok eder. Zaten etmektedir de... Şehrimizle özdeşleşmiş olan "medeni" sıfatını yok eder. Bakınız Istanbul'un haline.. "Istanbul Türkçesi" veya "İstanbul Beyfendisi" gibi tanımlar artık günümüzde geçerli değildir.

Ülkemizin en çağdaş, en medeni şehri gözüyle bakılan Izmir'imizde bu özellikleri hala taşıyabilen merkezlerinde çok az yer kalmıştır. Merkez olmasına rağmen ironik bir şekilde gettolaşmış, bir nevi kurtarılmış bölgeler haline gelmiştir maalesef.. Buna rağmen hala bu tip merkezlere kıskançca eleştiriler olmaktadır. Buralara ayrılan kaynakların gereksiz olduğu yönünde değerlendirmeleri birçok yerde görmekteyiz.

Maalesef yurdum insanının çok kötü bir huyu vardır. Göç ettiği yere uyum sağlayacağına, yanında getirdiği kültürünü, çevresini yeni yaşam alanına empoze etmeye çalışır. Bunu da tam manasıyla beceremez.. Ortaya karışık, ucubik bir yapı çıkar. Bugün Avrupa'da da, büyük şehirlerde de insanımızın durumu budur.

Kültürel ve sosyalojik erozyon düzeltilemez hasarlar vermektedir.. Yoksa hizmet binası, karayolu, limanı gibi unsurlar minör eksikliklerdir ve parayla kolayca giderilir. Ancak o şehrin insanları mutasyona uğradılar mı, gerisi anlamsız kalıyor bence..


sakincali3434
13 yıl önce - Çrş 26 Tem 2006, 09:43

izmirin en büyük sorunu göç.Artık izmirinde sosyal ve etnik yapısı bozulmak üzere doğu ve güneydoğudan aldığı göçler nedeniyle kapkaç,hırsızlık,adam öldürme gibi suçlar almış başını gidiyor.

Bülent
13 yıl önce - Çrş 26 Tem 2006, 10:27

Alıntı:
TERSANE ... izmir ve çevresinin acilen bir tersaneye ihtiyacı var.


Bir kac ay evvel Ulastirma Bakani Yildirim Çandarlı bölgesinden söz ediyordu, ancak ondan sonraki gelismeler nasil oldu bilmiyorum.

"İzmir Tersane Projesi" basligi:
http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=21156


nagihandas

13 yıl önce - Prş 27 Tem 2006, 10:08

bir şehir ne kadar çok göç alırsa alt yapı ve yapılaşma sorunu da hızla artar.bakınız istanbul örneğine... göç olayı arttıkça şehirdeki yapılaşma sorunuda arttı.önüne geçilemez hale geldi.izmir'de  göç bakımından şu anda istanbul'un izinde yürüyor.umarım sonuç istanbul gibi olmaz....

Ayhan
13 yıl önce - Çrş 25 Ekm 2006, 17:06

Alıntı:
İzmir'de nüfus 6 yılda yüzde 10.5, trafiğe çıkan araç sayısı ise yüzde 21.7 arttı. Kara ulaşımının altyapısında ise elle tutulur iyileşme yok

İZMİR Milliyet / ARAŞTIRMA HABER


SINIRLARA DAYANDI
İzmir yıllarca sürekli göç aldı, plansız büyüdü. Gerekli hazırlıklar yapılamadı, gelecek gözardı edildi, önlemler alınamadı. Çarpık yapılaşmadan ulaşıma, eğitimden sağlığa kadar sorunlar her alanda artık sınırlara dayandı. En çarpıcı örneklerden biri trafik-nüfus artışı oranlamasında ortaya çıktı.

RAKAMLAR KONUŞUYOR
Türkiye İstatistik Kurumu'nun verilerine göre, 2000 yılında İzmir'in nüfusu 3 milyon 370 bindi. 2006 yılında ise bu rakam yüzde 10.5 artışla 3 milyon 709 bine ulaştı. Aynı dönemde, trafiğe çıkan araç sayısı 636 bin 982'den yüzde 21.7 artışla 775 bin 567'ye yükseldi.

REKOR KIRDI
Araç sayısı son bir yılda ise patladı. Tam 63 bin 382 yeni taşıt trafiğe çıktı. İhtiyacı karşılayacak alt yapı ise adeta gözardı edildi. Dört gözle beklenen, Kuzey Çevre Yolu bile hala bitirilemedi. Bu nedenle özellikle sabah ve akşamları yaşanan sıkışıklık eziyete döndü.

Ciddi sıkıntı var

Şehircilik ve trafik uzmanları durumu şöyle yorumladı: Ciddi sıkıntıya, zaman kayıplarına yol açan gerçekle karşı karşıyayız. Kente yeni yerleşimler eklenmiş. Ancak yeni yollar açılmamış. Örneğin Buca hızla gelişirken, İzmir'e bağlantısı sadece Menderes Caddesi olarak kalmış. Yine de bir şans var. Alternatif yollar ve düzenlemelerle trafik rahatlatılabilir. Ama nihai çözüm bu değildir. Sadece zaman kazandırır. Çünkü araç ihtiyacı doyum noktaya ulaşmamıştır, artış devam edecektir.

İşte bunlar yapılmalı

# Toplu taşım geliştirilmeli.
# Karayoluna alternatif yaratılmalı. Metro ve vapurdan daha fazla yararlanılmalı.
# Otobüsle ulaşımın kalitesi artırılıp özendirilmeli.
# Şehrin cazibe ve iş merkezleri, farklı yerlere taşınarak belli yerlerde yoğunlaşan hareketlilik azaltılmalı.
# Düzensiz, plansız yapılaşmanın önüne geçilmeli.
# Göç önlenmeli.

MİLLİYET



Metro çalışması durdu, Aliağa-Menderes ve çevre yolu kör topal ilerliyor, yeni yollar açılmıyor. Bakalım ne olacak bu trafiğin hali.



sayfa 1
ANA SAYFA -> İZMİR - Haberler ve Sohbet