mtoman
6 yıl önce - Sal 04 Tem 2017, 16:30
Bu konuda uzman ve bilgi sahibi olarak yazan biri olarak bazılarınızı üzeceğim ama başlığın gerçek ile uzaktan biraz alakası var! Gerisi masal! Onun nedeni bizim resmi tarih anlayışımızdan kaynaklanan bir değerlendirme! ABD, tarihinin hiç bir zamanında Osmanlı'ya haraç vermemiştir. Berberi devletler Cezayir, Tunus, Trablusgarp ve Fas ile ticaret anlaşması yapmıştır.
Berberi Korsanlar bilindiği üzere on altıncı yüzyılda ortaya çıkmıştır. Berberiler Batı Akdeniz’de ve hatta Atlantik Okyanusunda, deniz ticaretini şekillendiren güçlerden bir olmuştur. Cezayir, Trablusgarp, Tunus ve Fas’ta yerleşik olan korsanların en ünlüleri Barbaros kardeşlerdi. On altıncı yüzyılın başlarında, Midilli adası kökenli bir Yunan ailenin çocukları olan Barbaros Kardeşler Müslüman olup 1516 yılında Cezayir’in kontrolünü ele geçirmişlerdir.
İspanyollar ile mücadele ederken kardeşini kaybeden Hayrettin, kendisini zor durumdan kurtarmak için Osmanlı Sultanı Selim’den yardım istemiş ve böylece Osmanlı ve Cezayir arasında ilk resmi temaslar başlamıştır. Sultan Selim tarafından önce Paşa unvanı ile mükafatlandırılan Barbaros Hayrettin daha sonra Beylerbeyi olarak atanmıştır. Osmanlı Kuzey Afrika'da kendine biat eden Barbaros Kardeşler için Osmanlı Cezayir, Tunus ve Trablusgarp eyaletlerini oluşturmuştur. Bu üç eyaletin beylerbeyileri on yedinci yüzyılın ikinci yarısına kadar tamamen Osmanlı’ya bağlı kalmıştır. Bu tarihten sonra bu üç eyaletin yönetiminde köklü değişiklikler meydana gelmiş ve bu değişiklikler çerçevesinde, eyalet beyleri tam özerk bir yönetime geçmişlerdir. Osmanlı ile bağları oldukça kısıtlıdır. 1800 yılına kadar Osmanlı ve bu eyaletler arasında bağ sembolik kalmıştır. Zira bu eyaletler tek başına Osmanlıya sormadan dış politikada hareket edebiliyor ve anlaşma imza atabiliyorlardı.
İngiliz kolonileri (13 adet) zamanında, Amerikan bağımsızlık savaşından önce Britanya bayrağı altında ticaret yapabiliyorlardı. ABD'inin bağımsız olmasıyla İngilizler askeri desteği çekmiş, Fransızlar'da bir süre destek verip Amerikalıları tek başına bırakmıştır. Nedeni ABD'nin bağımsızlığının Fransa sömürgeleri için örnek teşkil etme potansiyeliydi. 1785 yılına girildiğinde Amerikan kurucu ataların önünde üç temel konu bulunmaktaydı. Birincisi Birleşik Krallıklar ile ilişkiler, ikincisi Fransa ile ilişkiler ve üçüncüsü Berberi Korsanlar sorunuydu. Yani ABD ve Osmanlı arasında bir ilişki kurulması gündemde değildi. Gündeme geldi bir ara ama Berberiler ve Osmanlı arasında resmi bağ olmadığı için vazgeçildi.
Amerikalılar koloni döneminde de Berberi korsanlar ile karşı karşıya gelmişlerdi. Kayıtlara geçen ilk olay 1625 tarihinde gerçekleşti. Plymouth çıkışlı iki gemi İngiliz Kanalında korsanlar tarafından ele geçirilmiş ve çalışanları Fas’a götürülmüştü. Daha sonra da Boston ve çevresi çıkışlı gemilerin bir kısmı korsanlar tarafından ele geçirilmişti. Çalışanları ya köle olarak satılmış ya da öldürülmüştü. Bunların arasında en ünlüsü Harvard Koleji mezunu Dr. Daneil Mason, Charlestown çıkışlı bir gemiyle Akdeniz’e gitmişti. 1678 yılında Cezayir’e götürülen Mason bir daha da Amerika kıtasına dönemedi. Tüm bu olumsuzluklar daha sonrasında, Türk ve Müslüman algısını Ermeni meselesi ile birlikte şekillendirmiştir.
ABD, kendi bağımsızlık savaşına kadar, Akdeniz’de bağımsız bir şekilde ticari faaliyetlerini, Birleşik Krallık himayesinde sürdürdü. Bu durum 1783 yılında değişti. Korsanlar, Amerikan gemilerinin İngiliz korumasından çıkmasını, kolay lokma fırsatı olarak gördü. 1784 yılı Ekim ayında, Teneriffeli Kaptan James Erving komutasındaki gemi Faslı korsanlar tarafından ele geçirildi. Geminin mürettebatı, köle olarak satılmadı ve altı ay sonra bir gemi ile ABD’ye geri gönderildi. Fas Kralı bu jestiyle ABD’ye iyi ilişkiler kurmak istediğini ifade etti.
Aslında ABD savaş başladıktan sonra da, Fransa ile meydana gelen yakınlaşmadan faydalanarak, Fransa himayesinde ticari faaliyetlerini 1778-1783 yılları arasında sürdürebilmişti. Lakin 1783 yılında bağımsızlığını ilan etmesiyle, Fransa ile imzalanan anlaşmada geçersiz hale geldi. Zamanında, ABD’ye destek veren Fransa’nın tek amacı, İngilizlere zorluk çıkarmaktı. On üç kolonin birleşerek bağımsız bir devlet kurması Fransa’nın işine gelecek bir durum değildi. Çünkü ABD’nin bağımsızlığı kendisi içinde büyük bir tehditti. Bu nedenle desteklerini çekmişlerdi. Her iki ülkenin koruma şemsiyesinden çıkan ABD, artık başının çaresine bakması gerekti. Bu nedenle Fas ile bir dostluk ve barış anlaşmasının imzalanmasına karar verildi.
ABD’nin Berberi Korsanlar nedeniyle yaşadığı sorunları geçici olarak çözmesinde, ABD tarihine damga vurmuş iki isim önemli rol oynadı. Dönemin Başkanı, George Washington Kongre tarafından, Berberi korsanlar ile anlaşmak üzere, Birleşik Krallık Konsolosu John Adams ve Fransa Konsolosu Thomas Jefforson 1784 yılında görevlendirildi. Adams, daha barışçı ve sorunları diplomasi yolu ile çözmek isteyen bir tutum sergiler iken, Jefferson daha saldırgan ve savaş yanlısı bir tutum sergiledi. İkili arasındaki görüş ayrılığı neredeyse her noktada belirgindi. Jefforson tarafından getirilen öneri Amerikan Kongresi ve Başkan George Washington tarafından reddedildi. Savaşmak yerine, daha az masraflı olması hasebiyle 1785-1800 yılları arası Fas, Cezayir, Tunus ve Trablusgarp ile 1 milyon dolar civarı masrafa yol açan yıllık vergi ödeme kararı alındı.
Berberiler ile ABD arasında ilk anlaşma 1786 yılında, Fas ile imzalandı. Daha sonra 1795 yılında Cezayir ile anlaşma imzalayan ABD, bu geçerli anlaşmayı 1815 ve 1816 yıllarında revize etti. 1796 yılında Trablusgarp ve 1797 yılında Tunus ile yapılan anlaşmalar yapıldı. ABD, tarihinde ilk ve son kez dış politika sorununu vergi ödeyerek halletti. Osmanlı bu anlaşmaların hiç birinde yer almadı. ABD bir ara Osmanlı ile ilişki kurmak istedi ama etkisinin sıfır olduğunu görünce vazgeçti. ABD bu vergileri de tam anlamıyla ödemedi.
Ödememe problemi nedeniyle Cezayir ile ABD arasında sorun çıktı. ABD Amerikan donanmasının şanını göstermek için George Washington gemisini vergi ve hediyeler ile Cezayir'e yolladı. Bu arada Cezayir Napolyon Mısır'ı işgal ederken Osmanlı'ya ihanet etmişti. İngilizler ile ittifak kuran Osmanlı ile sorun yaşamamak daha doğrusu İngilizler ile sorun yaşamamak için Cezayir Dayısı Mustafa Paşa, Richard O’Brein ve William Bainbridge yönetimindeki Amerikan gemisini zorla İstanbul’a göndermeye karar verdi.
Fakat bu durum Amerikalılar için kabul edilemezdi. Paşa ile görüşen Amerikalılar hiç de beklemediği bir tavır ve tehdit ile karşılaştı. En nihayetinde O’Brein ve Bainbridge, Osmanlı ile ABD arasında resmi ilişki olmadığını ve kendilerine böyle bir emir verilmediğini söyleyerek gitmek istemese de George Washington gemisi Cezayir bayrağı çekilerek, İstanbul’a gönderildi. Bu olayın duyulması ABD’de şok etkisi yarattı. Cezayirliler resmen, Amerikan gemisine kendi bayrağını çekerek ABD’yi aşağılamıştı.
O dönemde Amerikalıların yapacağı çok fazla bir şey yoktu. Birleşik Krallık ile düşmanlık Özgürlük Savaşından beri devam etmekteydi. Fransa ile ilişkiler sıkıntılıydı. Akdeniz’de kendilerini daha doğrusu ticaret gemilerini koruyabilecek bir ülke belki İspanya olabilirdi ama İspanyollar ile Berberi Korsanlar iyi ilişkilere sahipti. Tüm bu olumsuzluklar içinde, Amerikan donanmasının desteğini alabilmeleri de hiç mümkün değildi. Bu nedenle, George Washington gemisi ana merkeze Cezayir bayrağı çektirilmesini sineye çekerek İstanbul’a yola çıktı. Talihsiz ve zorunlu bir sefer olarak, Akdeniz’de Amerikan çıkarlarını koruma adına yola çıkan Bainbridge, 19 Ekim 1800 tarihinde, Cezayir’den çıkıp İstanbul’a yaklaşık 23 gün sonra ulaştı.
Tarihinde ilk kez gayri resmi de olsa, Amerikan hükümeti tarafından gönderilen bir heyet ile karşılaşan Osmanlı için, ABD bilinmeyen bir devletti. Bu konuyu Bainbridge, limandaki üç yetkilinin Birleşik Devletler isimli bir devleti ve Amerika isimli bir kıtayı Osmanlı’nın hiç duymadığını, Colombus’un keşfettiği yeni dünya cevabının verilmesinden sonra kendileri hakkında bir izlenim edindiklerini Dışişleri Bakanlığına resmi olarak gönderdiği yazıda dile getirmiştir. Bu ilginç ayrıntı ile başlayan ilk görüşmelerde, Osmanlı’nın diplomatik tavrı, Amerikalıları ciddi şekilde olumlu etkilemiştir. Bainbridge, Trablusgarp Konsolosu James Leander Cathcart’a gönderdiği yazıda, Osmanlı Paşasının başlangıçtan itibaren kendilerine iyi davrandığını ve bu talihsiz olayın, Amerikalıların Akdeniz ticaretini olumlu etkileyeceğini dile getirdi.
Osmanlı gemideki hediyelerin hepsini Cezayir'e geri gönderdi. Cezayir elçisi Sadrazam ile görüşme şansı bile elde edemedi. Daha çok yazılır... .Kısa keseyim. ABD'nin Haraç verdiği ülke başlığı yanlış.... ABD Osmanlı ilişkileri resmi olarak 1830 yılında başladı. ABD'nin verdiği haraç Osmanlı kasasına asla girmedi. Daha sonra ABD adına Tunus'a atanan William Eaton, Thomas Jefferson'ı ikna ederek donanmasını göndererek, Berberi Korsanların hikayesine nokta koydurdu. Berberiler ile yapılan savaş Amerikan tarihinin en önemli savaşlarından biridir. ABD tarihinde ilk kez deniz aşırı donanma göndermiştir. Yapılan savaşlarda Osmanlı, Berberilere destek vermemiştir.
|