Bir arkadaşımdan aldığım bir haber;
Roj Tv'de bölücülerin askeri sorumlusu şerefsiz konuşmuş , kaybımızın daha fazla olduğunu, tezkereye karşılık bu eylemi yaptıklarını ve müdehale olursa eylemlerin devam edeceğini söylemiş.Esirlere de daha ne yapacaklarını bilmediğini belirtmiş ki bu da ellerinde esir askerlerimizin olduğunu gösteriyor malesef
Söylesem tesiri yok sussam gönül razı değil evet arkadaşlar bu hainler biz bir şeyler yepmadıkça bizim üstümüze gelip kalleşce saldırıyorlar bunların hiç bir zaman bizim karşımıza çıkıpta savaşacak güçleri yok taaki Kurtuluş savaşından beri kendilerinin karşımıza çıkmaya korktukları için taa geçmişe dayanan maşaları araclığı ile bize salıdırıyorlar ama bizim meşhur bir sözümüz vardır Eceline Susayan İt Cami Duvarına İşermiş
keşke bu olaylar olmadan şu çakalların kafalarını kesseydik bu gün çiğerimize ateş düşürenler şimdi çürümekteydi. Yani anlıyacağınız arkadaşlar ateş düştüğü yeri yakar olan gene bizim evlatlarımıza oldu
ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ
Şu boğaz harbi nedir? Var mı ki dünya’da eşi,
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya,
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayasızca tahaşşüt ki ufuklar kapalı,
Nerde gösterdiği vahşetle, bu bir Avrupa’lı.
Dedirir; yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş açılıp mahpesi yahut kafesi.
Eski dünya, yeni dünya, bütün akvam-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi mahşermi hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihanın duruyorsun karşısında,
Avustralya ile bakıyorsun Kanada.
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengarenk,
Sade bir hadise var ortada vahşetler denk.
Kimi hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela,
Hani tauna da zuldur bu rezil istila.
Ah o yirminci asır yomu o mahluk-u asil,
Ne kadar gözdesi mevcut ise hakkıyla sefil.
Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısında,
Döktü karnında ki esrarı hayasızcasına.
Maske yırtılmasa da bize afetti o yüz,
Medeniyet denilen kahpe hakikat yüzsüz.
Sonra melundaki tahribe müvekkel eshab,
Öyle müthiştir ki eder her biri bir mülkü harab.
Öteden saikalar parçalıyor amakı,
Beriden zelzeleler kaldırıyor afakı.
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin,
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lağım,
Atılan her lağımın yaktığı yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer,
O ne müthiş tipidir savrulur enkaz-ı beşer.
Kafa, göz gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak;
Boşanır sırtlara vadilere sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüşte o namert eller,
Yıldırım yaylımı tufanlar alevde seller.
Veriyor yangını durmuşta açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız tayyare.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler,
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler.
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından,
Alınır kalamı göğsünde ki kat kat iman.
Hangi kuvvet haşa edecek kahrına ram,
Çünkü tesisi ilahi o metin istihkam.
Sarılır düşürülür mevk-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez sun-i beşer.
O benim sun-i bediim onu çiğnetme dedi,
Asımın nesli diyordum ya nesilmiş gerçek,
İşte çiğnetmedi namusunu çiğnetmeyecek.
Şu hüda gövdesi bir baksana dağlar taşlar,
O rükû olmasa dünyada eğilmez başlar.
Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor,
Bir hilal uğruna yarab ne güneşler batıyor.
Ey bu toprak için toprağa düşmüş asker,
Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi,
Bedrin aslanları ancak bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın,
Gömelim gel seni tarihe desem sığmassın.
Hercü-merc ettiğim edvarda yetmez o kitap,
Seni ancak ebediyetler eder istiab.
Bu taşındır diyerek kabeyi diksem başına,
Ruhumun vahyini duysamda geçirsem taşına.
Sonra gök kubbeyi alsam da rida namıyla,
Kanıyan lahdine çeksem bütün ecramıyla.
Ebr-i lisanı açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandili süreyyayı uzatsam oradan .
Sen bu avizenin altında bürünmüş kanına,
Uzanırken gece mehtabı getirsem yanına.
Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem,
Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem
Tüllenen mağribi akşamları sarsam yarana,
Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.
Sen ki son ehli salihin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili sultanı Salahaddin’i
Kılıç arslan gibi eclalini ettin hayran.
Sen ki islami kuşatmış boğunuyorken hüsran,
O demir hançeri göğsünde kırıp parçaladın.
Senki ruhunla beraber gezer ecramı adın,
Senki asara gömülsen taşacaksın heyhat.
Ey şehit oğlu şehit isteme benden makber,
Sana ağuşunu açmış duruyor peygamber.
MEHMET AKİF ERSOY
Kahrolası köpeklerin kanalı ROJ TV ti izliyorum miğdem bulana bulana...
Alt yazıda 8 askerin esir olduğu yazıyor...
Bu esirler işçin bir çalışma var mı şu an???
"Danimarka'dan yayın yapan terör örgütü PKK'nın yayın organı Roj Tv'ye bağlanan bir PKK mensubu terörist, kayıp olduğu ileri sürülen askerlerin ellerinde olduğunu söyledi.
Kanlı terör örgütü PKK'nın yayın organı Roj TV'ye bağlanan PKK'lı terörist, 8 askerimizin esir edildiğini söyledi.
Beni teröristin Silahından çıkan kurşun öldürmez..
Ben bilirimki şehitler ölmez..Sadece şekil değiştirirler.
Ben giderim başka mehmet gelir..
Eyyy Düşman..Tarihine bak...
Sık toprağı Mehmedin kanı damlayacaktır...
Bizi pusuyla yıldıramazsın..
Arkadaşlar sabırlı ve metenetli olun.Bu olaylar Teröristin çırpınışlarıdır..
Zaman;
Türk milletinin yılardır ettiği Duların kabul zamanıdır..
Şimdi birlik,beraberlik vakti!
Şimdi siyaset yapmayı bırakıp hep beraber kahrolası düşmana karşı koyma vakti!
Laf yaparak vatan kurtulmaz! Silahla düşmana karşı gelme vakti!
bende izledim biraz. tv yayınında tezkereden bahsediliyor. konuşmada tezkere nın sadece k.ırak için değil tüm kürtler için çıktığını ve türkiyedeki kürtlerin mahallelerde toplanarak kendileirni savunmaları gerektiği propagandası yapılıyor. bu kanalın acilen kapatılması gerekiyor bence.
DTP grup milletvekili Ahmet Türk konuştu; Ahmet Türk; Büyük acı çekiyoruz.
Kaynak; NTV
pkk yı teör örgütü kabul edemeyen bizim acımızı anlayamaz ve asla paylaşamaz. Senin acın ancak parmağın kanadığı zaman olabilir.