Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2
ümit 806

12 yıl önce - Pzr 07 Ekm 2007, 04:12

Bizde bir şey su-i istimale sebep olursa o şeyden faydalanan insanlar da dahil olmak üzere herkes mahrum kalır. Bu bizim ülkemizde her yerde maalesef böyledir. Meselâ Boğaziçi köprüsü yayaya açık bir şekilde hizmete açılır fakat köprüyü yaya olarak kullanmasını bilmeyen ya da yayalara açık olmasını kötüye kullanan ahmaklar nedeni ile bu uygulama kaldırılır.

Şahsi fikrim, durak harici yolcu indirme ve alma, şöförlerin (trafik durumu, zaman gibi bazı parametreleri de göz önüne alarak) insiyatifine bağlı olarak serbest olmalı. İETT şöförleri ile ÖHO şöförlerini birbirinden ayırmak teoride haksızlık gibi gözükse de, ÖHO genellikle yolcu başına kazanç sağladığı için niyeti yolda kalan vatandaşa yardımcı olmak bile olsa dışarıdan kâr amaçlı dur-kalk yaptığı ve menfaat uğruna trafiği aksatıp tehlikeye soktuğu düşünülebilir. Bu tür durumlarda her vakayı ayrı ayrı değerlendirmek en iyisi.

Mecidiyeköy'deki Boğaz Hattı Peronları'nın çıkışı eskiden şimdi giriş yapılan sokaktan yapılıyordu. O sokaktan caddeye çıkışta da 75-80 saniye boyunca yanan trafik ışığı vardı. Bu ışıklarda yolcu almak ise yasaktı. Bu yasak daha önceleri doğru dürüst uygulanmazken sonraları epey sıkı uygulanmaya başlandı. Ben ise şahsen yasağın mevcudiyetini anlayabilmeme rağmen sıkı sıkıya uygulanıp uygulattırılmasını anlayamazdım. Çünkü orada biraz da şöförün insiyatifi olmalıydı. Neden ? Işık 75-80 saniye kırmızı yanıp sadece 15-20 saniye yeşil yanıyordu. Mesela yeşil ışığın yanmasına 30 saniye varken kapıya birisi gelse trafik ve can güvenliği açısından herhangi bir tehlikesi olmayan bir durum ve bence bu yolcunun alınmasında hiç bir mahsur yok. Fakat meselâ 10 saniye kaldığında artık bu yolcuyu almaya çalışmak bir risk halini alıyor. Büyükdere Caddesi tıkandığında o yeşil yanan her saniye apayrı bir değer taşıyor ve buradaki aksamalar nedeniyle bazı zamanlar peronlardaki yığılma bir türlü eritilemiyor.

Aşağıdaki üç fotoğrafı 1 Eylül 2002 Pazar günü çektim. Evet tam 5 senelik fotoğraflar. Fotoğraftaki otobüsün tabelası 128 idi. Fotoğrafları bazı detaylar nedeni ile büyük yükledim.

1 Eylül 2002 tarihi Pazar gününe denk geliyor ve pazar günleri otobüslerin daha seyrek çalıştığı hepimizin malumu.


İlk fotoğrafta Mecidiyeköy Boğaz Peronları'nın Büyükdere Caddesi'ne çıkışındaki ışıklarda bekleyen 128'e binmek için iki kişi şöförden ricada bulunuyor. Bu sırada ışığın yanmasına 30 saniye var. Şöför olumsuz cevap veriyor olsa gerek, bir süre tartışıyorlar ve bir sonraki otobüse binmek için peronlara doğru ilerliyorlar.


(+)


İkinci fotoğraf çekildiğinde ışığın yanmasına 13 saniye kalmış, yani ilk fotoğraftan 17 saniye sonrası. Genç ve yaşlı adam hâlâ bir umut otobüse bakıyorlar. O arada şöför ön kapıyı açmış, bu ikisi ile tartışmaya devam ediyor. Bu sırada gelmekte olan hanım da 128 yolcusu, fakat şöförün bağırıp çağırdığını görünce açık olan ön kapıdan geri dönüyor. Genç adamın elinde mavi kartı hazır ve hattâ tam akbil GKM cihazına basılmak üzere hazır bekliyor.


(+)


Üçüncü fotoğrafta artık ışığın yanmasına 2 saniye kalmış ama ön kapı hâlâ açık ve şöför hâlâ laf yetiştiriyor, bunun üzerine genç adam ön kapıya doğru ilerlerken 128 yolcusu hanım da bir umut binebilir miyim düşüncesi ile geriye dönüp izliyor.


(+)


Burada bu yasak çok sıkı uygulanmayıp şöförün insiyatifine bırakılsaydı, şöför hareket etmesine 30 saniye süre varken bu yolcuları alacak, hattâ belki 13 saniye kala hanım yolcuyu da alacak ve gidecekti. Ama yasağın ısrarla, daha doğrusu tutarsız bir şekilde uygulanıyor oluşu, yani cezanın piyango misali rast geldiğine vurması nedeni ile şöförler de tereddütte kaldığı için maalesef böyle olmadı. Şöför yasağı uyguladı ama kırmızı ışıkta yolcu almanın yasak olmasının bence asıl amacı olan trafiği aksatmama işini gözardı ve ihlal etti, yeşil ışık yanana kadar yolcu ile tartıştı. Bu yasağı amacını anlayarak uygulayan bir şöförün yolcuyla da fazla muhatab olmadan yeşil yanar yanmaz hareket edecek şekilde davranması beklenirdi.

Bu yasağın da bu dereceye gelmesinin nedeni temelde ilk paragrafta bahsettiğimiz türdeki ahmak insanlar. Şimdi şöför 30 saniye var diye kapıyı açıp iki kişiyi alsaydı, daha sonra 13 saniye kala diğer hanımı alsaydı, belki de 4 saniye kala diğer ışıklardan kırmızıda koşarak geçen bir ahmak kapıya gelecek ve yeşil ışığın yanmasına çok az bir zaman kala binmeye kalkıp, binemeyince de "onları aldın, beni niye almıyorsun" diyecekti. İşte şöförlerin genelde dikkate aldığı bu parametreleri yolcu adayları dikkate almadıkları, hatta içlerindeki bazı ahmaklar anlatıldığı halde inat ettikleri için olay en sonunda bu noktaya geldi.

Benim açımdan trafik akışını ve can güvenliğini tehlikeye atmayacak şekilde durak harici iniş binişler serbest olabilir. Işıklarda ya da durak harici yolcu almayan şöför, Hasanpaşa Garajı'na ya da Ortaköy - Ulus tarafına gidecek şöför arkadaşlarını otoban üstünde ve hem de tam durmadan indirebiliyor. Evet her yolcu aynı çeviklikte olamaz ama buna insiyatif kullanıp karar verebilen şöför diğerine de karar verebilmeli.


:BARIŞ:

12 yıl önce - Pzr 07 Ekm 2007, 12:08

Ama orada kapıyı açtımmıda yolcu'ya bişey olmuyor.Olan şoföre oluyor, Rapor yiyiyor yolcunun yüzünden.



sinan korkmaz

12 yıl önce - Pzr 07 Ekm 2007, 21:10

Ümit arkadaşıma yazzdıklarından dolayı katılıyorum yanlız katılmadığım bir ayrıntı varki onu belirtmek istiyorum ; durak harici alınan yolcu arabaya binerken şöförün veya kendi hatası yüzünden düşüp ayağını kırarsa veya ayağı burkulursa yolcu ve ailesi tarafından şöförün ceza alması ve iett den tazminat alınması için hertürlü imkanlarını seferber ederek mahkemeler açılıp şöför durak harici yolcu aldığı için suçlu bulunup iett den tazminat alıyorlar ve sonunda olan yine şöföre oluyor..Fakat şöför ün durak harici aldığı diğer şöför arkadaşı Allah korusun düşüp kafasını bile kırsa o arkadaşı ondan ve iett den şikayetçi olmaz kesinlikle..Bundan dolayı bu insiyatifi kendi arkadaşına rahatlıkla gösterebiliyor..

Nejat Bilginoglu

12 yıl önce - Çrş 10 Ekm 2007, 12:55

Alıntı:
durak harici alınan yolcu arabaya binerken şöförün veya kendi hatası yüzünden düşüp ayağını kırarsa veya ayağı burkulursa yolcu ve ailesi tarafından şöförün ceza alması ve iett den tazminat alınması için hertürlü imkanlarını seferber ederek mahkemeler açılıp şöför durak harici yolcu aldığı için suçlu bulunup iett den tazminat alıyorlar ve sonunda olan yine şöföre oluyor..Fakat şöför ün durak harici aldığı diğer şöför arkadaşı Allah korusun düşüp kafasını bile kırsa o arkadaşı ondan ve iett den şikayetçi olmaz kesinlikle..Bundan dolayı bu insiyatifi kendi arkadaşına rahatlıkla gösterebiliyor..


Farzedelim, otobüs kırmızı ışıkta durdu. Kapıdan "tık tık" ses geldi ve kapıyı açtı. Binerkende ayağı takıldı ve düştü. Kimse demezki;

Allah razı olsun şöför beyden beni yolda aldı, bende düştüm

Peki Ne der ?

Yolun ortasında kapıyı açınca bende bindim. Hatalı şöför der

Peki, Suç kimde ?

Nejat BİLGİNOGLU


:BARIŞ:

11 yıl önce - Sal 11 Arl 2007, 18:04

Alıntı:
Farzedelim, otobüs kırmızı ışıkta durdu. Kapıdan "tık tık" ses geldi ve kapıyı açtı. Binerkende ayağı takıldı ve düştü. Kimse demezki;

Allah razı olsun şöför beyden beni yolda aldı, bende düştüm

Peki Ne der ?

Yolun ortasında kapıyı açınca bende bindim. Hatalı şöför der

Peki, Suç kimde ?


Gerçekden çok doğru, buna uygun bir sürü örnekler var İETT camiasında.Yani İyilik yap denize at derler ya aynısı.Şöför mağdur kalmasınlar diye kapıyı açacak herhangibir denetimin görebileceği halde, ceza alabileceği halde, kapıyı açıp yolcuya yardımcı olacak, ve yolcununda binerken ayağı takılıp düşünce falan suç hemen şöföre yapıştırılacak.Gerçekden bazı İnsanlar çok tuhaf.



İBRAHİM DİLBER
11 yıl önce - Sal 26 Ağu 2008, 01:14

Otobüslerin adeta minibüs gibi çalışmasını savunmuyorum. Ancak bazı durumlarda da hoşgörülü olmakta fayda var. Bazı İETT şöförleri durağa yetişmek için koşup da son anda yetiştiğinizi göre göre adeta inadına yapar gibi yolcu almıyor. Hadi bunu bir tarafa bırakalım durakta az sayıda yolcu varsa durağın önünden yavaşlamadan geçip yolcuyu durakta bırakabiliyorlar. Hele ki seyrek geçen bir hat ise o andaki yolcu psikolojisini varın siz düşünün. Malesef benzer durumlarla birçok kez karşılaştım. Bu işlerin bir ortası yok mu anlamadım. Bazı ÖHO şöförleri yolcu almak için aşırı yavaş gitmek suretiyle insanı bezdiriyor , bazı İETT şöförleri ise durakta yolcu bırakarak insanı bezdiriyor.
Kimsenin hususi olarak durak harici otobüs beklemesini ve otobüsün de bu şekilde yolcu almasını savunmuyorum. Ancak siz bir şekilde durağa yetişmeye çalışıyorsanız ve şöför de bunu görüyorsa mümkün mertebe seri bir şekilde yolcuyu almalı. Örneğin yetişmek için arkasından koştuğum bir İETT şöförü arka kapıyı açmak suretiyle Allah razı olsun beni araca almıştı.


ali yeniözdoğdu
10 yıl önce - Prş 19 Mar 2009, 23:00

iett şöforleride aynı minibüs esnafı gibi oldu durak hariçi yolcu bindirme indirmeler yapıyolar.Ayrıca şöforler akbili olmayan yolculara para karşılıgı abil basıyo bunu acilen kaldırmaları lazım.İETT nn yetkilikerine söylediginiz zmn hiç takmıyolar sanki kendi arabaları gibi iş yapıyolar.

İSAİST
10 yıl önce - Cum 20 Mar 2009, 01:10

İett şöferleri para toplayıp iyi kazanç sağladıkları için onlarda yakında minibüscü gibi davranmaya başlayacaklar.Her bakımdan hizmet kalitesini düşürecekler.Daha da kötü durumlar göreceğiz. bu daha başlangıç.

Misafir cd2

2 yıl önce - Cmt 12 Ağu 2017, 23:17

136b de hep arıza yapan değişiklik olsun yarım saatde 14 :25 otobüsü gelmedi raporu tutcam 136b büyük otobüs koyun bilginiz olsun

Misafir 59f

1 yıl önce - Pts 04 Arl 2017, 09:13

Peki şoförün kendi isi olduğu zaman yoldan koli vb..almak için durak dışında durup kendi isini halletmesi kurallara aykırı degilmi. İslerine geldikleri gibi davranıyorlar.karşılaştığınız hicbir haksızlık karşında susmayın.yoksa daha sonra arkadan anca söylenirsiniz.



sayfa 2
ANA SAYFA -> ULAŞIM