Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Ankara - Samsun Hızlı Tren Projesi
« önceki   123 ... 272829 ... 150151152   sonraki »

ANA SAYFA -> ULAŞIM
cevap yaz
sayfa 28
Serhan Sk
11 yıl önce - Sal 13 Eyl 2011, 01:36

Alıntı:
Bence bu iş bir ulaştırma bakanı çıkarmamıza bakar. Nasıl Samsun-Ceyhan petrol boru hattı bir anda Orduya kaydı bir hatırlayıverelim.Sonunda kimseye yar olmadı ancak Türkiye burası olmaz olmaz diye bir şey olmaz. Hele şu spor alt yapısına ve tesislere iyi yatırımlar yapılsın.Ardından ulaştırma bakanıda çıkarırız evelAllah.

İnşallah temenni ettiğiniz gibi olur.
Seçim zamanında Samsun Meydanında kocaman pankartla hızlı tren reklamı yapıldı. Ama ardından gerektiği gibi sahip çıkılmadı.
Yolcu vb. yok veya az diyen arkadaşlar, Ulusoy'un, Metro'nun sayfasına bakın lütfen! Bir günde kaç otobüs gidip geliyor?
Otobüs sektöründeki sıkıntıları diğer sayfalarda arkadaşlar sürekli tartışıyorlar, bu sorunun çözümü alternatif ulaşımda. Yoksa o tekelleşir, bu tekelleşir; ardından devletle pazarlığa girerler. Bizde Ankara'ya gitmek için 35-40 TL vermek zorunda kalırız...


emrekonuksever
11 yıl önce - Sal 13 Eyl 2011, 18:32

Alıntı:
Bence bu iş bir ulaştırma bakanı çıkarmamıza bakar. Nasıl Samsun-Ceyhan petrol boru hattı bir anda Orduya kaydı bir hatırlayıverelim.


Arkadaşlar bazı yatırımlar geçtiği yerlere belirgin bir yarar sağlar, bazı yatırımlar ise geçtiği yerler için daha fazla külfet getirir.

Petrol taşıma ya da doğalgaz taşıma amaçlı boru hatlarının geçtiği yerlere ekonomik kazanım yönünde çok büyük etkisi olmaz. Mavi Akım Doğalgaz Boru Hattı'nın Samsun'dan geçmesi Ünye'nin, Ordu'nun, Giresun'un geri kalmasına neden olmuş mudur? Niye olsun ki?

Aynı şekilde Karadeniz-Akdeniz arası petrol boru hattının da nereden geçtiğinin dert edinmeye değecek bir yönü yoktur. Samsun'dan ya da Ünye'den geçmesinin ne Samsun'a ne de Ünye'ye çok önemli bir katkısı yok. Boru hatları geçtikleri yere medeniyet götüren, orayı ihya eden yatırımlar değildir. Sonuçta bu enerji kaynağının taşınmasına ihtiyaç olduğu için bir yerden geçecektir. Neresi daha uygunsa oradan geçirilir, olur biter.

Petrol boru hattının geçtiği yere tek başına kayda değer bir etkisi olmaz. Belirgin bir etkisi olması için hattın geçtiği yerde bir petrokimya (rafineri,...) ya da enerji dönüşüm tesisi (elektrik santrali,...) olması gerekir. Böyle bir tesisin de bölgede katma değer etkisi olmasına karşın belirgin çevresel bozulma etkisi de olur.

Hatırlayınız Mobil Santraller ilk kurulduğunda ve Samsun'a etkileri gündeme geldiğinde yerel medyada bu tesisin Samsun'a yapılmasını eleştirenler dönemin Enerji Bakanı Sayın Hilmi Güler'i ve kendisinin Ünye'li oluşunu kastederek "Madem bu mobil santral çok iyidir, o zaman Bakan Bey memleketi Ünye'ye yapsın" yönünde eleştirmekteydi.

Burada bir gariplik var. Mobil santraller Ünye'ye gönderilsin diye eleştirilirken petrol boru hattı ise Ünye'ye gönderilmesin diye eleştiriliyor.

Bu konuda şahsi görüşüm petrol boru hatlarının veya petrokimya v.b. tesislerin ihtirasla heves edilecek ve "Mutlaka bizim buralardan geçsin" diye peşinde koşulacak şeyler olmadığıdır. Bu tür tesislerin büyük kentlerin yakınında, turistik yerlerde, değerli tarım alanları civarında olması taraftarı değilim. Hele de "Bu boru aslında bizim hakkımızdı ama hakkımızı Ünye'ye yedirdiler" türü eleştirileri garip ve komik buluyorum.

Karadenizden Akdenize doğru taşınan petrolün tankerlerle İstanbul Boğazı'ndan geçiyor olması bir risk olarak görülmüş, Boğaz'ın güvenliği için başka bir çözüm aranmıştır. Bu konuda Türkiye'nin Samsun-Ceyhan hattı önerisi, Bulgaristan ve Yunanistan'ın ise Burgaz-Dedeağaç hattı önerisi gündeme gelmiştir. Yunanistan ve Bulgaristan'ın kıs abir boru hattı ile Karadeniz'den Ege'ye bağlantı sağlayan bir hat oluşturma fikrine karşılık Türkiye uzun bir boru hattıyla Orta Karadenizden Ceyhan'a kadar taşıma düşüncesi söz konusu olmuştur. Türkiye'nin Trakyada çok kısa bir hat ile Karadenizden Egeye bağlantı sağlama imkanı ise her nedense gündeme gelmemiştir. Bence en avantajlı geçiş güzergahı bu güzergah olurdu.

Bir şehirden demiryolu geçmesi ya da geçmemesi oraya yönelik ekonomik faaliyetlerin gidişatına önemli etki yapar. Bu yönüyle de güçlü bir demiryolu bağlantısı olmasının, o şehrin ihya olmasına önemli katkısı vardır. Bu iki konunun (Hızlı tren ile petrol boru hattının) birbiri ile kıyaslanması anlamlı değil.


muratak55

11 yıl önce - Sal 13 Eyl 2011, 21:36



emrekonuksever
11 yıl önce - Çrş 14 Eyl 2011, 02:01

Alıntı:
Emre bey hızlı trenle ilgili çalışmalarınızı takdirle karşılamakla beraber yukarıdaki yazının büyük bir bölümüne katılmadığımı belirtmeliyim.
Alıntı:
''Petrol taşıma ya da doğalgaz taşıma amaçlı boru hatlarının geçtiği yerlere ekonomik kazanım yönünde çok büyük etkisi olmaz. Mavi Akım Doğalgaz Boru Hattı'nın Samsun'dan geçmesi Ünye'nin, Ordu'nun, Giresun'un geri kalmasına neden olmuş mudur? Niye olsun ki? ''

Ünye yada Ordunun geri kalmasına neden olmaz ancak geçtiği yeri öyle yada böyle kalkındırır. Doğalgaz hattı Samsundan geçmeseydi Samsuna bu kadar erken doğal gaz gelmezdi. Doğalgaz basıncı yüksek olduğu için doğalgaz çevrim santrallari Samsuna kurulmaya çalışılıyor ve kuruluyor. Ben doğal gaz çevrim santraline karşı değilim açıkcası. Sanayi yatırımlarında da bunlar dikkate alınıyor. Bir şekilde kalkınmaya pozitif etkisi var sonuçta.
Alıntı:
Aynı şekilde Karadeniz-Akdeniz arası petrol boru hattının da nereden geçtiğinin dert edinmeye değecek bir yönü yoktur. Samsun'dan ya da Ünye'den geçmesinin ne Samsun'a ne de Ünye'ye çok önemli bir katkısı yok. Boru hatları geçtikleri yere medeniyet götüren, orayı ihya eden yatırımlar değildir. Sonuçta bu enerji kaynağının taşınmasına ihtiyaç olduğu için bir yerden geçecektir. Neresi daha uygunsa oradan geçirilir, olur biter.

Ben bu parağrafa hiç katılmıyorum. Bu hattın Samsundan geçerken nasıl uğraşlarla Ünyeye kaydırıldığını çok iyi biliyorum. Ancak bu aşamada bu hattı rusya uygun görmediği için hat kalmış durumda. Yanlız bu hattın yapılacağı yere yeni büyük bir liman yapılacak. Bu bölgeye rafineri kurulacak ve petrokimya sanayi gelişecek. Kavakta yada havzada sanayinin gelişimine dolaylı etki edecek. Samsunun nüfusunun ikiye katlanmasına sebep olacak bir gelişme bu.Temiz kalplilikle neresi daha uygunsa oradan geçirilir olur biter diyorsunuz ama uygunluk adamına göre değişiyor işte.
Alıntı:
Hatırlayınız Mobil Santraller ilk kurulduğunda ve Samsun'a etkileri gündeme geldiğinde yerel medyada bu tesisin Samsun'a yapılmasını eleştirenler dönemin Enerji Bakanı Sayın Hilmi Güler'i ve kendisinin Ünye'li oluşunu kastederek "Madem bu mobil santral çok iyidir, o zaman Bakan Bey memleketi Ünye'ye yapsın" yönünde eleştirmekteydi.

Bu eleştiriler doğruydu. Bizim costaldaki evin penceresinden 5 numaralı fuel oil ile çalışan santrallerin Samsunu nasıl kirlettiği çok net görülüyordu.Heleki gece olunca herkes uykudayken bu santraller tam kapasite çalıştırılır ve etraf zehire boğulurdu. Doğalgaz çevrim santrali ile aynı kirlilik değil bu. İyi birşey olsaydı ve ekonomiye belirgin katkı sağlayacağını düşünseydi emin olun o santral saniye samsunda durmazdı. Rizeli işadamı kendi memleketine hemen taşırdı.İkisi aynı şey değil. Petrol boru hattı Samsunun nufusunu 600binden 1,5 milyona çıkaracak bir yatırımlar zincirinin başlangıç halkası olabilirdi. Santraller ile bu biraz farklı.
Alıntı:
Bir şehirden demiryolu geçmesi ya da geçmemesi oraya yönelik ekonomik faaliyetlerin gidişatına önemli etki yapar. Bu yönüyle de güçlü bir demiryolu bağlantısı olmasının, o şehrin ihya olmasına önemli katkısı vardır. Bu iki konunun (Hızlı tren ile petrol boru hattının) birbiri ile kıyaslanması anlamlı değil.

Bir şehirden demiryolu hattı geçmesi ekonomik faliyetlerin gidişatına önemli katkı yapar ancak önce ekonomik gelişme olacakki tren hattı yapılsın. Anlattığınız hadise avrupada olur ancak Türkiyede önce şehrinizde ekonomik kıpırdanma olacakki bu hat yapılsın. Samsun limanının özelleştirilmesi ve ticaretin hızla artması şehirdeki otellerin yapılmasına büyük katkı sağlamıştır. Sizin bahsettiğiniz mantıkla bakacak olursak limanlada otellerin ve alışveriş merkezlerinin alakası olmamalı ancak var. Günümüz seküler hayatının komplike ekonomik pozisyon denklemleri eskilerin birinci derece denklemleri gibi değil. Zincirleme bir denklemler demeti şeklinde. Petrol boru hattı hızlı trenle o kadar alakalıki birbirinden ayırt etmeniz adeta imkansız. Tıpkı limanın özelleştirilmesinin hızlı trenin dillendirilmesine ön ayak olduğu gerçeğinin gözardı edilemeyeceği gibi Samsuna ekonomik anlamda büyük katkı sağlayacak böylesi devasa yatırımların Samsuna hertürlü devlet ve özel yatırımını çekeceği gerçeğide inkar edilemez.



1- Türkiyede elektrik üretiminde doğalgazdan yararlanılması "ekonomik kalkınmaya destek veren" bir durum değildir. Sadece "mecbur kalındığı için istemeye istemeye de olsa başvurulan yöntem" dir. Çünkü en pahalı birim maliyet ile elektrik üretim seçeneği doğalgazdan olan üretimdir. Doğalgaz yakılarak elektrik üretilmesi çevresel etkileri çok kötü olmayan, ancak ekonomik yönden maliyeti yüksek bir uygulamadır. Birim kWh üretimin maliyetinin bu santrallerde çok yüksek oluşu nedeniyle ülke içindeki enerji satış fiyatlarını belirgin bir şekilde yukarı çeken etkisi bulunmaktadır. Bu da sanayinin gelişimini olumlu değil olumsuz etkilemektedir. Ancak enerjisiz kalmamak ve ihtiyacı karşılamak için bu istenmeyen külfete katlanılmakta ve doğalgazdan elektrik üretilmektedir. İstenmeyen ancak mecbur kalınan bu yöntem sırasında az da olsa bir istihdam oluşmaktadır. Bu nedenle de doğalgaz çevrim santrallerinin kurulduğu yere istihdam açısından olumlu katkısı bulunmaktadır. Kurulduğu yere istihdam yönünden yararı, ülkeye ise ekonomik olmayan bir elektrik üretimi yöntemi olması nedeniyle zararı olan tesisler diyebiliriz. İnşallah bu soruna ilerleyen yıllarda çözüm bulur ve doğalgazdan pahalı bir şekilde elektrik üretme külfetinden kurtuluruz.

2- Petrol boru hattının geçtiği yere katkısı sadece inşaatı sırasında oluşan işler nedeniyle olur. İnşaatı bitip kullanılmaya başlandıktan sonra toprağın altından geçen borunun yararı olmaz. Eğer petrol boru hatları yapılıp bittikten sonra geçtiği yerlere kalıcı ekonomik yararlar üretmeye devam etseydi başka boru hatlarında örneği görülmeliydi. Örneğin şuna cevap verin: Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı Erzincan'dan ve Sivas'tan geçmektedir, Malatya'dan ve Kayseri'den ise geçmemektedir. Sizce BTC hattı (inşaatı bittikten sonraki işletme dönemini kastediyorum) şu anda Erzincan'a ve Sivas'a ne kazandırmaktadır? Malatya ve Kayseri hangi imkandan mahrum kalmıştır? Bu hattın yapımı sayesinde Erzincan ve Sivas hangi ekonomik kazancı sağlamıştır. Bu hat Erzincan ve Sivas için kaç kişilik bir nüfus artışına neden olmuştur. Somut ve net cevap lütfen.

Bir petrol boru hattı üzerinde petrokimya tesisi (rafineri) kurulacaksa yer seçimi doğru yapılmışsa hiçbir itirazım yok. Ama yer seçimi boyutunu irdelemek ve buraya ne kazandırıp ne kaybettirdiğine bakmak gerekir. Eğer rafineri kurulan yer kentin uzağında, değersiz, tarıma elverişsiz, turizme elverişsiz bir yer ise burada kurulan rafineri yararlı olur. Çevresine ekonomik etkileri olumlu yansıyan bir tesis olur. İşe yaramayan bir yeri ekonomiye kazandırmış olur. Ama Çarşamba Ovası'ndan Ceyhan'a petrol boru hattı geçsin de bu boru hattı buradan geçti diye yatırım çekerek Çarşamba Ovasına rafineri kurulsun derseniz biraz daha iyi düşünün derim. Açık söyleyeyim ki rafineri kurmak için çok iyi bir yer seçtiğinizi düşünmem. Ciddiye alınacak bir kirlilik kaynağı olacağını ihmal etmemek gerek.

3 - Çarşamba Ovasında Mobil santrale karşı olumsuz, ama Çarşamba Ovasında rafineriye karşı ise olumlu hatta "elimizden alınan hak" olarak bakmanız garip. Eğer Çarşamba Ovasına rafineri kurulursa tıpkı mobil santralde olduğu gibi Costal'daki evinizin penceresinden izlemeye değer güzel (?!) bir manzaranız olacağını söyleyeyim.

4- Ben, bu kadar kıymetli bir tarım alanı üzerinde mobil santral ya da petrokimya tesisi olmasına olumlu bakmıyorum. Bunun yerine yan sektörleri etkileyip çekme özelliği olan fakat tarım alanına zarar vermeyen sanayi kollarının gelişmesi lazım. Fındığın ve sütün bol bulunduğu bu bölge İsviçre'den daha çok bilinen bir çikolata sektörü çıkarsa kime ne zararı var? Ağacın bol bulunduğu bu bölge kağıt, karton, mobilya, ambalaj gibi sektörlerde gelişse ne kaybeder? Yeşili, mavisi turizme dönüşse ne kaybeder? Makina imalatını, elektromekanik sistemleri rahatlıkla yapan bu bölge gemi, tren, otomobil, beyaz eşya sektörlerini çekse ne zararını görür? Sulama ekipmanları, seracılık malzemeleri, ilaçlar, tıbbi aletler, hastane ekipmanları, elektrik malzemeleri, ateşli silahlar, endüstriyel mutfak ekipmanları,...gibi sektörlerini büyütse ne zarar görür? Bu güzel tarım alanına illa petrole dayalı bir sektör girmek zorunda mı?

Samsun kendisi için daha doğru olan sektörlerde büyüyecek ve bu büyümesini doğru kanallarla Türkiye'ye ve Dünya'ya aktaracak özellikte bir şehirdir. Büyükşehrin yanıbaşında, sahilde, tarım alanında rafineri kurulamamış olması Samsun'un ve Türkiye'nin uzun dönemli çıkarları için olumludur.


argan55
11 yıl önce - Çrş 14 Eyl 2011, 14:44
2018"de sistem işletmeye alınması planlanılıyor ankara 2saat..




muratak55

11 yıl önce - Çrş 14 Eyl 2011, 15:48



emrekonuksever
11 yıl önce - Cmt 17 Eyl 2011, 10:42



En son emrekonuksever tarafından Cmt 17 Eyl 2011, 11:13 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Mehmet Kasım
11 yıl önce - Cmt 17 Eyl 2011, 10:59



emrekonuksever
11 yıl önce - Cmt 17 Eyl 2011, 11:25

Alıntı:
tokat-turhal arasında etüd edilen br hat vardı sanırım onunla da birleştirilir.


Evet Turhal ile Tokat arasında etüd edilen bir hat çalışması da vardı. Dolayısıyla Merzifon ayrımından Amasya'ya giden hat Turhal yakınlarından Tokat'a ulaşabilecek.

Ayrıca Samsun ile Fatsa (Bolaman) arası da bir hat düşünülüyor.

Bütün bu hatlar yapıldığında Orta Karadeniz'in önemli merkezleri olan Samsun, Çorum, Amasya, Tokat, Çarşamba, Ünye, Fatsa, Turhal ve Merzifon demiryolu ağıyla örülmüş ve Ankara'ya bağlanmış olacak.


Mehmet Kasım
11 yıl önce - Cmt 17 Eyl 2011, 12:38

Alıntı:
Ulaştırma Bakanlığı’nın 2023 hedeflerinde yer alan Ankara-Samsun hızlı tren projesinin güzergahı belirlendi. Güzergaha göre Ankara-Kırıkkale arası Ankara-Sivas hattı kapsamında inşaa edileceğinden dolayı Kırıkkale’den başlayan proje Sungurlu’dan geçerek Çorum iline ulaşıyor. Çorum’dan sonra Merzifon, Havza ve Kavak üzerinden Samsun’a ulaşıyor. Projenin ana güzergahından 2 yöne doğru kol açılacağı öngörülüyor. Yerköy-Sungurlu ve Merzifon-Amasya-Turhal. Bu 2 kola bakıldığında projenin Orta Karadeniz bölgesine yönelik bir kalkınma projesi olduğu da söylenebilir. İşte tam bu noktada projenin önemli bir eksği ortaya çıkıyor. Türkiye’nin en kuzeyinde bulunan ve coğrafya derslerinde doğal liman olarak anlatılan Sinop, hızlı tren projesinden yararlanamıyor. Halbu ki Çorum-Boyabat-Sinop arasında yapılacak bir bağlantı ile Sinop Limanı’na ulaşan yükler buradan Rusya’ya taşınabilir. Böylece Samsun Limanı’na alternatif doğarak görece daha geri kalmış Sinop ve ilçeleri gelişmiş olurlar. Sinop Limanı’nın lojistik bir üs olarak konumlanarak Ankara-Sinop yük demiryolu hattı yapılmalıdır. Bu aynı zamanda Kayseri-Sinop, Konya-Sinop, Antalya-Sinop, Adana-Sinop, Mersin-Sinop şeklinde kuzey-güney yük taşımacılığında önemli bir rota olacaktır. Karadeniz ve Akdeniz demiryolu ağı ile birbirine bağlanacak ve önemli bir geçiş koridoru oluşturulacaktır.


KAYNAK: RAYTÜRK



sayfa 28
« önceki   123 ... 272829 ... 150151152   sonraki »
ANA SAYFA -> ULAŞIM