sayfa 25  |
 |
Emre Yener
12 yıl önce - Pts 13 Arl 2010, 00:59
1993 Sabah : Gelişim Hachette ansiklopedi
1997 Milliyet : Micro Gennius oyun seti + Radyo + Top (üçü bir arada)
1999 Star : Motorola 2000 cep telefonu
2000 Sabah : Alcatel cep telefonu
2007 Star : 100 temel eser hikaye kitabı ( ilköğretim)
2008 Sabah : Plateryunum ışıklı gezegen küre
2008 Star : Konuşan dünya haritası
2008 Sabah : Konuşan Türkiye haritası
2009 Haber Türk : Gora oyun bilgisayarı
2009 Sabah : Duvar Çıkartmaları
|
 |
Çağatay
12 yıl önce - Çrş 22 Arl 2010, 11:01
2000'li yıllar
(+)
|
 |
imrancuhadar
12 yıl önce - Çrş 22 Arl 2010, 11:06
5 , 5 , 5 kupona
5 , 5 , 5 kupona Sadece 5 kupona yarın sabahta
Hergün onlarca kez karşılaşırdık bu reklamlarla.
Ama o zaman çekilişli idi bazı ürünler.
Bende geçenlerde HT Gazeteden Yemek ve Tatlı Tarifleri kitabı aldım. İyi ki de almışım. Daha doğrusu içini okumadım henüz ama bayağı büyük bir kitap. Daha doğrusu iki kitap var biri de pasta ve tatlılar için olsa gerek
|
 |
MeteHan!
12 yıl önce - Çrş 22 Arl 2010, 11:06
Babam çok önceden Milliyet gazetesi alırdı.
Milliyet hafta sonları kartondan evler verirdi.Sabah erken uyanır bakkala gidip Milliyeti ve karton evleri alırdım.Sonra uhu,makas ile keyifle yapardım.
|
 |
Süleyman SEVİÇKAN
12 yıl önce - Çrş 22 Arl 2010, 11:25
90'lı yıllarda kupon toplama çılgınlığı o kadar abartılmıştı ki 1996 yılında erbakan ve çiller kolisyon hükümeti bu gazetelerin abartılı promosyon ürünlerine kota koymuşlardı .Bende 2 defa gazetelerin promosyon tuzağına düşmüştüm,sabah gazetesinin televizyon reklamında çok büyük ve heybetli gördüğüm müzik setini yanılmıyorsam 200 kupona yakın kupon topluyordum.Hatta gazete bazen 30 kupon yerine geçen ultra mega kupon verirdi .Hakikaten kendimi enayi gibi hissederdim çünkü,sen 30 gün gazete al kupon biriktir ve 30'ncu gün adam bir gazete alsın 30 günlük kupon biriktirmiş oluyordu.Aldığım müzik seti tam bir fiyaskoydu,çünkü,normal 220wolt elektrikle çalışmıyor,ya 6 adet AAA kalem pille ,yada adaptörle çalışıyordu,birde 90'lık kasetlri zor çeviriyordu.Artık bu kötü promosyon tercübesinden dolayı gazetelerin promosyonlarından hep uzak dururum...
|
 |
Çağatay
12 yıl önce - Çrş 22 Arl 2010, 13:19
gazete promosyon reklamları
90'LI YILLARDAN GAZETE REKLAMLARI
_gazetelerin-doksanly-yyllardaki-promosyon-cylgynlyyy_shortfilms
_gazetelerin-doksanly-yyllardaki-reklamlary_shortfilms
|
 |
Çağatay
12 yıl önce - Pts 31 Oca 2011, 13:32
Gazetelerin Doksanlı Yıllardaki Promosyon Çılgınlığı
GAZETE PROMOSYONLARI SERBEST BIRAKILSIN MI?
ALİ ATIF BİR / BUGÜN
Nihat Ergün Bey, bu senin görevin
Cuma günü gazete promosyonlarının yeniden serbest kalması gerektiğini yazdım.
Bu konuda ısrarcıyım. Ve de gazeteler tarafından gündeme getirilmesini istiyorum.
Nedenini bir kez daha anlatayım. Promosyon yasasının çıkarıldığı (herhalde 20 yıl olmuştur) dönemde gazeteler işi çanak çömlek satıp para kazanmaya döndürmüştü.
Yani amaç satışları arttırmak için promosyon yapmak değil gazeteleri dağıtım kanalı olarak kullanıp buradan kâr elde etmekti.
Gazetelerin de şu anda olduğu gibi tiraj sorunu yok rekabet sorunu vardı.
Şimdi ise gazeteler için hem rekabet hem de genel tiraj sorunu var. Sağlıklı bir demokrasi ortamı için de hâlâ gazetelere gereksinimimiz olduğunu kimse inkar edemez.
Örneğin önümüzdeki seçim için konuşalım.
Kamuoyu nasıl oluşacak? Çok izlenen kanalların reyting kavgasından kendilerini alıp iç siyasete eğilmeleri işin doğasına ters. Diğer kanalları izleyenlerin zaten siyasete ilgileri tam. Üstelik TV özünde kamuoyu oluşturmada sorunlu bir mecra.
Bu nedenle de her şeyin enine boyuna tartışılabildiği gazeteler yaşamalı ve onların çeşitliğini korumak, tirajlarını arttırmak için ülkeyi yönetenler önlem almalı.
Testi kırılmadan, yangın bacayı sarmadan ama...
Buna proaktif yönetim deniyor.
Konuyu gündeme getirmek ve sorunu çözmek ise bence Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün'ün görevi.
Bakanlar sadece krizleri çözmekle uğraşmazlar. Gelecekte kriz çıkmasın diye de önlem almak görevleri.
Yani proaktif olmak!
Şu anda tüm gazetelerin daha iyi bir promosyon yasasına gereksinimi var. Çünkü var olan promosyon yasası pazarlamayı engelliyor.
Gazeteler sadece çocuğa yönelik kalem, defter, oyuncak, bilgisayar ya da DVD promosyonu ile okur çekip yeniliklerini gösterebiliyor ve okur tutabiliyor. Ancak bu konularda bile pazar doydu. O nedenle daha fazla promosyon alanına gereksinim var.
Bu sağlandığı takdirde kategoriye giren yeni oyuncuların, iyi gazete olsalar da eski gazeteler karşısında şansları yok.
Tirajını arttırmayan, reklam alamıyor, reklam alamayan da iyi gazete yapamıyor. Çünkü gazetelerin sayfa sayısı aldıkları reklamla sınırlı ve sayfa sayısı az olan ve reklam olmayan gazeteler doyurucu bulunmuyor. Bir kısır döngü söz konusu yani.
Çözüm gazete başına her 59 günlük dönemde yani yılda en fazla altı eğitim dışı promosyona izin verilerek ortamı çanak çömlek savaşına döndürmeden tirajları arttırmak, gazetelerin uzun sureli okur almalarını sağlamak.
Üstelik şu anda çanak çömlek savaşı olsa ne olur? Çanak çömlek savaşı mı daha zararlı yoksa bilinçsiz vatandaş mı? Sorunun yanıtı harekete geçiren güdüleyici olmalı. Olur mu? Göreceğiz Sayın Bakan...
Bu sorunu ısrarla yazmaya devam edeceğim.
|
 |
tolga yılmaz
12 yıl önce - Pts 31 Oca 2011, 15:39
taksiyle müzik seti almaya giden bir kadın eline walkmen kadar alet verilince baygınlık geçirmiş diye duymuştum ,milliyetin verdiği arcopal tabakları halen kullanıyoruz
|
 |
SERDARR1
12 yıl önce - Pts 31 Oca 2011, 15:46
| Alıntı: |
| taksiyle müzik seti almaya giden bir kadın eline walkmen kadar alet verilince baygınlık geçirmiş diye duymuştum ,milliyetin verdiği arcopal tabakları halen kullanıyoruz |
Yalnış hatırlamıyorsam Takvim gazetesi kazı kazan tarzı kagıt veriyordu ... aldık kazıdık veeee kaşık çıktı biz iyimser düşündük heralde çatal bıçak takımıdır dedik almaya gittiğimde adam elime tek kaşığı verice gülme krizine girmiştim
|
 |
iyiwebci
11 yıl önce - Çrş 07 Eyl 2011, 12:16
O yıllar henüz yeni tanıştığımız promosyon çılgınlığı delicesine idi... Son onüç senedir ben promosyon ürünleri ticareti yapıyorum o döneme yetişemedim ama meslekteki duayenler anlatırdı. Anılarım depreşti .
|
 |
sayfa 25  |