Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
Nazmi
15 yıl önce - Pzr 04 Ksm 2007, 13:42
Barzani Ailesi'nin gerçek yüzü




suphi bayram

15 yıl önce - Pzr 04 Ksm 2007, 14:00



Gökhan AsGül
15 yıl önce - Pzr 04 Ksm 2007, 14:06

Alıntı:
Birde Türkiyedeki pkk liderlerinin etnik ve dinsel kimlikleri ortaya dökülse ne iyi olacak


Türkiye ve dısındaki adına PKK denen soysuzlar toplulugunun sözde liderlerinin dinsel kimlikleri oldugunu zannetmiyorum. Ailelerinden gelen bir secereleri varsada bunların tamamı Dinsiz, milliyetsiz ve insanlıktan nasibini almamıs müsfettelerdir. Bunlar iplere baglanmıs kuklalardır. İpler kimin eline geciyorsa onların dinine milliyetine ve hizmetine girerler. Barzani ve Talabani de farklı degillerdir.


Atilla Dokuzoğlu
15 yıl önce - Pzr 04 Ksm 2007, 15:02
İddiaları ikna edici bulmadım




delibekir
15 yıl önce - Pts 05 Ksm 2007, 00:58

Alıntı:
Mesud Barzani, Nakşibendi tarikatına bağlı Sünni Müslüman bir Kürt politikacı. PKK ise Marksist kökenden gelen milliyetçi/Kürtçü bir terör örgütü. Peki, Barzani nasıl oluyor da, iktidarında Nakşibendilerin olduğu, büyük çoğunluğu Sünni Müslüman Türkiye’nin değil de PKK’nın yanında duruyor? Barzani’nin safı belli, duruşu net; peki Türkiye’deki Nakşibendilerin tavrı nedir?

ÖNCE tespitlerimizi sıralayalım:

1) Şehit Mehmetçikleri anma ve terörü lanetleme yürüyüşlerinde, tarikatların "resmi kıyafeti" türbanlı-pardösülü kadın sayısının azlığı medyada tartışma konusu oldu. Çoğu kişi gibi ben de "absürt bir tartışma" deyip üzerinde durmadım.

2) Şehit yürüyüşlerini/cenazelerini tüm gazeteler birinci sayfalarından verdi. Bir İslami gazete ise yayın politikasına hiç uymayacak şekilde, bu haberleri verirken ana sayfasında görsel malzeme olarak hep kocaman başı açık kadın fotoğrafları kullandı. Şaşırdım.

3) Ertuğrul Özkök, Hürriyet Gazetesi’nde Mesut Barzani’ye bir çağrıda bulundu: Ya komşumuz ol, ya hedefimiz! Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’tan CHP Lideri Deniz Baykal’a kadar birçok çevre, bu tepkinin haklılığından bahsederken, bazı İslamcı köşe yazarları Gazeteci Özkök’e ağır eleştiriler yöneltti. "Ya komşumuz ol, ya hedefimiz" uyarısının tepki almasına anlam veremedim.

4) Türkiye tek vücut olmuş Mehmetçik operasyonlarını eli yüreğinde beklerken, bazı dinci gazeteler, "Asker ’Allah Allah’ sesleriyle savaşıyor; Genelkurmay onların türbanıyla uğraşıyor" gibi döneme hiç uygun olmayan, insanı hayretler içinde bulunduran yorumlar yazmaya başladı. "Ne oluyor" demeye başladım.

5) Ve sonunda bu gazetelerin bazı köşe yazarları, sanki aynı kalemden çıkmış gibi benzer yorumlarda bulundu: Bunlara göre, Mehmetçik yürüyüşleri ile Cumhuriyet mitingleri benzerdi ve bunun nedeni Mehmetçik mitinglerini ulusalcıların organize etmeleriydi! Amaçları ise Türk Ordusu’nu Kuzey Irak’a sokarak AKP iktidarını zayıflatmaktı! Önce böyle bir komplo teorisi olamaz dedim. Sonra diğer olguları da alt alta sıralayınca "manzarayı" net görmeye başladım.

Bunların derdi başkaydı...

Bunlar Türk Ordusu’nun Kuzey Irak’a operasyon yapmasını istemiyordu!

Meselenin AKP Hükümeti’nin yıpratılmasıyla filan pek ilgisi yoktu: Bunlar Barzani’yi koruyorlardı!

Peki, ama neden?

Nedeni tarihin derinliklerindeydi...


......................................
Bugün Kuzey Irak ve Türkiye’de en güçlü tarikat "Nakşibendiyye Halidiye" olmasının altında bu tür tarihsel olaylar vardı. Türkiye bölümüne geleceğiz; ama önce Kuzey Irak’taki "Nakşibendiyye Halidiye" tarikatına bağlı bir aşiretten bahsetmeliyiz: Barzaniler!

BARZANİLER...

Osmanlı, merkezi idaresini güçlendirmek amacıyla "Kürt prenslikleri"ni bertaraf edince, bölgedeki küçük aşiretlere fırsat doğdu; Kürt beyliklere ait toprakları yağmaladılar.

Kürt beyliklerinden boşalan iktidar koltuklarına, garip ve bilinmeyen şeyh figürleri sahip çıkmaya başladı.

Bu küçük aşiretlerden biri de Barzaniler’di.

Barzaniler önce Baban Emirliği’ne ait Zibar yurduna el koydular.

Aşirete "soyluluk" katmak için bölgenin tanınmış beyliklerinden Bahdinan ve Zibar gibi ailelerle bir dizi evlilik yaptılar. Örneğin, Mesut Barzani’nin annesi Zibar Aşireti’ndendi. (Türkiye’deki büyük Kürt beylikleriyle de akraba olmak için -örneğin Cemilpaşazadeler’le- kız alıp verdiler.)

Barzani aşireti bölgedeki dinsel dönüşümden de yararlandı; Bağdadi’nin halifesi Barzani Şeyh Taceddin sayesinde Nakşibendiyye Halidiye koluna mensup oldu.

Ancak Nakşibendilik en ortodoks tarikat olmasına rağmen Barzani aşiretinde İslami olmayan pek çok töre ve uygulama vardı.

Dinsel bağnazlıkları o kadar ileri götürdüler ki, Barzani şeyhi Abdüsselam kendini "mehdi" ilan etti!

Tek dini sapkınlığı olan Barzani o değildi.

Barzani Şeyh Ahmet ise kendini "Tanrı" mertebesine çıkardı!

Şeyh Ahmet’in Molla Juj adındaki ateşli bir taraftarı, tüm Barzan bölgesini dolaşarak Şeyh Ahmet’in "Tanrı", kendisinin de onun "peygamberi" olduğunu iddia etti.

Müritlerinin Barzani şeyhlerine körü körüne bağlılıkları o kadar güçlüydü ki, bu müritlere "divana" ya da "deli" ismi verilmişti!

Sonuçta: Uygarlığın doğduğu bölge, kültürlü "Kürt prensleri"nin ikametgáhından çıkıp, politik maceralar peşinde koşan fanatik, hırslı küçük aşiret şeyhlerinin eline kalmıştı.

Barzani aşireti her fırsatta Osmanlı’ya isyan etti.

Türkiye ile ilişkileri ise inişli çıkışlı oldu.

Ancak Nakşibendi Barzaniler, başta Güneydoğu olmak üzere Türkiye’deki Nakşibendiler ile hep iyi ilişkiler içinde oldu.

TÜRKİYE’DEKİ NAKŞİLER

"Mevlana" mahlasını kullanan Halid-i Bağdadi’ye bağlı Türkiye’de dört büyük Nakşibendi tekkesi vardır:

1) Gümüşhanevi Tekkesi: Kurucusu Ahmed Ziyaeddin Gümüşhanevi’ydi. Turgut Özal, Necmettin Erbakan, Recai Kutan, Ömer Dinçer, Bülent Arınç, Kemal Unakıtan, Recep Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül gibi onlarca siyasi isim bu tekkeye bağlıydı.

2) İsmet Efendi Tekkesi: Kurucusu Yanya Mahkeme-i Şeriyesi Kátibi Mustafa İsmet Garibullah Yanyevi’ydi. Dahiliye Nazırı Memduh Paşa, Tophane Müşiri Mustafa Zeki Paşa gibi Osmanlı devlet adamları ve bürokratları bu tekkenin müridiydi.

3) Kelami Dergáhı: Önceleri Kadiri olan tekke, Muhammed Esad Erbili’den sonra Nakşibendi-Halidiye ekolüne dahil oldu. Menemen Olayları davası sırasında ölünce dergáhın başına Osman Nuri Topbaş geçti. MSP’li Tahir Büyükkörükçü gibi siyasiler ile bazı ünlü işadamları da bu dergáha bağlıydı.

4) Kaşgari Tekkesi: Kurucusu Şeyh Şefik Arvasi’ydi. Tekkeyi büyüten İstanbul Sultanahmet Camii imamı Abdülhakim Arvasi’ydi. Tekkenin son şeyhi Ahmet Mekki Arvasi’nin, İhlas Holding sahibi Enver Ören’in kayınpederi Hüseyin Hilmi Işık’a irşad müsaadesi verip vermediği halen tartışılmaktadır. Şeyh Şefik Arvasi’nin torunu Didar Hanım, Yusuf Bozkurt Özal’ın oğluyla evlidir.

Said-i Kürdi (Nursi) Van’da Nakşibendi Arvasi tekkesinde eğitim almıştı.

Bu ana dört kol dışında, Erzincan’daki Abdurrahim Reyhani’den, Adıyaman’daki Mehmet Raşit Erol’a kadar onlarca şeyhin kurduğu Halidiye tekkeleri vardır.

Tamam artık uzatmayalım, soralım:

Türkiye’deki Nakşibendi Halidiye koluna mensup Türkler, Nakşibendi Barzani’nin Türkiye karşıtı tavırlarına tepkili midir?

Yazının başlangıcındaki tespitlere rastlantı diyebilir miyiz?

Kendi adıma yanılmayı çok isterim.

Bu nedenle bazı İslami yayın organlarını dikkatli okumayı sürdüreceğim...

Bırakın yoksul Kürtleri, aydın Kürtlerin bile, dar kafalı şeyhleri, aşiret reislerini, ağaları "kurtarıcı", "saygın", "lider" olarak görmeleri çok acıdır. Bunun nedeni, Kürt aydınlarının siyasal geçmişlerini ancak 19. yüzyıla kadar, yani bölgenin en karanlık dönemine kadar götürebilmelerinden kaynaklanmaktadır. Orada da bula bula Barzani gibi, Şeyh Said gibi isimleri bulabilmektedirler.

Türk-Kürt Nakşibendi farkı var mıdır?

KÜRT aydınlarımızdan Naci Kutlay, "Kürtler" kitabında şu soruyu yöneltiyor: "Kürt başkaldırı önderlerinin çoğunlukla Nakşibendi olmaları ilginç ve incelenmesi gereken bir noktadır." (s 135)

Bırakın Osmanlı’yı, Şeyh Said’den, Menemen’deki ayaklanmayı organize ettiği iddia edilen Şeyh Esad Erbili’ye kadar Cumhuriyet Türkiyesi’nde de isyana kalkışanlar hep Nakşibendi Halidiye Kürt şeyhleriydi!

Tıpkı Osmanlı’da olduğu gibi gerek "dini" gerekse "milli" nedenlerle Nakşibendi Kürt şeyhler ayaklanmalara önderlik yapıyordu.

Peki biz de şunu soralım:

Nakşibendi Kürtler, Osmanlı ve Türkiye merkezi hükümetine karşı isyan ederken, Türk Nakşibendiler neden hiç ayaklanmadılar?

"Türk Nakşibendiler’in siyasetle ilgileri yoktu" diyebilir miyiz?

Hayır. Kürt Nakşibendi gibi Türk Nakşibendi de nüfuz ve siyasal iktidar istiyordu.

Bu "hipotezi" güçlendirmek için önce akademik dünyaya hákim olan bir anlayışı yıkmalıyız:

Sanılanın aksine Nakşibendi tarikatı, kendi dünyalarına dönük/hayattan kopuk, gönül ve ruh haliyle ilgili mistik tarikat filan değildi. Ya da en azından 200 yıldır öyle değildir.

Size günümüzden bir örnek vereyim:

Irak’ta ABD’ye karşı mücadele veren dini gruplardan birinin adı ne biliyor musunuz: Nakşibendi Tarikatı Bağlıları Ordusu.

Neyse, bize dönelim:

Sadece Kürt değil Türk Nakşibendiler (ve hatta Kafkas Kartalı Şeyh Şamil) sanılanın aksine hep siyasetin içinde oldular.

Yazdım; II. Mahmud’un yeniçerileri yok eden ve Bektaşileri sindiren kanlı hareketinin destekçisi Nakşibendiler değil miydi?

Nakşibendilik hep iktidarı istedi. Bu nedenle de İttihatçılarla ters düştüğü dönem bile oldu.

Uzatmayalım: Türk Nakşibendiler ya iktidarı kontrol eden bir güç olarak kalmak ya da tamamen iktidara sahip olmak istediler.

Osmanlı döneminde Nakşibendi İsmet Efendi Dergáhı’na Dahiliye Nazırı Memduh Paşa, Tophane Müşiri Mustafa Zeki Paşa gibi üst düzey paşaların gitmesi rastlantı mı?

Osmanlı’daki iktidar hevesi, Cumhuriyet’te de devam etti.

Gümüşhaneli Dergáhı’nın, iki cumhurbaşkanı, Turgut Özal ve Abdullah Gül; iki başbakan, Necmettin Erbakan ve Recep Tayyip Erdoğan ve onlarca bakan, bürokrat yetiştirmesi tesadüf mü?

Aynı dergáhın parti kurmasının (Milli Nizam Partisi vd.) ya da ne bileyim şirketler (Gümüş Motor vb.) kurmasının bir açıklaması olmalı değil mi?

Sanki sufi bir tekke değil de, siyasal tarihimize damgasını vurmuş güçlü politik bir merkezden bahsediyoruz! Nakşibendilik zaman içinde siyasal bir harekete dönüşmüştür.

Benzer örnekleri diğer Halidiye dergáhları için de verebiliriz.

Yani: Kürt Nakşibendiler gibi Türk Nakşibendiler de iktidar istiyordu. Sadece "yöntemleri" farklıydı!

Gelelim bu yukarıda yazdıklarımın özüne:

İktidara gelme araçları farklı olsa da, ikisi de iktidarda olan, Kuzey Irak’taki Kürt ve Türkiye’deki Türk Nakşibendiler, PKK terörünü bitirmek için neden işbirliği yapmıyor?

"Nakşibendi kardeşliği"nin bu zorlu sınavı nasıl vereceğine dair bir ipucu vereyim; Türkiye’deki Nakşibendiler hemen yanıbaşımızda bir Kürt Nakşibendi devletin olmasına nasıl bakarlar?

Hálá bana sınır ötesi operasyon olacak mı diye sormayın lütfen...

Soner Yalçın / Hürriyet


http://www.haberturk.com/haber.asp?id=43087&c ...2007/11/04






Memleketin içinde bulunduğu duruma biraz daha açıklık getiren,üzerinde düşünülmesi gereken bir yazı



A.Mehmet
15 yıl önce - Pts 05 Ksm 2007, 03:33

Alıntı:
Türkiye ve dısındaki adına pkk denen soysuzlar toplulugunun sözde liderlerinin dinsel kimlikleri oldugunu zannetmiyorum

Turk tarih kurumu baskani Prof.dr. Yusuf Hallacoglu yaklasik bir ay evvel Ermeni,Kurt ve bazi meseplerin tarihcesi hakkinda aciklama yapmisti adami hemen susturdular.Oysa basimiza gelen butun belalarin ana sebebi tarihimde bizlerin bilmesi gereken seylerin bizlere soylenmemesi idi.pkk nin arkasinda gercekte bazi din ve mesebler vardir,Kurtler sadece kullaniliyor.


Eren Kurus

15 yıl önce - Pts 05 Ksm 2007, 19:17



Malp06
9 yıl önce - Pzr 17 Ksm 2013, 04:23



ali dostbey
9 yıl önce - Pzr 17 Ksm 2013, 04:25



ceyhunatuf
9 yıl önce - Pzr 17 Ksm 2013, 04:34

Alıntı:
Kuzey Irakla yakinlasmayip ne yapacaktik? onlari ABD'nin, israil'in kucaginami birakacaktik ? bizim oralarla asrlarca suren bir bagimiz var, kardesligimiz var, dini, kulturel, milli, sosyolojik baglarimiz var, ayrica Kuzey Irakla iliskilerimizin ekonomik boyutu var..,
Turkiye artik Kemalist rejimdeki gibi icine kapali, kardeslerinden, komsularindan, dunyadan koparilmis bir devlet/ulke degil, Turkiye artik ozune donmeye calisan ve bir cihan devleti olma yolunda adimlar atan bir ulke..,


haklısınız belki bölge petrollerini de bize verirler ! amerikan ve ingiliz firmalarını kovarlar. şu komik sözler yok mu cihan devleti filan demeler böyle ağdalı cümlelerle milleti kandırmak çok kolay verin gazı bakalım.

Alıntı:
ardeslerinden, komsularindan, dunyadan koparilmis bir devlet/ulke degil

bütün komşularla sorunlu hale bu dönemde gelmedik mi ayrıca yurtta sulh cihanda sulh diye bir lafı hatırlatarak atatürk döneminde bölgesinde barış sembolü olduğunu türkiyenin imzalanan paktlar uluslararası cemiyetlerde ne gibi işler yapılmış güzelce öğren sonra içe kapalı filan diye yeni cümleler kurmaya çalış bakalım kurabilecen mi?



sayfa 1
123 ... 111213   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET