1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
Borabaris
16 yıl önce - Cum 17 Ağu 2007, 11:20
Risotto Skandalı
İlginç bulduğum bir haberi paylaşayım, sizin de görüşlerinizi alayım dedim. Aşağıdaki uzun yazıyı özetlersek, efendim içişleri bakanı muğla'dayken otelde risotto istemiş. Yedikten sonra pek beğendiği bu yemeğin tarifini merak edip aşçıyı çağırdığında, yemeğin yapımı sırasında yarım bardak kadar şarap kullanıldığını öğrenince küplere binmiş. (sanırım yemeği sipariş ettiğinde yemeğin şarapla yapıldığının kendisine bildirilmesi gerektiğini düşünüyor ya da kendisinin tercihlerinin tahmin edilerek yemeğe şarap konulmamasını öngörüyor) Haberin doğrulanan kısmı bakanın yemeğin tarifini öğrendikten sonra tepki göstermesi.
| Alıntı: |
Bakan risottoyu, risotto valiyi yedi
Radikal Gazetesi
İçişleri Bakanı Osman Güneş'in, Muğla Valisi Temel Koçaklar'ı içinde şarap bulunan risotto nedeniyle görevden aldığı öne sürüldü. Güneş'in, bürokratlarıyla birlikte Muğla'da toplantı yaptığı otelde servis edilen risottoda şarap olmasına tepki gösterdiği doğrulanırken, Koçaklar'ın görevden alınma nedeninin risotto değil, mahkeme kararı olduğu açıklandı. Koçaklar, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından önceki gün Danıştay üyeliğine getirildi.
Muğla Valisi Koçaklar, temmuz ayında, ilin eski valisi Lütfi Yiğenoğlu'nun Danıştay'a açtığı davayı kazanması gerekçe gösterilerek görevden alınmış ve merkeze çekilmişti. Ancak, Koçaklar teamüle uygun şekilde Bakanlar Kurulu kararıyla değil, üçlü kararnameyle görevden alınmış, işlem bu nedenle de çok tartışılmış, gerçek nedenin yargı kararı olup olmadığı sorgulanmaya başlanmıştı. Koçaklar, önceki gün Sezer tarafından, görevden alınmasına gerekçe yapılan kararı veren Danıştay'a üye olarak atandı.
Ancak, Vali Koçaklar'ın bambaşka bir gerekçeyle görevden alındığı öne sürüldü. Fatih Altaylı'nın gazeteport internet sitesindeki köşesinde isim vermeden yazdığı iddiaya göre, Vali Koçaklar'ın görevden alınmasının nedeni içinde şarap olan bir yemekti. Seçimler nedeniyle bağımsız sıfatıyla atanan İçişleri Bakanı Osman Güneş, Muğla Valisi'ne emir vererek, illerinde toplantı yapacaklarını ve otel ayarlanmasını istedi. Muğla Valisi Koçaklar, beş yıldızlı oteli ayarladı ve 20'den fazla bürokrat birkaç gün toplantı yaptı.
Son günün akşam yemeğinde Güneş, risotto istedi. Bürokratları da aynı yemeği sipariş ettiler. Yemeği beğenen Güneş, yemeğin tarifini isteyince, otelin aşçısı gelip tarifi vermeye başladı: "Efendim, et ve sebzeleri birlikte kaynatıyorsunuz. Kaynayan et/sebze suyunun içine yarım kadeh kadar şarap ekliyorsunuz..."
Şarabı duyunca yemeği fırlattı
Güneş, 'şarap' sözünü duyar duymaz, yemeği ortaya doğru atıp, otelin aşçısına, "Utanmıyor musunuz, bana alkollü yemek verdiniz. Bu ne rezalettir" diye bağırdı. Aşçı, şaşkınlıkla, "Efendim risottoda her zaman şarap olur" dedi ama Güneş yatışmadı. İl valisi devreye girerek otel ile aşçının bu konuda bir suçu olmadığını söyledi. Sinirlenen Bakan "Durduk yerde bana haram yedirdiniz" diyerek, masayı terk etti. Güneş, Ankara'ya dönünce, Koçaklar'ı görevden alan kararnameyi hazırladı ve işleme koydu. Risotto konusundaki tartışma İçişleri Bakanlığı kaynaklarınca doğrulandı. Ancak Koçaklar'ın görevden alınmasının Yiğenoğlu'nun mahkeme kararıyla Muğla Valiliği'ne dönmesiyle ilgili olduğu belirtildi.
Nasıl yapılır?
'Küçük pilav' anlamına gelen risotto, pirinçle yapılıyor. Yemek şöyle hazırlanıyor: Pirinç önce soğanla yağda kavrulur, sonra suda haşlanır. Ardından isteğe göre tereyağı, sebze, peynir, mantar ya da şarküteri ürünleri ilave edilir. Risotto'da şarabın yanı sıra et suyu da kullanılabilir. Risotto, içinde kullanılan malzemeye göre isimlendirilir. Örneğin Milano usulü risotto, deniz mahsullü risotto, beyaz etli veya sebzeli risotto gibi. Zengin malzemeler ile hazırlanan risotto tek başına bir yemek olarak yenildiği gibi, garnitür olarak da tüketilebilir. Giriş yemeği olarak servis edilebilir. |
Benim görüşlerime gelirsek:
1- Böyle hassasiyetleriniz varsa ne olduğunu bilmediğiniz yemeği sipariş etmeyeceksiniz.
2- Risotto şarapsız yapılmaz, yapılsa da o risotto olmaz. (sirkeyle yapılacağını iddia eden bir arkadaşımın yaptığı sirkeli risotto'yu yedim de oradan biliyorum)
3-Benim AKP bürokratları ve benzer hassasiyetleri olan diğer parti temsilcileri vs... için önerim böyle organizasyonlarda yemek listelerini önceden kontrol ettirip set menü hazırlatmaları.
4- İnsanların kendi bilgisizlikleri ya da kişisel hataları yüzünden yalnızca görevini-işini yapan insanları aşağılamaları çok anlamsız ve yersiz.
5- 2007 yılına geldik, hala osmanlı zihniyeti değişmedi. Yemekte arıza mı çıktı, valiyi görevden al. Karşılamayı mı beğenmedin, hemen sür başka yere. sanki monarşi rejiminde yaşanıyor...
6- Siz yemeğin içindeki şarapla meşgul ola durun, atı alan üsküdarı yedi kere geçti hala tur bindiriyor.
7- 93 harbinde Rus orduları Çatalca'ya doğudan yaklaşırken İstanbul'da babıali'de tartışılan konu yurt dışında görev yapan elçilerin kılık kıyafetinin nasıl olması gerektiğiydi. Ne ilgisi var diyen arkadaşlara, evet şu anda yaklaşan bir Rus ordusu yok ama daha tehlikeli başka şeyler var.... biz hala risotto'nun şarabındayız...
(Küçük bir not: Haberde verdikleri tarif külliyen uydurma, risotto öyle yapılmaz, aman ha... Birgün yemek köşesi açılırsa sitede size kendi risotto tarifimi verebilirim ki garantilidir : ) )
|
 |
kanije
16 yıl önce - Cum 17 Ağu 2007, 12:01
Bizi yoneten bakanlarimizin "kalitesini" gostermektedir bence. Bunun partiyle alakasi yok, ulkemizde ne yazik ki halen (her partiden) bakanlar ve valiler kendilerini ortacag'daki derbeyleri gibi gormekte. Temsilcisi olduklari halka hicbir saygi gostermemektedirler (kufurlu tepkiler, polisleri surme, valileri surme, devlet araclarini ozel araba gibi kullanma, halktan baska koltuklarda oturma, vs.). Bunlarin hepsi bir guc gosterisidir; "Beni sectiniz, o yuzden ben sizden onemliyim".
Konuya gelince; hakikaten birisi alkollu yemek istemezse o zaman bunu ahciya soyler. Sonradan cocukca verilen tepki kabul edilir degil. Nitekim hicbir sucu olmayan, ve olaydan biraz once bakanin yemeklerinden dolayi tebrik ettigi kimseye yapilan agir ithamlar cok buyuk saygisizliktir.
|
 |
Fatih Can
16 yıl önce - Cum 17 Ağu 2007, 12:06
Olamaz olamaz büyük bir skandal simdi ne yapacagız bütün ülke olarak sanırım 10 yil falan geriye gitmişizdir.
Risottoyu bilmeyen bakan olur mu, Türklerin ata yemeği olan bu nadire yemeğimizi bilmemek gericiliklerin en gericisi bağnazcılığın en bağnazıdır.
Sabah sabah hiç güleceğim yoktu ne seviyelere düştük.
|
 |
Borabaris
16 yıl önce - Cum 17 Ağu 2007, 12:41
sevgili Fatih,
burada sorun bakanın risotto'yu bilmemesi değil... (Hoş bilse fena mı olur? Aslında olmaz, yemek yemek güzel bir şey, güzel yemekleri bilen insanlar hayatlarından keyif duyuyorlar demektir, hayatlarından keyif duyan insanlar bunu çevrelerine de yayarlar... ama olabilir, bilmeyebilir tabi ki... Sonuçta bu bir gösterge değil. Ancak şunu da belirtmeliyim, çevreme baktığım zaman bir çok kültürlü birey görüyorum. Çeşitli sanat ve bilim dallarında yetenekli, tarih vs... konularda ciddi bir bilgi birikimi olan bir çok insan var Türkiye'de... ancak bu kalitenin meclise yansıdığı konusunda ciddi şüphelerim var. Benim görüşümce meclis, sokaktaki insanların en bilgili-yetkin ve kültürlü olanlarını içerse hiç de fena olmaz...Ya da en azından yarı yarıya böyle olsa...)
Gelelim konumuza... Sorun burada bakanın risotto'yu bilmemesi değil, olay haline getirip aşçıyı azarlaması ve eğer doğruysa valiyi görevden alması... Yani aşçı kendisine 50 risotto siparişi geldiği zaman, bu siparişleri verenlerin AKP'li olduğunu düşünerek içine "yarım bardak şarap" koymamalı mıydı? Eğer böyle bir hassasiyet varsa, organizasyonu düzenleyen AKP il örgütünün otel mutfağıyla bağlantıda olup yemek listesini gözden geçirmesi ya da düzenlemesi ya da önbilgi vermesi doğru olmaz mı?
bu biraz şuna benziyor. İçecek menüsünde, "Kraft" diye bir şey görüyorsunuz. Denemek istiyor, içiyor ve çok beğeniyorsunuz. Bu ne diye soruyorsunuz. Biri size "root beer" diyor. Ne, bira mı!! diye tepki gösterip içeceği getiren garsonu azarlıyorsunuz, bana neden alkol içirdin diye...
|
 |
messiah_haktan
16 yıl önce - Cum 17 Ağu 2007, 12:42
Milletkivekilleri ne yaparlarsa yapsinlar artik beni sasirtamiyorlar. Türkiye'de parasi olan milletvekili oldugu icin "kiroyum ama para bende" hesabi, artik fazla sasiramiyorum. Televizyonda meclis resimlerini gördügüm zaman koltukta oturanlarin orada ne yaptiklarini hep merak ediyorum, acikca vekilim olarak o insanlari yakistiramiyorum!
|
 |
uğurkoç
16 yıl önce - Cum 17 Ağu 2007, 13:05
Bence bakan haklı, eğer içine şarap domuz eti vs gibi şeyler konuyorsa , yemeği sipariş veren kişi bilgilendirilmeli. kimse risotto vs bilmek zorunda değil. Kişisel haklara ve ticari ahlaka yakıştıramadım.Şaraplı şarapsız yemek kişinin tercihi olmalı.Hele birde bunu bakana vsye yapmak tamamıyle aymazlık. Sanki dünyada en bilinmesi gereken şeymiş gibi sunulmasıda saçma geldi.
Yurt dışında almanyada domuz eti yada yağı kullanılan çukulatalarda farklı numaralandırma yada alan kişinin ayırt edebilmesi için işaretler bulunuyor. menuye yazılmalı yada siparişi alan garson bildirmeli.
|
 |
Hüseyin BAŞ
16 yıl önce - Cum 17 Ağu 2007, 13:19
Vali
Burada risotto’yu bilmediğinden birilerini küçük görme ve aşağılama var…
Herkes sizin gibi bilmek zorunda mı?
Yemek bilmek kültürlü olmak mı?
Adam bakan mı aşçı mı?
Tek kelimeyle böyle bir konuda bir yemeğin içinde nelerin olduğunu bilmeyeni bilgisizlikle suçlamak saçmalıktır…
SÖZ KONUSU VALİNİN NEDEN GÖREVDEN ALINDIĞI HERKES TARAFINDAN BİLİNİYOR...
|
 |
ErsanB.
16 yıl önce - Cum 17 Ağu 2007, 13:20
Risotto gibi değişik isimli bir yemeği sipariş veren insanın "Bu yemek nedir, neler var içinde?" diye garsona sorması gerekir
|
 |
evrenpitrak
16 yıl önce - Cum 17 Ağu 2007, 13:52
Bilmedik aş, ya karın ağrıtır ya baş....
Bir yemeğin ne olduğu bilinmiyorsa, yemek sipariş edilmeden önce sorulur. Sırf ismine bakarak "ismi güzelmiş, yiyelim bakalım" dedikten sonra yemeği de beğenip aşçıdan tarifi istenince rezalet çıkarmak yakışık almayan bir durumdur.
Yemeğin ne olduğunu açıkçası arkadaşlar anlatmasa, ben de bilemezdim. Ama yiyecek olsam mutlaka sorardım içinde neler olduğunu.
Valinin durumu.... O konu netlik kazanmış bir konu değil ama eğer bu nedenle vali merkeze çekilmişse, o daha büyük bir ayıp olmuştur.
|
 |
Borabaris
16 yıl önce - Cum 17 Ağu 2007, 13:53
Burada risotto'yu bilmediği için kimseyi küçük görme ya da aşağılama yok aslında.
Buradaki sorun, risotto'nun içine şarap konulduğunu bilmeyen birinin bu yüzden "hay allah, yanlış yemek sipariş etmişiz" demesi değil, aşçıyı gereksiz yere azarlaması var. Beklenen davranış nedir, aşçının mutfağında dururken kendine gelen risotto siparişi karşısında koşa koşa yemek salonuna gelip "aman efendim içinde alkol var" demesi mi?Bakan bey çerkez tavuğu istemiş de aşçı bey bunun içine alkol koymuş değil ki... Risotto istemiş, adamcağız da risotto'yu yapmış. Ne vardı bakan içine alkol konulduğunu öğrendiğinde sessizce tövbesini edip gülümseyerek bunu bir anı olarak taşısa... bir daha da risotto yemez, olur biter...
Olaya dini ve sıhhi olarak bakalım isterseniz. Bakan Beyin ağır karaciğer yetmezliği yoksa, yemeğe konulan (tabağa değil, bütün bir yemeğe) yarım şişe şarapla - ki bir tabak başına, bir kaşık şarap filan denk gelir sanırım- ciddi bir sağlık sorunu yaşaması söz konusu değildir. Dinimize ve Kuran'a göre, tıpkı oruç tutarken oruçlu olduğunu unutup ağzına bir lokma atan insanın daha sonra bu durumu anımsayıp kurallara uygun devam ettiğinde orucunun bozulmamış olacağı gibi, kendi iradesi ve bilgisi dışında 1 kaşık kadar şarabın yediği yemeğin pirincine karışması, dini olarak "haram" yediği anlamına gelmez. İsterseniz diyanet işlerine bir mail atıp soralım.
Kuran-ı Kerim bizlere haram-helal yiyecekler kadar, davranışlar ve insanlık açısından da öğütler vermektedir. Kul hakkı yemenin en büyük günah olarak tanımlandığı güzel dinimizde, bir kaşık şarap yüzünden bir aşçıyı azarlamanın, insanları germenin o şarabın günahından daha büyük olduğu benim görüşümce aşikar.
saygılar,
B
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|