Yeni rezervlerin çıkma ihitmali her zaman vardır. Bunu anımsatmak istedim. Petrol'e 40-50 yıl ömür biçenler hiç yeni rezerv bulunmayacakmış gibi hesap yapmaktalar. Gene o teze göre tüketimin aynı hızla devam edeceği varsayımna göre hesap yapılmakta. Benim kanaatım göre orta vadede petrol tüketimi azalacaktır. Petrol daha verimli kullanılacaktır. Alternatif kaynakalrın oranı yükselecektir. Sadece petrolden elektirk enerjisi üreten ülkeler var. Bunlar yavaş yavaş bu işten vazgeçmeye başlamıştır.
Petrol tüketiminde ulaşımın payı yaklaşık %50 'dir. Dünya nüfusu 7 milyar, Amerika'nın nüfusu yaklaşık 300 milyon. Petrolün %25'ni tek başına tüketiyor. Toplam tüketim 3.8 milyar ton, ABD 'nin tüketimi 938.8 milyon ton. Çin ve Hindistan günah keçisi ilan ediliyor ama tüketimleri sırasıyla 349.8 ve 120.3 milyon ton. Petrol tüketiminde kimin tasarruf etmesi gerektiği ortaya çıkıyor. İşyerine 50-100 km mesafede oturan Amerikalılar 8 silindirli araçla gidip geliyor ise bunun üretime katkısı nedir birisi açıklarsa sevinirim
Veriler 2006 yılına ait. 2007 Yılı nasıl sonuçlandı net bilmiyorum ama 2008 yılında tüketimde azalma yaşandığı şimdiden kesinleşmiş gibi.
Kaynak: BP Statistical Rewiew of World Energy, 2007
Benim kanaatıme göre orta vadede petrol tüketimi azalacaktır. Petrol daha verimli kullanılacaktır.
Bunun iki yolu var.. Ya petrolün varil fiyatı 300-400 dolara çıkar.. Petrole dayalı lüks tüketim ürünlerinin önünü kaparsınız.. İnsanlar tasarrufa gider..
Ya da güneş,hidrojen enerjisini petrolden daha ucuz hale getirirsiniz..
Bunlar olmadan petrol tüketimi azalmaz.. 100 yıldır artan bir tüketimden söz ediyoruz..
Bu ikisi de orta vadede gerçekleşmesi düşük ihtimaller olduğundan petrol tüketiminin azalması sadece petrolün bulunamadığı durumlarda geçerli olucaktır.. Bulamazsak tüketemeyiz.. O yüzden orta vadede petrol tüketimi azalıcaktır.. Petrol daha verimli kullanılacaktır..
Alıntı:
Çin ve Hindistan günah keçisi ilan ediliyor ama tüketimleri sırasıyla 349.8 ve 120.3 milyon ton. Petrol tüketiminde kimin tasarruf etmesi gerektiği ortaya çıkıyor. İşyerine 50-100 km mesafede oturan Amerikalılar 8 silindirli araçla gidip geliyor ise bunun üretime katkısı nedir birisi açıklarsa sevinirim.
Olayın doğrusunu söylüyorsunuz.. Kendi açınızdan adil olması gerekeni söylüyorsunuz.. Ama bunları bir de Bay Bush'a soralım.. ''Siz çok arabaya biniyorsunuz çok lüks yaşıyorsunuz dünyanın öbür tarafındaki insanlar açlık sınırında yaşıyorlar..'' Hazır Irak ve Afganistandayken bir enerji hattı kuralım da güzel Irak petrollerinden Hindulara, Çinlilere, Japonlara verelim.. Tata Nanolarına binsinler.. Onların da hakkı..''
Bay Bush ne der acaba?
Bu yüzden bu yargılar bana biraz ''Alis harikalar diyarında'' tarzı geliyor.. Bu yargılar doğru olabilir.. Adil de olabilir.. Ama gerçekleşen sonuç olmayabilir..
İşyerine 50-100 km mesafede oturan Amerikalılar 8 silindirli araçla gidip geliyor ise bunun üretime katkısı nedir birisi açıklarsa sevinirim
Eğer siz başkalarına bu soruyu sorarsanız ,o zamanda başkalarının size "Erenköylülerin,Suadiyelilerin,Bostancılılarin vs, işlerine toplu taşıma araçlarinı degilde 4 silindirli araçlarını kullanarak gidip gelmelerinin üretime katkısınin" ne olduğunu sorma hakkı doğar.
Petrol zirvesinin gerçekleşecek olduğu kesin.. Hatta gelen verilere göre 2006 senesinde zirve yaptığı ve artırılamadığı da gözüküyor.. Okuduğum türlü türlü kaynaklar 2010 ile 2015 arasında zirve yapacağını öngörüyordu.. Zirvenin 2006 senesinde olduğunu düşünürsek hep söylediğiniz 2009 senesi sonunda karneye bağlanacağını nereden çıkartabiliriz?2010 ya da 2012 olamaz mı?
Cheneyin elinin altındaki rezervlerin miktarını öğrenme şerefine nail oldunuz da bizim mi haberimiz olmadı?
Erenköylüler'in 4 silindirli araçla işe gidip gelmelerinin üretimi katkısı dolaylıdır. Türkiye bütcesine katkısı vardır. Toplanan vergilerin üçte biri araç kaynaklı vergilerdir. Devlete yol ,su ve elektirk olarak dönüyor Hiç olmazsa Türk tüketcisi benzin tüketerek devlet bürcesine katkı sağlıyor. Ya Amerikalılar ne yapıyor, çevreyi ve insanlığı kirletmekten öte?
Zirvenin 2006 senesinde olduğunu düşünürsek hep söylediğiniz 2009 senesi sonunda karneye bağlanacağını nereden çıkartabiliriz?2010 ya da 2012 olamaz mı?
Petrolun karneye baglanması veya daha doğru bir deyimle,milletlerarasi petrol kulanım kotalarinin devreye sokulmasi yeni dunya ekonomik sisteminin parcalarindan biridir,bunun mümkün olan en az tahribat ile devreye sokulabilmesi ancak sistemin diger öğelerininde hazir olmasi ile,yani birlikte devreye girmesi ile sağlanabilir.nedir bu diger öğeler?
finans sisteminin yeniden yapilandirilmasidir,yeni bir reserv para birimi kabuludur,üretimde lokalizasyondur,devlet yapilarinin yeniden organize edilerek "market-state" den "nation-state" geri dönüş işleminin tamamlanmasidir.
Bunlar 2009 sonundan evvel katiyetle tamamlanabilecek seyler degildirler.
Plan disinda yani planlanandan evvel petrolun kotaya baglanmasini gerektiren nedenler olabilirmi ?
Evet olabilir ama tek neden petrol fiyatinin 265 dolari görmesi olur,çünki 265 dolar serbest piyasa şartlarinda bütün senaryolarda kritik rakam olarak ortaya cikmaktadir,zira bu fiyatta başta ABD olmak uzere gelismis batı ulkeleri asya kaplanlari olarak nitelenen ulkeler tarafindan petrol piyasalarinda "outbid" yapilmakta yani havlu atmaya mecbur edilmektedirler.
Tabii o zaman "outbid" edilen masadaki silahsörler havlu atmayacaklar ,bellerindeki silahlarina davranacaklardır.
265 dolar rakami ise arz ve talep arasindaki makas yaklasik 2 mbpd seviyesine ciktigi zaman görülebilecek bir rakamdir.
Yilin ilk yarisinda uretimle tuketim arasinda ortaya cikan stoklardan cekime neden olmasi yuzunde fiyatlari firlatan acigin hicbir zaman 300000 bin varilin ustune cikmadigini soylersem herhalde 2 mbpd seviyesinde bir acigin ne tur etkiler yapacagi daha iyi anlasilir.
Bu bakimdan kuresel kriz cok faydali olmustur denebilir aksi halde 265 dolar rakamina tehlikeli bir bicimde yaklasmakta idik,2009 sonunu bile beklemeye gerek kalmayacakti.allah bu krizi cikaranlardan razi olsun demek lazim esasinda.
Alıntı:
Hiç olmazsa Türk tüketcisi benzin tüketerek devlet bürcesine katkı sağlıyor. Ya Amerikalılar ne yapıyor, çevreyi ve insanlığı kirletmekten öte?
O zamanda Amerikalilar size "Toplu tasima araclarini kullanmayip 4 silindirli araclarlarınızla cevreyi katlediyorsunuz,yok 3.Bogaz koprusu,yok 5.Bogaz koprusu deyip ormanlari katlediyorsunuz,su havzalarini kirletiyorsunuz" deseler ne diyeceksiniz?
Alıntı:
Hiç olmazsa Türk tüketcisi benzin tüketerek devlet bürcesine katkı sağlıyor
Turk tuketicisi benzin mazot tuketerek devletinde ekonomininde belkemigini kırıyor.
Bizim sattığımız ürünler basit ve ucuz ürünlerdir. Dış ülkelerdeki durgunluk bizi fazla etkilemez.
Türkiye'nin en büyük ihracat sektörü Otomotiv. Avrupa'daki otomobil devleri bile binlerce kişi işten çıkarıyorlar. Türklerin Avrupalılarınkinden pazar bulması çok daha zor olacak.
Gemicilik de, beyaz eşya da büyük sektörlerden. Bunlar da ister istemez krizden etkilenirler.
Şirketlerin eskisi kadar kolay kredi alamayacak olmaları da ayrı bir mevzu.
Alıntı:
2001 yılında dolar bir ayda %100 değerlenmişti. O zaman Türkiye %100 fakirleşip yok olmuştu herhalde bu mantıkla.
dolar %100 değerlenirse, YTL %50 gerilemiş olur
Alıntı:
5.5 kilo mısır yetiştirmek için 9 bin 500 litre su harcanıyor. Bir sığır ortalama 150 litre su tüketiyor.
bu bilgiler çok hoşuma gitti ama 9500 litre su biraz abartı bir rakam 5.5 kilo mısır için. sığır da 150 litre suyu ne kadar sürede tüketiyor?
Alıntı:
5.5 kilo tahılın tonlarca suyun karşılığında yarım kilo et elde ediyorsun.
mısırın koçanı da dahil 5.5 kilo olsa gerek? sadece mısırları alabilsek verim daha yüksek çıkabilir.
Alıntı:
Türkiye’nin dış borcu 288 milyar dolardır. Bunun yüzde 96’sı dolar cinsindedir.
Biz bu borcu neden kur düşükken ödemeye uğraşmadık?
Alıntı:
Rezervlerin borca oranı yüzde 153’tür. Bu oran IMF veya AB ile mali destek görüşmeleri içinde olan Macaristan’da yüzde 129, Ukrayna’da yüzde 90’dır