Beta, Çevreci Enerjiyle Çevre Dostu Transformatör Yaptı
Fabrikanın çatısına kurulan güneş enerjisi panellerinden elde edilen elektriği kullanarak çevreci özelliklere sahip kuru tip transformatör üreten Beta Transformatör, bu alanda sektörün ilkleri arasına girdi.
Fabrikanın çatısına kurulan güneş enerjisi panellerinden elde edilen elektriği kullanarak çevreci özelliklere sahip kuru tip transformatör üreten Beta Transformatör, bu alanda sektörün ilkleri arasına girdi.
Verimli üretim süreciyle enerji sektörünün ihtiyaçları için 'yağlı' ve 'kuru' olmak üzere güç, dağıtım ve özel sargılı transformatörler üreten Beta Transformatör firması, Adana Organize Sanayi Bölgesi'ndeki 20 bin metrekarelik 'kuru tip' tesisinde çevreci enerji kullanarak sektöründe fark yaratıyor. Firma, 4 bin metrekarelik çatı üzerine kurduğu 0.5 MWatt fotovoltaik panellerle hem aylık tükettiği elektriği karşılıyor hem de ürettiği elektriğin fazlasını satıyor.
Elektriğin fazlasını satıyor
Firmalarının aylık elektrik tüketiminin ortalama 10 bin lira olduğunu aktaran Beta Transformatör Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Cenk Dağsuyu, bu tüketimi panellerden karşıladıklarını söyledi. Dağsuyu, "Üretimimiz aylık 32 bin lira. Her ay 22 bin liralık elektriği Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş.'ye sistem üzerinden satışını gerçekleştiriyoruz" dedi.
Dağsuyu, 2015 yılında 3 milyon avroluk yatırımla Alman teknolojisiyle kuru tip döküm tesislerini kurduklarını ifade ederek, "Bu yatırımla yüzde 30 büyüme sağladık. Üretim tesisine kazandırdığımız güneş panelleriyle çevreci ürünü çevreci enerji kullanımıyla ürettik, bu üretimle de sektörde ilk olmayı başardık" diye konuştu.
Ağır şartlara uygun
Çevreci özellik taşıyan ve üretimi de çevreci olan kuru tip transformatörlerin avantajları hakkında da bilgi veren Beta Transformatör Genel Müdür Yardımcısı Dağsuyu, özel ve uluslararası standartlara uygunluğu sayesinde transformatörlerin yüksek rakımda ve deniz ortamlarında kullanılabildiğini belirtti. Dağsuyu, kuru tip transformatörler için, "Yanıcı değildir ve kendi kendini söndürme özelliği vardır. Neme karşı dayanıklıdır. Çevre kirliğine sebep olmaz. İzolasyon malzemesi içeriği halojen, nitrojen ve azot içermez. Sıvı içermediği için sızdırma riski yoktur. Yerinde bakım-onarım hizmeti vardır. İletim ve kurulum maliyetleri azdır. Soğutma ile trafonun nominal gücü yüzde 40 artırılabilir" ifadelerini kullandı.
Erhan Karaman, makine sektörünün tecrübeli sanayicilerinden biri… 1993 yılında kurduğu ‘Remka Makina’ firması, o dönem ağırlıklı olarak otomotiv yedek parçası üretiyordu. Bu alanda rekabet yoğundu. İşletmeler küçük kâr oranlarıyla ayakta kalma mücadelesi veriyordu. Yeterli kazanç olmayınca yeni makine-teçhizat alınamıyor, teknik personel çalıştırmak zorlaşıyordu. Çare belliydi: Katma değeri yüksek, yenilikçi üretim…
Firmasını ayakta tutmak, hatta büyütmek isteyen Erhan Karaman, sektöründeki gelişmeleri izlemek için yurtdışındaki fuarları ziyaret etti. Fuarlarda kurduğu bağlantılar sayesinde, Almanya’nın hızlı tren sistemlerine parça üretimine ve ihracatına başladı. Ardından, savunma sanayii ilgisini çekti. Türkiye’de düzenlenen yerlileştirme sergilerini gezdi. ‘Skorsky’ helikopterlerinin pervane parçasını gördü. Bu parça, metal ve kauçuk birleşiminden oluşuyordu. Orada bulunan bir yarbaya bu parçayı üretebileceğini söyledi. Yarbay, bir kullanılmış, bir de yeni parçayı numune olarak verdi. Karaman, uzun uğraşlarla Almanya’daki partnerlerinden de destek alarak parçayı üretti. Parça beğenildi; ama Havacılık ve Uzay Kalite Yönetim Sistemleri Belgesi olan ‘As 9100 Belgesi’ istendi. Remka, bu belgeye sahip değildi. Yetkililere, sergide, “Bu parçayı sergilerken ‘As 9100 Belgesi’ olan şirketler yapabilir” notu ekleyebilirdiniz diye sitem etti. Ama küsmedi. Savunma sanayiinin dev üreticilerinin, bu yönde düzenlenen fuar ve sergilerin hepsini takip etti. Adana’da ‘Meka Havacılık Limited Şirketi’ni kurdu. Skorsky parçasını ürettiğini gören Türk Havacılık ve Uzay Sanayi A.Ş. (TAI) bu şirketi tedarikçi olarak onaylayarak başta ‘Atak Helikopteri’ ve ‘Hürkuş’ olmak üzere birçok hava aracının kalıplarını, üretim malzemelerini yaptırdı. Hürkuş’un ilk uçuş töreninde TAI çalışanları, tedarikçiler ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı törende Adanalı sanayici Erhan Karaman da vardı.
Israrlı tutumu Remka’ya bu alanda birçok iş getirdi. Türkiye’nin geliştirdiği eğitim uçağı Hürkuş’un parçalarından roket parçalarına birçok iş yapıldı. Remka Makine firması, son olarak F-16 uçaklarımızın kullandığı ‘Nüfuz Edici Bomba’ (NEB) parçalarını yaptı. 15 metrelik betonu delen, mağara ve sığınakları yerle bir eden yerli bombalar şu anda terörle mücadelenin en etkin silahlarından biri.
SAVUNMA SANAYİİNDEN PAY ALMA YOLLARI
Remka Makina Genel Müdürü Erhan Karaman, Güney’de makine sektörünün savunma sanayiine parça üretecek potansiyeli bulunduğunu, ama daha fazla gayret gerektirdiğini söylüyor. Karaman’a göre bölgedeki makineciler kara, hava ve deniz savunma sanayiinden önemli pay alabilir. Ama şunlar yapılmalı:
1) Sektör temsilcileri güçbirliği yapmalı. Bu çerçevede Adana Sanayi Odası’nın liderlik yaptığı kümelenme çalışmaları hız kazanmalı.
2) Bölgedeki makine sektör temsilcilerinde kalite kontrol anlayışı en üst seviyeye ulaştırılmalı. Laboratuvar, analiz, test altyapısı güçlendirilmeli. Bölgedeki üniversiteler özel sektörle iletişimini artırmalı.
3) Savunma Sanayii Müsteşarlığı’yla yakın temas kurulmalı. Türkiye’nin ithal ettiği Adana ve çevresinde yapılabilecek parçalar belirlenmeli ve üzerinde çalışılmalı. |
Meka havacılık 2011 yılında, 3000 m2 kapalı alanda güçlü kadrosu ve 40 dan fazla talaşlı imalat tezgahı ile otomotiv, demir yolu araçları ve hidroelektrik santrallerine hizmet vermekte olan Yepar Makina bünyesine katılmış ve havacılık sektörüne yedek parça imalatı yapmaya başlamıştır
ADANA Ticaret Odası'nın (ATO) üyelerinin ihracata yönelmesi amacıyla oluşturduğu "Beyrut - Adana Ticaret Köprüsü" ilk sonuçların verdi. Adana'da kurulu Güneyliler Gıda Sanayi'nin, Lübnan'ın en büyük gıda şirketlerinden Al Sultan Food ile yaptığı ihracat anlaşması kapsamındaki ilk parti zeytin ve turşu ürünleri Lübnan gönderildi.
Konuyla ilgili açıklama yapan ATO Başkanı Atila Menevşe, göreve geldiklerinden bu yana ihracata büyük önem verdiklerini belirterek
"İhracat yapmak, uzun soluklu bir çalışma. Dolayısıyla Adana Ticaret Odası olarak ilk etapta üyelerimizin ihracata yönelmesi için konunun uzmanlarını Adana'ya getirerek üyelerimize eğitim verdirdik" dedi. İhracatın nasıl yapıldığını bilmenin tek başına yeterli olmadığına dikkat çeken Menevşe, şöyle devam etti:
"Ardından yeni pazar arayışlarına girdik ve Odamızın önderliğinde kurulan ATAK A.Ş. ile birlikte -Adana-Beyrut Ticaret Köprüsü- projesiyle Lübnan'a yoğunlaştık. Ticaret heyetlerinin ziyaretleri ve ikili işbirliği görüşmelerinde taraflar ilk temaslarını kurdu, birbirini daha iyi tanıdı ve nihayetinde ticarete başladılar. Bu kapsamda Güneyliler Gıda Sanayi, Adana ile Beyrut yakınlaşmasını ihracata dönüştürmeyi başaran üyelerimiz arasında yer aldı. Bu gelişmenin ihracat yapmak isteyen tüm üyelerimizin motivasyonunu yükselteceğine ve onlara önemli bir örnek oluşturacağına inanıyorum."
Son 3 yılda 25 milyon dolarlık yatırım geldi
10 yıl önce, Ortadoğu coğrafyasından yabancı sermaye çekmek için Adana’da kurulan Anadolu ve Ortadoğu Sanayici ve Yatırımcı İşadamları Derneği’nin çalışmaları sonuç veriyor. Sadece son 3 yılda derneğin girişimleriyle gelen sermaye tutarı 25 milyon doları buldu.
LOBİCİLİK YAPIYORUZ
Dernek yönetim kurulunda Ortadoğu kökenli olup Türkiye’de yatırım yapan yabancı iş insanlarının da bulunduğunu kaydeden Türkkan, “Girişimlerimiz sonucu sadece son 3 yılda gelen yabancı sermaye tutarı 25 milyon doları buldu. Derneğimizin bir başka amacı da lobicilik yapmak… Biz Suriye’de, Irak’ta, Ürdün’de ya da Lübnan’da Türkiye’nin imkânlarını ve o coğrafyalara göre bürokrasimizde işlerin ne kadar kolay yürüdüğünü anlatıyoruz. Yıllar itibariyle bu yatırım tutarları daha da artacak” diye konuştu.
BÜROKRASİ YABANCI YATIRIMCIYI CEZBETTİ
Anadolu ve Ortadoğu Sanayici ve Yatırımcı İşadamları Derneği Başkanı Türkkan, girişimlerinin son meyvesi olan 3 milyon dolarlık yatırımla ‘Jamaan Plastik Limited Şirketi’nin Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’ne (OSB) gelişinin öyküsünü şöyle anlattı:
Derneğimizin başkan yardımcılarından Samer Al Jomaan’ın Suriye’de ambalaj sektöründe faaliyet gösteren fabrikaları var.
Suriye’deki iç savaş nedeniyle yatırımının bir bölümünü Ürdün’deki Akabe Serbest Bölgesi’ne taşıdı.
2015 yılında benimle tanıştı. Bu tanışıklık, Jomaan’ın Türkiye’de yatırım kararı vermesine vesile oldu.
Yatırımını kendi ülkesine yakın bir coğrafyada yapmak istedi. En eski sanayi kültürüne sahip kent Adana’da karar kılındı.
Yatırım şu an Adana OSB’de yapılıyor. Streç film ve baskılı sling üretilecek tesisin makine siparişleri verildi. İlk etapta 3 milyon dolarlık bir yatırım olacak. Aylık ihracat hedefi ise 1 milyon dolar
.
Adana’da yatırım kararı alınmasından sonra noterden ticaret siciline, OSB müdürlüğünden vergi dairesine tüm kurumlardaki işlemler sadece 32 saatte tamamlandı.
Samer Al Jomaan şaşkındı ve benden bir ricada bulundu: “Sizi Ürdün’den kardeşimin yanında telefonla arayıp hoparlörü açacağım. Şirket kuruluşundan yatırım alanı kiralamaya bütün işlemlerimizin 32 saatte bittiğini teyit eder misiniz? Zira inanmayacaktır.” |