1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 26  |
 |
Necmettin K.
15 yıl önce - Sal 17 Hzr 2008, 03:36
Değerli arkadaşlarım;benim pkk nın temeli asala değildir fikrimden yola çıkarak, nasıl bazı belgelerle pkkk nın aslanın üstüne kurulduğunu anlatmak doğru değildir.
Hiçbir örgütün tabanı, başka bir örgüte taşınmayı kabul edemez. Her ne kadar efendileri emretti, onlarda emre uyarak pkk ya iltihak ettiler demek yanlış olur.
Bir iki gazete haberi, veya bazı gizli servislerin dezenfermasyonları ile yanlış, doğrulanamaz.
Her örgütün her ne kadar temel akaidleri olsa da , yani Marksist olan tüm örgütlerin birbirleri ile dayanışması ve eylem birliği olsa da , asla bir örgüt başka bir örgüte taşınmak için kendini feshetmez.
Nasıl ki, her ideolojinin samimi inanmış kadroları varsa, asalanın da inanmış askerleri vardır. Bunlar davalarını bazı imkan ve menfaat karşılığı satılmasını hazmedemezler.
Çok önemli bir konu ise, asala ile pkk nın hedefleri çakışmaktadır. Yani büyük Ermeni devletinin hayali haritalardaki sınırları ile , büyük Kürdistanın sınırları birbirinin içine girmektedir.
Ermenilerin büyük ideallerinden vazgeçerek, davalarını başka heveslilere devretti demek çok da anlamlı değildir. Örgütlerin bazen yeraltına çekildikleri, uyku veya buzluk dönemleri vardır. Asala işte bu dönemleri yaşamaktadır.
Şu anda dünya kamuoyunu arkasına almış bir Ermeni örgütünün, tekrar dünya kamuoyunda suikastçi örgüt ve terörist damgası yemek işlerine gelmez.
Pkk, yandaş örgüt asaladan silah ve militan sağlamış olabilir, hatta mücadeleyi devam ettirmek isteyen bir kısım asalaya muhalif militanların pkk kadrolarında yer almasını, pkk asalanın üstüne kuruldu diye adlandırmak yanlıştır.
Her örgütün, siyasi söylemleri, eylemleri farklı farklıdır. Hiçbir örgüt başka bir örgütün imzasını taşımaz. Kendisini daha güçsüz, iltihak ettiği örgütü daha güçlü göstermez. Ancak aynı alan içinde eylem birliği yapabilir, birbirinden maddi yardım ve silah desteği alabilir, ama asla davalarının mirasına aynı davanın sahibi olmayanlara devretmez.
Eğer bu mantıklı olmuş olsaydı, bugün Filistinde, İsraile düşman olan tüm örgütler birbirine iltihak etmiş olurlardı.
|
 |
Ahmet Kozanlı
15 yıl önce - Sal 17 Hzr 2008, 15:38
İşte PKK'ya kazanç sağlayan sigara devi
İşte PKK'ya kazanç sağlayan sigara devi
ABD, Ankara’da yapacağı toplantıya adı PKK ile sigara kaçakçılığına karışan ünlü bir şirketi de çağırmaya kalktı.
Dışişleri Bakanlığı’nın “olumsuz” görüş bildirmesi üzerine Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Gümrük Müsteşarlığı konferansa “temsilci” göndermedi, konferans iptal edildi.
ZEHİR-ZEMBEREK GÖRÜŞ
Emniyet Genel Müdürlüğü, ABD Büyükelçiliği’nin organize ettiği konferansa Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi’nden “temsilci” göndermeden önce Dışişleri Bakanlığı’ndan resmi görüş istedi. Dışişleri Güvenlik İşleri Genel Müdürü Büyükelçi Hayati Güven’in imzası ile 25 Şubat’ta Emniyet Genel Müdürlüğü’ne konu bölümünde, “PKK/KONGRAGEL ve sigara kaçakçılığı” yazan görüş gönderildi. Güven, Emniyet’e gönderdiği “çok ivedi/süreli” ibareli yazıda ABD’li bazı tütün üreticileri ile PKK arasındaki ilişki konusunda zehir-zemberek ifadelerde bulundu. Dışişleri hazırladığı görüş yazısında şöyle dedi:
SIRADIŞI BİR GİZLİLİK
AB Komisyonu’nun 2002’de ABD’deki bazı sigara üreticisi firmalara Irak’a yönelik sigara kaçakçılığı yoluyla karapara akladıkları gerekçesiyle dava açtığı, bu konuda AB Sahtecilikle Mücadele Birimi’nin 2002 ve 2004’te ülkemizde temas ve incelemelerde bulunduğu,
Sözkonusu dava kapsamında, ABD sigara şirketlerinin soruşturmaya tabi faaliyetlerinden terör örgütünün de kazanç sağladığına ilişkin belgelerin Gümrük Müsteşarlığımız’ca AB makamlarından talep edildiği,
AB makamlarınca 2004’te ABD tütün şirketlerine karşı açılan davanın “sıra dışı” bir gizlilikle yürütüldüğü ve AB’yi bu davada temsil eden avukatların Türkiye’nin davada yer almasını istemedikleri ancak ülkemizin ve ya vatandaşlarımızın sigara şirketlerine karşı ayrı bir dava açmasına itiraz etmeyeceklerini bildirdikleri,
Davaya konu ABD tütün şirketlerinin AB Komisyonu’na 1.25 milyar dolarlık tazminat karşılığında “sulh” yoluyla çözüm önerisi sundukları, bu önerinin AB Komisyonu’nun elindeki delillerin gücüne işaret ettiği,
Washington Büyükelçiliğimize hukuk müşavirliği hizmet veren şirketin PKK ile ABD sigara şirketleri arasındaki olası ilişki bağlamında ülkemizin dava açması ihtimali üzerine bir değerlendirme hazırladığı, tarafımızdan açılacak bu kapsamdaki bir davanın hazırlık çalışmaları için ilgili kurumlarımızdaki mevcut veri ve uzmanlarımızın bilgilerinden faydalanılmasının öngörüldüğü görülmüştür.
O ŞİRKET PM MI?
Dışişleri Bakanlığı’nın görüş yazısında açıkça ifade edilmese de verilen “detaylar” o sigara devinin Philip Morris olabileceği iddiasını güçlendiriyor. Çünkü:
ABD Büyükelçiliği Hukuk Müşavirliği’nce Emniyet Genel Müdürlüğü’ne Şubat ayında gönderilen konferans programında, “katılımcılar” arasında Philip Morris International temsilcisi olduğu yer alıyor.
Dışişleri Bakanlığı’nın Emniyet Genel Müdürlüğü’ne gönderdiği resmi görüş yazısında AB Komisyonu’nun hakkında dava açtığı belirtiliyor. AB Komisyonu’nun dava açtığı tek ABD şirketinin Philip Morris olduğu biliniyor.
Dışişleri Bakanlığı görüş yazısında, Washington Büyükelçiliğinin (firma ismi vermeden) ABD’li bir tütün şirketi aleyhine dava açmaya hazırlandığı bilgisi yeralıyor.
Yazıda, uluslararası kongrenin katılımcıları arasında sözkonusu tütün firmasının da “katılımcı” olarak yeraldığına dikkat çekiliyor.Bugün
17.Haziran.2008 00:39:53
http://www.samanyoluhaber.com/haber-105511.html
|
 |
adnanguven
15 yıl önce - Sal 15 Tem 2008, 01:16
Son asker uğurlamasına gittiğimde dikkatimi çekti. Eskiden en büyük asker bizim asker deniliyordu, yine devam ediliyor.Ama birde bu asker gidecek, geri dönecek deniliyor. Düşünebiliyormusunuz bu çocuğun annesinin, babasının, kardeşinin ruh halini. Nereye gidiyor asker yine Türkiyede bir yere.Ama heran şehit olabilir. Bazılarıda ne diyor yatırım yapalım, para verelim, her şeyleri bedava olsun.Bence farkında olmadan veya olarak destek oluyorlar, cesaret veriyorlar.
Hemen hapistekinden başlayıp asacaksın. Ne olur ki ambargo konur, daha önce Kıbrıs içinde kondu, bittikmi.
Toplantı düzenlemelerine izin vereceksin, toplananlara roketlerle saldırıp hepsini öldüreceksin. Cenaze için toplandılarmı toplu olarak geberteceksin.
Şehrin bir ucundan girip diğer ucundan çıkacaksın, bir adet silah bırakmayacaksın. Yaptıklarının yanlarına kar kalmayacağını bilecekler. Bunlara kim destek veriyor uyşturucu ticareti yapanlarmı direk asacaksın ve kameraya çekip bütün dünyaya göstereceksin. İsrailli katiller Filistinlinin kolunu kırıyordu, kameraya çekmişler herkese gösteriyorlardı, kim ne diyebildi.
Atatürk, zamanında isyan eden o zamanın pkk lilerinin hepsini öldürdü(dersim) ve bu onlara 50 sene yeter dedi. 50 sene geçti Atatürk gibi yapmalıyız. Bazı medyada bunlara destek veriyor( mesela polis, asker sert davrandı gibi) direk içeri vatana ihanet, bölücülere destek suçlarından 5 sene.
Niyet yok , ama canını verecek o kadar insan varki en son bunları tek tek geberteceğiz, eski halimiz ne iyiydi keşke vatan hainliği, bölücülük yapmasaydık diyecekler.
En son adnanguven tarafından Sal 15 Tem 2008, 01:43 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
muhammetkoc
15 yıl önce - Sal 15 Tem 2008, 01:30
Birşey dikkatimi çekti Bu başlıkta deniliyorki sürekli oranın halkı eğitilmeli.Ama aslında buda bir çözüm değil yakın bir zamanda vanda eğitimle ilgili bir senikanın pkk için yandaş toplanıldığı öğrenildi.Ve bu sendikadan kuzey ıraka göderilmek üzere birçok genç yakalındı çoğu universite öğrencisi ikinci örneğim ise araç kundaklayan insanların uni. öğrencileri olması.Sonuç olarak eğitim herşey demek değildir pkk yı önlemek için.Vatanını milletini seven birçok ilkokul mezunu hatta hiç okula gitmemiş insanlar var.Onlara bakınca o kadar üzülüyorumki Yukarıda örnek verdiğim kişiler okumuş ama bir gram bile faydasını görememiş.
|
 |
Orhan Kınık
15 yıl önce - Sal 15 Tem 2008, 01:38
| Alıntı: |
| Zira İhvan-ı Müslim ile Sosyalist İran gruplarının birleştikleri gibi , Marksist El- Fetih ile Radikal İslamcı diğer örgütlerin birleşebildiği bir gerçektir |
Böyle birleşmeyi neye dayandırarak yazdınız Necmettin bey? İhvan-ı Müslümin Mısırda kurulan ve Arap ülkelerinde etkin olan bir teşkilattır. İran ile hiç bir bağlantısı olmamıştır. El Fetih ile radikal İslamcı grupların birlşmeside söz konusu olmamıştır. Hamas ile El fetih grupları sürekli çatışma halinde malumunuz. Zaman zaman Filistin topraklarını savunmak için bir araya gelmiş olabilirler . Vatan savunması için bu doğaldır. Pkk ile bu gurupları aynı kefede değerlendirmeniz yanlıştır.
| Alıntı: |
| terör Ortadoğudan Kafkaslara yayılırsa, o zaman da Çeçen ve Gürcü İnsanlar rahatsız edilecekdir |
Ortadoğuda yaşanan terör açıklanmaya muhtaç görünüyor. İsraile karşı Filistinlilerin gösterdiği direnişe terördür demiyorsunzu umarım.
|
 |
K Avril
15 yıl önce - Sal 15 Tem 2008, 01:46
Aslinda yurtdisindan gelen yardim olmasaydi PKK su an coktan bitmisti. Bence PKKnin bitmesini zorlastiran en onemli etmenlerden birisi de yurtdisi yardimdir.
|
 |
adnanguven
15 yıl önce - Sal 15 Tem 2008, 01:56
Konumuz pkk nasıl biter. Konuyu niye değiştiriyorsunuz. Necmettin Beyin 1 ay önceki yazısına şimdi cevap veriyorsunuz. Merak ediyorum başlıkla ilgili görüşlerinizi.
|
 |
Necmettin K.
15 yıl önce - Sal 15 Tem 2008, 02:06
| Alıntı: |
| Böyle birleşmeyi neye dayandırarak yazdınız Necmettin bey? İhvan-ı Müslümin Mısırda kurulan ve Arap ülkelerinde etkin olan bir teşkilattır. İran ile hiç bir bağlantısı olmamıştır. El Fetih ile radikal İslamcı grupların birlşmeside söz konusu olmamıştır. Hamas ile El fetih grupları sürekli çatışma halinde malumunuz. Zaman zaman Filistin topraklarını savunmak için bir araya gelmiş olabilirler . Vatan savunması için bu doğaldır. pkk ile bu gurupları aynı kefede değerlendirmeniz yanlıştır. |
İhvanı Müslimin, İranla bağlantısı olmuştur.
Mısırda kurulmamıştır, Mısırda geliştirilmiştir.
Bazı yazılarımın içinden alınan satırlar, gerçeği ya da bilinmeyenleri değiştirmez.
Dünya da örgütlerin kurulması için bazen ortam sağlanır ve görevliler iş başına yollanır.
Dünya da iki şehir çok önemlidir: Birisi Beyrut, diğeri Londradır.
Dünyada çatışan , düşman olan tüm örgütler, bu şehirlerde konferanslarda veya değişik toplantılarda aynı sıralarda yan yana otururlar.
Vatan savunması olayına gelince, Dünyadaki tüm örgütlerin ortak yanları vatanları ve inançları uğruna savaşmaları ve şehit olmalarıdır. Aslında örgütlere inananların penceresinden öyle görünmektedir. Başkalarının penceresinden öyle görülmemektedir.
1988 ve öncesinde, Ruslara ve onların uydu Hükümetine karşı verilen direnişte, hep Mücahitlerin yanında olduk. Ondan sonraki gelişmeler, maksadın geliştiğini göstermektedir.
Filistinde ise savaşın bir özgürlük mücadelesi olduğuna inananlar ise sadece İsrail askerlerine taş atan ,"İntifacılar",dır. Diğerleri ise iktidar savaşının verildiğinin ve maksadlarının dışında kullanıuldıklarının farkında bile değillerdir.
12 Eylül 1980 sonrası gözaltına alınan hiçbir örgüt mensubu , "ben hainim, kardeş kanı döktüm, emir verdiler yaptım."dedi mi?. Hangisi ülkesi için daha fazla hizmet ettiğine inanmıyor ve yarış içinde değildiler ki? Sonuca bakarmısınız, ülkemiz için bir yıkımdan başka nedir?
12 Eylül öncesi tüm okullar arasında, Konservatuarda, tüm kurumlar arasında ise Dışişlerinde kan akmadı.
Bu akıl sahipleri için bir ölçü değeri değilmidir?
Tüm örgütler kutsal idealler için kurulurlar. İşleyişleri veya yol ayrımlarındaki kararları çok önemlidir.
Maksat ve yol aynı olsaydı hiç sol örgütler her özeleştiriden sonra yeni bir klingin doğmasına sebep olurmuydu. Ya da ayrılmaları için özeleştiri bir dayatmamıydı?
|
 |
Orhan Kınık
15 yıl önce - Sal 15 Tem 2008, 02:06
Forum sitelerinde ''Nankör Kürtler azdı, çok oldu,'' gibi başlıklar atılmadığı zaman pkk biter. Diyecksiniz ki amma abarttınız ,bu başlıklarla pkk terörü arasında ne gibi ilşki olabilir diyecekisniz. PKK olgusunu besleyen bu zihniyet kırıntıları yok olmadıkça, pkk gibi ırkçı bölücü örgütler, bu iklimden beslenmeye devam edecektir.
Her konuda olduğu gibi suçu dışarda değil içerde arayalım. Uygulanan politikalar başarılı olsaydı pkk'nın etkisi kırılmış olacaktı. Demekki temel politakada bir yanlışlık var.
Türklük kavramını aslına uygun olarak kullanırsak, sonradan yüklenen ırklık tanımından çıkartırsak , Anadoluda yaşayan tüm toplulakları kucaklamış oluruz.
Raydan çıkartılmış Türklük kavramını, rayına oturtmamız şarttır. Bosnalı Müslumanlara, kandaşları Sırplar, Türk diye saldırıyordu. Bizim doğru Türklükten anladığımız budur.
| Alıntı: |
İhvanı Müslimin, İranla bağlantısı olmuştur.
Mısırda kurulmamıştır, Mısırda geliştirilmiştir |
İhvan-ı müslimin, ''Cemiyetül İhvan-ı Müslimin''adı ile 1929 yılında Mısır'da, Hasan EL-BENNA tarafından kurulmuştur. Sosyalist ve dahi ırkçı Nasır'ın işbaşına gelmesiyle yasadışı ilan edilmiş ,Seyyid Kutup gibi büyük bir alim idam edilmiştir.
Aynı şekilde Suriye'de kurulan İhvan-ı Müslimin, Baascı Nuseyri Esad tarafından yasa dışı ilan edilmiştir. Hama'da Binlerce Müsluman kardeş üyesi katledilmiştir. Müsluman kardeşler teşkilatı terör hareketlerine hiç bir zaman karışmamıştır. Lütfen örnek verirken terörle ilgisi olmayan cemaatları ve teşkilatları araya katmayalım.
Egemen zalim devletlerin işgal ettikleri toplumların direnen insanlarına taktığı ''terörist yaftasını'' olur olmaz kullanmayalım. ABD'ye göre Iraklı direnişçiler terörist, bana göre ABD teröristtir. İnsanlık vicdanına göre de ABD teröristtir.
En son Orhan Kınık tarafından Sal 15 Tem 2008, 02:32 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
|
 |
adnanguven
15 yıl önce - Sal 15 Tem 2008, 02:20
Atatürk ün bölücü kürt isyanlarında davrandığı gibi davranmalıyız. Tarih tekerrürden ibarettir. Yine sonuç alırız. Bu yöntemde vatanını seven , sahiplenen kürdüm diyen vatandaşlarımızda yapması gerekeni yapar. Kürt diye ayrım yapmıyorum ama illede yapılacaksa ve hain kürtlerden bahsediyorsak , bu ülkede Rus bayrağı sallamış Türklerde oldu.Hepsi haindir. Bu topraklarda hep beraberiz, bu toprakları hainlerden hep beraber temizleriz....
|
 |
sayfa 26  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|