Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
Fevzi_08

13 yıl önce - Cum 07 Eyl 2007, 22:36
Bursa - Saitabat Köyü


Bu başlığı açmadan evvel epeyce arama yaptım başlıklarda. Saitabat içeren bir tek şelale başlığı var. Ama bu mesajın konusu Saitabat Şelalesi değil, bizzat köyün kendisi. Esasen o şelalenin adı da Saitabat değil Güvercinlik Şelalesi olup derenin kanyonu da Cehennemderesi diye bilinir.

Orhaniye Köyü'nden dönüyordum. Dere kenarına inmeden önceki son virajı dönünce karşımda Saitabat Köyünü ve uzayıp giden Uludağ'ı batan güneşin son ışıkları ile aydınlanmış görünce makinaya sarıldım, hemen arabayı durdurup.


Saitabat köyü
Bursa İli'nin Kestel İlçesi'ne bağlı bir köydür. 40.15 enlemi ve 29.2333333 boylamı koordinatlarında yer alır.

Köyün hikayesi 1877-1878 (yaygın bilinen adyla 93 Harbi, hicri 1293 yılında yapıldığı için bu isimle anılır) Osmanlı-Rus savaşı sonrası köyleri Ruslar tarafından işgal edilen Artvin'in Yusufeli İlçesi ve Artvin Merkez'e bağlı birkaç köyünden gelen bir gurup muhacirin dönemin Bursa Valisi Ahmet Vefik Paşa tarafından Arabayatağı mevliine yerleştirilmesi ile başlar. Muhacirler (göçmenler) Arabayatağı'nın o dönemde bataklık ve sivrisinek kaynayan bir yer olması nedeni ile orada tarım yapamaz, rahat edemez. Bunun üzerine yer aramaya çıkarlar ve köyün bu günkü yerini Derekızık Köyü'nden satın alarak köylerini kurarlar. O gün bu gündür burada yaşayan köylülerin ana geçim kaynağı çilek ve kestane idi. Ancak Kestanelerin kökünü kurutan mürekkep hastalığından sonra köyde kestane üretimi yok denecek kadar azalmış, çilek bahçelerinin yerini de ahududu almaya başlamıştır. Sebzecilik de yaygın olup özellikle fasulyesi çok meşhurdur.

Köy Uludağı'ın kuzey yamacına kurulmuş olup rakımı 1000 metre civarındadır. Çevresi gürgen, kayın, akçaağaç, meşe, çam ve yabani kestane ağaçlarından oluşan sık bir orman dokusu ile kaplıdır. Arazi yapısı oldukça engebelidir. Tarıma elverişli arazisi diğer Bursa köylerine nazaran oldukça azdır.

Günümüzde hemen her köylünün Bursa'da bir evi ve işi vardır. Dolayısı ile köyü yazlık olarak kullanırlar. Bir zamanlar 2 derslikli okulu varken şu an köy okulunda eğitim yapılmamakta var olan üç-beş öğrenci de Kestel'de taşımalı olarak okumaktadır. Bursa'ya yakınlığı nedeni ile piknik alanları ve son zamanlarda mantar gibi biten villaları ile tercih edilen bir sayfiye köyü halini almıştır. Her gün Bursa-Saitabat arasında düzenli olarak tarifeli minibüs seferleri yapılmaktadır.



(+)

Bu fotoğraf 2 karenin birleşimi ile oluştu.

 

(+)

Bu da HDR uygulanmış hali.



En son Fevzi_08 tarafından Cum 07 Eyl 2007, 22:54 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Fevzi_08

13 yıl önce - Pts 19 Ksm 2007, 02:09

Bu kez sizlere Saitabat Köyü kaınlarının bir başarısından söz etmek istiyorum. Yukarıda köye ait bilgileri vermiştim. Tekrar yazmaya gerek duymuyorum. Şelale olarak bildiğimiz yere geldiğinizde köpryü geçer geçmez otantik yapısı ve dokusu ile bir yapının önüne gelirsiniz. Üzerinde mini minnacık bir tabela var ve aynen şöyle yazar: "Saitabat Köyü Kadınları Kalkındırma Koruma Derneği Lokali".

Evet.. Saitabatlı Kadınlarımızın başarısı işte bu. Türkiyede ilk defa bunlar tarafından bir köy-kadın derneği kurulmuş. 72 Üyesi var ve her biri "dernekleri" için arı gibi çalışıyor.

Önceleri sadece yaz mevsiminde gözleme ile birlikte yöresel kuymak, silor, börek gibi yiyecek ikramı ile gelenlere hizmet vermeye çalışan dernek yönetimi, bu yıl kavuştuğu kapalı mekanı ile misafirlerini kışın da ağırlamaya hazır.

Biz yağmurlu ve soğuk bir günde gitmiştik. İçeri girdiğimizde gözleme yapan iki hanım bizi karşıladı. Sobanın yanına oturup biraz ısındıktan sonra içerisinin son derece zevkli ve Saitabat köyünün otantik eşyaları ile dekore edildiğini gördük. Bembeyaz kanaviçe işli örtüler serilmiş yastıkların önüğnde kerevetler, yerlerde el dokuması halılar, kadın elinin titizliğini ve temizliğini yansıtıyor. Her taraf ahşap işçiliğinin güzel örnekleri ile süslü. Oluşturdukları bir reyonda; kendi yaptıkları ve tamamen organik olan domates ve biber salçaları, tarhana, erişte, kuru silor, patlıcan reçeli, turşu gibi yiyecekleri satışa sunmuşlar. Bize orada tattırdıkları silorun tadı hala damağımızda. Silor aslında Artvin yöresine özgü bir kolay-yemek çeşidi. Ancak köy halkının kökeni Artvin olduğu için geleneklerini ve kültürlerini unutmamış, yaşatmaya devam ediyorlar.

Silor şöyle yapılıyor: Yufka, saç üzerinde pişirilerek sıkıca rulo şeklinde sarılıp 2-3 cm eninde doğranıp tepsilere dizlierek fırında kurutuluyor. Tepsiden çıkarlıp saklanıyor. Pişirilmek istendiğinde tekrar tepsiye ama gevşekçe dizilerek ıslatılıp üzerine bolca yoğurt konuyor. Fırında bir miktar pişirildikten sonra üzerine tereyağ gezdirilerek servis yapılıyor. Çay yanında yenebilecek oldukça hafif ve lezzetli bir yiyecek.

Hava güzelse, hemen yol kenarında oturulabilecek üzeri örtülü çardaklar da mevcut.

Fiyatlarının son derece makul olduğu bu güzel ve nezih mekana aileniz ve dostlarınızla gidip yöresel tadlardan tadarak çok güzel vakit geçirebilirsiniz.

Birkaç fotoğrafla yazımı destekleyeyim:


(+)

İçeriden Genel Görünüm



(+)

Yörese kıyafetleri ile bebekler




(+)

Satış Reyonu




(+)

Gözleme Ocağı



Silor


Not: Yazımı bir reklam olarak algılamayınız lütfen, o mekan bir derneğe, üstelik de eli öpülesi kadınlarımızın kurduğu, herşeyini tırnakları şle kendilerinin yaptığı bir derneğe ait bir mekan. Satılan mal ve sunulan hizmetler ücretlendirilirken kar amacı gütmüyorlar.


ahmet061

12 yıl önce - Çrş 19 Arl 2007, 23:44



(+)



bu köye gidip köy merkezindeki suyunu içmenizi tavsiye ederim.



ugurcavac
12 yıl önce - Pts 24 Mar 2008, 14:15


















AHMET ÇETİN

12 yıl önce - Cum 28 Mar 2008, 10:29

Saitabat şelalesinden dökülen suyun devamından bir görünüm.

(+)




sayfa 1
ANA SAYFA -> BURSA