1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
nijat
16 yıl önce - Sal 21 Ağu 2007, 21:08
Kırklareli - İğneada Longozu
BEN BÖYLE LONGOZ GÖRMEDİM.
(+)
Atalarımız bu topraklarda yaşarlarken kestikleri her ağacın yerine 2 ağaç fidanı dikmişler, böylelikle yemyeşil bir dünyada ömür sürmüşler... Geçen cumartesi ve pazar günleri alabildiğine yeşil rengin hakim olduğu Kırklareli'nin "İğneada ve Kıyıköy" ilçelerine gittim. Sizlere gördüklerimi ancak şöyle tasvir edebilirim. Hani "Tarzan" filmlerinde gördüğümüz o balta girmemiş tabir edilen orman türü vardır ya, ha o türden bir ormanlığı düşünün...
(+)
(+)
(+)
"LONGOZ" (Löngoz) tipi ormanlığın dünyadaki 3 örneğinden biri Trakyamızın İğneada ve Kıyıköy sahil şeridi ormanlıklarıdır. Tabi ağaçla ilgisi olmayanlarınız Longoz tipi ormanlıkta nesi diye sorabilir. Açıklayayım efendim. Longoz (Su basar) tipi ormanlık alanı; Kışları sularla kaplanan ormanlık alanı anlamına gelir. Dünya da Amazon, Afrika Kongo havzası ve Türkiyemizde de İğneada da bulumaktadır.Her mevsimde taban suyu seviyesi oldukça yüksek, organik madde bakımından zengin olan bu asidik topraklar, üzerinde gelişen ormanları, tropikal ormanlara benzer bir şekilde süsleyerek, biyolojik zenginliği arttırmaktadır. Ülkemizde bu tip ekosistemlerin az olmalarının sebebi, oldukça hassas yapılarının kolaylıkla tahrip edilerek zarar görebilmesidir. Longoz Ormanları'nın Taban Suyu seviyesi düştüğünde gerçek özelliklerini kaybederek, yok olacaklardır. Ulusal ve Avrupa ölçeğinde korunabilmiş en önemli subasar (longoz) ormanının yer aldığı İğneada bölgesi içerdiği farklı ekosistemleriyle yöredeki birçok hayvan türü için kaliteli ve farklı yaşam alanları oluşturmaktadır.
(+)
Tatlı, tuzlu ve acı su sistemlerinin görüldüğü sulak alanları, delta ve açık kıyıları, tatlı su bataklıkları ve çamur düzlükleri, turba alanları ve bataklık ormanları gibi canlılar açısından oldukça önemli yaşam alanı tipleri bölgede yer almaktadır. Türkiye kuş varlığını oluşturan 454 kuş türünden yarıya yakını (194 tür) yıl içerisinde İğneada'da görülebilmektedir. Avrupa Kırmızı Liste (E.R.L. = IUCN) ölçütlerine göre nesli tehlike altında olan ve ya tehlike altına girebilecek statüdeki; Cüce Karabatak (Phalacrocorax pygmeus), Akkuyruklu Kartal (Haliaetus albicilla) ve Küçük Kerkenez (Falco naummani) İğneada'nın sağlıklı ekosistemini temsil eden 3 gösterge kuş türüdür. Bunun yanı sıra ülkemizde sadece kuzey Trakya'da görülen Küçük Yeşil Ağaçkakan İğneada'da öne çıkan önemli bir kuş türüdür. Alan özellikle bazı su kuşları (balıkçıllar, kazlar, ördekler su tavukları, ve yağmurcunlar) ve yırtıcılar (kartallar, şahinler, doğanlar ve deliceler) için önemli bir üreme alanıdır. Ayrıca çok önemli sayıda su kuşu ve yırtıcı için, özellikle leylekler (ak ve kara leylek), sonbahar göçünde geçiş yoludur.
(+)
Bern Sözleşmesi ölçütlerine göre alanda konaklayan veya yaşamını sürdüren 184 kuş türü tehlike kategorisinde olup koruma altına alınması gerekli türlerdir. Yapılan gözlem ve kayıtlara göre İğneada proje alanını temsil eden 9 gösterge kuş türü ve 13 izlenmesi gereken kuş türü bulunmaktadır. Tüm Türkiye'deki memelilerin % 34'ü ve Trakya'daki memelilerin % 57'si İğneada yöresindeki zengin yaşam alanlarında barınmaktadır. Avrupa'daki ikiyaşamlı ve sürüngen türlerinin Anadolu'ya giriş kapısı olan Trakya Bölgesi'nde küçük bir kısmı temsil eden İğneada proje sahası, Trakya genelindeki ikiyaşamlı ve sürüngen sayısının yarıdan fazlasını barındırır. Bunun sebebi bölgedeki sulak alanların, zengin bitki örtüsü ve böceklerle birlikte bulunarak ikiyaşamlı ve sürüngen türleri açısından besin değeri yüksek, çekici bir yaşam ortamı oluşturmasıdır.
(+)
Bern Sözleşmesine göre kesinlikle korunması gereken ikiyaşamlı türlerden Pürtüklü Semender (Triturus karelini) ve Gece Kurbağası (Bufo viridis) ile sürüngen türlerinden Oluklu Kertenkele ( Ophisaurus apodus), Yeşil Kertenkele (Lacerta viridis) ve İnce Kertenkele (Ablepharus kitaibelii) alanda yaşamaktadır. Bunların dışında Yılan ve Kaplumbağa türleri de dahil 16 tür ikiyaşamlı ve sürüngen türü yaşam alanı çok uygun bu bölgede barınır. Flora ve fauna envanter çalışmaları sonucunda 310 tür böcek, 28 tür balık, 46 tür memeli, 194 tür kuş, 17 sürüngen, 544 tür bitki tespit edilmiştir. Bu bitkilerin, 3'ü endemik, 11'i ise küresel ölçekte tehlike altında tür statüsündedir. Hal böyle olunca da Kırklareli kıyı şeridindeki bu orman alanının önemi daha bir artıyor... Ülkemizde Anadolu bölgesine baktığımız da daha yeşil bir alan oluşturan Trakya'nın bu yeşil hazinesine birazdaha özen gösterirsek yarınlarımızda daha oksijeni bol ve daha temiz bir dünya bırakabiliriz çocuklarımıza. Yeşilin her tonu inanılmaz güzelliğiyle buraları cazip hale getirirken, bizler kesip yokediyor yerine de taş binalar yapıp oturmayı tercih ediyoruz.
(+) Kentlerin yeşil doğasını yokettik. Şimdi de el değmemiş alanlara gözümüzü diktik. Orman arazilerinin imara açılmaması işte bu yüzden önem taşımaktadır.
AĞAÇ DİKME KAMPANYASINDA YENİ BİR ÖNERİ....
Ağaç dikimi Devletin bazı kesimlerince ve özel teşebbüslerce sadece SHOW olsun diye bazı zamanlarda yapılır. Bu samimiyetsizce uğraşıları bırakıp bir kenara bence iyiden iyiye ciddi ciddi ağaç dikelim. Yıllardır neden samimiyetsiz kampanlarla değilde, Ağaç dikmeyi bir gelenek haline getirmeyiz diye düşünmüşümdür. Örneğin, her kentte, kasabada, köyde Evliliğe ilk adım atanlara "EVLİLİK ORMANI", her yeni doğana "HAYATA MERHABA ORMANI", ve hayattan göçenlere "VEDA ORMANI" oluşturulup birer fidan dikimi geleneğe dönüştürülmez. Düşünün her evlenen kendi evlilik ağaçlarını ekecekler, ve her doğan çocukları için birer ağaç fidanı ekecekler (her halde en hızla yeşillenen Güney Doğu bölgemiz olurdu) ve her öleni anmak için onun adına bir fidan dikilecek. Düşünün her il, ilçe, köy inanılmaz bir hızla yemyeşil olurdu. Her ağaç dikene bir sertifika verilip teşvik edilirlerdi... Ve uzun zaman sonra kendi ağaçlarının gölgesinde mutlu mutlu piknik yapan insanlar yaptıklarının ne kadar doğru bir şey olduğunu anlarlardı. İnanın bunun önemini Kırklareli sınırından Tekirdağ il sınırına girdiğiniz anda anlarsınız. Yemyeşil bir dünyadan Tekirdağ il sınırıyla birlikte başlayan ağaçsız, sapsarı, uçsuz bucaksız çıplak bir doğaya adım atıyorsunuz ve üzülüyorsunuz bu hale. İnanın hiç hoş görünmüyor. Daha yeşil bir dünya da yaşamanın insanlar üzerindeki etkisini anlayacağımız günlere özlemle... Sevgiyle kalın.
Fotoğraflar Nijat Ayvaz
|
 |
nijat
15 yıl önce - Çrş 05 Eyl 2007, 10:36
(+)
Doğal çevremizde gördüğümüz bodur bitkilerin, bu eldeğmemiş ormanlar da inanılmaz büyük boyutlarıyle karşılaşıp şaşırabilirsiniz...
|
 |
ÇetinV
15 yıl önce - Çrş 05 Eyl 2007, 13:00
İğneada hakkında, su basar Longoz ağaçlarını da içeren, İngilizce alt yazılı, 9 dakikalık güzel bir video çalışması gördüm, youtube'da. Konuyla ilgili olanlar için seyretmeye değer.
" target="_blank" class="postlink">
|
 |
Arda Moltay
14 yıl önce - Pts 13 Ekm 2008, 01:16
Bugün İğneada'ya yaptığımız gezide, Longozlarda ve çevredeki ormanlarda (ör. Sivriler Köyü) mantar toplama faaliyetlerine şahit olduk... İstanbul'da görmeye alışık olduğumuz kültür mantarlarından çok farklı türler toplanıyor, günlük olarak fabrikaya gönderilip işleniyor ve ihraç ediliyormuş...
|
 |
m. özsoy
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> Diğer Şehirler
|