Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 3
Muhammed Bilben
6 yıl önce - Cum 19 Ağu 2011, 10:27



(+)










Surkentli_21
6 yıl önce - Pts 05 Eyl 2011, 14:58

Diyarbakır’ın Eğil ilçesinde, Dicle Vadisinin kıyısında bulunan kale, yöredeki en eski kalelerden birisidir. Ancak ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı bilinmemekle beraber, MÖ.VII.yüzyıldan kaldığı sanılmaktadır.
Kale tek parça büyük bir kayanın üzerine yapılmıştır. Kalenin bulunduğu kayanın etekleri ve yanları yontulmuş ve böylece daha dik bir konuma getirilmiştir. Günümüze yalnızca surların kalıntıları, sur içerisindeki bazı yapıların temelleri ve sarnıçlar gelebilmiştir. Kalenin batısındaki bir kaya üzerinde de Asur hükümdarlarına ait yazılı bir stel bulunmuştur. Burada Asur hükümdarlarına ait kaya mezarları da bulunmaktadır. Ayrıca kaleden Dicle Nehri’ne inen, kayaların oyulması ile yapılmış merdivenli bir de yolu vardır.

Eğilli Yuhanna’nın “Kilise Tarihi” adlı eserinin II. Cildinde; Hunlar ile Doğu Roma (Bizans) arasında geçen savaşlarda gerek halkın, gerekse de askerlerin Eğil Kalesi’ne sığınmış olduklarını ifade edilmektedir.
Kalenin üzerinde irili ufaklı yüz dolayında kuyu kazılmış ve bu kuyulardan çeşitli şekillerde yararlanılmıştır.
Kayalar oyularak bugün için bilinen ve görülen 4 tünel kazılarak kaleden metrelerce uzaklıktaki vadilerde bulunan hamam, Dicle Nehri yatağına ve sıkışık anlarında düşmana görünmeden yer altından kaçarak güvenli yerlere varmak için tüneller bulunmaktadır.
Eğil Kalesi’nin batı-ön kısmında, uzun çivi yazısı ile birlikte bir Asur Kralının figürü bulunur. Yazı tamamen okunamıyorsa da kolayca takip edilebilir. Yazı ve figür ikindiden sonra, güneşli günlerde net görülebilir.
Eğil Kalesinde bulunan çivi yazısının bir kral figürü ile birlikte bulunmuş olması, kral figürü ve çivi yazısının Asurlulara ait olduğu görüşünü güçlü kılmaktadır.
Marguat, kral figürünün büyük bir ihtimalle, Dicle’nin kaynağındaki III. Salmanassar’a ait olan figürüyle aynı olduğunu görüşünü güçlü kılmaktadır.
Figürle ilgili Beysanoğlu şöyle bir bilgi aktarmaktadır: “Stelde Asur Krallarının hep bilinen bütün kök çizgilerini toparlanmıştır. Boyundan asılı, sol el sapına konulmuş, belden dışarı az çıkan ve böyle büyük sakal, sanma o hep oyalı gibi duran giyim. Önünde bir kitabe, yüzü doğuya dönük, sağ elinde ikizli bir balta tutmaktadır.

http://www.geldik.com/guneydogu-anadolu-bolgesi/6 ...hcesi.html


OMERA

6 yıl önce - Prş 02 Şub 2012, 19:43

fotolar kaymakamlık sitesinden alıntıdır
  (+)   (+)   (+)   (+)   (+)



tuna destan
5 yıl önce - Pzr 01 Nis 2012, 16:34

Tüm Dünyada olduğu gibi bazı mekân ve illerin isimleri daha çok yaşanan olayların bıraktığı efsanevi değerlerden esinlenerek bırakılmıştır..Dünya tarihinde ilk kez bir araya gelerek toplu yaşama adım atıldığı Diyarbakır’da da halen konuşulan bir çok efsanevi hikayeler mevcuttur.

Şekilsel olarak çok dik bir yamaca kurulmuş olan Eğil Kalesinin 3 tarafını dik yamaçlarla beraber Dicle Nehri Güvenlik şeridi oluşturmakta, Dicle Nehri ile kale kıyısında ise yaptırılan mağaralarla güvenlik bir kat daha arttırılmakta, 4. tarafta ise tek parçadan oluşan ve oldukça yüksek olan bir kaya hakimdir, bu kaya üzerinde kabartma ile kazılmış olan figüre verilen isimde Kral kızıdır..Bu Figür’ün en büyük özelliği istenilen anda görülmemesidir, Kabartma ancak Güneş 180 derece açı ile vurduğu zaman görülebilir ve bu süre 1 dk’dır..

İçinde birçok gizli geçit ve ambarların olduğu kaleyi kuşatmaya çalışan bir başka savaşçı, Eğil Kalesini kuşatmak ve İsminden söz ettirmek için bu topraklara gelir, Kral kızı barajı yakınlarında karargâh kuran kuvvet Halka, özellikle de bakire kızlara zulüm yapar, o dönemde zor günler geçiren Eğil Kralı olaylar karşısında zayıf kalır, ihtiyar kral tüm yetisini zaten kızına bırakmıştır, her yönüyle zayıf duruma gelen krallık bu işi anlaşma yoluyla çözmenin yollarını arar, elçiler aracılığı ile yapılan görüşmelerden sonra, barbar savaşçı Eğil kralı’nın kızı ile bir gecelik ilişki karşılığında buradan gideceğini söyler, bu karara karşı çıkan Kralın kızı özel bir istekle teklifi kabul eder…

Teklife göre Kralın kızı kendi adamları ile bir sal’la nehrin kıyısına gelecek, kıyıda bir at hazır durumda bekletilecek, at ile yapılan yolculuk sonrasında saray varılacak, o an da sarayda hiçbir asker bulunmayacak ve barbar savaşçı odasında yatağında hazır olacak bu iş en kısa sürede bitirilecekti..

Bu teklif önce kabul edilmese de sonra kabul görür ve uygulamaya konulur, yapılan anlaşma gereği olaylar gelişir ve kralın kızı saraya gitmiştir, hazırlığını tamamlamış olan barbar asker yatakta kralın kızını bekliyordu, inceden sokulan kralın kızı kendisine sarılı olan bu barbar savaşçıyı sırtından hançerleyerek, geldiği at ile uzaklaşıp Dicle nehri kıyısında bulunan sal’la kaleye doğru ilerler ve nehirden kaleye çıkan geçitten kaçıp kurtulur.. Bir süre sonra ölen Barbar savaşçının askerleri dağılıp Eğil bölgesini terk eder ve o günden itibaren Kral kızı ismi anılmaya başlayıp bu günler kadar süregelir…


Mehmet.21
5 yıl önce - Prş 24 May 2012, 14:04



(+)





(+)




sayfa 3
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> Diğer Şehirler