baharyeli
15 yıl önce - Prş 22 May 2008, 21:14
aşağıdaki yazıyı okuduktan sonra bu gemilerin neden bize verilmek istendiğini biraz daha net anlayabiliyorum...
Le Monde'da yayınlanmış Türkiye'nin mevcut ve olası durumunu analiz eden bir yazı...
Siz ne düşünüyorsunuz ?
'Ucuncu Dunya Savasi Turkiye'den cikabilir' baslikli yazi, Le Monde ve Stern'de de yayimlandi. Iste o ilginc yazi:
Ucuncu Dunya Savasi, Turkiye'den cikabilir...
Turkiye, son ve buyuk bir hesaplasmaya dogru gidiyor. Bu ulke
korkuldugu gibi irka ya da dine dayali bir bolunme yasamadi. Daha
korkunc ve daha temel bir bolunmeyle sakatlandi.
Cumhuriyet boyunca suren 'kulturel bolunme' artik iyice keskinlesti.
Simdi bir yanda, ayakkabilarini sokak kapisinin onunde cikaran,
kadinlarinin basini orttugu, erkeklerinin sokaga pijamayla da
cikabildigi, erkek cocuklarinin kahveye gittigi, kizlarinin tam bir
baski altinda yasadigi, turkuyle arabesk arasi bir muzikten hoslanan,
belki de hic kitap okumamis, hic dansetmemis, hic kari koca birlikte
lokantaya gitmemis, hic tiyatro seyretmemis, evlerinde floresan lamba
yakan, iyi egitim alamamis, dini inanclari kuvvetli kalabalik bir
kitle var.
Diger yanda ise kiz lisesiyle Robert Kolej yelpazesinde egitim
gormus, bir dugun salonunda ya da kolej partisinde dansetmis, sinemaya
giden, cok fazla olmasa da kitap okumus, muzik zevki pop sarkilarla
klasik muzik arasinda dolasan, evi nispeten daha zevkli dosenmis,
kizlarin flortune izin verilmese bile goz yumulan, Allah'a inanan ama
ibadete pek aldirmayan, kadinlarinin basini ortmedigi, Sarabin
kalitesinden pek anlamasa da kadin erkek bir arada gidilen bir gezmede
icki de icmis, gazetelere bakan, magazin haberlerini izleyen, kendini
birinci gruba kiyasla cok gelismis hisseden, entelektuel duzeyi cok
yuksek olmasa da okumus yazmis, Bati standartlarina yakin bir grup
var.
Bu iki grubun yasam tarzi birbirinden kopuk.
Onlari, Bati'daki siniflar arasinda ortak bir zevk yaratan kilise
muzigi, dini resimler, Incil'in sinemalara bile yansimis hikayeleri
gibi birlestirecek kulturel bir zemin yok.
Hayatlari, zevkleri, inanislari birbirinden farkli. Hatta birbirine dusmanca.
Birinci grup Cumhuriyet boyunca horlanmis, asagilanmis, itilip
kakilmis. Simdi bu grup siyasal olarak orgutlendi. Kalabaliklar. Ve
her secimi kazanacak siyasi bir gucleri var artik.
Ikinci grup ise azinlikta. Ve artik bir daha secim kazanma ihtimalleri yok.
Bu noktada da tarihi bir paradoks ortaya cikiyor.
Daha Batili olan 'ikinci grup', Bati'nin siyasi degerlerini kabul
ederse bir daha asla iktidari ele geciremeyecegini bildigi icin
Bati'ya ve Bati'nin demokratik degerlerine dusman oluyor.
Yasam tarzi olarak Bati'ya dusman olan kesim ise iktidari ancak
Bati'nin kriterlerini kabulederek ele gecirebilecegini bildigi icin
Bati'yla iliskileri gelistirmek ve demokrasiyi kabullenmek istiyor.
Bu kulturel parcalanmada 'ordu' onemli bir role sahip. Eger, birinci
grubu desteklerse ve Bati'nin demokrasisi burada kabulgorurse, ordu
da iktidarini kaybedecek.
Aslinda birinci grubun cocuklarindan olusan ordu, kendi iktidarini
surdurebilmek icin, kendisine benzemeyen ikinci grupla isbirligi
yapiyor. Bir anlamda kendi koklerine ihanet ediyor.
Bu iki grup siyasi iktidar icin son kez carpismak uzere hareketlenmis
gozukuyorlar.
Birinci grup ekonomik olarak da guclu artik, Anadolu'da uretim
yapiyor, 'devletle' arasi iyi olmadigi icin malini dis dunyaya
satiyor. Parakazaniyor. Siyasi orgutunu destekliyor.
Ikinci grup parasal guc olarak da kuvvetli degil. Dis dunyayla is
yapan, disardan borclanan buyuk burjuvazi, Turkiye'nin ancak
demokrasiyle normallesebilecegine inanan entelektuel kesim, devletin
yapisinin degismesi ve dunyayla butunlesmesi gerektigini dusunen bir
grup burokrat, birinci grubun destekcileri.
Yargi, ordu, burokrasinin onemli bir kismi ikinci grubun arkasinda.
Ikinci grup, siyasetle, demokrasiyle iktidari elinde tutmasinin mumkun
olmadigini kavradigindan simdi siyaset ve demokrasi disinda bir
cozumun pesinde.
Cumhurbaskani secimi kavganin keskinligini ve iki tarafin niyetlerini
acikca ortaya koydu.
Ordu destekli ikinci grup artik secim de istemiyor. Ve darbe
soylentileri gittikce artiyor. Cuntalardan soz ediliyor.
Peki, darbe olursa ne olur? Yasam tarzi Bati'ya daha yakin olan grup
orduyla birlikte iktidara gelir ve Bati'nin destegini kaybeder. Avrupa
buna kesinlikle karsi cikar.
Amerika her zamanki pragmatizmiyle, Kuzey Irak ve Ortadogu
politikalarini desteklemesi karsiliginda darbeyi kabullenebilir
aslinda. Ama Amerika'nin onunde
de ciddi bir engel var. 'Demokrasi getirecegim' diye Irak'i isgal eden
bir ulke, dunyaya ve kendi kamuoyuna Turkiye'deki 'darbeyi' niye
destekledigini aciklayamaz. Ve Irak faciasindan sonra ikinci bir
'zorlamayi' gerceklestirecek gucu yok. Istese de istemese de darbeye
karsi cikacak.
Silahini ve parasini Bati'dan alan bir ordu ve ulke, Bati'dan
koptugunda ne yapacak? Sanirim uzun zamandir bunu dusunuyorlar ve
korkarim bunun cevabini buldular.
Turkiye'de darbe olursa, tarihte bugune kadar hic gerceklesmemis yeni
bir olusumla karsilasacak dunya.
Turkiye, olasi bir darbeden sonra, Rusya ve Iran'la ortaklik kurmak
isteyecek. Silahi, enerjiyi ve parayi bu iki ulkeden alacak. Rusya'yla
Iran'in elindeki dogal gaz, petrol ve nukleer guc, Turkiye'yi bir
sureligine de olsa ayakta tutmaya yeter. Ama Rusya, Turkiye, Iran
bloku dunyanin butun dengelerini degistirir. Ortadogu'nun kontrolunu
tumuyle ele gecirir. Avrupa'yi kucuk kitasina hapseder.. Kafkaslar'i,
Afganistan'i, Pakistan'i kendi gucune katar. Musluman dunyayla yakin
bir iliski kurar. Petrol kaynaklarina egemen olur. Cin'le isbirligi
yapabilir.
Bu gelisme, Avrupa, Amerika ve biraz da Japonya'dan olusan 'Bati'nin
dunyadaki etkinligini inanilmaz bir bicimde azaltir. Yeni blok asker,
enerji ve para acisindan cok guclenir. Boylece, Turkiye'deki catlama
dunyada buyuk bir catlamaya yol acar.
Eger Ucuncu Dunya Savasi cikacaksa, sanirim, bu catlamadan cikar.
'Asla boyle bir sey olmaz' diyebilirsiniz. .. Niye olmayacagina dair
elinizde cok kuvvetli veriler varsa, soyleyin. Ama, ya olursa... Ki
bana cok mumkun geliyor. O zaman ne yapacaksiniz?
Bugun Turkiye'de kamplasan ve bolunen insanlarin da...
Turkiye'yi Avrupa disina itmeye calisan, eski bir imparatorluk olmanin
bir yaniyla cok gorkemli, bir yaniyla cok zayif mirasina sahip olan
bir ulkeye kustahca davranan, isbirligi yerine 'basogretmenlik'
yapmaya kalkan Avrupa'nin da... Turkiye politikasinda 'ikili' oynayip,
kurnazlik ettigini sanan Amerika'nin da... Bu senaryoyu bir dusunmesini isterim dogrusu.
Turkiye'de yaklastigi gorulen kanli bir catismanin butun dunyayi
yakmasi sandiginiz kadar uzak bir ihtimal degil. Hic unutmayin ki ilk
dunya savasi tek bir tabancanin patlamasiyla baslamisti.
|