2- Verdiğiniz kaynakta Güney Afrikanın çektiği enerji sıkıntısının sebebinden bahsedilmemiş. Bu sıkıntının sebebinin kömür sıvılaştırma tesisleri olduğu sizin yorumunuz mu yoksa bu konuda güvenilir kaynaklar var mı?
Guney Afrikanin enerji görünüşü aşağıdaki tabloda görundugu gibidir
2007 de kömür uretimi zirve yapmış oysa elektrik tuketimi artmaya devam etmistir,Guney Afrikanin karsilastigi sikintinin temel nedeni budur.
Bu durumda yapilacak iki sey vardir ya SASOL a saglanan komur azaltilarak o komur santrallere verilecektir yada açık baska yollarla karsilanmaya saglanacaktir.
Bakin temel sey hep unutuluyor bu tartismada.
Komurde, petrolde birer primer yani birincil enerji kaynağıdirlar,ve dunya kömür devrinden petrol devrine dünyada kömür bittiği icin geçmemistir.
Ya ne icin geçmistir petrol EREOI si kömurden yuksek ve cok daha kullanisli bir yakit oldugu icin dunya komuru birakmis petrole gecmistir.
Cunki EREOI artisi ile Gayrisafi milli hasila ve buyume dogru oranlidir,Petrol devrinde dunya genelinde buyume ve hasila artislari komur devrine gore % 97 daha yuksek gerceklesmistir.
Ama simdi CTL dedigimiz komurden petrol elde etme yoluyla elde edilen petrolu kullanirsaniz,o zaman o kullandiginiz petrol bir primer yani birincil enerji kaynağı olma vasfini kaybetmis demektir ,sizin kullandiginiz primer enerji kaynagi artik petrol degil yine kömur olmustur,boyle oluncada kömurun 100 sene evvel yerini petrole terketmesine neden olan dezavantajlari aynen mevcuttur birde bu dezavantajlarin üzerine komurun petrole cevrilmesi sirasinda ugranilan kayiplar binmistir fazladan.
Bu yuzdende komurden petrol elde edilmesi ozel sartlar,yani savas hali veya ambargo hali,dışında kullanilmamistir,zira bu sartlar disinda komuru santrallerde yakarak elektrik enerjisi uretmek, o elektrigi nihai kullanima sunmak cok daha verimli ve kolay olmaktadir.
Alıntı:
Geç kalmışlar demek ki. Zamanında enerji arz güvenliğine gerekli önemi vermemişler.
2.Dunya savasinda ALmanyanin petrolü başlica iki kaynaktan saglanmakta idi.
1)Sentetik petrol
2)Romanya petrolleri
Bu iki kaynagin saglayabildigi petrol ise birakin Almanya'nin normal ihtiyacini karsilamayi Alman savas makinasinin çarklarini bile dondurmeye yetmiyordu.
ALmanlar Hazar petrollerine erisebilmek icin Sovyetler'e,Orta Dogu Petrollerine ulasabilmek icin ise Afrikaya saldirmislardir,ikisindede basarili olamamislardir,cünki oralara kadar erisebilmeleri icin bol petrole ihtiyaclari vardi,oysa bol petrolleri olsa zaten oralara saldirmaya gerek duymazlardi,Almanya bu ikilemin pençesinde kıvranmislardir savas boyunca.
Alıntı:
Bu arada sayın umit1 önceki mesajlarınızda Almanyanın savaş zamanında kömürden sadece 1500 varil petrol üretebildiğini söylemiştiniz. İlk verdiğim kaynak bundan çok farklı şeyler söylüyor. O kaynağa göre Almanyanın 1943 itibari ile sentetik petrol üretim kapasitesinin yıllık 36 milyon varil olduğu belirtiliyor.
Yazarin soyledigi dogrudur,savas boyunca Alman petrol tuketiminin yaklasik yarisi sentetetik petroldur,bendeniz bu kadar rakamla sentetik petrol ile "Rheinland-Pfalz Shale" olarak bilinen olusumdan elde edilen petrol rakamlarini karistirmisim,kusura bakmayin artik.
Alıntı:
3- 1 ton kömürden 5 varil yakıt üretilir diyip bunu kötü bir şey gibi söylemişsiniz. 5 varil yaklaşık 800 litre yapıyor. 1000kg kömür kullanıp 800 litre mazot elde etmek çok mu kötü?
Bu durumda kullandiginiz birincil yakit petrol degil komur,komurun 100 sene evvel terkedilmesine neden olan sebepler aynen mevcut,fazladan bunlarin uzerine birde donusumdeki kayiplar ve su ihtiyaci gelmis oluyor.yani iyi degil.
Alıntı:
Montana eyaleti hakkındaki iddanız konusunda ise nasıl bu kadar eminsiniz? Acaba olası bir kömürden akaryakıt elde etme tesisini petrol şirketleri engellemiş olamazlar mı? Verdiğiniz kaynakta kömürden elde edilecek petrolün varilinin 35 dolara geleceği yazıyor. Sizce aynı petrolü 140 dolara satabilen petrol şirketleri böyle bir rekabeti başlamadan bitirmiş olamazlar mı?
Tabii 35 dolarada gelir hatta 3.5 dolarada subvansiyonlari,devletin yani vergi mukelleflerinin sizin icin yapacagi altyapiyi,vergi muafiyetlerini hesabakatmazsaniz.
Bakin benzer hesaplar daha bir iki yil evveline kadar hem de daha buyuk bir fanfara ile biyo-yakitlar icin yapiliyordu,ama simdi her nedense herkezin sesi solugu kesilmis aksine millet biyo-yakittan vebadan kacar gibi kacmaya baslamis acaba neden ?
Bu komurden petrol elde edilmeside boyledir,biyo-yakitlar kadar tehlikeli bir üçkağıtçılık degildir ozel durumlarda kullanilabilir ama bu ozel durumlar dışında kullanmaya kalkarsaniz sizi batirir.
En son umit1 tarafından Çrş 30 Tem 2008, 02:04 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
2007 de kömür uretimi zirve yapmış oysa elektrik tuketimi artmaya devam etmistir,Guney Afrikanin karsilastigi sikintinin temel nedeni budur.
Bu durumda yapilacak iki sey vardir ya SASOL a saglanan komur azaltilarak o komur santrallere verilecektir yada açık baska yollarla karsilanmaya saglanacaktir
Güney Afrika kömür rezervi bakımından dünya'da 6. ülkedir. Mevcut kömür rezervleri dünya kömür rezervlerinin % 6'sını karşılamaktadır. 52 milyar ton kömür rezervi vardır. Petrol için yılda Sasol 1 ve Sasol 2'de 2+4=6 milyon ton kömür kullanıyor. Devede kulaktır bu G.Afrika için.
Petrol tüketimi yüksek değildir. Petrolün %35'ni kömürden karşılıyor. 8 bin km karayolu, 16946 km'si elektrikli olmak üzere 21245 km demiryolu ağı vadır. Nüfusu Türkiye'nin yarısıdır. Ticaret hacmi 120 milyar dolar civarıdır.
www.izto.org.tr/NR/rdonlyres/47C15B26-496F-4132-A7B4-3B36E26D7931/8090/GuneyAfrika.pdf -
Türkiye dahi Güney Afrika'dan ısıl değeri yüksek kok kömürü ithal etmektedir. Bu sorunun doğru cevabı: Petrol için kömür kullanımı azaltması değil, elektirk üretimi için yeterli termik santralı kurmasıdır.
Alıntı:
ozel durumlarda kullanilabilir ama bu ozel durumlar dışında kullanmaya kalkarsaniz sizi batirir.
Petrolün varili 100 doları geçmiş ise kömürden elde edilen petrolün maliyei 35 dolar ise özel şartlar oluşmuş demektir. Kömürden elde edilen petrolün maliyeti 35 dolar ise, dışardan alacağınız petrolün maliyeti 36 dolar ols dahi özel şartlar gerçekleşmiş demekitir. 1 sıfırdan büyüktür.
Bugüne kadar kömürden petrol etmek için yatıırm yaplmadıysa bunun tek nedeni petrol fiatlarının uzun süre düşük seyretmesinden dolayıdır. Bu eşik aşılmıştır artık.
Petrol tüketimi yüksek değildir. Petrolün %35'ni kömürden karşılıyor. 8 bin km karayolu, 16946 km'si elektrikli olmak üzere 21245 km demiryolu ağı vadır. Nüfusu Türkiye'nin yarısıdır. Ticaret hacmi 120 milyar dolar civarıdır.
www.izto.org.tr/NR/rdonlyres/47C15B26-496F-4132-A7B4-3B36E26D7931/8090/GuneyAfrika.pdf -
Simdi baglantilara bakinca kendimizi yeniden orta mektep coğrafya dersinde zannetmememiz pek mümkün olmuyor.
Simdi dogru olan Guney Afrikada buyuk komur reservleri oldugudur,ama bunun kadar dogru bir baska bir sey vardir o da bugun Guney Afrika'nin buyuk bir enerji sıkintisi ile karsilasmis oldugudur.
Sindi diyorsunuz ki "yeterli termik santral kurmakta geciktigi icin oldu bunlar",niye kursun ki mevcutlari bile tam kapasite ile calıstiramiyor ESKOM.
Ama santral kurma isini hizlandirmis ,100 Megawattlik Gunes santralleri kurma isine girismis ESKOM diye bilgiler gelmeye basladi son zamanlarda .
Alıntı:
Petrolün varili 100 doları geçmiş ise kömürden elde edilen petrolün maliyei 35 dolar ise özel şartlar oluşmuş demektir. Kömürden elde edilen petrolün maliyeti 35 dolar ise, dışardan alacağınız petrolün maliyeti 36 dolar ols dahi özel şartlar gerçekleşmiş demekitir. 1 sıfırdan büyüktür.
Iste burada cok yaniliyorsunuz,bakin bakalim bugunki ALmanya'da savas gunleri Almanyasinda bulunan ozel sartlar varmi,yahut bugunun Guney Afrikasinda "Apartheid" donemi Guney Afrikasininin şartlari varmi ?
Size şunu soyleyeyim şayet apartheit politikasi devam ettirilmis olsa idi Guney Afrika bugun karsılasmis oldugu enerji sikintisi ile katiyetle karsilasmazdi.
Zira gerek savas donemi Almanyasi gerekse apartheid dönemi Guney Afrikasi "Power Down" yapmış toplumlardı.
Almanyada butun toplum savas sartlari nedenile kısıntı yaparken Guney Afrikada toplumun hepsi degil ama önemli bir bölümü "Power Down" şartları altinda yasiyorlar veya yasatiliyorlardi.
Yani siz Turkiye'de halki veya en azindan halkin bir bölümunu savas yillarinda Alman halkinin yasadigi gibi,veya Apartheid döneminde Guney afrikali zencilerin yasadigi gibi yasatabilirseniz ,veya yaşamaya razı edebilirseniz Komurden elde edeceginiz petrol halkin geri kalaninin ihtiyacini karsilar,aksi halde Guney Afrika'nin dustugu duruma düşülür.
"Ozel Sartlar" ile kasdettigim bu idi.
Alıntı:
Türkiye dahi Güney Afrika'dan ısıl değeri yüksek kok kömürü ithal etmektedir. Bu sorunun doğru cevabı: Petrol için kömür kullanımı azaltması değil, elektirk üretimi için yeterli termik santralı kurmasıdır.
Nasil Guney Afrika buyuk bir komur ureticisi ise,Suudi Arabistan da oyle buyuk bir petrol ureticisidir,ne varki Suudi Arabistan ihrac ettigi petrol miktarini azaltmamak icin kendi rafinerilerine verdigi petrolu kismakta bu yuzdende ARAMCO Suudi Arabistanli ciftcilerle mahkemelik olmaktadir.
Guney Afrika ve Suudi Arabistan'in ihracat rakamlarini korumaktaki motifleri farklidir ama ayni sey Guney Afrika icinde gecerlidir,ihracaatta kisinti yapilacagina icte kisinti yapilmaktadir.
Ama santral kurma isini hizlandirmis ,100 Megawattlik Gunes santralleri kurma isine girismis ESKOM diye bilgiler gelmeye basladi son zamanlarda
Bir kere şunu bilmemiz gerekiyor. G.Afrika, Afrika kıtasının elektirik üretiminin yarsını üretiyor ve bu konuda ciddi şekilde dışarıya elektirk satıyor.
Ancak kömürle çalışan termik santrallerinin çevreye olumsuz etkilerini de gözardı etmemek lazım. Ayrıca her santralın ciddi bir şekilde su kaynağına ihtiyacı vardır. G.Afrika bu yönde fakir bir ülkedir. Kömürü daha fazla işleyecek durumda değildir.
Toplam elektiriğin %85'ni kömür santralleri üretiyor. Dolayıısyla alternatif enerji kaynakalrına yönelmesi gayet doğaldır. Konumuz G.Afrikanın neden kömürü yeterince işleyip işleyemediği değildir.
Konumuz kömürden petrol üretilmesinin ülkemiz şartlarında bugün ki fiatlarla rantbl olup olmadığı , mümkün olup olmadığıdır. Almanlar savaş şartlarında petrolden kömür elde ettği diye tüm savaş dönemlerinde keşfedilen teknolojileri kullanmamız yersiz gibi önermede bulunamayız.
Evet doğru. Ama Çin'in belki de bu devirde en büyük şansı tek parti rejimiyle yönetiliyor olması. Sandıklı demokrasi olsaydı işleri daha da zordu. Bu şekilde belki bazı kararlar daha kolay alınabilecek.
China's State Council calls for national energy-saving campaign
Alıntı:
The State Council said in a circular issued on Saturday that the only way to handle the energy issue was to promote both conservation and development, with conservation as the priority.
Special priority should be given to the conservation of oil and electricity, said the circular.
It required less use of cars, air conditioners, elevators, street lights and lamps, plastic bags and disposable goods, and the development of equipment that used electricity and oil efficiently.
Unutmayalim Cin 2 Trilyon dolara yaklasan döviz reservi ile petrolu ve gazı hangi fiyattan olursa olsun rahatlikla satın alabilecek imkana sahip bir ülke,hic sıkıntıya girmesine neden yok, ama görülüyorki "Nükleer Sopa" mucizeler yaratabiliyor.
Ama bendeniz hala "sandıksız demokrasi"de yani fasizmde bile 1,5 milyar Cinliye alinan kararlarin kendilerinin hayatta kalabilmeleri icin alindigini,aksi halde yok olacaklarinin anlatilabilip,onlari geriye döndürmenin çok zor oldugunu düşünüyorum.
Sayin Osman Yavuz kardesimiz bir süre once yine bu başlık altinda:
Buda Nevada'daki meşhur "Ghosttown",fotografa dikkatli bakarsaniz tam karşıda "Saloon" solda ise kiliseyi görebilirsiniz,butun dunyada böyle yerlerin sayisi hızla artacaktir bu dönemde.
Havayollari sirketlerinin bu dönemde "kömür ocağına girmis kanaryalar" olarak degerlendirilmeleri,gerektigini bugunki yapisi ile havayollarinin "kitle tasimaciligi" devirlerinin kapandigini ancak aynen 1950 lerde oldugu gibi ayricalikli bir kesime hizmet veren bir "butik" ulasim sektoru haline gelmesi halinde bunu basarabilenlerin yasayabileceklerini yazmiştım.
Artik buda acik acik yazilip cizilmeye baslandi dunya basininda.
High oil prices are crippling airlines and travellers alike and we may only be at the start of a new, global class divide between the stranded and the mobile
Bu devirde Anadolujet gibi seylerle uğraşanlarin ileri görüşlülüğüne hayran olup ,şapka çıkartmamak mümkün değil doğrusu.
Bakalim son gunlerde ABD petrol tuketimi nasil bir seyir izlemiş ?
Icine girdigimiz dönemde "sandıklı demokrasilerin" pek yaşayabileceklerini zannetmiyorum,ama bu dönemde demokrasilerin "sandıklı" olmasida zaten sandikli demokrasilerde yasayanlarin lehine değil aksine aleyhine olacaktir.
Alıntı:
Ayrıca lütfen bakın neden hep uç senaryolar veriyorsunuz
Artik bunlar "uç" senaryolar degil aksine "mainstream" senaryolardir,çünki artik yumurta kapiya gelmistir gizlenebilecek saklanabilecek fazla bir sey kalmamistir.
Bakin benim burada uzun süredir yazmakta oldugum seyleri artık son aylarda New York Times,Wahington Post,Wall Street Journal,Der Spiegel gibi Global Sermaye basıninin amiral gemileri olan basin yayin organlari neredeyse hergün yazmaya başlamışlardır.
Bakın be yazmış sayın Gözde kardeşimiz:
Alıntı:
Başlığın düzenli takipçisi değilim. Ama başlık adı ile ilgili bir gözlemimi yazmak istiyorum.
Ara ara CNN World'u açıyordum. İki hafta önce kanalı izlemeyi bıraktım. Nedeni haberlerin tamamen petrolle ilgili olmasıydı. Artık gına gelmiştide Benzincilerle canlı yayında görüşüp, her eyaletteki petrol fiyatlarını konuşuyorlardı. Bu işin ciddiyetinin farkında olduklarının göstergesi.
Bizim haber kanallarına bakıyorum. Petrolle ilgili paşa gönülleri isterse haber görüyorum.
Yani artık "uç" pozisyon benim yazdiklarim degil Türkiye'de bu konuda görülen olağanüstü sessizliktir,buna "fırtınadan önceki sessizlik" de diyebiliriz.
Sayın Ilhan Kermen bu baslik altinda şunları yazmıştı bir süre evvel:
Alıntı:
Gemilerdede yakıt olarak petrol ürünlerini kullanır.
fuel oil ve motorin..
üstelik oyle litre litre değil.
Gemilerin makine boyutuna göre kullandığı yakıt miktarı günlük 5 ila 250 ton arasında değişir
Buna ,gemi jeneratörlerinin kullandığı yakıtıda eklersek sarfiyat baya artıyor demektir.
Oranlarsak karayolu kadar yakıt tüketmez fakat Istanbula ufak gemilerin çalıştığını dahi düşünseniz bu ortalama günde 5-6 ton yakıt anlamına gelir.
Istanbul kadar birde tüm Türkiyeyi hesaba katalım..
Yurtdışından ithal ettiğimiz pek çok gıda ürünü,demir cevheri,kömür,kereste vs pek çoğu deniz yolu ile taşınır.Örneğin buğday ithal ediyorsanız gemiyle getirmekten başka yolu yoktur
Türkiyeye ulaşamayan buğdayı istanbula gönderemezsiniz?
Petrol fiyatlarındaki artış nedeniyle kıtalar arası konteyner taşımacılığı yapan şirketlerin, gemilerine hız kestirdiğini okumuştum..
Bu ise Global Sermaye basininin amiral gemilerinden New York Times'ın bugün yayinladığı yazı:
Cheap oil, the lubricant of quick, inexpensive transportation links across the world, may not return anytime soon, upsetting the logic of diffuse global supply chains that treat geography as a footnote in the pursuit of lower wages. Rising concern about global warming, the reaction against lost jobs in rich countries, worries about food safety and security, and the collapse of world trade talks in Geneva last week also signal that political and environmental concerns may make the calculus of globalization far more complex.
“If we think about the Wal-Mart model, it is incredibly fuel-intensive at every stage, and at every one of those stages we are now seeing an inflation of the costs for boats, trucks, cars,” said Naomi Klein, the author of “The Shock Doctrine: The Rise of Disaster Capitalism.”
"Bol ve Ucuz" enerji buyumenin itici gücüdur,o olmazsa buyume olmaz,buyume olmayincada Global Sermaye olmaz.
New York Times şunu yazdi,Washington Post bunu yazdı,Wall Street Journal şöyle yazdı diye oralarda yazilan herseyi sayfalarina tasimakta mahir olan necip Turk basınınin bu konuda onlarin hergün yazdiklarindan hiç bahsetmemesi baslibasina uzerinde durulmasi gereken bir olay.
Bizim basınımız bunları yazmaz, yazsada okuyan olmaz. Malesef Türk insanının çok büyük bir kısmı arabasına koyacak sıvı bir yakıt bulduğu sürece bu durumun farkına varmayacaktır. Benzinin litresi 10 lira olsa bile bunun ardındaki sebepleri bir saniye olsun düşünmeyip aksine ekmeğinden kısıp gidip benzin alacaktır. Sandıksız demokrasi konsunda hak veriyorum size. Birilerinin milletin kafasına vurup uyanın ahali durum budur ve bu durumda böyle önlemler alınacak gıkınız çıkmaya demesi gerekmektedir. Ama biz ne yapıyoruz? Her markanın yeni çıkardığı yakıt canavarı jiplerini en çok ithal eden ülke olmak için amansız bir yarış veriyoruz. Yerel ve merkezi yönetimler olarak insanlara binin arabalarınıza boş verin toplu taşımayı diyoruz. Ankara'nın belediye başkanı 15 yılda 1km metro açmayıp 100 tane alt-üst geçit açmış olmakla övünüyor ve takdir ediliyor. Kimse hükümete iyi güzel bölünmüş yol yapıyorsunda bunun yarısını demiryoluna ayırsan olmazmıydı demiyor.
Bu arada umit1 bey size uç senaryolar veriyorsunuz derken, kömür ve petrol karşılaştırmasından bahsediyordum. Neden kömür olmaz diye savunurken bütün dünyanın petrolü terkedip kömüre hücum etmesi gibi uç örnekler veriyorsunuz diyordum.
Petrol fiyatları hiç bu kadar yükselmemişti. 11 Şubat 1999'da 9.81 dolar olan ham petrolün varili geçen hafta 135 dolara kadar çıktı. Yıllık ortalama fiyatlar da aşağıda tabloda yer alıyor. 1998 yılının ortalama petrol fiyatı 11.9 dolar. Geçen yılın ortalama fiyatı 68 dolar. Buna karşılık bu yılın geride kalan 4.5 aylık döneminde ortalama fiyat 105 dolara yükseldi. Aşağıdaki tabloda Petrol fiyatlarının 2001'de ortalama 22 dolara (en düşük 19 USD - en yüksek 25 USD) indiği, 2002'den itibaren sürekli yükseldiği dikkat çekiyor. Hazine'den sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Şimşek "Bu petrol fiyatlarıyla işimiz zor. Ekonomide karşı karşıya kaldığımız en büyük handikap" değerlendirmesini yaptı. AA
Hazineden sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Simsek bunlari basına söyleyeceğine bakanlar kurulu toplantisinda bakanlar kurulundan arkadaşı sayın ulaştırma bakanina soylemesi,"arkadaş sen bizide Türkiye'yide batırıyorsun" demesi daha uygun olmazmı ?
Yoksa Turkiyede iki ayri bakanlar kurulu falanmı mevcut?
Yumurta kapiya gelmemis olsa idi merak etmeyin gelismis ulkelerdeki basında bunlari yazmazdi,zaten Bay Joe Sixpack veya Bay Hans Normalbürger bunları bilmez,zaten onlarin bunlardan haberdar olmalarida istenmez,cunki motorlari stop etmis,mecburi inise hazirlanan bir ucakta yolcu kabininde panik çıkması en az istenecek şeydir,pilotlarin isini zorlastirmaktan baska bir seye yaramaz panik.
Turkiye'nin sorunu yolcularin problemden bihaber olması değil,pilotlarinda problemden haberi olmayisidir.
maliyetler yükseldiği zaman, firmalar karlarından kısarlar.
halbuki petrol şirketleri rekor kırıyor.
talep fazla, arz düşük olduğu için mi?
fiyat yüksekliği talebi düşürmesi gerekmez mi?
ikincisi, petrol 140'ları geçmişti.
şimdi neden 126'ya düştü?
eldeki petrolün yetmeyeceği, felaketin kapıda olduğu iddiasını değişterecek gelişmeler mi yaşandı?
ikincisi, petrol 140'ları geçmişti.
şimdi neden 126'ya düştü?
eldeki petrolün yetmeyeceği, felaketin kapıda olduğu iddiasını değişterecek gelişmeler mi yaşandı?
fiyatların sürekli artması gerekmiyor muydu?
Umit Bey de elbet cevap verir kendi yorumu ile, fakat benim kanimca fiyatlarin dusmesinin bir iki sebebi var.
1 - Fiyatlar bir anda ucunca bir anda kisitlamalara gidildi, en azindan ABD gibi dunyanin en cok petrolunu kullanan bir ulkede. ABD'de harcama azaldi. Bunun uzerine bir de Cin'de de kismi talep artisi orani azaldi (su olimpiyatlar bahanesi ile bi ton fabrikayi kapattilar, 1 milyona yakin arabayi yollardan cektiler vs vs....)
3 - Bu son ihtar gibi bir sey de olabilir. Yani belli bir gruba ortalik toz duman olmadan once firsat veriliyor. Yatirim grubu, devletler, bu olaylarla ilgilenen insanlar vs... Yani diyorlar ki istersek bak bir anda 150 dolar da olur, dikkat edin gibilerinden... Saniyorum petrolu 100'e kadar dusurmeye calisirlar Kasim secimlerine kadar. Ama sonrasinda ne olur bilinmez. 2010 da 200'e cikarsa hic sasmamak lazim.