1 milyon Türkiye fotoğrafı
|
 |
Emir ERTEN
15 yıl önce - Cmt 01 Eyl 2007, 21:11
Hasta hakları
| Alıntı: |
ANKARA (İHA) - Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen ve dünyada da geçerli olan hasta haklarına göre, hastalar sağlık tesislerinde dini vecibelerini yerine getirebildiği gibi kurum ve personel seçebiliyor.
İnsan hakları, ilk kez 1215 yılında İngiltere'de tanındı. Resmi olarak 18. yüzyıl sonlarında Amerikan Haklar Bildirgesi ve 1789 yılında Fransız İnsan ve Vatandaş Hakları Evrensel Bildirgesi yayımlandı.
Birleşmiş Milletler'in (BM) kurulmasıyla insan hakları evrensel hale geldi. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin kabul edildiği 1946 yılında beslenme, giyim, konut ve temel sağlık hizmetlerinden yararlanabilme hakkı temel hak olarak kabul edildi. Türkiye'de Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen ve
dünyada da geçerli olan hasta hakları ise şöyle:
1) Hizmetten genel olarak faydalanma: Adalet ve hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde sağlık hizmetlerinden faydalanma; ırk, dil, din ve mezhep, cinsiyet, felsefi inanç, ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınmadan hizmet alma hakkı vardır.
2) Bilgilendirme ve bilgi isteme: Her türlü sağlık hizmetinin ve imkanının neler olduğunu öğrenmeye ve sağlık durumu ile ilgili her türlü bilgiyi sözlü veya yazılı isteme hakkı vardır.
3) Sağlık kuruluşunu ve personelini seçme ve değiştirme: Sağlık kuruluşunu seçmeye, değiştirmeye ve seçtiği sağlık tesisinde verilen sağlık hizmetlerinden faydalanmaya, sağlık hizmeti vermekte olan tabiplerin ve diğer sağlık çalışanlarının kimliklerini, görev ve unvanlarını öğrenmeye, seçme ve değiştirmeye hakkı vardır.
4) Mahremiyet: Gizliliğe uygun bir ortamda her türlü sağlık hizmeti almaya hakları vardır.
5) Reddetme, durdurma ve rıza: Tedaviyi reddetmeye, durdurulmasını istemeye, tıbbi müdahalelerde rızasının alınmasına ve rıza çerçevesinde hizmetten faydalanmaya hakkı vardır.
6) Güvenlik: Sağlık hizmetini güvenli bir ortamda almaya,
7) Dini vecibeleri yerine getirebilme: Sağlık tesisinin imkanları ölçüsünde ve idarece alınan tedbirler çerçevesinde dini vecibelerini yerine getirmeye hakkı vardır.
8) İnsani değerlere saygı gösterilmesi, saygınlık görme ve rahatlık: Saygı, itina ve ihtimam gösterilerek, güler yüzlü, nazik, şefkatli bir ortamda, her türlü hijyenik şartlar sağlanmış, gürültülü ve rahatsız edici bütün etkenler giderilmiş bir sağlık hizmeti almaya hakkı vardır.
9) Ziyaret ve refakatçi bulundurma: Sağlık tesislerince belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde ziyaretçi kabul etmeye ve mevzuatın ve sağlık tesisinin imkanları ölçüsünde ve hekimin uygun görmesi halinde refakatçi bulundurmaya hakkı vardır.
10) Müracaat, şikayet ve dava hakkı: Haklarının ihlali halinde mevzuat çerçevesinde her türlü başvuru, şikayet ve dava hakkını kullanmaya hakkı vardır.
|
Bu bilgileri bir kenara mutlaka not almalıyız.Hasta olup hastanede yatmak zorunda kalırsak hangi haklara sahip olduğumuzu bilmeliyiz.Bu tür konularda bilinçlenmemiz gerekiyor.
Şimdi size soruyorum hastalandığımızda bu haklarımızın olduğunu kaçımız biliyor?
|
 |
hekimkubilay
15 yıl önce - Cmt 01 Eyl 2007, 22:04
Hastalar hakları hekim-hasta ilişkilerini düzenlemesi açısından oldukça önemli.Hedeflenen saygın bir hasta hekim ilişkisidir.Sağlık Bakanlığının birçok icraatını beğenmeme rağmen -ki bunun içinde mecburi hizmette var- bakanın hekimlere karşı olan poltikası çok kötü.hiç düşünmeden ettiği laflar hekimlerin hastalar karşısında olan imajını zedeliyor.Sanki bütün hekimler aynıymış gibi herkesi itham eden açıklamaları var.bir hekim olarak bundan çok rahatsızım.Lütfen hekiminze başvururken önyargılı olmayın
|
 |
pelintezer
15 yıl önce - Cmt 01 Eyl 2007, 22:11
Bunlar harika bilgiler, teşekkürler. Bol vukuatlı biri olarak söyleyebilirim, hasta ve hastane psikolojisi içinde maalesef bunlar insanın aklına gelmiyor. Ancak, hasta kendini ve hissiyatını ifade edebilecek bir durumda ise, refakatçilerin bunları bilmesinde büyük yarar var. Bir de ben burada "Ötenazi"yi de savunduğumu ve bunun da bir hak olarak eklenmesini kendi adıma isterim ...
|
 |
adnan yasar
15 yıl önce - Cmt 01 Eyl 2007, 22:53
| Alıntı: |
3) Sağlık kuruluşunu ve personelini seçme ve değiştirme: Sağlık kuruluşunu seçmeye, değiştirmeye ve seçtiği sağlık tesisinde verilen sağlık hizmetlerinden faydalanmaya, sağlık hizmeti vermekte olan tabiplerin ve diğer sağlık çalışanlarının kimliklerini, görev ve unvanlarını öğrenmeye, seçme ve değiştirmeye hakkı vardır.
8) İnsani değerlere saygı gösterilmesi, saygınlık görme ve rahatlık: Saygı, itina ve ihtimam gösterilerek, güler yüzlü, nazik, şefkatli bir ortamda, her türlü hijyenik şartlar sağlanmış, gürültülü ve rahatsız edici bütün etkenler giderilmiş bir sağlık hizmeti almaya hakkı vardır. 10) Müracaat, şikayet ve dava hakkı: Haklarının ihlali halinde mevzuat çerçevesinde her türlü başvuru, şikayet ve dava hakkını kullanmaya hakkı vardır.
|
Bu hasta hakları 1946 kabul edildigine göre bence hala uygulanmıyor yada son ssk hastalarının devlet ve ünversite hastanelerinden faydalanmasından sonra saglık kuruluşunu seçme ve degiştirme hakkı oldu bundan önce bir ssk lı hasta önce bulundugu bölgedeki varsa ssk dispanserine gidip muayne oluyordu eger ssk dispanseri yoksa dogrudan bölgesindeki ssk hastanesine mürracat ediyordu yani doktor ve hastane seçme şansları olmuyordu hijyenik şartlarda saglanmış gürültü ve rahatsız edici bütün etkenler giderilmiş bir saglık hizmeti almaya hakkı vardır deniyor fakat hastanelerde son dönemlerde yazılanları görsel ve yazılı medyada okuyoruz hastane enfeksiyonlarından ölen bebekleri ameliyatlarda hastane enfeksiyonu kapan hastaları sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=goztepe+ssk+daki+ ...k+olumleri demek oluyorki hala hijyen saglanmadıgından böyle bir hakımız olmuyor gürültü ve rahatsızlık edici ortamdan bahsediliyor hastanelerimizde hala koğuş sistemi kılimasız odalar var bir odada altı hasta yatıyor birde bunların yanına refakatçi kaldımı oldu odada on iki kişi gürültü olmama şansı yok yani burdada hakımız olmamış oluyor zaten ameliyat olurken imza alınıyor tamamiyle hastaneyi ve ameliyatı yapacak ekibi garanti altın alaacak gibi düzenleniyor bir beyin veya bel fıtıgı ameliyatında anesteziden ölebilir felç olabilir enfeksiyon oluşabilir gibi şeyler yazıyorlar ve bu kagıtı hastanın refakatçısına imzalatıyorlar müracat şikayet ve dava hakkı eskiden beri var şikayet ettiniz mahkemeler yılarca sürüyor dava kapanıp kapanıp yeniden açılıyor bilir kişi raporları inceleniyor ve yılar sonra dava bitiyor verilen cezalar çok komik oluyor demek oluyorki ülkemizde hala bu haklar tam oturmuş degil bana göre www.forumgazetesi.com/haber_detay.asp?haber_id=18787 inşşallah bundan sonra hasta haklarının oturması dilegiyle herkese saglıklı günler SAYGILARIMLA
|
 |
hekimkubilay
15 yıl önce - Cmt 01 Eyl 2007, 23:00
| Alıntı: |
| anesteziden ölebilir felç olabilir |
Anastezi ameliyatın %51 idir. Amelyatı riskli kılan unsurdur.bilgilerinize
|
 |
adnan yasar
15 yıl önce - Pzr 02 Eyl 2007, 00:55
| Alıntı: |
| Anastezi ameliyatın %51 idir. Amelyatı riskli kılan unsurdur.bilgilerinize |
sayın kubilay bey anladıgım kadarıyla siz benim yazımı detaylı okumamışsınız ben diyorumki
| Alıntı: |
| ameliyat olurken imza alınıyor tamamiyle hastaneyi ve ameliyatı yapacak ekibi garanti altın alaacak gibi düzenleniyor bir beyin veya bel fıtıgı ameliyatında anesteziden ölebilir felç olabilir enfeksiyon oluşabilir gibi şeyler yazıyorlar ve bu kagıtı hastanın refakatçısına imzalatıyorlar |
Bir tıp fakültesi ögrencisi fakülteye başladımı 3 yıl temel bilimler dersi alır 2 yıl kılınikleri gezerek ve anfilerde ders görerek egitimlerini sürdürürler ve 6 yılarında intör doktor olarak asistanlar nezaretinde hasta takip ederek egitimlerini sürdürürler ve (tus) tıpta uzmanlık sınavına girerek branşlarını belirlerler 4 yıl tıpta uzman ögrenci olarak egitimlerini sürdürürler 4 yıl sonunda uzmanlık sınavına girerek başarılı olurlarsa uzman hekim olurlar ve muhaynehane açabilir ve kendi ekibini kurarak ameliyatlara girebilir anestezi hekimli sizin söylediginiz kadar önemli anestezi hekimin verecegi karara göre hastanın ameliyat olup olmayacagı beli olur bunlarda ameliyat öncesi yapılan tahlilerle belirlenir yani hasta tahlilerini yaptırıp anestezi polikinligine gidip anestezi hekimine gösterir hastada cidi bir saglık sorunu yoksa ameliyat olmasına karar verir risk teşkil eden hastalar genelde yaşlı hastalardır ve kalp diyabet ve solunum yetmezligi çeken hastalardır bazen bu hastaları tedavi edip yada konturol altına alarak ameliyat olmasına karar verir ameliyatlarda anestezi ekibi anestezi doktoru anestezi hemşiresi anestesi teknisyeni bulunur evet risklidir bu kadar anlatıklarımdan sonra sizin bahsediginiz %51 biraz aşagılara çekilmelidir diyorum bir vatandaş olarak siz hekimsiniz sizin kadar tabiki biz bilemeyiz fakat %51 çok büyük bir risk fakat teknolejide ilerledi yeni cihazlar alınıyor belki şu %51 biraz oranını biraz düşürür yani benim yukarıda anlatmak istedigim alıntıda bu kadar egitim sonunda bu kadar konturol sonunda hastane ve hekim olarak hasta refakatçisine risk kağıtı imzalatıyorsan vay halimize bu HASTANEYİ VE HEKİMİ GARANTİ altına almak degilmi ? hasta ameliyata ölecek efendim bu risk vardı zaten size daha önce bildirmiştik sizde imzalayıp onayladınız yapacak bir şey yok işte belgeler diyeceklerdir NERDE KALDI HASTA HAKLARI sorarım herkese ? saglıklı günler dilegiyle SAYGILARIMLA
| Alıntı: |
Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı bir doktoru bilim yönünden doyuma ulaştırır. Farmakolojiyi, cerrahiyi, iç hastalıklarının çok iyi bilinmesi zorunludur. Bize gelen asistanlar özellikle uzman olduktan sonra doyuma ulaşır. Bir hekim için de bu gerekir. Tıpta en hızlı gelişen bilim dallarından biri burasıdır.
Teşekkürler. |
www.medimagazin.com.tr/klinik.php?id=241
|
 |
hekimkubilay
15 yıl önce - Pzr 02 Eyl 2007, 10:21
E o zaman abd deki gibi olsun.Acilden hastayla beraber avukatlarıda giriş yaptırsın. Tıpta asla ve asla öngörülemiyecek komplikasyonlar vardır.Her hekim bundan korkar ve bunu asla hasta yakınlarına anlatamazsınız.O kadar dava açılıyor ama bildiğim kadarıyla ceza alan hekim çok az.Dışardan bakıldığında medyanında yönlendirmesiyle tıpta herşey mucize gibi gösteriliyor.Çok çok yanlış!! Evet teknoloji ilerledi.Eskisi kadar hata ve hasta kaybı yok.Bir laparoskopi mesela olağan üstü bir gelişme.Faakat herşeye rağmen genel anastezi altında ameliyat olan hastalarda risk %51 dir.Çünkü canlı ama ölü bir adamın üstünde çalışıyorsunuz.Hastanız canlı ama ölü gibi.!! herşeyiyle makinaya bağlı. Ben internken çok defa çok tecrübeli hocaların bile(mesela kemal alemdaroğlunun ameliyatına bile girdim) ameliyat esnasında fikir değiştirdiklerini gördüm.Yani yapmak istediklerini terkedip, işlerin başka türlü gelişmesinden dolayı ameliyat tekniklerini değiştirdiklerini gördüm.Neden? İşte bu öngörülemiyen komplikasyonlardan dolayı.Her hastada herşey aynı olmuyor.HASTALIK YOKTUR,HASTA VARDIR felsefesi sanırım bunu açıklar.Ha bunu aşmak için ne yapıldı? lokal anastezi çıktı. hastalar genel anasteziye alınmadan sadece ameliyat edilecek bölge uyuştutuluyor.Şimdilik her ameliyatta kullanılmıyor fakat ilerliyeceğini umuyorum.
Mesela şöyle birşey daha vardır.Kalçasından iğne yapıldı sakat kaldı!!!!!!!!! tam 3.sayfa haberi. İnsanlara kalça iğnesi popunun 1/3 üst dış tarafından yapılır. çünkü sinir poponuniç tarafından ilerler.sinire en uzak yer popo'nun 1/3 üst dış tarafıdır. ama nadiren bazı insanlarda sinir dış taraftanda ilerleyebilir. İşte o zaman istenmeyen hatalar ortaya çıkar.Bunu kestirmeniz takdir edersinizki çok zor.Kolda da aynı şeyler vardır.
Hata yapan sorumsuz,hastasına otomobil,kendinede otomobil tamircisi gibi bakan hekimler elbette var.Allah sizleride bizleride onlardan korusun. iyigünler.
|
 |
adnan yasar
15 yıl önce - Pzr 02 Eyl 2007, 10:57
| Alıntı: |
| E o zaman abd deki gibi olsun.Acilden hastayla beraber avukatlarıda giriş yaptırsın. Tıpta asla ve asla öngörülemiyecek komplikasyonlar vardır.Her hekim bundan korkar ve bunu asla hasta yakınlarına anlatamazsınız.O kadar dava açılıyor ama bildiğim kadarıyla ceza alan hekim çok az.Dışardan bakıldığında medyanında yönlendirmesiyle tıpta herşey mucize gibi gösteriliyor.Çok çok yanlış!! Evet teknoloji ilerledi.Eskisi kadar hata ve hasta kaybı yok. |
Teşekkür ederim bana katıldıgınız için işte hak kalmamış oldu
| Alıntı: |
| Hata yapan sorumsuz,hastasına otomobil,kendinede otomobil tamircisi gibi bakan hekimler elbette var.Allah sizleride bizleride onlardan korusun. iyigünler. |
Amin hepimizi korusun her insan yaşamayı hak eder ve hak ettigi gibi yaşar her kişinin içinde yaşama sevinci ve istegi vardır o hastaneye ve hekime evet ben bu hastalıktan kurtulacam diyerek yatıyor sizin dediginiz gibi hastaya heşey anlatılmıyorsa ozaman bilgi alma hakıda alınmış ve gasp edilmiş oluyor ama bir başka kişi bilinçsizce davranıp o kişinin yaşama hakkını gasp edip elinden alıyorsa dediginiz gibi ALLAH sizleride bizleride onlardan ve onlar gibi olanlardan korusun SAYGILARIMLA 
|
 |
|
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|