1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 25  |
 |
OkanDikmen
15 yıl önce - Çrş 11 Hzr 2008, 03:27
| Alıntı: |
| "Biz üzerimize düşeni yapıyoruz ama bu iş sadece bizi ilgilendirmiyor" diyorlar. |
Bana sorarsanız üzerilerine düşenden çok daha fazlasını bile yapıyorlar. TSK olağan vazifesi olan terörist ile silahlı mücadelede sarfettiği emek kadar o bölgeye verdiği ekonomik ve sosyal desteklede haklı olarak ön plana çıkmaktadır. TSK dışında devlete ait hiçbir kurum o bölgeye ve o bölge insanına TSK'nın 1000'de 1'i kadar sosyal ve ekonomik destek vermemiştir. O bölgeye kimsenin yapmadığı kadar kütüphane, hastane, okul, köprü, sağlık ocağı, çocuk parkı vs vs TSK yapmıştır. O bölgeye mühendisini, doktorunu, öğretmenini, hemşiresini, veterinerini, psikoloğunu, psikiyatristini, sosyal hizmet uzmanını gönderen TSK'dır.
Bu nedenle çözüm artık TSK'nın dışındadır. Çözüm devletin o bölgeye ekonomik ve sosyal desteği ile gerçekleşecektir. Aksi takdirde TSK o bölgede hem silahlı mücadeleye hem de devletin yapamadığı sosyal ve ekonomik işleri gücünün yettiğince yapmaya daima devam eder durur..
|
 |
adnanguven
15 yıl önce - Cmt 14 Hzr 2008, 01:35
okan bey şırnak hakkari yolu 11 yıl önce ihale edildi diyorsunuz.merak ettim ihale ye kimse girmedimi girdiyse kimde kaldı ve ihaleyi alan kişi kim nereli. nereli veya hangi görüşe sempati duyuyor. ihale parasını aldımı,aldıysa nerede harcadı.Antalyada otel filanmı aldı. Bilmiyorum kötü niyet varmı öğrenmek istiyorum.Yol bozuk demek bence yeterli değil.Birde sahllerdeki otel sahiplerini araştıralım.bu otelleri işletenler nereli,krediyi niçin almışlar, nereye yatırım için.Yaz geldimi yabancı turistten başkasını neden sokmuyorlar. Biraz gerçekleri konuşsak diyorum.
Tabiki yatırım yapılsın, elektriğe göz yumacağına fabrika açılsın.Bol yeşil kart verip bir sürü tezgahlara ortam sağlanacağına, devlet eliyle çiftçiliğe, tarıma destek verilsin.
Burda yaşayan vatandaşlara bu ülkenin evladı olduğu hatırlatılsın.Sen ayrısın, dilinde farklı denilip,özel yayın yapıp iyice ayrılık sağlanıp dolaylı olarak kutuplaştırılma olmasın.Sonu bu işin nereye gider tabiki bazıların dediği gibi benim liderim barzani demeye. 10 sene sonra bunların sonucu olacakları merak ediyorum. 70 milyonluk Türkiye deyip bütün olmalıyız,hatta 250 milyonluk Türkler deyip bölüneceğimize, birlik olmalıyız
|
 |
Necmettin K.
15 yıl önce - Cmt 14 Hzr 2008, 03:05
Değerli arkadaşlar, konu ne bilinmeyecek kadar zor, ne de bilinecek kadar kafadan sallanacak hayat bilgisi soruları değildir.
Yine burada bilgiçlik taslayacak değilim, ancak meselenin dünü ve gelişmesini, buraya getiren sebepleri bilmeden nasıl çözüleceğini bilmek kolay değildir. Eğer o kadar kolay olsaydı, tek başına iktidar olan ve Türkiye de ilk defa Kürt Realitesini tanıyorum diyen ÖZAL veya şimdi, içinde çok sayıda bölge milletvekili olan iktidar çözerdi.
Yılların nasırlaştırdığı deri bir günde neşterle kazınmaz, nasırı temizlemek için başka organlardan alınan deri dikilir ve iyileşmesi beklenir, buda çok doğru ve çok profesyonel cerrahlar, yani uzmanlar tarafından yapılır.
En büyük zaafımız, ülkede bir DİN, bir de SİYASET konusunda, futbolu bildiğimizden fazla şeyler bilmemizdir. Kime sorsanız, Din konusunda fikir yürütür. Elektrik konusunda, malesef ehliyet sahibi olamamış bir tesisatçı, kendi branşı olmayan konuda hemen ahkam keser, bizde öyle yapıyoruz ve pkk konusunda hemen ahkam kesiyoruz.
Bazı konuları tam anlamıyla yazmam doğru olmaz. Bu maksadım, hani, "konuşursam yer yerinden oynar" babından değildir. Devletin bazı kurumları ve bölge halkı konusunda çalakalem birşeyler yazarak kişileri ve kurumları zedelemek adınadır.
Bölgeyi, Osmanoğullarına katıldığı günden buyana iyi bilmelidir. Fatih'in İrana seferi olmuştur, Yavuz'un güneye seferi olmuştur, ancak ikisi de sonraki padişahlardan Kanuni ve diğerleri de Mezepotamya topraklarına sefer düzenlememişlerdir. Kürt halkı, Şeyhi Bitlisinin, defalarca , Yavuz Hana ricası sonucu korumaya alınmıştır. Arşivlerde bu konu ile ilgili fermanlar vardır.
Kürt halkı her zaman bir Ağaya sığınmıştır. İlk Ağası Osmanlıyı , yine ilk satan onlar olmuşlardır. Bunun sebebi ise sattıkları İngilizleri Mezepotamyanın daimi sahibi olarak görmeleridir. Diğer bir deyimle, hasta osmanlıya göre daha güçlü olana sığınmışlardır. Bu gün de bu durum aynı şekilde devam etmektedir.
Her kitap doğru olarak soldan başlayıp, sağa doğru ve yukarıdan aşağıya okunmaz, bazı kitaplar, soldan yukarıdan aşağıya sağa sütünlar halinde, Çince de olduğu gibi de okunur.
Eğer pkk hakkında bilgi sahibi olacaksanız, pkk ya karşı grupları okuyup ne kazanacaksınız? Aslında onları destekleyen ve yanlışlarla, çarpıklıklarla dolu, onları destekleyen veya yanlarına yakın site ve gazeteleri okuyun, çözümü çok kolay bulacaksınız.
Ülkemizin en büyük derdi, birlik ve beraberlik içinde olamayışımızdır. Öyleyse bize düşmanların tek hedefi bu nokta olmalıdır. Yani bizim birlik ve beraberliğimizi bozacak herşeyi yapmalıdırlar.pkk yı bitirmek için de onların ençok istedikleri hedefi uzaklaştırmak ve onlara imkansız göstermek gerekir. Buna karşı , karşımızda İngiltere bile yer alsa onlara ve ABD ye rağmen gereğini yapmalıyız.
Onlara , asla İngilizlerin sahip çıkmayacağını anlatmalıyız. Bunun için de İngilizlerin tüm operasyonlarına karşı operasyon düzenlemeliyiz. Tabii bunu göze alacak ekonomik gücünüz varsa.
Ya da yıllarca sürecek bir savaşı ve tüm yaptırım ve ambargolara rağmen içeride tecrit edilmiş bir halde yıllarca yaşayacak bir bütün halde Milleti bulabilirseniz. Ama bilmelisiniz ki, ben açlığa ve soğuğa yıllarca dayanmaya razıyken, beyefendilerin otomobilleri ve deniz motorlarının yedek parçaları ve mahzendeki viskileri ve Fransız şarapları bitince ambargoya dayanamazlar. Tıpkı şimdi savaşa hayır ve vicdani retçilik adı altında Türk Ordusunda askerlik yapmamak ve Milleti milli hedeflerden soğutmak, ya da Türk Birliği ve Türk Dostları gibi düşüncelerin saçmalık ve Irkçılık olduğunu söyleyerek milleti bu sevdadan vazgeçirerek mücadeleden soğutarak riski göze alamazlar.
Bu risk göze alınmadan pkk bitmez.
|
 |
eRkAn...
15 yıl önce - Cmt 14 Hzr 2008, 13:08
Biraz üzerlerine gittik hemen davalık olduk sivillere zarar veriyoruz diye.önce kendi kendimize rahatça hareket edebilmeyi başarmalıyız sonra da kökten çözümler gerek pkkya ıslahatlarla olacak iş değil.
|
 |
özgür GÖKTAŞ
15 yıl önce - Cmt 14 Hzr 2008, 13:12
asala bitti pkk çıktı yarın o biter başka bir örgüt çıkar zaten pkk nın tabanıda asaladır biz tam bağımsız olamadıkça dışa bağımlı oldukça (zaten diğer devletlerde bunun için başımıza musallat ediyorlar bütün bu işleri) pkk demeyim ama terör bitmez
|
 |
Necmettin K.
15 yıl önce - Cmt 14 Hzr 2008, 14:03
| Alıntı: |
| asala bitti pkk çıktı yarın o biter başka bir örgüt çıkar zaten pkk nın tabanıda asaladır biz tam bağımsız olamadıkça dışa bağımlı oldukça (zaten diğer devletlerde bunun için başımıza musallat ediyorlar bütün bu işleri) pkk demeyim ama terör bitmez |
Asalanın üzerine pkk nın yerleştiği fikri, sadece bir yutturmacadır.
Dünyanın efendileri, kendilerine bir rol biçerler ve rol yaparken kendilerine lazım olan tali sanatçıları, yardımcı oyuncuları ve figüranları da ayarlarlar.
Her Milletin mefkuresine bakınız ne diyor? Japonlar normal topraktan yaratılmış insan değil, Güneşin Çocuklarıdırlar. Yahudiler İnsanlara yol gösterici ilahların öz çocuklarıdırlar. Almanlar, tanrının yarattığı özel kavimdir, İngilizler , dünyanın efendisi, insanlar onun köleleridirler.
Bahsettiğim konular, üç aşağı beş yukarı böyledir, Türkler de hem Kur'ana atıf yapar," Türkler Allahın yeryüzündeki ordusudur." demezmiyiz?
Dünyayı şekillendirip, kavimlere ve coğrafyalara roller biçilir ve insanlar figüran olarak kullanılırlar. Buna ilaveten ellerindeki Silah ve teknoloji gücü ve sermayeyi de hesaplarsanız, tüm karışıklıklar ve terörizme hürriyet tanımış olursunuz.
Sadece bir konudan bahsederek, pkk ve diğer terör örgütlerinin vazifelerini açıklamak isterim: Dünyadaki tüm ordularda ve ülkemizde uygulanan bir sistem vardır , bu sistem teknolojiye, ilme ve maddenin yapısına ait bir durumdur. Şöyle ki; tüm askeri araçların lastikleri için özel bir şema vardır, bu şematik sisteme göre araç ister sürekli kullanılsın veya kullanılmasın, zamanı gelince değiştirilen lastikler, ömrünü doldurunca,"HEK" e ayrılır yani hurdaya çıkarılırlar.
Tüm orduların silah mühimmatları, depolandıkları yerlerde istiflerde yer değiştirilirler ve sürekli nemden ve güneş, yangından korunurlar. Yine zamanı dolan mühimmat, yani silah mermileri, bu mermiler, top, obüs, tüfek ve diğer silahlara da ait olabilirler, imha edilmek zorundadırlar.
Balistik özellikleri ve maddenin iç gerginliklerinden dolayı bir müddet sonra mermiler hedefe isabet oranlarını kaybederler. Silahlar sabit olduğu halde ateşlenen silahın mermileri isabet ettiği yerde ayrı noktalara yönelmektedirler. Bu da ne kadar iyi nişancı olurlarsa olsunlar askerlerin hedefi vurma şansları azalır. Bundan dolayıdır ki mühimmat imha edilmek zorundadır.
Güçlü olanlar, hem bu mühimmatı imha ederler, hem de parasını savaş tazminatı veya yasadışı(güya) satışlardan elde ederler. Asla ABD ve İngilterede gücün istemediği bir merkeze silah ve mühimmat satışı yapılamaz. Tarihteki ABD nin İrana silah satışı da yasadışı değildi ve Norton işin kamuflajı oldu.
Bu nedenledir ki, istenilen yerde terör örgütleri vardır, yok olan yerlerde de acele tesis edilirler. Önemli olan bir ülkenin iç dinamiklerini iyi bilmektir.
Bir Kemal Sunal klasiği olan,( İbo ile Güllüşah olması lazım galiba) filmdeki gibi, Güllüşah cam kıracak, İbo cam takacak ve açlıklarını giderecekler. Hatta evladını cami avlusuna bırakan babanın yıldız olan çocuğa sahip çıktığı gibi sizde para ve değerli madenler oldukça sizin camlarınız hiç sağlam kalmaz.
Asalanın çıkış tarihi, zemin bulması ile pkk ve Türkiyedeki Kürtçülük hareketleri farklıdır. Ama birbiri ile maksatları bazen birleşmektedir de diyebiliriz. Aslında dünyadaki tüm terör örgütleri kardeşlerdir, her ne kadar maksatları ayrı, hatta dinleri ve vatanları farklı bile olsa ortak paydada birleştikleri bir gerçektir.
Zira İhvan-ı Müslim ile Sosyalist İran gruplarının birleştikleri gibi , Marksist El- Fetih ile Radikal İslamcı diğer örgütlerin birleşebildiği bir gerçektir.
Batı tarih boyu Türkiye de Kürt ve Alevi insanlarımızı asla rahat bırakmamışlardır. Eğer durum değişir ve terör Ortadoğudan Kafkaslara yayılırsa, o zaman da Çeçen ve Gürcü İnsanlar rahatsız edilecekdir. Geçmişte Trabzonda kaçırılan gemi gibi bazı gruplar harekete geçirilirler.
Tek çaresi, yabancı odakların istediği pazar olmamak ve kendimize sahip çıkmaktır. Çok dirençli ve istikrarlı bir oluşum kurabilirsek işte o zaman terör illeti kapımızı çalamaz.
|
 |
hatemmert
15 yıl önce - Pzr 15 Hzr 2008, 19:10
Abdullah öcalanı darağacında ipe boynuna sararak ve altından tabureyi çekerek tabikide.
|
 |
özgür GÖKTAŞ
15 yıl önce - Pts 16 Hzr 2008, 16:40
| Alıntı: |
| Asalanın üzerine pkk nın yerleştiği fikri, sadece bir yutturmacadır. |
| Alıntı: |
PKK - ASALA İLİŞKİLERİ
Uluslararası nitelikteki Ermeni terörizmi, 1973 yılında ortaya çıkarak 1974 Kıbrıs barış harekatını müteakip yurtdışında bulunan vatandaşlarımız ve temsilciliklerimize yönelik sabotaj, suikast ve saldırı türü terör hareketleri ile kendini göstermeye başlamıştır.
Başta Ermeni terör örgütü ASALA olmak üzere 1984 yılına kadar eylemler sürdürmüş ve l970'li yıllarda çeşitli legal siyasi oluşumlar içinde kendisini göstermeye başlayan Kürtçülük hareketini, terör örgütü PKK ile ivme kazanması üzerine, yerini Abdullah ÖCALAN liderliğinde Kürt-Türk ayırmadan öldürebilen, katliamlarla ismini duyurmaya çalışan PKK terör örgütüne bırakmıştır.
Fakat bu tarihten önce de PKK-ASALA terör örgütleri arasındaki işbirliğinin, ortaklaşa yapılan eylemler, yayınlanan deklarasyonlar, ASALA ve diğer Ermeni terör örgütü mensuplarının PKK terör örgütü kamplarındaki eğitimi, ASALA terör örgütünün üst düzey yetkililerinin eğitim yaptırdıkları, bunların dışında PKK terör örgütünün Ermeni Taşnaksutyun Partisi ile ilişki içerisinde olduğu bilinmektedir.
PKK-ASALA terör örgütü işbirliğinde ortak amaç olarak, Marksist-Leninist ideoloji doğrultusunda Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde devlet kurmaktır. İki örgütün de hedef aldığı bölgeler göz önünde bulundurulduğunda hedeflerin çakıştığını görüyoruz. Bu durumda iki örgütten birinin diğerine taşeronluk yaptığı fikri güçlenmektedir.
Ele geçirilen belgeler neticesinde Bekaa ve Zeli kamplarında Ermeni terör örgütü ASALA ile terör örgütü PKK militanları ile birlikte eğitim gördükleri ortaya çıkmıştır.
PKK İLE ERMENİLER ARASINDA 1987 YILINDA YAPILAN ANLAŞMA
1987 yılında bölücü terör örgütü PKK ile Ermeniler arasında bir anlaşma yapılmıştır. Söz konusu anlaşmanın hükümleri şunlardır:
Ermeniler PKK terör örgütü içinde eğitim faaliyetlerinde bulunacaklar
PKK terör örgütüne her yıl için adam başına 5.000 ABD Doları ödenecek
Ermeniler küçük çaplı eylemlere katılacaklar
Yapılan bu anlaşmanın akabinde örgüt içerisinde Ermenilerin sivrilmeleri üzerine, PKK-ASALA ilişkilerinden sorumlu Hermez Samurouyan adlı şahısla birlikte 18 Nisan 1990 tarihinde yapılan toplantıda şu kararlar alınmıştır:
PKK ve ASALA terör örgütlerinin artık ortak yönetilecektir
Türkiye'de güvenlik kuvvetlerine yönelik eylemlerde istihbaratı Ermeniler yapacak
Muhtemel devrimden sonra elde edilen topraklar eşit olarak bölüşülecek
Kamp masraflarının % 75'ini Ermeniler karşılayacak
Türkiye'deki metropol şehirlerde eylemler yapılacak
|
İskelet asaladır
|
 |
Mustafa Köseoğlu
15 yıl önce - Pts 16 Hzr 2008, 16:42
pkk şöyle biter:
1)O Bölgedeki Halk Eğitilmeli
2) Halka İş İmkanı Verilmeli
3) O Bölgeler Kalkındırılmalı
4) O Halkın Çocuklarına Burslu Eğitim Verilmeli
pkk ancak böyle biter
En son Mustafa Köseoğlu tarafından Sal 17 Hzr 2008, 10:52 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
İBRAHİM DİLBER
15 yıl önce - Sal 17 Hzr 2008, 01:54
Uzun lafın kısası her anlamda devlet hizmetlerini bölgeye götürmekle, halkın bunlarını sahiplenmesini sağlamakla ve devlet otoritesini her anlamda hissettirmekle biter. Zamanla insanlar gerire dönüp baktıklarında bu hadisenin ne kadar saçma bir şey olduğunu anlamaya başlarlar.
Bizim devlet - millet geleneğimizde devlet ve millet birbiri için vardır. Devlet aynı zamanda babadır? Peki iyi bir baba nasıl olur? Hem maddi hem manevi çocuğu ile ilgilenir. Yani hem sevgisini hem de otoritesini aşılar. Yani devlet hizmetleri bölgeye götürülürken aynı zamanda büyük - küçük herkese vatandaşlık bilinci aşılanmalıdır. Çünkü devleti oluşturan vatandaşlardır. Dolayısıyla devlet, uzaydan gelen bir varlık gibi görülmemelidir. Vatandaşlık, hem bir hak hem de bir sorumluluktur.
|
 |
sayfa 25  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|