1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
hekimkubilay
16 yıl önce - Pts 20 Ağu 2007, 21:13
Lale Devri [TARİH]
1718 pasarofça anlatşmasıyla başlayan ve 1730 yılında Patrona halil ayaklanmasıyla sona eren bu devir, siyasi tarihimizden çok sanat tarihimize olan etkisiyle bilinir.
Uzun süren savaşlardan sonra yapılan pasarofça anlaşmasıyla huzur bulan ahali kendini İstanbul'un güzelliklerini yaşamaya vermiştir.
Devrin padişahı sultan 3.Ahmed ve sadrazam Damat İbrahim Paşa halka ön ayak olmuşlar ve İstanbul'da sünet ve düğün merasimleri artmıştır. Her bahar lale zamanında padişah ve büyük devlet adamları dahil halk sadabad,seferabad bag-i ferah,emnabad,hümayünabad,vezirbahçesi köşeleri,çırağan bahçesi gibi yerlere akın eder,oralarda fener alayı,helva sohbetleri,edebiyat sohbeteri ve devrin şartlarına göre türlü eğlenceler düzenlenirdi.
Bu devirde devlet adamları da dahil birçok meraklısı 200 den fazla lale çeşidi üretmişler ve devir adını bu çiçekten almıştır.
Devrin en meşhur hadisesi ise elbette 16.yy.ın başından beri sair dillerde kullanılan matbaanın osmanlıcada da kullanılmasına Şeyhülislam'ın fetvasıyla başlanmasıdır.Tarih bilimine meraklı olan sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa çalışmalarda bizzat bulunmuş ve birçok tarih eserinin kontrol edilerek çoğaltılmasına yardımcı olmuştur.
Lale devrinde mimaride de birçok eser istanbula kazandrılmıştır. En başta sultan 3.Ahmed'in topkapı sarayı ve üsküdarda yaptırdığı çeşmeler,Emetullah gülnuş valide camii,İbrahim Paşa külliyesi gibi birçok eser inşa edilmiştir.
Bu devir sanyiidede birçok yeniliğe sahne olmuştur.Matbaanın kullanımının artması,Yalovadaki kağıt fabrikası,çini ve kumaş fabrikası akla ilk gelen örneklerdir.
Terör belasıyla verdiğimiz şehidlerimizin hüznüne boğulduğumuz bugünlerde,atalarımıza nasip olan bu huzur ortamının bizede nasip olmasını diliyor ve yazımı devrin adeta yıldızız olan Nedim'in İstanbul'a yazdığı muhteşem şiirin ilk üç kıtasıyla sona erdiriyorum:
şu şehr-i istanbul ki misl-u behadır
tek sengine yekpare acem mülk-i fedadır
Bazar-i huner madeni ilm-u ulemadır
İYİAKŞAMLAR
|
 |
Emir ERTEN
16 yıl önce - Pts 20 Ağu 2007, 22:07
Lale devri 1718 Pasorofça anlaşmasından 1730 Patrona halil isyanına kadar süren bir süreçtir.Bu dönemde Osmanlı devleti ilk kez matbaa ile tanıştı,ilk kez çiçek aşısı uygulandı.Ayrıca zevk ve sefaya düşkünlük çoktu.Bu yüzden halk ile saray arasında kopukluk oldu.
Ayrıca avrupada ilk kez elçilikler bu dönemde açıldı.
Bu dönem patrona halil isyanıyla sona ermiştir.
|
 |
hurşit saral
16 yıl önce - Sal 21 Ağu 2007, 21:04
Merhaba arkadaşlar.LALE DEVRİ
III. Ahmet’in, Pasarofça’ya değin süren onbeş yıl süren ilk yönetsoy evresi, Rusya ve Venedik’e Karlofça’yla verilen toprakların geri alınması, ama Almanya’ya Banat ve Belgrat’ın kaptırılmasıyla sonlanır.
“Lale Devri” denilen ikinci yönetsoy evresi, oniki yıl sürer. İç erinç / huzur bakımından Türkiye tarihinin mutlu dönemlerinden biridir. İran Savaşı dışında, barış ve sessizlik içinde geçer.
Lale Devri, İstanbul’un birkaç doğal ve yapay yıkımlarıyla başlar.
16 Temmuz 1718 gecesi başlayan ve yirmi saat süren yangın Cibali ve Unkapanı arsındaki mahalleleri kül eder.
21 Temmuz 1719 gecesi yangınıysa, Gedikpaşa ve Kumkapıyı yok eder.
25 Mayız 1719 depremi, üç dakikaya dek sürer ve çok büyük yıkım yapar. İstanbul’un ünlü surları bile yıkılır, sonrasında yıkılan yerlerin onarımına girişilir. Deprem; İzmit, Karamürsel gibi yerlerde de büyük yıkımlara yol açar.
27 Temmuz 1729’da, balat’ta çıkan ve yirmidört saat süren yangın; surlar içinde kalan İstanbul’un sekizde birini yok eder.
Lale Devri;
Savaşlardan, ayaklanmalardan bıkan, bunalan İstanbul’un ve doğallıkla ülkenin, İbrahim Paşa öncülüğünde, yaşamın dünyasal beğenilerinden de yararlanmak istenmesiyle tanımlanabilir.
1712’de, son büyük şairi Nabi’yi yitiren Türk Klasik şiiri, Nedim’le son büyük ökelerinden / dehalarından birini verir.
1716’da, Naima’yı kaybeden Türk tarihçiliği, İbrahim Paşa’nın korumasıyla değerli yapıtlar ortaya koyar.
Coğrafyaya olan ilgi sürer. Olgucu / pozitif bilimler, özellikle askerlikle ilgili olanlar, belirli düzeyde ve revaçtadır.
Türk Mimarisi Klasik görkemini yitirmiş olmakla birlikte; Emetullah Gülnüş, Valide Camii, III. Ahmet Çeşmesi, Üsküdar çeşmesi gibi son olağanüstü yapıtlarını verir.
Sivil mimaride; iç açan, estetik kıyı saraylar, yalılar, köşkler yapılır. Bahçe mimarisi gelişir. Çiçek. Özellikle lale merakı, padişahtan en yoksul kayıkçıya değin herkesi sarar. Yüzlerce ve yüzlerce yeni çiçek türleri bulgulanır.
Türk musikisi; Itri’yi yitirmekle birlikte Ebubekir ağa ve pek çok üstat elinden değerli yapıtlar çıkarır.
Düşünceler açıktır. Halk, eğlenir, gezer, dinler, okur ve seyreder. Avrupa’yla ilgiler fazlalaşır. Batı’dan çeviriler yapılmaya başlar. Regence dönemi Paris’i ve Versailles’ındaki görkeminden geri kalınmaz.
Herkes yaşantısından memnun mudur? Kuşkusuz hayır. İçin için kanayan bir toplum katmanı her zaman var. Bunlar İbrahim Paşa yönetimine kin dolu bakışlarını çevirirler. Ama bu devlet adamının açtığı dönem öylesine bir dönemdir ki; beğenili, canlı ve köklüdür. Onun devrilmesinden sonra da, gerçekte Lale Devri, I. Mahmut zamanında, tüm özellikleriyle sürer.
İbrahim Müteferrika ve Sait Çelebi, İstanbul’un ilk Türk matbaasını açarlar.[Tüm kötülemelere ve kara çalmalarına karşın, matbaa, XV. Yüzyıldan beri gayrı Müslimlerce İstanbul’a getirilmişti, bu bilinmektedir doğrusu]. Yararlı olduğuna ilişkin fetva şeyhülislam Abdullah Efendi tarafından verilir.
Arkadaşlar;
Lale Devri’ni bir de bu yönüyle ele almak istedim. Umarım yararlı olmuşumdur.
Sevgilerimle hoşçakalınız.
* Bu yazı metnimin asal kaynağını; bilgi birikimim ve Y. Öztuna, “Büyük Türkiye Tarihi. 14 Cilt” adlı yapıt oluşturmaktadır.
|
 |
Oğulhan
16 yıl önce - Sal 21 Ağu 2007, 22:14
Dönemin şairlerinden Nedim, Lâle Devri'nin günlük hayatını ve İstanbul'un tasvirini aşağıdaki unutulmaz mısralarla yapmıştır:
Bu sehri Stanbul kî, bî misl ü behâdir;
Bir sengine yekpare Acem mülki fedadir.
Bazari hüner madeni ilm ü ulemadir.
Hurşîd-i cihan-tâb ile tartılsa sezâdır
Altında mı üstünde midir cenneti â'lâ
Elhak bu ne hâlet bu ne hoş âb u hevadır.
3.Ahmet Çeşmesi
DÖNEMİN MİMARİSİ
İnce ve hassas bir ruha sahip olan Sultan III. Ahmet, sadrazam Damat İbrahim Paşa ile uyum içerisinde çalışmış, bu sırada yaşanan Lâle Devri'nde sanata, edebiyata ve toplumsal hayata özgün bir anlayış getirilmişti. Sultan III. Ahmet, Topkapı Sarayı ile Yeni Câmii'de birer kütüphane, Ayasofya'da Bab-ı Humayun'un karşısında Türk sanat şaheserlerinden sayılan Sultan Üçüncü Ahmet Çeşmesi ve İstanbul'un su ihtiyacını karşılamak amacıyla da Deryayi Sim adlı bir su bendi inşa ettirmiştir.
Bunlardan başka Üsküdar Yeni Valide Camii, Çorlulu Ali Paşa Medresesi, Damat İbrahim Paşa Camii ve Külliyesi, İstanbul'da Yeni Postane arkasında Daarül Hadis ve Sebil, Ortaköy Camii önündeki çeşme, Üsküdar Şemsi Paşa'da Hüsrev Ağa Camii önündeki çeşme ve Çubuklu Camii yanındaki Mesire Çeşmesi gibi eserler yine bu dönemde yapılmıştır.
Dönemin belki de en gözde eseri olan Sâdâbâd, maalesef günümüze kadar gelememiş, bize yıkıntıdan fazla bir şey kalmamıştır.
Sadabat'ta av sahnesi
|
 |
ELİF ÇAĞLAR
16 yıl önce - Çrş 22 Ağu 2007, 11:36
Hekimkubilay arkadaşımız demişki;
"atalarımıza nasip olan bu huzur ortamının bizede nasip olmasını diliyorum."
700 yıl süren bir Osmanlı imparatorluğu döneminde huzur dolu yıllarımız çoktur bu doğrudur. Ancak Lale devrinin bu huzur ortamını kapsadığını düşünmüyorum.
Her ne kadar ilk matbaanın o dönemde gelmesi, tarihçilerin osmanlı İmparatorluğunun Yükseliş dönemi olarak belirtmesi, bir çok sanatsal faaliyetlerin bu dönemde yapılması ve hatta ilk itfaiyenin bu dönemde kurulması az şeyler olmasada saraydaki zevk ve sefanın halk ile saray arasındaki uçurumun her geçen gün büyümesine sebep olmuştur ki bu dönem Osmanlı İmparatorluğunun çöküşünü hazırlamıştır.
Dolayısıyla çöküş dönemine geçen bir imparatorlukta öyle kolay kolay huzurlu olamayacağı düşüncesindeyim.
Bu arada bir nostalji Osmanlı İmparatoru Hollanda imparatoruna lale soğanı göndermiş imaparator bu soğanları pişirmiş ve pekte lezzetli bulamamıştır. Ne acıki bugün Hollanda'nın büyük bir bütçesini lale soğanları karşılıyor.
Tarihi ezberlemekten çok biraz da yorumlamak yanlısıyımdır. Bu yüzden okulda yorum derselerine başarılı olurken ezber derslerinden hiç de iyi olmamışımdır. Bu nedenle yorumcu bir tarzda yaklaşımım umarım beğenilir.
Saygılarımla
|
 |
ELİF ÇAĞLAR
16 yıl önce - Cmt 25 Ağu 2007, 21:22
Lale Devrinin çöküşüyle birlikte yanılmıyorsam 200 çeşit lale de yok olmuştur. Bugün o günlerin anısına lale yeniden canlandırılmaya çalışılmaktadır. Örneğin Sibel Can'ın söylediği Lale devri çocuklarıyız biz veya bugün İstanbul'un birçok köşesine lale soğanları dikilmektedir. Aslına bakılırsa buradaki özlem nedir. Lalenin gerçek güzelliğimi? Yoksa bugün Hollanda'nın lale sayesindeki yükselişimi? Yoksa Osmanlı İmparatorluğunun lale dönemindeki eğlencelerimi? Ya da ne? Fikri olan varmı?
|
 |
Meriç Erdem
16 yıl önce - Cmt 25 Ağu 2007, 21:34
| Alıntı: |
| Lalenin gerçek güzelliğimi? Yoksa bugün Hollanda'nın lale sayesindeki yükselişimi? Yoksa Osmanlı İmparatorluğunun lale dönemindeki eğlencelerimi? Ya da ne? Fikri olan varmı? |
Osmanlı'nın şanlı Lale Devri'ne özlem duyuyor olabilir. Oradaki eğlenceleri hatırlayıp bizden geçti mi demek istiyor acaba? Herhalde öyledir...
|
 |
ELİF ÇAĞLAR
16 yıl önce - Cmt 25 Ağu 2007, 21:53
Peki birileri Türkiye Cumhuriyetini hazmedememiş ve halen Osmanlının yasını tutuyor olabilirlermi? sadece bir soru
|
 |
Meriç Erdem
16 yıl önce - Cmt 25 Ağu 2007, 21:55
| Alıntı: |
| Peki birileri Türkiye Cumhuriyetini hazmedememiş ve halen Osmanlının yasını tutuyor olabilirlermi? |
Bu insan bozmaları sadece birileri değil binlercesidir... Olmazlar mı? Olmasalar da olur.
Ama şarkının bunla bir ilgisi olduğunu sanıyorum...
|
 |
hekimkubilay
16 yıl önce - Cmt 25 Ağu 2007, 23:04
İstanbul'un etrafına dikilen laleler bence şehre güzellik katmasından öteye bir anlam veya amaç taşımıyor.Bence güzelde oluyor, destekliyorum.Lale dönemi eğlencelerinin yeniden canlandırılma fikrine gelince.sizce bunun alası bu dönemde yokmu? Paparazzi seyretmiyormusunuz?
Hem lale dönemi anlatmaya çalıştığım gibi sadece eğlence dönemi değil, sanatın her türünde zirveleşilmiş bir dönemdir.
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|