1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 11  |
 |
alporhan76
12 yıl önce - Cmt 23 Ekm 2010, 13:46
''a.necdet sezer 3-5 kuruş tasarruf yapmıştır buda o kadar önemli değildir'' bu dediklerinize aynen katılıyorum çünkü erbakanın kayıp trilyon davasında evraklarda imzası olanlardan biri ve erbakanın affedilmesini sağlayan şimdiki cumhurbaşkanı abdullah gül'dür.bu hepsinden daha önemlidir
|
 |
mehmet.c.kerem
12 yıl önce - Cmt 23 Ekm 2010, 13:57
herkesin tarafını belli ettiği bir başlık ne yazık ki ve bu tür başlıklar sitede artmaya başladı..Karşıt görüşlere saygı duymamak ve görüşleri küçümsemek bize yakışan değildir..
|
 |
ncakir
12 yıl önce - Cmt 23 Ekm 2010, 14:29
| Alıntı: |
| Ne yani dekorasyon icin verilen 3-5 kurus parami sorun olucak? Devletin butcesi herhalde oyuncak kadar degil,siz ne saniyorsunuz arkadaslar |
benim vergilerimle yapıyorsa sorun olacak.
kendi parasıyla yapsın dekorasyonunu.
|
 |
serkanvmp
12 yıl önce - Cmt 23 Ekm 2010, 15:21
| Alıntı: |
Bence bir cumhurbaşkanına ve eşine yakışmayan bir manzara.
18 yaşına yeni giren gençlerin Marmaris barlarında kendini kaybedip yaptığı bir şarlatanlık olsa bile "oğlum abartma, kendine gel" denecek bir olay.
Kameraların karşısında karı koca bu kadehlerden su bile içse, verilmek istenen mesaj gayet açık.
|
Bu içki takıntısını anlayamıyorum eğer içkinin dinine göre günah olduğunu düşünüyorsan içmezsin olur biter, olumsuz mesajmış. İçki içmek bir kültürdür, özellikle şarap şu an yaşadığımız topraklarda binlerce yıldır üretilmekte ve tüketilmektedir. O şarapları içenler bu topraklarda uygarlıklar kurmuşlar, bugün hala ayakta olan yapılar inşa etmişlerdir.
Dünyanın her yerinde insanlar içkileri farklı bardaklarda kadehlerde içmektedirler, küçücük şirin likör kadehleri, devasal bira bardakları, bizim rakı kadehleri gibi. Bazı insanlarda şarapları o kocaman balon kadehlerin içine bir iki parmak koyarak içer. Bu resimden de Sezer'i kötülemeyi başardınız ya diyecek birşey bulamıyorum.
Ama itiraf ediyorum ben o resimden çok kötü etkilendim, bana kötü örnek oldu hemen dışarı çıkıp önce bulabildiğim en büyük şarap kadehini ardından bu topraklarda yetişen üzümlerden yapılan ucuz ama güzel bir şişe kırmızı şarap alacağım. Usulüne uygun olarak içine sadece bir parmak şarap koyduğum ilk kadehimi Türkiye Cumhuriyeti'nin şerefine, ikinci kadehimi Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün şerefine üçüncü kadehimi ise bana kötü örnek olan Sezer'in şerefine kaldıracağım.
|
 |
alporhan76
12 yıl önce - Cmt 23 Ekm 2010, 16:54
sayın cumhurbaşkanının içki içmesine laf edenler. o içkisini içtiyse kendine içti bunlardan kendisi sorumludur ancak kayıp trilyon davasında imzası olmuşsa yada bu davanın en büyük sanığını affetmişse bu beni de ilgilendirir çünkü onlar devletin parasını yemişlerdir yani kul hakkı yemişlerdir. rabbimin bununla ilgili tek sözü vardır karşıma neyle gelirseniz gelin affolunur biri hariç ''kul hakkıyla gelmeyin çünkü onu ben değil hakkını yediğiniz kul affetmelidir'' der.
|
 |
Bulut Turhan
12 yıl önce - Cmt 23 Ekm 2010, 16:58
Başlık sanki biraz anlamsız olmuş benim açımdan.
Ben yanlış tanımıyordum ki!
|
 |
ncakir
12 yıl önce - Cmt 23 Ekm 2010, 17:02
| Alıntı: |
| çünkü onlar devletin parasını yemişlerdir yani kul hakkı yemişlerdir. rabbimin bununla ilgili tek sözü vardır karşıma neyle gelirseniz gelin affolunur biri hariç ''kul hakkıyla gelmeyin çünkü onu ben değil hakkını yediğiniz kul affetmelidir'' der. |
bu ülkede kul hakkı yemek serbest ve yasal
hamiline kartlar torpiller heryerde
torpilsiz iş yok chpside mhpside akpside bunun basında
ama türbana gelince müslümanlık olur kul hakkına gelince devir böyle torpilini bulacksın denir.
üstüne üstlük içki içmişse içti hesabını kendisi verecek
demokrasi özgürlük isteyenler acaba adamın içkisine karışmak demokrasi mi özgürlük mü?
üstelik devletin paralarını boşa harcayanlara devletin mallarını bedavaya elden çıkaranlara neden ses cıkarılmıyor yoksa çıkarı olan cok mu?
|
 |
Ahmet Özbuluk
10 yıl önce - Pts 10 Arl 2012, 16:38
Ahmet Necdet Sezer'le ilgili şok itiraf!
Gazeteci yazar Uğur Mumcu suikastı sürecinde Sol Güçbirliği Kurulu Genel Başkanı olan Prof. Dr. Tahir Hatipoğlu, dezenformasyon yüzünden İslami çevreleri hedef aldıklarını söyledi. Hatipoğlu'na göre dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, atadığı rektörlerden mitinglere katılmalarını istemiş...
"Uğur Mumcu cinayetinde dezenformasyon yüzünden İslami çevreleri hedef aldık"
Kendisinin de o dönem farklı açıklamalarda bulunduğunu hatırlatan Hatipoğlu, "Özeleştiri yapıyorum. Pişmanım. Hem kendi arkadaş grubumuzun içinde hem de medya eliyle farklı yönlendirildik. Özel Harp Dairesi tarafından planlanmış bir senaryoyu göremedik." dedi.
Kanal 5'e konuk olan Demokratik Üniversiteler Platformu Başkanı Prof. Dr. Tahir Hatipoğlu, medyanın, bir dönem belli yapılanmalar tarafından kullanıldığını ifade etti. Uğur Mumcu'nun öldürülmesinin hemen ardından, yine medyanın devreye girdiğini anlatan Hatipoğlu, şöyle devam etti: "Basın bir dezenformasyon görevi üstlendi. Olayın gerçek faillerinin görülmesi engellendi. Ben de o dönem farklı açıklamalarda bulundum. Özeleştiri yapıyorum. Pişmanım. Hem kendi arkadaş grubumuzun içinde hem de medya eliyle farklı yönlendirildik. Bu '28 Şubat' döneminde çok daha etkili kullanıldı. Hatta Danıştay saldırısının ardından da kartel medya yine devreye sokularak olayları farklı mecralara çekmeye çalıştı. Uğur Mumcu ve Danıştay saldırısı İslamcılara yıkılmak istendi. Mumcu'da başarılı oldular ama Danıştay saldırısı tutmadı. Bu iki olay da tamamen Özel Harp Dairesi tarafından planlanmış bir senaryoydu."
Mumcu suikastını yapanların içeride olmadığını, toplumun içinde dolaştıklarını savunan Hatipoğlu, dosyanın derinlemesine yeniden gözden geçirilmesini istedi. "Türkiye'de laik-anti laik çatışması çıkartarak, darbelere zemin hazırlayan yapılar deşifre edilmelidir." diyen Hatipoğlu, Mumcu gibi Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye Üçok ve Necip Hablemitoğlu cinayetlerinde de derin devlet izinin aranması gerektiğini vurguladı.
"AHMET NECDET SEZER, ATADIĞI REKTÖRLERDEN MİTİNGLERE KATILMALARINI İSTEDİ"
Hatipoğlu, 2003'teki 'Ordu Göreve' pankartının açıldığı miting hakkında da değerlendirmelerde bulunarak, "Talimat MGK'dan, hayata geçiren, dönemin YÖK Başkanı Kemal Gürüz'dü. MGK'nın talimatı doğrultusunda üniversitedeki akademik kadroları Gürüz baskı altına aldı. 'Ordu Göreve' pankartının açıldığı miting başta olmak üzere, Anıtkabir'e 'cumhuriyet elden gidiyor' diye yapılan çıkarmalar ve cumhuriyet mitinglerine sağlanan katılım da Gürüz'ün dayatmaları sonucunda gerçekleşti. Hatta dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer de devredeydi. Atadığı rektörlerden mitinglere katılmalarını istedi." diye konuştu.
O dönem, bazı rektörlerin kendi aralarında, "Darbe geliyor, biz makamlarımızı koruyalım" şeklinde konuştuklarını aktaran Hatipoğlu, tam bir statüko hastalığı olduğunu söyledi. Bir nevi makamlarını kaybetmemek için darbeyi desteklediklerini anlatan Hatipoğlu, "'Darbe olsun biz makamlarımızı koruyalım' beklentisi ile hareket ettiler. Bir takım garantiler de aldılar. Sonuçta aynı zihniyet. Maskeleri ise her zaman Kemalizm oldu. Bunun sayesinde bir dönem dokunulmazlık elde ettiler." şeklinde konuştu.
http://www.haber7.com/guncel/haber/962322-ahmet-n ...sok-itiraf
şaşırdık mı tabii ki de hayır !!1
|
 |
sedat tekin
10 yıl önce - Pts 10 Arl 2012, 16:56
kendisini tanımamız için fırsat verip imkan yaratmadığını düşünüyorum, halkın değil çankayanın reisi konumundaydı kendisi,
|
 |
Murat Caner
10 yıl önce - Çrş 19 Arl 2012, 18:31
| Alıntı: |
| Zeynep Kısacıkoğlu ile Ebru Akbatur’un çalıştığı Eximbank’ın merkezini İstanbul'a taşıdığı, bu nedenle çalışanlarına 'İstanbul'a gidecek misiniz?' diye sorduğu, Sezer'in iki kızının Ankara'da kalmayı seçtikleri; Başkent'te kalan 46 kişi arasına giremeyince de iş akitlerinin feshedildiği olayla ilgili bilinenler iddialar arasında. |
http://www.haberedikkat.com/haber_52102_necdet-se ...sirim.html
Banka merkezleri taşınınca olacağı buydu.
|
 |
sayfa 11  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|