Bence bu iş bir ulaştırma bakanı çıkarmamıza bakar. Nasıl Samsun-Ceyhan petrol boru hattı bir anda Orduya kaydı bir hatırlayıverelim.Sonunda kimseye yar olmadı ancak Türkiye burası olmaz olmaz diye bir şey olmaz. Hele şu spor alt yapısına ve tesislere iyi yatırımlar yapılsın.Ardından ulaştırma bakanıda çıkarırız evelAllah.
İnşallah temenni ettiğiniz gibi olur.
Seçim zamanında Samsun Meydanında kocaman pankartla hızlı tren reklamı yapıldı. Ama ardından gerektiği gibi sahip çıkılmadı.
Yolcu vb. yok veya az diyen arkadaşlar, Ulusoy'un, Metro'nun sayfasına bakın lütfen! Bir günde kaç otobüs gidip geliyor?
Otobüs sektöründeki sıkıntıları diğer sayfalarda arkadaşlar sürekli tartışıyorlar, bu sorunun çözümü alternatif ulaşımda. Yoksa o tekelleşir, bu tekelleşir; ardından devletle pazarlığa girerler. Bizde Ankara'ya gitmek için 35-40 TL vermek zorunda kalırız...
Bence bu iş bir ulaştırma bakanı çıkarmamıza bakar. Nasıl Samsun-Ceyhan petrol boru hattı bir anda Orduya kaydı bir hatırlayıverelim.
Arkadaşlar bazı yatırımlar geçtiği yerlere belirgin bir yarar sağlar, bazı yatırımlar ise geçtiği yerler için daha fazla külfet getirir.
Petrol taşıma ya da doğalgaz taşıma amaçlı boru hatlarının geçtiği yerlere ekonomik kazanım yönünde çok büyük etkisi olmaz. Mavi Akım Doğalgaz Boru Hattı'nın Samsun'dan geçmesi Ünye'nin, Ordu'nun, Giresun'un geri kalmasına neden olmuş mudur? Niye olsun ki?
Aynı şekilde Karadeniz-Akdeniz arası petrol boru hattının da nereden geçtiğinin dert edinmeye değecek bir yönü yoktur. Samsun'dan ya da Ünye'den geçmesinin ne Samsun'a ne de Ünye'ye çok önemli bir katkısı yok. Boru hatları geçtikleri yere medeniyet götüren, orayı ihya eden yatırımlar değildir. Sonuçta bu enerji kaynağının taşınmasına ihtiyaç olduğu için bir yerden geçecektir. Neresi daha uygunsa oradan geçirilir, olur biter.
Petrol boru hattının geçtiği yere tek başına kayda değer bir etkisi olmaz. Belirgin bir etkisi olması için hattın geçtiği yerde bir petrokimya (rafineri,...) ya da enerji dönüşüm tesisi (elektrik santrali,...) olması gerekir. Böyle bir tesisin de bölgede katma değer etkisi olmasına karşın belirgin çevresel bozulma etkisi de olur.
Hatırlayınız Mobil Santraller ilk kurulduğunda ve Samsun'a etkileri gündeme geldiğinde yerel medyada bu tesisin Samsun'a yapılmasını eleştirenler dönemin Enerji Bakanı Sayın Hilmi Güler'i ve kendisinin Ünye'li oluşunu kastederek "Madem bu mobil santral çok iyidir, o zaman Bakan Bey memleketi Ünye'ye yapsın" yönünde eleştirmekteydi.
Burada bir gariplik var. Mobil santraller Ünye'ye gönderilsin diye eleştirilirken petrol boru hattı ise Ünye'ye gönderilmesin diye eleştiriliyor.
Bu konuda şahsi görüşüm petrol boru hatlarının veya petrokimya v.b. tesislerin ihtirasla heves edilecek ve "Mutlaka bizim buralardan geçsin" diye peşinde koşulacak şeyler olmadığıdır. Bu tür tesislerin büyük kentlerin yakınında, turistik yerlerde, değerli tarım alanları civarında olması taraftarı değilim. Hele de "Bu boru aslında bizim hakkımızdı ama hakkımızı Ünye'ye yedirdiler" türü eleştirileri garip ve komik buluyorum.
Karadenizden Akdenize doğru taşınan petrolün tankerlerle İstanbul Boğazı'ndan geçiyor olması bir risk olarak görülmüş, Boğaz'ın güvenliği için başka bir çözüm aranmıştır. Bu konuda Türkiye'nin Samsun-Ceyhan hattı önerisi, Bulgaristan ve Yunanistan'ın ise Burgaz-Dedeağaç hattı önerisi gündeme gelmiştir. Yunanistan ve Bulgaristan'ın kıs abir boru hattı ile Karadeniz'den Ege'ye bağlantı sağlayan bir hat oluşturma fikrine karşılık Türkiye uzun bir boru hattıyla Orta Karadenizden Ceyhan'a kadar taşıma düşüncesi söz konusu olmuştur. Türkiye'nin Trakyada çok kısa bir hat ile Karadenizden Egeye bağlantı sağlama imkanı ise her nedense gündeme gelmemiştir. Bence en avantajlı geçiş güzergahı bu güzergah olurdu.
Bir şehirden demiryolu geçmesi ya da geçmemesi oraya yönelik ekonomik faaliyetlerin gidişatına önemli etki yapar. Bu yönüyle de güçlü bir demiryolu bağlantısı olmasının, o şehrin ihya olmasına önemli katkısı vardır. Bu iki konunun (Hızlı tren ile petrol boru hattının) birbiri ile kıyaslanması anlamlı değil.
Emre bey hızlı trenle ilgili çalışmalarınızı takdirle karşılamakla beraber yukarıdaki yazının büyük bir bölümüne katılmadığımı belirtmeliyim.
''Petrol taşıma ya da doğalgaz taşıma amaçlı boru hatlarının geçtiği yerlere ekonomik kazanım yönünde çok büyük etkisi olmaz. Mavi Akım Doğalgaz Boru Hattı'nın Samsun'dan geçmesi Ünye'nin, Ordu'nun, Giresun'un geri kalmasına neden olmuş mudur? Niye olsun ki? ''
Ünye yada Ordunun geri kalmasına neden olmaz ancak geçtiği yeri öyle yada böyle kalkındırır. Doğalgaz hattı Samsundan geçmeseydi Samsuna bu kadar erken doğal gaz gelmezdi. Doğalgaz basıncı yüksek olduğu için doğalgaz çevrim santrallari Samsuna kurulmaya çalışılıyor ve kuruluyor. Ben doğal gaz çevrim santraline karşı değilim açıkcası. Sanayi yatırımlarında da bunlar dikkate alınıyor. Bir şekilde kalkınmaya pozitif etkisi var sonuçta.
Aynı şekilde Karadeniz-Akdeniz arası petrol boru hattının da nereden geçtiğinin dert edinmeye değecek bir yönü yoktur. Samsun'dan ya da Ünye'den geçmesinin ne Samsun'a ne de Ünye'ye çok önemli bir katkısı yok. Boru hatları geçtikleri yere medeniyet götüren, orayı ihya eden yatırımlar değildir. Sonuçta bu enerji kaynağının taşınmasına ihtiyaç olduğu için bir yerden geçecektir. Neresi daha uygunsa oradan geçirilir, olur biter.
Ben bu parağrafa hiç katılmıyorum. Bu hattın Samsundan geçerken nasıl uğraşlarla Ünyeye kaydırıldığını çok iyi biliyorum. Ancak bu aşamada bu hattı rusya uygun görmediği için hat kalmış durumda. Yanlız bu hattın yapılacağı yere yeni büyük bir liman yapılacak. Bu bölgeye rafineri kurulacak ve petrokimya sanayi gelişecek. Kavakta yada havzada sanayinin gelişimine dolaylı etki edecek. Samsunun nüfusunun ikiye katlanmasına sebep olacak bir gelişme bu.Temiz kalplilikle neresi daha uygunsa oradan geçirilir olur biter diyorsunuz ama uygunluk adamına göre değişiyor işte.
Hatırlayınız Mobil Santraller ilk kurulduğunda ve Samsun'a etkileri gündeme geldiğinde yerel medyada bu tesisin Samsun'a yapılmasını eleştirenler dönemin Enerji Bakanı Sayın Hilmi Güler'i ve kendisinin Ünye'li oluşunu kastederek "Madem bu mobil santral çok iyidir, o zaman Bakan Bey memleketi Ünye'ye yapsın" yönünde eleştirmekteydi.
Bu eleştiriler doğruydu. Bizim costaldaki evin penceresinden 5 numaralı fuel oil ile çalışan santrallerin Samsunu nasıl kirlettiği çok net görülüyordu.Heleki gece olunca herkes uykudayken bu santraller tam kapasite çalıştırılır ve etraf zehire boğulurdu. Doğalgaz çevrim santrali ile aynı kirlilik değil bu. İyi birşey olsaydı ve ekonomiye belirgin katkı sağlayacağını düşünseydi emin olun o santral saniye samsunda durmazdı. Rizeli işadamı kendi memleketine hemen taşırdı.İkisi aynı şey değil. Petrol boru hattı Samsunun nufusunu 600binden 1,5 milyona çıkaracak bir yatırımlar zincirinin başlangıç halkası olabilirdi. Santraller ile bu biraz farklı.
Bir şehirden demiryolu geçmesi ya da geçmemesi oraya yönelik ekonomik faaliyetlerin gidişatına önemli etki yapar. Bu yönüyle de güçlü bir demiryolu bağlantısı olmasının, o şehrin ihya olmasına önemli katkısı vardır. Bu iki konunun (Hızlı tren ile petrol boru hattının) birbiri ile kıyaslanması anlamlı değil.
Bir şehirden demiryolu hattı geçmesi ekonomik faliyetlerin gidişatına önemli katkı yapar ancak önce ekonomik gelişme olacakki tren hattı yapılsın. Anlattığınız hadise avrupada olur ancak Türkiyede önce şehrinizde ekonomik kıpırdanma olacakki bu hat yapılsın. Samsun limanının özelleştirilmesi ve ticaretin hızla artması şehirdeki otellerin yapılmasına büyük katkı sağlamıştır. Sizin bahsettiğiniz mantıkla bakacak olursak limanlada otellerin ve alışveriş merkezlerinin alakası olmamalı ancak var. Günümüz seküler hayatının komplike ekonomik pozisyon denklemleri eskilerin birinci derece denklemleri gibi değil. Zincirleme bir denklemler demeti şeklinde. Petrol boru hattı hızlı trenle o kadar alakalıki birbirinden ayırt etmeniz adeta imkansız. Tıpkı limanın özelleştirilmesinin hızlı trenin dillendirilmesine ön ayak olduğu gerçeğinin gözardı edilemeyeceği gibi Samsuna ekonomik anlamda büyük katkı sağlayacak böylesi devasa yatırımların Samsuna hertürlü devlet ve özel yatırımını çekeceği gerçeğide inkar edilemez.
Emre bey hızlı trenle ilgili çalışmalarınızı takdirle karşılamakla beraber yukarıdaki yazının büyük bir bölümüne katılmadığımı belirtmeliyim.
Alıntı:
''Petrol taşıma ya da doğalgaz taşıma amaçlı boru hatlarının geçtiği yerlere ekonomik kazanım yönünde çok büyük etkisi olmaz. Mavi Akım Doğalgaz Boru Hattı'nın Samsun'dan geçmesi Ünye'nin, Ordu'nun, Giresun'un geri kalmasına neden olmuş mudur? Niye olsun ki? ''
Ünye yada Ordunun geri kalmasına neden olmaz ancak geçtiği yeri öyle yada böyle kalkındırır. Doğalgaz hattı Samsundan geçmeseydi Samsuna bu kadar erken doğal gaz gelmezdi. Doğalgaz basıncı yüksek olduğu için doğalgaz çevrim santrallari Samsuna kurulmaya çalışılıyor ve kuruluyor. Ben doğal gaz çevrim santraline karşı değilim açıkcası. Sanayi yatırımlarında da bunlar dikkate alınıyor. Bir şekilde kalkınmaya pozitif etkisi var sonuçta.
Alıntı:
Aynı şekilde Karadeniz-Akdeniz arası petrol boru hattının da nereden geçtiğinin dert edinmeye değecek bir yönü yoktur. Samsun'dan ya da Ünye'den geçmesinin ne Samsun'a ne de Ünye'ye çok önemli bir katkısı yok. Boru hatları geçtikleri yere medeniyet götüren, orayı ihya eden yatırımlar değildir. Sonuçta bu enerji kaynağının taşınmasına ihtiyaç olduğu için bir yerden geçecektir. Neresi daha uygunsa oradan geçirilir, olur biter.
Ben bu parağrafa hiç katılmıyorum. Bu hattın Samsundan geçerken nasıl uğraşlarla Ünyeye kaydırıldığını çok iyi biliyorum. Ancak bu aşamada bu hattı rusya uygun görmediği için hat kalmış durumda. Yanlız bu hattın yapılacağı yere yeni büyük bir liman yapılacak. Bu bölgeye rafineri kurulacak ve petrokimya sanayi gelişecek. Kavakta yada havzada sanayinin gelişimine dolaylı etki edecek. Samsunun nüfusunun ikiye katlanmasına sebep olacak bir gelişme bu.Temiz kalplilikle neresi daha uygunsa oradan geçirilir olur biter diyorsunuz ama uygunluk adamına göre değişiyor işte.
Alıntı:
Hatırlayınız Mobil Santraller ilk kurulduğunda ve Samsun'a etkileri gündeme geldiğinde yerel medyada bu tesisin Samsun'a yapılmasını eleştirenler dönemin Enerji Bakanı Sayın Hilmi Güler'i ve kendisinin Ünye'li oluşunu kastederek "Madem bu mobil santral çok iyidir, o zaman Bakan Bey memleketi Ünye'ye yapsın" yönünde eleştirmekteydi.
Bu eleştiriler doğruydu. Bizim costaldaki evin penceresinden 5 numaralı fuel oil ile çalışan santrallerin Samsunu nasıl kirlettiği çok net görülüyordu.Heleki gece olunca herkes uykudayken bu santraller tam kapasite çalıştırılır ve etraf zehire boğulurdu. Doğalgaz çevrim santrali ile aynı kirlilik değil bu. İyi birşey olsaydı ve ekonomiye belirgin katkı sağlayacağını düşünseydi emin olun o santral saniye samsunda durmazdı. Rizeli işadamı kendi memleketine hemen taşırdı.İkisi aynı şey değil. Petrol boru hattı Samsunun nufusunu 600binden 1,5 milyona çıkaracak bir yatırımlar zincirinin başlangıç halkası olabilirdi. Santraller ile bu biraz farklı.
Alıntı:
Bir şehirden demiryolu geçmesi ya da geçmemesi oraya yönelik ekonomik faaliyetlerin gidişatına önemli etki yapar. Bu yönüyle de güçlü bir demiryolu bağlantısı olmasının, o şehrin ihya olmasına önemli katkısı vardır. Bu iki konunun (Hızlı tren ile petrol boru hattının) birbiri ile kıyaslanması anlamlı değil.
Bir şehirden demiryolu hattı geçmesi ekonomik faliyetlerin gidişatına önemli katkı yapar ancak önce ekonomik gelişme olacakki tren hattı yapılsın. Anlattığınız hadise avrupada olur ancak Türkiyede önce şehrinizde ekonomik kıpırdanma olacakki bu hat yapılsın. Samsun limanının özelleştirilmesi ve ticaretin hızla artması şehirdeki otellerin yapılmasına büyük katkı sağlamıştır. Sizin bahsettiğiniz mantıkla bakacak olursak limanlada otellerin ve alışveriş merkezlerinin alakası olmamalı ancak var. Günümüz seküler hayatının komplike ekonomik pozisyon denklemleri eskilerin birinci derece denklemleri gibi değil. Zincirleme bir denklemler demeti şeklinde. Petrol boru hattı hızlı trenle o kadar alakalıki birbirinden ayırt etmeniz adeta imkansız. Tıpkı limanın özelleştirilmesinin hızlı trenin dillendirilmesine ön ayak olduğu gerçeğinin gözardı edilemeyeceği gibi Samsuna ekonomik anlamda büyük katkı sağlayacak böylesi devasa yatırımların Samsuna hertürlü devlet ve özel yatırımını çekeceği gerçeğide inkar edilemez.
1- Türkiyede elektrik üretiminde doğalgazdan yararlanılması "ekonomik kalkınmaya destek veren" bir durum değildir. Sadece "mecbur kalındığı için istemeye istemeye de olsa başvurulan yöntem" dir. Çünkü en pahalı birim maliyet ile elektrik üretim seçeneği doğalgazdan olan üretimdir. Doğalgaz yakılarak elektrik üretilmesi çevresel etkileri çok kötü olmayan, ancak ekonomik yönden maliyeti yüksek bir uygulamadır. Birim kWh üretimin maliyetinin bu santrallerde çok yüksek oluşu nedeniyle ülke içindeki enerji satış fiyatlarını belirgin bir şekilde yukarı çeken etkisi bulunmaktadır. Bu da sanayinin gelişimini olumlu değil olumsuz etkilemektedir. Ancak enerjisiz kalmamak ve ihtiyacı karşılamak için bu istenmeyen külfete katlanılmakta ve doğalgazdan elektrik üretilmektedir. İstenmeyen ancak mecbur kalınan bu yöntem sırasında az da olsa bir istihdam oluşmaktadır. Bu nedenle de doğalgaz çevrim santrallerinin kurulduğu yere istihdam açısından olumlu katkısı bulunmaktadır. Kurulduğu yere istihdam yönünden yararı, ülkeye ise ekonomik olmayan bir elektrik üretimi yöntemi olması nedeniyle zararı olan tesisler diyebiliriz. İnşallah bu soruna ilerleyen yıllarda çözüm bulur ve doğalgazdan pahalı bir şekilde elektrik üretme külfetinden kurtuluruz.
2- Petrol boru hattının geçtiği yere katkısı sadece inşaatı sırasında oluşan işler nedeniyle olur. İnşaatı bitip kullanılmaya başlandıktan sonra toprağın altından geçen borunun yararı olmaz. Eğer petrol boru hatları yapılıp bittikten sonra geçtiği yerlere kalıcı ekonomik yararlar üretmeye devam etseydi başka boru hatlarında örneği görülmeliydi. Örneğin şuna cevap verin: Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı Erzincan'dan ve Sivas'tan geçmektedir, Malatya'dan ve Kayseri'den ise geçmemektedir. Sizce BTC hattı (inşaatı bittikten sonraki işletme dönemini kastediyorum) şu anda Erzincan'a ve Sivas'a ne kazandırmaktadır? Malatya ve Kayseri hangi imkandan mahrum kalmıştır? Bu hattın yapımı sayesinde Erzincan ve Sivas hangi ekonomik kazancı sağlamıştır. Bu hat Erzincan ve Sivas için kaç kişilik bir nüfus artışına neden olmuştur. Somut ve net cevap lütfen.
Bir petrol boru hattı üzerinde petrokimya tesisi (rafineri) kurulacaksa yer seçimi doğru yapılmışsa hiçbir itirazım yok. Ama yer seçimi boyutunu irdelemek ve buraya ne kazandırıp ne kaybettirdiğine bakmak gerekir. Eğer rafineri kurulan yer kentin uzağında, değersiz, tarıma elverişsiz, turizme elverişsiz bir yer ise burada kurulan rafineri yararlı olur. Çevresine ekonomik etkileri olumlu yansıyan bir tesis olur. İşe yaramayan bir yeri ekonomiye kazandırmış olur. Ama Çarşamba Ovası'ndan Ceyhan'a petrol boru hattı geçsin de bu boru hattı buradan geçti diye yatırım çekerek Çarşamba Ovasına rafineri kurulsun derseniz biraz daha iyi düşünün derim. Açık söyleyeyim ki rafineri kurmak için çok iyi bir yer seçtiğinizi düşünmem. Ciddiye alınacak bir kirlilik kaynağı olacağını ihmal etmemek gerek.
3 - Çarşamba Ovasında Mobil santrale karşı olumsuz, ama Çarşamba Ovasında rafineriye karşı ise olumlu hatta "elimizden alınan hak" olarak bakmanız garip. Eğer Çarşamba Ovasına rafineri kurulursa tıpkı mobil santralde olduğu gibi Costal'daki evinizin penceresinden izlemeye değer güzel (?!) bir manzaranız olacağını söyleyeyim.
4- Ben, bu kadar kıymetli bir tarım alanı üzerinde mobil santral ya da petrokimya tesisi olmasına olumlu bakmıyorum. Bunun yerine yan sektörleri etkileyip çekme özelliği olan fakat tarım alanına zarar vermeyen sanayi kollarının gelişmesi lazım. Fındığın ve sütün bol bulunduğu bu bölge İsviçre'den daha çok bilinen bir çikolata sektörü çıkarsa kime ne zararı var? Ağacın bol bulunduğu bu bölge kağıt, karton, mobilya, ambalaj gibi sektörlerde gelişse ne kaybeder? Yeşili, mavisi turizme dönüşse ne kaybeder? Makina imalatını, elektromekanik sistemleri rahatlıkla yapan bu bölge gemi, tren, otomobil, beyaz eşya sektörlerini çekse ne zararını görür? Sulama ekipmanları, seracılık malzemeleri, ilaçlar, tıbbi aletler, hastane ekipmanları, elektrik malzemeleri, ateşli silahlar, endüstriyel mutfak ekipmanları,...gibi sektörlerini büyütse ne zarar görür? Bu güzel tarım alanına illa petrole dayalı bir sektör girmek zorunda mı?
Samsun kendisi için daha doğru olan sektörlerde büyüyecek ve bu büyümesini doğru kanallarla Türkiye'ye ve Dünya'ya aktaracak özellikte bir şehirdir. Büyükşehrin yanıbaşında, sahilde, tarım alanında rafineri kurulamamış olması Samsun'un ve Türkiye'nin uzun dönemli çıkarları için olumludur.
2018"de sistem işletmeye alınması planlanılıyor ankara 2saat..
Samsun-Ankara hızlı tren projesinin ilk etap çalışması olarak yapılması öngörülen 450 km uzunluğunda olacak Samsun-Kırıkkale Demiryolu hattının güzergahı açıklandı.Ankara- Samsun arasını 2 saate indirecek olan hızlı tren projesinde son durak Samsun belirlenirken, Kavak ve Havza ilçelerinde birer istasyon oluşturulacak.
Ulaştırma Bakanlığı ile Devlet Hava Meydanları Genel Müdürlüğü"nün yatırım programında yer alan 450 km uzunluğunda olacak şekilde inşa edilecek Samsun-Ankara hızlı tren projesinin ilk etap çalışması olarak öngörülen Samsun-Kırıkkale Demir yolu hattı projesi konusunda dün Kavak İlçesi"nde halkın katılım toplantısı düzenlendi.
2010 yılında bakanlık tarafından demiryolu hattının etüt çalışmasının yapılması amacıyla düzenlenen ihaleyi 2 milyon 591 bin liraya almaya hak kazanan Yüksel Proje Uluslarası A.Ş yetkilileri, düzenlenen toplantıda tahminen güzergahı bilenen hızlı tren projesi konusunda halkı bilgilendirdi. Şirket yetkililerinin verdiği bilgiye göre, Samsun, Amasya, Tokat, Çorum, Yozgat ve Kırıkkale illlerini kapsayacak şekilde yapılacak 450 km uzunluğunda olması planlanan Samsun-Kırıkkale Demiryolu hattının ana güzergahı 284 km uzunluğunda olacak. Bu ana hat güzergahına Yozgat Yerköy ilçesi ile Çorum"un Sungurlu ilçesi arasında 67 km uzunluğunda bağlantı hattı inşa edilecek. Aynı zamanda Amasya"nın Merzifon ve Tokat"ın Turhal ilçeleri arasında 97 km uzunluğunda ikinci bir bağlantı hattı inşaa edilecek.
"119 tünel 64 adet köprü ve viyadük yapılacak"
Verilerin bilgilere göre, Kırıkkale-Samsun Demiryolu, Kayaş-Yerköy demiryolu hattının yaklaşık 112. km"sin den Kırıkkale ili Delice ilçesinden başlayarak sırası ile Çorum ili Sungurlu ilçesi, Çorum Merkez ilçe, Çorum Mecitözü ilçesi, Amasya Merzifon ilçesi, Samsun Havza İlçesi, Samsun"un Kavak İlçesinden geçerek Samsun"un merkezinde sonlanacak. Ayrıca Yozgat-Yerköy bağlantı hattında ise, Yerköy Sivas demiryolu hattının 186.km"sinden başlayarak Yozgat Merkez ilçe ve Çorum ili Boğazkale ilçesinden geçerek Çorum Sungurlu ilçesinden Kırıkkale-Samsun hattının yaklaşık 68. km"sinden ana hatta bağlanacak. Amasya Turhal bağlantı hattında ise, Kırıkkale Samsun hattının 189 ile 191. km"leri arasında yer alan Merzifon istasyonundan ayrılarak, Amasya ili Suluova ilçesi ve Amasya merkez ilçelerinden geçerek Tokat"ın Turhal ilçesinde sonlanacak. 97 km uzunluğunda yapılacak bağlantı hattının 27.km"sine kadar kadar çift hat, ayrıca 27 km"sinde ise tek hat rehabilitasyonu olacak şekilde inşa edilecek.119 adet tünelin, 64 adet köprü ve viyadüğün ayrıca Çorum, Sungurlu, Merzifon, Havza ve Kavak olmak üzere toplamda 5 adet istasyonun olacağı sistemin inşaatında, 38 milyon metreküplük yarma ve 19 milyon metreküplük dolgu işleminin gerçekleştirilmesi öngörülüyor.
"Derebahçe son durak olacak"
İşte hattın geçeceği 450 km uzunluğunda olması planlanan güzergah;Kırıkkale ili Delice ilçesi Baraklı köyü, Amasya ili Merzifon ilçesi Balgöze, Çaybaşı, Kamışlı, Saraycık, Sarıbuğday, Yeşil ören, Orta ova köyleri, Kayadüzü beldesi, Amasya ili Suluova ilçesi Armutlu, Cürlü, Çayüstü, Kurnaz, Salucu, Uzunoba, Harmanağılı köyleri, Amasya Merkez köyleri Boğazköy, Fındıklı, İpekköyü, Kapıkaya, Kayabaşı, Ovasaray, Aksalur, Damudere, Karaçavuş, Kızoğlu, Yeşildere köyleri, Yozgat ili Yerköy ilçesi Karacaahmetli, Hacıosmanlı köyleri, Yozgat Merkez Örencik, Söğütlüyayla, Aydoğan, Karalar köyleri, Çorum ili Sungurlu ilçesi Gafurlu, Beşdam, Karakaya, Kırankışla köyleri, Çorum Merkez, Narlık Salman, Kalehisar, Kiranlık, Sapa, Hamdi, Sazdeğirmeni, Sarımbey, Çayhatap, Yenice, Bozboğa, Ömerbey, Bayat, Ahmediye, Kuşsaray köyleri, Çorum Mecitözü ilçesi Çiftli, Gökçebel, Pınarbaşı köyleri, Çorum Boğazkale İlçesi Örenkaya, Evci Beldesi, Tokat Turhal ilçesi Samurçay, Sütlüce köyleri ve Tokat Merkez, Samsun Havza ilçesi Merkez Çeltek, Paşapınarı, Mısmılağaç, Tuzla, Karageçmiş, köyleri, Bekdeğin Beldesi, Samsun Kavak İlçesi, Çukurbük, Kayabaşı, Doruk, Karadağ, Üçhanlar, Kuzulan, Muratbeyli, Dura , Yukarıçirişli, Aşağıçirişli, Tatarmuslu, Tabaklı, Kurşunlu, Germiyan, Güneyce köyleri ve Samsun"un Canik İlçesi Kaleboğazı, Demirci köyü ve Merkez Derebahçe mahallesi son durak olacak.
Öte yandan hazırlık çalışmaları devam eden Etüt çalışmaları sonrasında Samsun-Kırıkkale Demiryolu hattının ÇED raporu hazırlanıp bakanlığa sunulacak.Daha sonrasında hattın yapım iahelesi gerçekleştirilecek.Samsun ile Ankara arasını iki saate indirecek projenin 2018"de işletmeye alınması planlanılıyor.
Türkiyede elektrik üretiminde doğalgazdan yararlanılması "ekonomik kalkınmaya destek veren" bir durum değildir. Sadece "mecbur kalındığı için istemeye istemeye de olsa başvurulan yöntem" dir. Çünkü en pahalı birim maliyet ile elektrik üretim seçeneği doğalgazdan olan üretimdir. Doğalgaz yakılarak elektrik üretilmesi çevresel etkileri çok kötü olmayan, ancak ekonomik yönden maliyeti yüksek bir uygulamadır. Birim kWh üretimin maliyetinin bu santrallerde çok yüksek oluşu nedeniyle ülke içindeki enerji satış fiyatlarını belirgin bir şekilde yukarı çeken etkisi bulunmaktadır. Bu da sanayinin gelişimini olumlu değil olumsuz etkilemektedir. Ancak enerjisiz kalmamak ve ihtiyacı karşılamak için bu istenmeyen külfete katlanılmakta ve doğalgazdan elektrik üretilmektedir. İstenmeyen ancak mecbur kalınan bu yöntem sırasında az da olsa bir istihdam oluşmaktadır. Bu nedenle de doğalgaz çevrim santrallerinin kurulduğu yere istihdam açısından olumlu katkısı bulunmaktadır. Kurulduğu yere istihdam yönünden yararı, ülkeye ise ekonomik olmayan bir elektrik üretimi yöntemi olması nedeniyle zararı olan tesisler diyebiliriz. İnşallah bu soruna ilerleyen yıllarda çözüm bulur ve doğalgazdan pahalı bir şekilde elektrik üretme külfetinden kurtuluruz.
Ben konuya Türkiye yönünden değil samsun yönünden bakıyorum. Hiç bir işe yaramasa bile Samsun bir çok ilden önce doğalgaza kavuştu ve ucuza ısınıp mutfak masrafını azalttı.Bunların hepsi para..Konumuz kurulduğu yer olan Samsun olduğu için hertürlü Samsuna faydası vardır.Bu hat Sinoptan yada Ordudan geçseydi daha çok beklerdik Samsuna doğalgaz için.
2- Petrol boru hattının geçtiği yere katkısı sadece inşaatı sırasında oluşan işler nedeniyle olur. İnşaatı bitip kullanılmaya başlandıktan sonra toprağın altından geçen borunun yararı olmaz. Eğer petrol boru hatları yapılıp bittikten sonra geçtiği yerlere kalıcı ekonomik yararlar üretmeye devam etseydi başka boru hatlarında örneği görülmeliydi. Örneğin şuna cevap verin: Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı Erzincan'dan ve Sivas'tan geçmektedir, Malatya'dan ve Kayseri'den ise geçmemektedir. Sizce BTC hattı (inşaatı bittikten sonraki işletme dönemini kastediyorum) şu anda Erzincan'a ve Sivas'a ne kazandırmaktadır? Malatya ve Kayseri hangi imkandan mahrum kalmıştır? Bu hattın yapımı sayesinde Erzincan ve Sivas hangi ekonomik kazancı sağlamıştır. Bu hat Erzincan ve Sivas için kaç kişilik bir nüfus artışına neden olmuştur. Somut ve net cevap lütfen.
somut ve net cevap: BTC hattı ile bu aynı şey değildir. Düşünülen, gemilerle yeni yapılacak limana gelecek petrolün pompalarla hatta verilerek aktarılmasıdır. Erzincan yada Sivasta kimsenin ruhu duymadan yeraltından gelip geçiyor. Doğalgazda da benzer durum var. Basıncın en yüksek olduğu yer Samsun girişi.Diğer yerlerden geçerken basınç düşerek ilerliyor. En verimli Samsun. Petrol hattında da aynı şey var.Giriş yeri önemli yani..
Bir petrol boru hattı üzerinde petrokimya tesisi (rafineri) kurulacaksa yer seçimi doğru yapılmışsa hiçbir itirazım yok. Ama yer seçimi boyutunu irdelemek ve buraya ne kazandırıp ne kaybettirdiğine bakmak gerekir. Eğer rafineri kurulan yer kentin uzağında, değersiz, tarıma elverişsiz, turizme elverişsiz bir yer ise burada kurulan rafineri yararlı olur. Çevresine ekonomik etkileri olumlu yansıyan bir tesis olur. İşe yaramayan bir yeri ekonomiye kazandırmış olur. Ama Çarşamba Ovası'ndan Ceyhan'a petrol boru hattı geçsin de bu boru hattı buradan geçti diye yatırım çekerek Çarşamba Ovasına rafineri kurulsun derseniz biraz daha iyi düşünün derim. Açık söyleyeyim ki rafineri kurmak için çok iyi bir yer seçtiğinizi düşünmem. Ciddiye alınacak bir kirlilik kaynağı olacağını ihmal etmemek gerek
Samsuna eninde sonunda bir rafineri kurulacak.Bunu ovaya yapmazlar o kadarda duyarsız devletimizyok.Devletimiz artık ehil ellerde olduğu için içiniz rahat olsun. En uygun yeri bulup samsuna rafineri kurulacak inşallah.
Çarşamba Ovasında Mobil santrale karşı olumsuz, ama Çarşamba Ovasında rafineriye karşı ise olumlu hatta "elimizden alınan hak" olarak bakmanız garip. Eğer Çarşamba Ovasına rafineri kurulursa tıpkı mobil santralde olduğu gibi Costal'daki evinizin penceresinden izlemeye değer güzel (?!) bir manzaranız olacağını söyleyeyim.
Burada biraz çarpıtma var. Çarşamba ovasında fuel oilli mobil santrale karşıyım.Doğalgaz santraline karşı değilim. 2 tane mobi santral.Yeşilyurt çavrim santrali ve kozluktaki yapılıyor ve çalışacak zaten. Rafineriyi dediğim gibi devletimiz en güzel yere yapar.Devletimiz bizim bahçeye kursa bile sesim çıkmaz. en doğrusunu yapacaklardır. Ancak uygun bir alan bulunur. Ayrıca yıllarca azot ve bakırı o pencereden seyrettik alışığız yani...
Ben sanayi yatırımlarından bu kadar korkulmaması gerektiğini düşünüyorum. Ovada gıda sanayi kavak ve havzada daha ağır sanayi kurulsun Samsuna kurulsun.
Yapılan çalışmada Kırıkkale'den Samsun'a kadar Delice-Sungurlu-Çorum-Merzifon-Havza-Kavak-Samsun güzergahında bir demiryolu hattı planlanmış. Buna ilave olarak Sungurlu-Yerköy arası ve Merzifon-Suluova-Amasya-Turhal arası birer hat bağlanmış.
Etüd sonucu ortaya çıkan ve Ankara'yı Samsun'a bağlayacak olan ana hat Ankara-Kırıkkale-Yerköy-Yozgat-Sivas arası yapımı devam eden Ankara-Sivas hızlı tren hattına Kırıkkale'nin doğusunda Delice ilçesi civarından bağlanacak. Bu noktadan itibaren 284 km hızlı tren hattı Samsun-İlkadım-Derebahçe Mahallesi'nde yeni yapılacak istasyonda son bulacak.
Ortaya çıkan sadece bir etüd çalışması olmakla birlikte ortaya çıkan sonuçlar Samsun'un beklentileri ile tamamen örtüşmüş görünüyor. Güzergah son derece iyi seçilmiş ve olabilecek en kısa yoldan bağlantı öngörülmüş. Yol üzerindeki il ve ilçelerden hiçbiri atlanmamış ve birer istasyon planlanmış. Yolun dışında kalan Amasya il merkezi'ne de yeni bir bağlantı olması gerektiği ihmal edilmemiş.
Hattın 2018 yılına kadar yapılması yönündeki öngörü de çok güzel. Bu tartışmaları takip eden arkadaşlar hatırlayacaktır ki bizim koyduğumuz hedef en geç 19 Mayıs 2019 günü tren seferlerinin başlatılması idi. Etüdde yapım süreci bitim tarihinin 2018 olarak öngörülmesi de koyduğumuz hedef ile örtüşüyor.
Bilgilendirme toplantısı notlarından hızlı trenin Çorum şehir merkezini şehrin batısından geçeceği anlaşılıyor. Merzifon ilçesinde ise Havaalanı civarından geçeceği görülüyor. Bu yer seçimleri de makul ve güzel.
Yapanların eline sağlık. Yüksel Proje'ye teşekkür ederiz.
Şimdi artık ÇED onayının tamamlanması, yatırım programına alınması, ihale edilmesi ve yapımı için takibimiz sürecek.
En son emrekonuksever tarafından Cmt 17 Eyl 2011, 11:13 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
turhal'a bir bağlantı düşünülmüş. tokat-turhal arasında etüd edilen br hat vardı sanırım onunla da birleştirilir. çorum-çankırı arasında dlh'nın etüd ettiği bir hat daha vardı.
samsun yht güzergahı karayolu güzergahına paralel düşünülmüş. en kısa yolda gidilmiş. çorum-sinop bağlantısı da düşünülmeli. sinop lmanı rusyaya açılan bir liman özelliği kazanmalı. yükler demiryolu ile sinopa gelip gemi ile rusyaya açılmalı. böylece sinopda gelişir.
tokat-turhal arasında etüd edilen br hat vardı sanırım onunla da birleştirilir.
Evet Turhal ile Tokat arasında etüd edilen bir hat çalışması da vardı. Dolayısıyla Merzifon ayrımından Amasya'ya giden hat Turhal yakınlarından Tokat'a ulaşabilecek.
Ayrıca Samsun ile Fatsa (Bolaman) arası da bir hat düşünülüyor.
Bütün bu hatlar yapıldığında Orta Karadeniz'in önemli merkezleri olan Samsun, Çorum, Amasya, Tokat, Çarşamba, Ünye, Fatsa, Turhal ve Merzifon demiryolu ağıyla örülmüş ve Ankara'ya bağlanmış olacak.
hızlı tren projesinin ilk defa bu kadar kapsamlı ve kalkınma amaçlı olduğunu görüyorum. ana hat yapmaktan ziyade dallara ayrılan bir ağ olarak düşünülmesi bölge için müthiş bir şey. keşke diğer yerlerde böyle olsa. tokat bağlantıları sadece hızlı tren değil konvansiyonel bağlantılarında yapılacağını yük taşıma da olacağını gösteriyor.
KARADENİZ-AKDENİZ ARASINDA YÜK DEMİRYOLU KORİDORU: SİNOP-MERSİN
Ulaştırma Bakanlığı’nın 2023 hedeflerinde yer alan Ankara-Samsun hızlı tren projesinin güzergahı belirlendi. Güzergaha göre Ankara-Kırıkkale arası Ankara-Sivas hattı kapsamında inşaa edileceğinden dolayı Kırıkkale’den başlayan proje Sungurlu’dan geçerek Çorum iline ulaşıyor. Çorum’dan sonra Merzifon, Havza ve Kavak üzerinden Samsun’a ulaşıyor. Projenin ana güzergahından 2 yöne doğru kol açılacağı öngörülüyor. Yerköy-Sungurlu ve Merzifon-Amasya-Turhal. Bu 2 kola bakıldığında projenin Orta Karadeniz bölgesine yönelik bir kalkınma projesi olduğu da söylenebilir. İşte tam bu noktada projenin önemli bir eksği ortaya çıkıyor. Türkiye’nin en kuzeyinde bulunan ve coğrafya derslerinde doğal liman olarak anlatılan Sinop, hızlı tren projesinden yararlanamıyor. Halbu ki Çorum-Boyabat-Sinop arasında yapılacak bir bağlantı ile Sinop Limanı’na ulaşan yükler buradan Rusya’ya taşınabilir. Böylece Samsun Limanı’na alternatif doğarak görece daha geri kalmış Sinop ve ilçeleri gelişmiş olurlar. Sinop Limanı’nın lojistik bir üs olarak konumlanarak Ankara-Sinop yük demiryolu hattı yapılmalıdır. Bu aynı zamanda Kayseri-Sinop, Konya-Sinop, Antalya-Sinop, Adana-Sinop, Mersin-Sinop şeklinde kuzey-güney yük taşımacılığında önemli bir rota olacaktır. Karadeniz ve Akdeniz demiryolu ağı ile birbirine bağlanacak ve önemli bir geçiş koridoru oluşturulacaktır.