Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
TEMSA: 'Milli Gururumuz'
« önceki   123 ... 373839 ... 190191192   sonraki »

ANA SAYFA -> ULAŞIM
cevap yaz
sayfa 38
anil_91
13 yıl önce - Cum 11 Arl 2009, 23:07

Alıntı:
En azından bizim bu hazırcılar gibi(BMC, TEMSA, OTOKAR vs.) motorunu, şanzımanını, aktarım organlarını dışarıdan temin edip, sadece karoser ve elektrik kısmını yapmıyorlar.


onlarin(man , mercedes,vb...) şirketleri yatırımlarını nerdeyse bir asır önceden beri sürekli ilerleterek yapmaktalar ve bu sayede bilgi birikimlerini , alt yapıları ve üretim kaliteleri bakımından tabiki ileride olacak ve bu şirketler bu yüzden teknolojiyi satın alan değil teknoloji üreten ve sektöre yön ver şirketler..

Bizim şirketlerimiz ise daha 2000 yılından sonra yeni yeni üretim yapmaya başladılar...

Bizim şirketlerimizi gelişmş ülkerin büyük şirketleri ile kıyaslamak yürümeye yeni başlayan bir çocuk ile yetişkin bir insanı karşılaştırmak gibidir..

mesela man şirketi 1840 yılından beri üretim yaparak kendini geliştiren bir şirket oysa temsa özgün tasarım ürünlerini 2000 yılından sonra üretmeye başlayan bir şirket , aradaki farkın dağlar kadar olması sizce de doğal değil mi ?

Bizde yatırımlarımızı 1840 lı yıllardan beri yapmaya başlasaydık bizim şirketlerimizde o seviyelerde olurdu, onlar şuanda zamanında yaptıkları yatırımların meyvelerini tüm dünya ya araç satarak topluyorlar...


gezgincydost
13 yıl önce - Pts 14 Arl 2009, 01:37
tartışan arkadaşlara




Umut Özdemir

13 yıl önce - Çrş 23 Arl 2009, 18:21

Alıntı:
Temsa, Almanya`ya açılıyor

Temsa Global Sanayi ve Ticaret A.Ş Üst Düzey Yöneticisi (CEO) Mehmet Buldurgan, otobüs pazarında dünyada söz sahibi olan Almanya'ya da otobüs satmaya başladıklarını bildirdi.

TEMSA Global A.Ş Üst Düzey Yöneticisi ve Adana Sanayi Odası Meclis Başkanı Mehmet Buldurgan, Antalya Sanayici ve İş Adamları Derneği'nin (ANSİAD) düzenlediği “Yönetim ve liderlik” konulu toplantıya konuşmacı olarak katıldı.

Yönetimde liderliğin çok önemli olduğunu belirten Buldurgan, “Lider olan, ırmağın yönünü değiştiren kişidir” dedi. Temsa'nın 2000'li yılların başında kapanma noktasına geldiğini, daha sonra çok hızla bu şirketi ayağa kaldırdıklarını anlatan Buldurgan, Temsa Global AŞ'nin şemsiye bir şirket olduğunu ve artık dünya çapındaki dev markaları yönettiğini kaydetti. Bu markaların birçoğunun Türkiye pazarından sorumlu olduklarını, Kazakistan, Özbekistan Türkmenistan'da da distribütörlük yaptıklarını anlatan Buldurgan, Adana'daki fabrikalarının ardından Adapazarı ve Mısır'a da fabrika açtıklarını vurguladı. Mısır'daki fabrikanın, otobüs, minibüs üretimi yaparak, Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Körfez ülkelerine ihracat yapabilecek şekilde planlandığını ifade eden Buldurgan, şöyle konuştu:

“Bu yıl zor bir yıl oldu. Yatırım yapıp ihracata başlanacak bir dönemde krize yakalandık. Mısır'dan Libya'ya ihracat başlatacaktık krize yakalandık. Bu durumun çabuk geçmesini ümit ediyoruz. Krizde otomotiv sektörü dünyada çok küçüldü. Krizin çıktığı ülke olan Amerika'da bile ekonomi yüzde 2,5 küçüldü. Şirketimizin ihracatının çok iyi olması nedeniyle bu dönemi en az hasarla atlatmaya çalışıyoruz. Geçen sene 200 milyon dolar ihracat yaptık. Bu sene ise yüzde 10'un altında kaldık.

Bu yıl da büyüdüm diyene şüphe ile bakarım. Otomotiv sektörü tüm dünyada küçüldü. Türkiye'de Temsa, krizi en az hasarla atlatmaya çalıştı. Yüzde 10 küçüldük. Temsa büyük bir şirket. Sadece 180-190 milyon dolarlık ihracat taşımaz şirketi. Doğal olarak küresel krizin de etkisiyle iç pazarda da biraz küçüldük. Kriz öncesi rakamları incelediğimizde 1 milyar doları yakalama şansı bulan şirketimiz, krizle birlikte biraz küçülse de her zaman amiral gemisi oldu.”

Temsa Global A.Ş'nin Japonya ile ilişkileri olduğunu, Japon Yeni'nin inanılmaz yerlere geldiğini ve çok güçlendiğini ifade eden Buldurgan, “Dolayısıyla global kriz dayağı yerken, iç pazar aşırı küçülmesi dayağı yerken, bir de Japon Yeni dayağı yiyoruz. Krizin çıktığı ülke ABD yüzde 2,5 küçüldü, bizim küçülmemiz yüzde 6,5 mu, yüzde 7 mi olacak tartışması halen sürüyor. Temsa olarak biz öncelikle Avrupa pazarını korumaya çalışıyoruz” dedi.

ALMANYA'YA OTOBÜS SATIYOR

Avrupa Birliği'nin emisyonlarda “Euro 5” motor normuna geçtiğini, Türkiye'de ise “Euro 4” ile devam edildiğini kaydeden Buldurgan, “Dolasıyla Adana fabrikası, Avrupa ve Türkiye'nin üretim üssüdür. Bugün Adana fabrikasından çıkan bir otobüs yarım saat sonra Mersin Limanı'na giriş yapıyor. Mersin Limanı'ndan İtalya'nın Trieste Limanı'na giden bir ro-ro bir gün sonra Avrupa'nın göbeğinde, bir gün sonra da müşteriye ulaşmaktadır. Temsa'nın böylesine bir tedarik zinciri, lojistik fırsatı var. Bu, Temsa için büyük bir şans” diye konuştu.

Otobüsü ilk üreten Almanya'ya otobüs ihraç etmeye başladıklarını anlatan Buldurgan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Almanya'ya ihracat rakamları küçük kalacak ama gelecek parlak olacak.

Bu sene Almanya'ya 70 otobüs ihraç ettik. Bu büyük bir rakam değil ama bunun yanına bir sıfır koyduğunuzda bakın ne olur? Fransa'ya her yıl 400 otobüs ihraç ediyoruz. Bir numaralı pazarımız Fransa. Adana'da üretilen, Avrupa'ya ve diğer ülkelere satılan minibüs ve otobüs toplamı 975. Üretilen her 100 otobüsün 75'i ihraç ediliyor. Bunlar iyi rakamlar ama yeterli değil.”

“ADANA, SANAYİDE SIÇRAMA YAPAMADI”

Konuşmasının ardından Antalyalı iş adamlarının sorularını yanıtlayan Buldurgan, “Adana sanayileşmede neden iyi bir sıçrama yapamadı?” sorusuna da şu karşılığı verdi:

“30 sene önce Adana şantiye yeriydi. Adana çok ciddi vasıfsız göç aldı, çok fazla vasıflı göç verdi. Vasıfsız göç alıp da vasıflı göç verilince tablo bir anda değişti, Adana rant bölgesi oldu. Sanayiciler, sermaye sahipleri rantı tercih etti ve yatırımlar durdu. 32 yıldır sanayinin içindeyim. Sanayicilik bisiklete binmek gibidir. Bisikletten düştüğünüz zaman tekrar binmek için çaba harcarsınız fakat Adana'da çaba harcanmıyor. Teşvikler açıklandı, Adana hala zengin görüldüğü için teşvik verilmedi. Osmaniye il oldu, çok ciddi kan kaybı oldu. Bir de çok birlik beraberlik olmadı. Daha bunun çıkış formülü bulunmadı. Herkes bankaların mevduatına bakıyor. Mevduatlara bakınca doğru, rant doğru ama bu bir türlü sanayi hamlesine yansımadı. Türkiye'nin sorunu da bu. Biz ancak üreterek ve ürettiğimizi ihraç ederek kazanırız.”






http://piyasanet.hurriyet.com.tr/%5Cc%5Chaber_ic. ...?id=688990


Umut Özdemir

13 yıl önce - Prş 24 Arl 2009, 18:11



BurakDemir

13 yıl önce - Cum 25 Arl 2009, 17:17



EmirOtluoglu

13 yıl önce - Cum 25 Arl 2009, 17:59

Alıntı:
Yukarıdaki İngiltere Avenue resminde bir şey dikkatimi çekti. Doğal olarak sağdan direksiyonlu olmasına rağmen aracın sürücü tarafında orta kısımda bir kapı daha var. Yani ülkemizdeki soldan versiyona göre aracın sol tarafında orta kapı olması ile aynı şey. Bu kapı neden konmuş olabilir?

Benim aklıma ilk gelen son duraklarda peron düzeninde iki tarafta hızlı boşaltma yapmak olabilir.


Söz konusu kapı tasarımına sahip araçları daha önce İrlanda'da gördüm, oradaki sistem de bildiğiniz üzere sağdan direksiyonlu. Gerek şehir içinde kullanılan Mercedes Citaro ve Volvolar'da, gerekse şehirler arası kullanılan Scanialar'da şöför mahalli ile aynı tarafta böyle dar bir kapı mevcut.

Bahsettiğim otobüslerde bizdeki orta kapı ve arka kapı kavramları yok. İniş ve binişler tek bir kapıdan yapılıyor. 4 ayrı şehirde yapmış olduğum gözlemlere göre de otobüsler pik saatlerde bile %60 yoğunluğun üzerine çıkamıyor, tüm yolcular oturarak seyahat ediyor. Bu sebeple iniş ve binişlerin aynı kapıdan yapılması sorun teşkil etmiyor. Söz konusu dar ve ters taraflı kapı da olası bir acil durumda aracın tahliyesinin sağlanması amacı ile konmuş yani normal seferlerde kullanılmıyor. Bir de söförler ilk seferde araç peronda iken araca o kapıdan binip söför mahalline geliyorlar.


anil__91
13 yıl önce - Cmt 26 Arl 2009, 02:21



merto622
13 yıl önce - Cmt 26 Arl 2009, 15:19



Suleyman S. Sari
13 yıl önce - Cmt 26 Arl 2009, 20:48



comologko
13 yıl önce - Sal 29 Arl 2009, 14:21



sayfa 38
« önceki   123 ... 373839 ... 190191192   sonraki »
ANA SAYFA -> ULAŞIM