Bugun ciktim, metroya bindim.
Bir yerde isim vardi
1 nolu hat ile saniyorum 10-11 km giderek durakta indim.
Isimi hallettim.
Sonra R hattina bindim, bir arkadasi ziyaret etmek icin. Saniyorum bir 10 km de orada gitmistir metro (farkli istikamet).
Arkadas ile birlikte ciktik R hattina, ordan da G hattina bindik toplam 10km kadar orada gitmisizdir.
Sonrasinda ben 7 numaraya ve 3 numaraya binerek geri dondum. Bir 10 km de orada olmustur.
Bir gunde toplam 40km kadar farkli hatlar ile farkli istikametlerde metroyu kullandim.
Burasi neresi? Istanbul - Ankara'nin sahip olmasi gereken metro hattina sahip olan New York. Hele ki bu hatlarin bir de cok daha fazlalari ve cok daha fazla istikametleri de mevcut (sadece Manhattan ve cevre bolgeleri birbirine baglayan). Bir de Long Island'dan tutun da Waterbury'e kadar giden hatlar var.
Asagidaki resim sadece Manhattan ve cevresindeki bolgelerin, yani en yerlesik bolgelerin metro ulasim hatlari ve haritasini gosteriyor.
http://www.allergyny.com/Offices/Westside/MTA_Sub ...stside.gif
Sadece bu hatlarin toplam uzunlugu 229 mil yani 350km kadar.
Ve de tum ag uzunlugu ise 1350km kadarmis.
Istanbul metrosu ne kadar?
30km? 40km? 50, 60, 70???
Devede kulak misali.
Aklima gelmisken NY'ta su an elektrik ile calisan otobusleri muazzam sekilde cogaldi, ve de saniyorum petrolle calisan otobus yakinda hic kalmayacak (belki yoktur bile). Elektrikle calisiyor derken elektrik kablolarina bagimli degil bunlar (yani troleybus degiller), motorlari sarj edilen elektrikli cinsten. Ford ve GM yapiyor saniyorum, tanesi 250,000 dolar miymis neymis. Bunlardan bize de asiri derecede lazim, tum buyuk sehirlerimize sart. Yakittan edilecek tasarruf yuksek fiyatlarini hayli hayli karsilar, hele ki su an dolar sudan ucuzlamis durumda iken.
Unutmayalim, petrol uretilemez, ama elektrik uretilir.
Gelecegin tasitlari da kanimca elektrikli ve/ya hidrojenli olacaklar. Benzinli araclar ise ekzotikler olarak yerlerini alacaklar.
Aklima gelmisken NY'ta su an elektrik ile calisan otobusleri muazzam sekilde cogaldi, ve de saniyorum petrolle calisan otobus yakinda hic kalmayacak (belki yoktur bile). Elektrikle calisiyor derken elektrik kablolarina bagimli degil bunlar (yani troleybus degiller), motorlari sarj edilen elektrikli cinsten. Ford ve GM yapiyor saniyorum, tanesi 250,000 dolar miymis neymis. Bunlardan bize de asiri derecede lazim, tum buyuk sehirlerimize sart. Yakittan edilecek tasarruf yuksek fiyatlarini hayli hayli karsilar, hele ki su an dolar sudan ucuzlamis durumda iken.
Unutmayalim, petrol uretilemez, ama elektrik uretilir.
Gelecegin tasitlari da kanimca elektrikli ve/ya hidrojenli olacaklar. Benzinli araclar ise ekzotikler olarak yerlerini alacaklar.
Ben 1. sayfada demisimki;
Alıntı:
Ben daha onceki birkac yorumumda bahsetmistim, Benim dusuncem aslinda Petrol fiyatlarinin yukseltilerek teknolojisi yuksek olan ulkelerin Elde ettikleri ve suan icin maliyedi daha yuksek olan enerji kaynaklarinin pazarlanmasi dir. simdiye kadar buna kimse yanasmiyordu cunki Petrol ucuz olunca, kimse daha pahali bir kaynagi kullanmak istemiyor, Aslinda bu durumun Turkiyenin lehine oldugunu dusunuyorum, Nitekim, Turkiye de Kendi Topraklarindaki Uretimi arttirmis ve Yeni rezervler devreye sokmustur, ayrica yeni rezervler icinde daha fazla arastirmalar yapmaktadir. Artik turkiyenin de Nukleer enerji uretim zamani gelmistir, malesef Turkiye enerji ihtiyaclarini petol ve dogalgaz ile karsiladigindan dolayi bundan zarar goruyor ve 30 yildir tartisilmasina ragmen ancak Nukleer enerjiye gecme karari alinmistir.. Biliyormusunuz 1992 rakamlarına gore Fransa Elektriginin % 70 ini
68 adet Nukleer tesısınden uretıyormus icinde bulundugumuz zaman diliminde ise Tum dunyada bu ihtiyac genelde Nukleer tesislerden karsilaniyormus.. Cin de Nukleer enerjiye geciyor.. Nukleer enerji yillardir Turkiye de sadece tartisilmis.
Sevgili arkadaslar, bu basit yontemi bazen bizler calistigimiz sirket de yapiyoruz, Ozellikle Arz in kontrolu elinize gectiginde, herseyi rahatlikla yapabilirsiniz, taki karsi taraf kendi cikarlarini daha uygun hale getirene kadar. Bu seferde karsi rekabet baslar, bu durum surekli olan bir dongu gibidir.
Alıntı:
Sadece bu hatlarin toplam uzunlugu 229 mil yani 350km kadar.
Ve de tum ag uzunlugu ise 1350km kadarmis.
Istanbul metrosu ne kadar?
30km? 40km? 50, 60, 70???
Devede kulak misali.
Sevgili Osman, Eminimki N.Y. da veya benzer baska ulkelerde de metro basladigi ilk zamanlar ayni istanbuldaki gibi cok azdi, zamanla daha fazla olmustur ve daha da artmaktadir, Benzer drum da Istanbulda veya Turkiyenin baska sehirlerinde aynidir.. Bundan 10-20 sene Istanbulda olan Metro ve demiryollari uzunluklari Belkide simdikine kiyasla ayni sizin dediginiz gibi devede kulak olacaktir. Turkiye ekonomisi, gelistikce, buyudukce, daha farkli bircok alternatifler ortaya cikacaktir, Bunun gibi bircok konuda biz bu ulkelerden gerideyiz, zamanla bunlarin hepsi olabilecegini dusunuyorum, Belkide belli bir zaman sonra, biz bu acigi onlardan daha fazla gelisme gostererek minimize ederiz..
Simdi Osman Bey yukarıya onları koyunca ABD yi tanimayanlar "aman ne güzel toplu taşıma sistemleri varmış,bunlar petrol krizinden filan pek etkilenmezler" diye düşünmeye başlayacaklar.
Evet büyük sehirlerde toplu tasima sistemleri genelde iyidir mesela Osman Beyin ornegi NYC de birçok Avrupa sehrindende iyidir,ama bu gibi yerlerin ABD nin içındemi yoksa dışındamı sayılması gerektigi tartışmaya açıktir,zira bu gibi yerler ABD de son derece azınlıktir,ABD nin % 90 in da toplu tasima diye bir sey bulmak zordur,bir cok yerde birisine "Public Transportation ?" deseniz suratiniza bakar aval aval.
ABD nin problemi cografi buyukluğü ve yerlesimin Avrupadan cok daha yaygin olarak banliyo yasam tarzi şeklinde olmasıdır,2.Dunya savaşı sonunda ucuz benzine ve otomobil sahipliğinin yayginlaşmasına bağlı olarak ortaya çikan bu "Lewittown" lar bugün yani ucuz ve bol petrol devri biterken ABD nin başındaki en büyuk beladir.
Zira bunlarin cok fazla yayilmis olmasi yuzunden Avrupada gercekleştirilen petrolden bağımsiz "parallel" ulaşım sisteminin ABD de gerçekleştrilebilmesi mümkün degildir,zira bunun için önce 200 milyon Amerikalının yeniden "mecburi iskan" a tabii tutulması gerekir,tabii bunada imkan yoktur.
Böyle oluncada tek çözüm kalan petrole el koymak olmaktadır,zaten yönetimin yapmaya çalıştığıda bundan başka birşey değildir.
bunun için önce 200 milyon Amerikalının yeniden "mecburi iskan" a tabii tutulması gerekir,tabii bunada imkân yoktur.
Böyle oluncada tek çözüm kalan petrole el koymak olmaktadır,zaten yönetimin yapmaya çalıştığıda bundan başka birşey değildir.
Umit Bey'in dedikleri haliyle cok dogru,
ABD'de bir tek New York'ta bir de Chicago'da dogru duzgun toplu tasima sistemi mevcuttur, diger sehirlerde (hele buyuk sehirlerde) toplu tasima olsa da cok kullanani yoktur ve de yayginligi cok azdir.
ABD hukumeti zoraki petrollere el koyarken ve de koymadan once keske ABD yasam tarzini degistirmeyi kafalarina koysalardi. Hele ki suburbia denilen sehir disinda sehir kurup yerlesme tarzi almis basini gitmektedir. Petrole el koysalar bile eninde sonunda kanimca bir taraflarinda birseyler patlayacak Amerika'lilarin. O vakit herhalde NY ve Chicago'dakiler orada olduklarina ve cektikleri otobus ve tren iskencelerine (?) sukredeceklerdir
Turkiye'de de son zamanlarda yayginlasmaya basladi bu suburbia denen olay (yani sehir disi yerlesim merkezleri). Para bollasinca insanlarin harcamalari ve istekleri de artiyor elbette ki, kapitalist ekonominin psikolojik gercekleri.... Her ne kadar sehir icini cok hos bulmuyor olabilirsiniz, soyle bahceli evim olsun, mustakil olsun, sesten uzak olsun, su olsun bu olsun diyebiliriz velakin herseyin bir bedeli vardir elbette
ABD'nin iki buyuk sehrindeki metro sistemini gosterip oyle olalim, ornek alalim dedikten sonra, ornek almamamiz gereken, katiyetle uzakta durmamiz gereken ABD gercekleri de asagidadir!
Asagida eski DFW metro alaninin haritasi var. En kuzeyde gozuken McKinney'den Dallas'a (sehir merkezine) olan mesefa 55-60km yol katediyorlar sadece tek yon. Denton'dan Dallas sehir merkezine olan yol 65-70km. Tek yon. Haftada gidis donus icin gidelen yolu harcanan benzini hesaplamasi size kalmis.
Son zamanlarin buyuyen sehirlerinden Phoenix'in metro alan haritasi
Bu haritada Scottsdale ile Phoenix arasi 20km kadar. Bir de en kuzeyde veya en guneyde yasayan insanlarin her gun ne kadar mesafe gittiklerini dusunursek, bu cesit yasam tarzindan ne kadar uzak kalmamiz gerektigi gercegini cok daha net gorebiliriz.
Bir de Los Angeles var, hic sormayin (sadece sehrin bir bolumu)
Amerika'daki rayli tasima sistemlerinin yaygin oldugu yerler "Automobile AGE" 'den yani Araba Cagindan evvel yapilmis sehirlerdir. 1920'lerden evvel yapilan Amerikan sehirleri ki buna ornek olarak Chicago, New York ve de bir yere kadar San Fransisco'yu verebiliriz, toplu tasimanin cok duzgun oldugu, yapilasmanin alan kullaniminin gayet planli oldugu sehirlerdir.
Lakin 1920'lerde, Otomobil Cagina gecilmesiyle bir cilginlik donemi baslamis sehir ile ulasimi araba disinda mumkun olmayan yerlere kucuk suburb'ler (banliyoler) insa edilmeye baslanmistir. Bu trend 1929 Buhrani ve de 2. Dunya Savasi nedeniyle kesintiye ugrasada, II. Dunya Savasindan donen askerlere vaadedilen Amerikan Hayat Tarzi, Genis bahceli bir ev, bir es, iki cocuk ve de bir arabadir. Bu vaad petrol ucuz oldugu surece gerceklistirilmis, su ana kadar yapilan butun yapilasmalarda Araba kullanimi bir nevi mecburiyet haline gelmistir. Los Angeles sehri esas buyumesini 1920'lerin basinda ve 50'lilerde yasadigi icin bu tarz yapilanmaya ornek teskil eder.
Bunun boyle gitmeyecegini acik acik goren insanlar olmasina ragmen, Amerikanin nufusunun yarisindan cogunun yer degistirtmesi imkansizdir. O yuzden Amerika'da onumuzdeki petrol krizinden fazlasiyla nasibini alacaktir. Petrol sirketleri inanilmaz karlar aciklarken, Amerikan ekonomisinin geri kalaninda iflaslar, yerlesimi sehirden uzak bolgelerde gettolasmalar meydana gelecektir. Ben sahsen Avrupayi, Kanada ve Amerikaya gore daha hazirlikli goruyorum. Turkiye'de konut planlamasinda olmasa da, ulasimda maalesef "Kucuk Amerika" tarzi Araba/Otobus ulkesi oldugu icin cok zorluk cekecektir.
Amerikan hayat tarzinin petrol krizi karisisinda ne kadar zorluk cekecegini anlatan "End of Suburbia" adli belgeseli indirmenizi tavsiye ederim.
şuan Çinde mazot sıkıntısı başladi, her seferinde sadece 100 yuan'lı ( 14$) yakıt alabiliyoruz, fazla vermiyor. kazakistan, kırgizistandan Çine sürekli kaçak mazot geliyor. bu işi yapanlar çok para kazanıyorlar şimdi. Çin devletide fazla sesini çıkarmıyor.
peki bu petrol krizinden en çok hangi kesim zarar görer? bunun bizim gündelik yaşamımıza ne tür yada ne kadar etkisi olur? özellikle Çin bundan nasıl zarar görecek? gelişmesi devam edermi?
şuan Çinde mazot sıkıntısı başladi, her seferinde sadece 100 yuan'lı ( 14$) yakıt alabiliyoruz, fazla vermiyor. kazakistan, kırgizistandan Çine sürekli kaçak mazot geliyor. bu işi yapanlar çok para kazanıyorlar şimdi. Çin devletide fazla sesini çıkarmıyor.
peki bu petrol krizinden en çok hangi kesim zarar görer? bunun bizim gündelik yaşamımıza ne tür yada ne kadar etkisi olur? özellikle Çin bundan nasıl zarar görecek? gelişmesi devam edermi?
Daha evvelde yazdım bu forumda,Cin "endgame" dir,bütün senaryolar buna çıkar,bu şu demektir,Cin' in binlerce yıllık tarihindeki en tehlikeli dönem 2018-2020 arasındaki bir iki yıl olacaktır ve benim kanımcada 2020 yılına geldigimizde haritada bugünkine benzer bir Cin olmayacaktir kesinlikle.
Mazot karaborsasina gelince,ürünlerin karneye bağlandığı her ülkede karaborsa oluşur,karne ve karaborsa beraber giderler,Türkiyede'de petrol ürünleri karneye bağlanacaktır ve tabii Türkiyede karaborsa oluşacaktir bunu tamamen önleyebilmek imkansızdır ama en aza indirebilecek tedbirlerin şimdiden planlanmaları gerekir.
Petrol arttıkça bizim de dışarıya sattığımız ürünler pahalanacaktır.Dengeyi buluruz diye düşünüyorum
Yanlış düşünüyorsunuz,bunun ispatı da Cin'in taa kendisidir,bütün dünyaya mal satan,dünyanın en büyük döviz reservlerine sahip Cin geçen Mart ayından beri ham petrolün variline yaklaşık olarak dünya fiyatlarindan 10 dolar daha fazla fiyat vermesine rağmen ihtiyacı olan petrolü temin edememektedir.
Oysa petrole Cinden yaklasik olarak 10 dolar daha az ödeyen gelişmiş batı ülkelerinin şimdilik böyle bir sorunu yoktur. Neden ?
Cunki Suudi Arabistan geçem Mart ayından beri uzakdogu rafinerilerine vermeyi taahhüt etmis oldugu petrolü kısmakta,o petrolü ABD rafinerilerine sevketmektedirde ondan ! .
Yani petrolde parayı veren değil, silahını çeken düdüğü çalmaktadır.
Döviz zengini Cin ve Petrol zengini Iran ile başlamış olan petrol ve petrol ürünlerinin karneye baglanması işlemi önümüzdeki yıllarda bütün gelişmekte olan ülkelere yayılacak UAE ve Rusya dışındaki bütün petrol üreticisi ülkelerde bile petrol ürünleri karneyle satılmaya başlanacaktır.
Cünki çikarilan petrolün sahibi ne o topraklarda yasayanlar nede çıkarılan o petrole servet ödemeye razı olanlar olacaklardır.
Yani kısaca söylersek bu devirde petrol temin edebilmek için cebinizde para değil,elinizdeki silah önem kazanacaktır,öyle olmayada başlamıştır zaten.
Yıllar önce "ikinci el araba piyasasını öldürdü" diye veryansın edilen ekonomik hamlenin ne kadar yerinde olduğunu şimdi anlıyorum. Yakıt randımanı az olan onca araç trafikten çıkmasaydı halimiz şimdikinden beter olurdu.
Alıntı:
ABD yi tanimayanlar "aman ne güzel toplu taşıma sistemleri varmış,bunlar petrol krizinden filan pek etkilenmezler" diye düşünmeye başlayacaklar.
Ben öyle düşünmedim tabii ama, ABD gibi bir yerde bile böyle hamlelerin yapılmasını hayranlıkla karşıladım. Evet, belki toplu taşıma devede kulak kalıyor ama yine de yapabileceklerini yapmışlar. ABD gibi petrole el koyacak güce sahip bir ülkede bile carpool lane varsa, yoğun trafik saatlerinde çok yolculu araçlar köprülerden ücretsiz geçebiliyorsa, toplu taşıma önem kazanıyorsa, hatta yakında araçlara asgari 35 mpg (6.7 l/100km !!!) sınırlaması getirilecekse, televizyonlarda hibrid araba reklamları varsa, hem o ülkeye şapka çıkarmak, hem de o şapkayı önümüze koyup kendi ülkemizin geleceğini, planlama özürlüsü beceriksiz ve kültürsüz siyasetçilerle nereye gidebileceğimizi kara kara düşünmek lazım.