Sayın Ümit1 Bey'in yazıları sayesinde petrol fiyatlarını pek bi takip eder oldum ve ürkmeye de başladım. Bugün Hürriyet'in başyazarının bu konu ile ilgili bir yazısını okuyunca hem şaşırdım hem de şaşırmadım.
Şaşırdım; çünkü daha önce söylendiği gibi basınımızda sadece petrolün fiyatlarındaki artışlardan bahsediliyordu. Bugün petrolün varili şu kadar oldu, petrol fiyatları yeni bir rekor kırdı falan gibi. Fakat bu yazıyı Hürriyet gazetesinin başyazarının yazması bu seviyedeki bir kişinin bu konuya eğilmesinden dolayı bana oldukça ilginç geldi.
Şaşırmadım; çünkü eğer durum Ümit1 Bey' in söylediği gibi ise bu konunun üzerine eğilmek basının kamuoyunu bilgilendirmek açısından en önde gelen görevlerinden biri olduğunu düşünüyorum.
Saygılarımla
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/9004702.asp?y ...p;sz=71853
Petrolun varili gun gectıkce artıyor ve 2010 yılında 200$ cıvarında olacağı tahmin ediliyor.. Fakat bazı ülkelerde hükümetler halkını bu yukselen fıyatlardan bır nevi kurtarabılmek ıcın vergılerde ındırım yapıyorlar.. Bİzim hukumetımız ıse aynen devam edıyor.Petrol fakırı dıye bılınen ulkemız petrolden aldıgı vergılerle petrol vergısı zengını olarak gorunmektedır..
1 litre benzinin yaklaşık 2.2 YTL'si Maliye'ye vergi olarak gidiyor.
Türkiye böylece Avrupa’da en yüksek benzini satan ülke konumunu da iyice pekiştirmiş oldu.
Şaşırmadım; çünkü eğer durum Ümit1 Bey' in söylediği gibi ise bu konunun üzerine eğilmek basının kamuoyunu bilgilendirmek açısından en önde gelen görevlerinden biri olduğunu düşünüyorum.
Saygılarımla
Bakın bu konu 30 senedir dünya başkentlerinde bilinmekte ve buna göre planlar hazırlanmaktadır yani dünya başkentlerinde konuşulan diğer şeyler ya bunun "cover story" si olarak konuşulmakta olan olaylardır ,yada buna direkt veya endirekt bağlı olan olaylardır,yani dünya başkentlerinde ,kapalı kapilar ardinda da olsa,bundan başka pek bir şey konuşulmadığını söylersek fazlaca abartma yapmış olmayız,peki Türkiye ne yapmıştır bu 30 içinde ?
Hiç,koskoca bir hiç,hiçtende ötesi kapalı kapılar ardında olsa bile bu olaydan haberi olması gereken etkili ve yetkililerin bu olayı ruhları bile duymamıştir.
Bu yüzdende Türkiye'de neden Batilılarin 1991 de fırsatı yakalamışken Irak'ı isgal edip Saddam'ı devirmedikleri anlaşılabilmis,nede ABD nin 1991 de isgal etmediği Irak'ı 2003 de işgal ettigi.
Bu olay insanların insanlık tarihinde hic karşılasmadığı türden bir olaydır,muazzam büyüklukte bir olaydır,bu yuzdende en yetkililer bile yumurta iyice kapıya dayanmadan bu konuda konuşmaktan korkmaktadırlar,zira hiç kimse özelliklede politikacılar bir kanser hastasına olecegini söylemek istemez.
Artık yumurta kapıya iyice yaklastığından gerçekler yavaş yavaş ,alıştıra alıştıra söylenmeye başlanmıştir.
Bakın ABD Enerji Bakanı Bodman 3 gün evvel ABD kongresine ne demiş:
Bodman, appearing at a separate hearing down the hall from the oilmen. also viewed the problem as essentially one of production not keeping up with demand.
Asked if he believed there was "rampant" speculation driving up oil prices, Bodman replied: "No. I don't."
The biggest problem, he said, is flat oil production and growing demand. Up to 2004, he said the world's producers pumped about 1 million barrels more oil each year, then production increased and so did demand. Demand continued to grow, but beginning in 2005 "there has been no change in global production" and "demand has outstripped supply."
"We have sopped up all the available spare (oil production) capacity in the system," said Bodman.
Hatırlarsanız Bay Cheney bunlarin olacağını 1999 da ,yani ABD nin gerçek başkanlığı görevine "atanmazdan" önce Londrada petrol konferansinda söylemisti.
Samuel Bodman bugun dunya enerji piyasisindaki durumu güzel özetlemistir,arz talebe yetmemektedir,2009 sonundan itibaren petrolün fiyatı değil "bulunabilirliği" sorun olmaya başlayacaktir,o zamanda Türkiye'nin 1.numaralı sorunu türban-mini etek-3.Boğaz köprüsü değil,20 Milyonluk Istanbul'u besleyebilmek olacaktir.
Alıntı:
Fakat bazı ülkelerde hükümetler halkını bu yukselen fıyatlardan bır nevi kurtarabılmek ıcın vergılerde ındırım yapıyorlar.. Bİzim hukumetımız ıse aynen devam edıyor
Kısa sayilabilecek bir süre sonra petrolün fiyatından değil,bulunamadığından şikayete başlanacaktır bütün dünyada.
Peki o zaman vergileri azaltarak fiyatin iyice yüksek olmasını onleyebilen hükümetler,nasıl bulunamıyan bir emtiayı "bulunur" yapacaklardır,vergileri azaltarak ?
Vergileleri bu durumda azaltmak 150 km/saat ile duvara çarpacak olan bir otomobilin duvara 150 değil, 250 km/saat hızla çarpmasını sağlar başkaca bir faydası olmaz,yani sadece yaşanacak felaketin boyutunu iyice büyütür.
En son umit1 tarafından Cmt 24 May 2008, 07:34 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Bazı arkadaşlar petrol vergisinde indirim yapmadığı için hükümeti suçlamış.
Oysa Almanya ve İngiltere Türkiyeden daha çok benzin vergisi almaktadır.
Ülkemizde çıkartılmayan petrolün harcanmasını teşvik etmek en aptalca uygulama olur, iyi ki bu yorumları yazan arkadaşlar ülkemizi yönetmiyor diyeceğim.
Benzinden alınan vergi :
Almanya %62
İngiltere %62
Japonya %60
Türkiye %60
İtalya %57
(Mart 2008)
Yani ülkemizde diğer ülkelere göre daha yüksek benzin fiyatı olmasının asıl nedeni, petrol şirketlerinin fahiş kar marjıdır, vergiler değil.
ümit1 arkadaşımızın seneye İstanbulda açlık senaryosunu ise "uçuk" buluyorum.
ümit1 arkadaşımızın seneye İstanbulda açlık senaryosunu ise "uçuk" buluyorum.
2009 sonundan itibaren başından değil,ayrıca Bodman'ın bugün ABD kongresinde söylediklerini başkası bir kaç sene evvel söylemiş olsa idi çok uçuk seyler söylemis denirdi,ama bugun hiç kimse öyle demiyor.
Istanbul için en büyük tehlike zelzele değil,karayollarına bağlı lojistik sisteminin çökmesi nedeni ile Istanbul'u doyuracak gıda maddelerinin temininin zorlaşması ve buna bağlı olarak görülecek yaygın asayiş problemleri olacaktır.
En son umit1 tarafından Cmt 24 May 2008, 07:55 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Unutulan ufak bir ayrıntı : İstanbul deniz kenarındadır.
Ama mesela Konya değildir.Bu kadar kısa bir süre içinde deniz kenarında olmayan üretim bölgelerine deniz götürüp,deniz olanlarda ise liman altyapisini,besleme sistemlerini ıslah edebilecekmisiniz,başka bir şekilde söylersem zengin Avrupalilarin yaptığı gibi bir tıkır tıkır mükkemmel çalışan ve fosil yakitlardan bağımsız bir "paralel ulaşım sistemi" kurabilecekmisiniz,yoksa kalan çok az zamanıda 3.Köprü ve otoyol geyikleri ile harcamaya devam mı edeceksiniz ????
İstanbulda açlık olması için bütün dünyada açlık olması lazım. İstanbul yiyeceğini Konya'dan almak zorunda değil. İstanbul'un her yerinde liman var. Süveyş ve Panama kanllarından kat kat yoğun bir deniz trafiğine sahip. Avrupaya, Asyaya tren yolları ile bağlı. "Seneye İstanbul'da açlık" senaryosunu ben olsam fazla zorlamam.
1)Istanbul Avrupa ve Asya'ya "tren yolları" ile bağlı değil, "tren yolu" ile bağli,o "tren yolu" nada tren yolu denebilirse tabii,allah razı olsun Osmanlılar ve Cumhuriyetin ilk yönetimi onları yapmış,yoksa onlarda olmayacakmış.
2)Bugun icinede olduğumuz dünyada ne Avrupadan nede Asyadan imdat beklememek gerekir,cünki herkez kendini kurtarma çabasındadir artık.
3)Istanbul Asyayada,Avrupayada diger iç bölgelerede pratik olarak sadece ve sadece karayolları ile bağlanmistir.
Alıntı:
Asyaya tren yolları ile bağlı. "Seneye İstanbul'da açlık" senaryosunu ben olsam fazla zorlamam.
Seneye demiyorum hep 2009 sonundan itibaren derim zira bu senaryonun gerçekleşmesi icin dunya petrol üretimi ve tüketimi arasında en kötü senaryoda % 2 ,en iyi senaryoda ise % 3 fark olması gerektigi görülür ,yani Istanbul'da sıkıntı en erken 2009 sonunda ,en geç ise 2012 de görülmeye başlanacaktır,ama mutlaka görülecektir,bu senaryolarda pek yanılma olmaz,ve bu tarihlerin her ikiside pek uzak tarihler değillerdir.
O bakımdan ben bu senaryonun ne kadar zorlanirsa zorlansin yinede yeteri kadar zorlanamış olmayacağını düşünüyorum.
Zira Istanbul'un kaderide Turkiye'nin kaderide bu sorunun çözümüne bağlıdır,Istanbul'u kaybetmiş bir Türkiye'nin yasayabilmesine imkan yoktur.
Alıntı:
İstanbulda açlık olması için bütün dünyada açlık olması lazım.
Zaten bugünlerde görülmeye baslanilan sey o zaten,petrol ve doğal gaz gıda maddeleri üretiminde
çok önemli girdilerdir ,onlarin fiyatlarinin yükselmesi ,daha kötüsü "bulunabilirlik" sorunlarinin görülmeye başlaması gıda üretimini bugün bile çok kötü etkilemektedir,yarın ise tam manasıyla felakettir.