Bu görüntü tarih oluyor
Maliye Bakanı ile Ulaştırma Bakanının da Eskişehir’e yapılacağını söylediği lojistik köy için çalışmalar devam ediyor. Kent merkezinde adeta bir çöküntü alan haline gelen mevcut yük indirme ve bindirme alanları ile depoların Hasanbey köyüne taşınması için hazırlıklar sürdürülüyor.
Kentin merkezi alanında bulunan yük trenlerinin yük indirip bindirdiği alan olan bölge nihayet ortadan kalkıyor.
Hızlı tren projesi ile birlikte garın da yer altına alınacak olmasıyla şehir merkezinde tamamen bir çöküntü alan halinde kalacak olan bölgenin Hasanbey köyüne taşınması planlanıyor. Planlar dahilinde ise çalışmalar şekillenmeye başladı. Hasanbey Köyü ile Kent merkezi arasında kalan kısımda başlatılan çalışmalarda hem hızlı tren için, hemde yeni merkez için hatlar belirlenmeye başladı.
BAKANLAR YAPILACAĞINI SÖYLEMİŞTİ
Eskişehir’in gündemini zaman zaman meşgul eden konuyla ilgili geçtiğimiz yıl harekete geçilse bile çalışmalarla ilgili herhangi bir gelişme olmamıştı.
Hükümetin yerel kanadı tarafından yapılacağı sürekli olarak söylenen taşınma işinin ile ilgili olarak iki bakanda gerekenin yapılacağını söylemişti.
Demiryolu Projesinin yer altına alınması çalışmalarının başlatılması için düzenlenen törende Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’da konuyla ilgili çalışmaların sürdüğünü ifade etmişti.
OSB’DE BAĞLANACAK
Düşünülen Lojistik merkez Projesine Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nin de bağlanması hedefleniyor.
Organize Sanayi Bölgesi’nin hemen yanında bulunan Hasanbey köyünde oluşturulacak olan lojistik merkez sanayi içerisine de uzanacak. Demir raylar sanayi bölgesinde fabrikalara kadar uzanırken, fabrikalardan üretilen ürünler lojistik merkezi aracılığı ile gideceği bölgelere ulaştırılacak.
ANADOLU’NUN MERKEZİ OLACAK
Oluşturulacak olan lojistik köy ile Eskişehir’in Anadolu’nun yük taşımacılığındaki merkezi olması hedefleniyor.
Özellikle İç Anadolu’da raylı ulaşım ile ticari yük taşımacılığının Eskişehirli merkezli olmasının önünü açacak olan proje ile Eskişehir’e büyük bir KDV girdisinin sağlanması amaçlanıyor. Bunun yanı sıra oluşacak olan merkez ile birlikte kent merkezindeki halen kullanılan depolarında bu bölgeye taşınması, şehir merkezinin de rahatlamasına neden olacak. Öte yandan Eskişehir’in yine demiryolu ile Gemlik’e bağlanarak, yük taşımacılığının limana bağlanması da gelecekte hedeflenen çalışmalar içerisinde.
İstikbal gazetesi
En son mESut tarafından Pts 10 Ksm 2008, 17:14 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Eger yeni stad yapilacaksa simdikinin yerine guzel bir park yapilsa daha iyi olmazmi?
Sehirlerimizi rant ugruna beton yiginina dondurduk. Bu bolgeyi ben de bilirim. Yakin cevrede tek bir yesil alan yoktur.
Buraya ( ki yine de acik alandir, insanlari bogan binalar yoktur ) ancak park yapilmalidir.
Toki gitsin kendisine baska bir alan bulsun.
Siz degerli Eskisehirliler, kendi kentinize sahip cikmalisiniz. Hic bir medeni ulkede bizdeki kadar yapi yogunlugu yoktur. Yesil alan bilinci olmiyan geri toplumlar da ancak rant-mutahit kafali tas devri zihniyetine mahkum olurlar.
Kendisini hic tanimamakla beraber methini cok duydugum ve halkin yasama hakkini savunan degerli belediye baskani sayin Buyukersen, bu sozleri duyuyormusunuz?
Sayin Aksit Bey,
Mesut Beyin mesajinda yazdigi gibi büyük bir alan zaten acilicak.
Sehir merkezi otarafa kaysa, uzak degil, o alana acik ve cömert mimari uygulansa sizin anlatiniz problem cözülmüs olur.
Hem Eskisehirin gelecegi icin daha perspektifli gelisme imkanlari olur.
Uydu resimi ekledim, yanilmiyorsam bu alan olmali.
Degerli Murat bey, umarim ayni seyden bahsediyoruz. Ben mevcut stadin yikilarak yerine Toki tarafindan avm ve/veya ev insaatlari yapilmasina karsi cikiyorum. O bolgenin sadece park olarak kalmasinin uygun olacagini, zira cevrenin ic ice bir yigin cirkin bina ile dolu oldugunu, bu alana bir parkin SART oldugunu soyluyorum.
Tren hatlarinin yer altina alinmasi ( istasyonla beraber ) zaten bir zorunluluk. Hizli tren hatlari yapilirken bu onemsiz!!!!!!!! konu atlandigi icin simdi mecburen gecikmeli olarak yapilacak ( belki de basladi, bilmiyorum ). Iste bu islem sonucunda ortada kalacak alanin ne olacagi da belediye, ddy, vb. kurumlarin bilecegi is. Aslinda hakikaten carpici bir kent olma yolunda ilerliyen Eskisehir'imizin bence hala ilkel yapilasmadan nasibini almis hatiri sayilir alanlari var. Buralarinin da estetik ve kamu yararina uygun bir sekilde degerlendirilmesi herkes gibi beni de cok mutlu eder.
Aslinda cesitli alanlarda yaziyorum. Ne yazikki bir iki duzgun kentimizin disinda dosdogru bir bina/yasama stgumuz yok, o nedenle herhangi bir nedenle acilan alanlara mutlak yesil alan yapilmalidir, zira insanlarimizin ve ozellikle yasli ve cocuklarimizin soluk alip oyniyacagi alanlarimiz cok az. Bu nedenle stad konusundaki firsat asla kacirilmamali ve eger hukuki bir sakincasi olmiyacaksa yer altina alinacak demiryolu alani Izmir/Karsiyaka' ve Sirinyer'de olacagi gibi tamamen yesil alana tahsis edilmelidir.
Bakiniz bu satirlari size 14 yil yasadigim Londra'dan yaziyorum. Buralari gorseniz ne demek istedigimi cok iyi anlardiniz.
Benim, ulkemde en cok uzuldugum seylerin basinda kentlerimizin ve binalarimizin cok cirkin olusu geliyor. Ne dosdogru plan, ne uygarlik gostergesi ve geregi yesil alanlar var. Ornek vermek gerekirse Istanbul/Sisli'de hic park yokken yikilan eski otobus garajina ( ki cok genis bir alandir ) park yapilmasi icin binlerce insan dilekce verdi, gosteriler yaptilar ama halen yonetimde olan belediye kadrolari, bir karis yesil alani olmiyan sisli ilcesine biraz soluk aldiracak bu halk istedigini tabiri caiz ise hic iplemediler bile, orasi da ranta kurban gitti ve cok gerekliymis gibi avm. yaptilar. Yuzbinlerce insan orada coluk cocuk zehirli gaz solumayi surduruyor.
Ozetle demek istedigim sudur: Durumu iyi degerlendirin, kentinizi sahiplendirin. Google'dan bakildigi zaman Eskisehir hala cok kurak ve bina yiginindan ibaret goruluyor. Bu altin firsatlari kacirmayin, yesil alanlariniza sahip cikin ve yeni acilan alanlari halkin kullanimina ve yararina degerlendirin. Aslinda bu konuda sayin belediye baskaninizin engin bilgi ve deneyimi oldugunu ve cok sevildigini duyuyorum. Sayin Buyukersen hocamizdan umudum var. Umarim tek dilegi guzel kentlesme isteginden ibaret bu agabeyinizin gorusleri kendisine iletilir.
Iyi niyetinizi anliyorum. Tabiki büyüksehirlerimizde yasayan yurttaslarimizda bir Hyde Park, bir englische Garten hak ediyorlar.
Fakat kanaatimce ekonomimiz Tokiye bedava stat yaptiracak güce daha ulasmadi.
O güce ancak sehirlerin kilit bölgelerinde eksik olan finansal yatirimlar yapilirsa ulasilabilir.
Yoksa hangi parayla devlet su anda ortada dolasan 10dan fazla projei cebinden yapabilir? Bu lüksü varmi devletimizin???
Önce sehrin ekonomisini gelistir, para dolasimini yükselt, ondan sonra yesil alanlar gibi belki maddi getirisi olmayan, fakat uzun vaadede huzuru saglayan yesil alanlarla sehirliyi rahatlat.
Maslow`un ihtiyaclar hiyerarsisi teorisi sehirler ve devletler icinde gecerlidir.
Alıntı:
Maslow teorisi veya İhtiyaçlar hiyerarşisi teorisi Amerikalı psikolog Abraham Maslow tarafından 1943 yılında yayınlanmış bir çalışmada ortaya atılmış ve sonrasında geliştirilmiş bir insan psikolojisi teorisidir.
Maslow teorisi, insanların belirli kategorilerdeki ihtiyaçlarını karşılamalarıyla, kendi içlerinde bir hiyerarşi oluşturan daha 'üst ihtiyaçlar'ı tatmin etme arayışına girdiklerini ve bireyin kişilik gelişiminin, o an için başat olan ihtiyaç kategorisinin niteliği tarafınan belirlendiğini sözkonusu etmektedir. Maslow'un kişilik kategorileri kendi aralarında bir dizilim oluştururlar ve her ihtiyaç kategorisine bir kişilik gelişme düzeyi karşılık gelir. Birey, bir kategorideki ihtiyaçları tam olarak gideremeden bir üst düzeydeki ihtiyaç kategorisine, dolayısıyla kişilik gelişme düzeyine geçemez.
Maslow, gereksinimleri şu şekilde kategorize etmektedir. 1.fizyolojik degişimler 2. Güvenlik gereksinimi 3. Ait olma gereksinimi 4. Sevgi, sevecenlik gereksinimi 5. Saygınlık gereksinimi 6. Kendini gerçekleştirme gereksinimi
Maslow'a göre birey için o an başat olan gereksinimler hangi kategoriye ait gereksinimler ise, diğer deyişle günlük etkinlikleri ağırlıklı olarak hangi gereksinimleri doyurmaya yöneliyorsa, kişilik gelişmişlik düzeyi de onun istencinden ya da seçiminden bağımsız olarak bu gereksinim kategorisine karşılık gelen düzeyde bulunacaktır.
Belirli bir kategorideki gereksinimler tam olarak karşılanmadan kişi bir üst düzeydeki kategorinin gereksinimlerini algılamaz, böyle gereksinimleri yoktur. Örnek olarak günlük olarak karnını doyurabilen fakat güvenlik içinde bulunmayan, kendini sürekli olarak olası bir tehdit altında algılayan bir insanın, dünya görüşünü geliştirmek için kitap okumak gibi bir gereksinimi yoktur.
Belirli bir gereksinim kategorisindeki gereksinimlerin karşılanması durumunda kişi, bir üst kategorideki gereksinimleri karşılamaya yönelecektir. Bu durum kişilik gelişme düzeyini de bir üst düzeye sürükleyecektir.
Maslow psikoloji çalışmalarını 'zihin özürlü' veya 'sinir hastası' süjelerden ziyade, Albert Einstein, Jane Addams, Eleanor Roosevelt gibi örnek teşkil edebilecek insanlar üzerinde yoğunlaştırmıştır. "Özürlü, gelişmemiş, olgunlaşmamış, sağlıksız, kendi kişiliklerini tayin edememiş, insan ilişkileri çarpık, agresif, provokatör, kompleksli, tutarsız, kaypak süjelere dayalı araştırmaların, özürlü bir psikoloji ve felsefeye temel oluşturacağını" savunmuştur. (Motivation and Personality, 1987)
1.fizyolojik degişimler 2. Güvenlik gereksinimi 3. Ait olma gereksinimi 4. Sevgi, sevecenlik gereksinimi 5. Saygınlık gereksinimi 6. (Sehrin) Kendini gerçekleştirme gereksinimi
Bir Eskisehir (yada baska sehirlerimiz) para akimini güclendirecek modern yatirimlar yapmadan (1. fizyolojik degisim), böylelikle kalabalik genc nüfusunun is imkanlarini düzeltmeden (2. Güvenlik geresinimi), yani alt gelirli vatandaslarinin ekonomik durumunu düzeltip refaha ulastirmadan (3/4/5) Londradaki Hyde Park yada Münihteki Englische Garten formatinda bir yesil alani sehir merkezine yerlestirirse, vatandasina huzurdan cok (6. Kendini gerceklestirme) merkezi ve kuytu chaosu hediye eder ve o yesil alan benim kanaatimce talan edilir.
Sayin Karaman Ahmet,
Yazinizi dikkatle okudum,
Mutlak dogruluk paylari var, hem de cok.
Ama su sorularin yanitini bulamiyorum.
Bu kaynak sikintisinda Urfa'ya 30.000 kisilik stadi kim hangi kaynaklari kullanarak yapti?
Mevcut stadi avm. veya benzeri bir bina butunu yaptik diyelim, yesilsiz o alani daha sonra ( yani ekonomik guce ulastiktan sonra ) yesil alana nasil donusturecegiz.
Yesili yok etmenin maliyetini nasil hesapliyacagiz?
Sonuc:Tokinin parasi yoksa mevcut stada dokunmasin. Eskisehir zaten planli gelisen bir il. Yeni yapilasma alanlarindaki arazileri kat karsiligi projelendirerek de para kazanir ve isini yapar.
Sonucun sonucu: Bir karis yesil alani olmiyan bolgeyi iyice betonlastirmanin halka ancak zarari olur.
Bu, bence topluma ve kente ihanet olur.
Bu mantik basittir ve anlasilamiyacak hic bir yonu yoktur.
Akşit bey iyi niyetinizi anlıyorum ancak Eskişehir google'dan görebileceklerinzden çok daha farklıdır(google güncel olarak yenilenmediği ve eski tarihli görüntüer sunulduğu için) yeni açılan parkları da sayarsak Türkiye'de bu büyüklüklerde sayılı parkı olan illerden biridir. Daha iyi anlaşılması için Sayın Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen'in başkanlığını yapmış olduğu Eskişehir Büyükşehir Belediyesinin yeni yaptığı parklara isterseniz bir göz atalım, linkler aşağıdadır.
Dediğim gibi iyi niyetinizi anlıyorum ve linklerde de görüldüğü gibi büyük parkları çok seven ve koruyan Eskişehir halkının şehirmerkezinde yeni parka kavuşması isteğinizi gönülden destekliyorum fakat mesajlarınızda Eskişehirimizde hiç yeşillik yokmuş gibi bahsetmişsiniz (veya ben öyle anlamışım) bu yanlış anlaşılmanın önünde geçilmesi ve bu zamana kadar hayata geçmiş Park projelerinin görülmesi için bu linkleri göndermeyi uygun gördüm.