1 milyon Türkiye fotoğrafı
|
 |
hurşit saral
16 yıl önce - Prş 16 Ağu 2007, 23:37
İskenderiye Bilim Akademisi - [BİLİM TARİHİ]
İSKENDERİYE BİLİM AKADEMİSİ
Dünyanın oluşumu ve yapısı konusunda çok değişik düşünceler ileri sürülür ve bugün yalnızca bir anlatı değeri taşıyan” birçok görüş ortaya çıkar. Bunlarda çoklukla düz dünya inanışı dile gelir.
Bu konudaki en bilimsel ve doğru yaklaşım, DÖ XIII. yy'da, Büyük İskender’in Mısır’da kurmuş olduğu İskenderiye kenti Kitaplığının Yöneticiliğini yapan Eratostenes tarafından gerçekleştirilir. Bu gün bile tansırlık / hayranlık ve saygı duyulan gözlem ve deneyinin açıklamasını yapmadan önce, İskenderiye Müzesi’nin Kitaplığını ve orada yetişen bilim insanlarının bazılarını kısaca tanıyalım.
İskenderiye kenti, genişliği otuz metreyi bulan anayolları, her yönde büyük ve görkemli yontuları, tansırlık uyandıran mimarisiyle yapısal olarak; tecim, ekin / kültür ve eğitimdeki etkinlikleriyle toplumsal olarak Akdeniz’in incisi. İskender’in yaptırdığı Faros Feneri ki, dünyanın yedi tansırından / harikasından biri, İskenderiye limanının girişini süsler.
İşte bu kentte, bugün de birçok ülkede / ülkemizde de bir türlü kurulamayan büyük bir bitkibilim ve hayvanlar bahçesi, gözlemevi, kadavra salonu ve öyle bir Hayvan varlığı / fauna ve bitki varlığı / flora müzesi bulunur. Fakat en önemlisi, geçmişi geleceğe bağlayacak bilgilerin derlendiği ve biriktirildiği yetkin bir kitaplık var. Fizik, kimya, dirimbilim, gökbilim, tıp, coğrafya hatta mühendislik konusunda yetişmek ve bilgilerini genişletmek için, dünyanın değişik yerlerinden gelen birçok araştırıcı, burada eğitilir ve geleceğe hazırlanır. Burası, gerçek anlamda bir bilim merkezi ve araştırma yuvası.
Çeşitli ekinlere ilişkin, değişik dillerden, farklı konularda yazılmış enaz beşyüzbin kitap, bizi geçmişe bağlayan bir bilgi gömütü papirüs ruloları raflara dizilir. Bu değerli gömüt, insanlığa düşman bir düşünce tarafından darmadağın edilir. Geçmişi bize öğretecek bu yapıtlar, yıllarca, ısıdamlarda yakılacak odunları alıştırmak için kullanılır, yıkımdan sonra. Bu değerli yapıtların arasında olası ki, dünyanın diğer gezegenlerle birlikte güneş etrafında döndüğünü belirten Sisamlı Aristarkus’un kitabı, Babil’li bir rahip olan Beressus’un yazmış olduğu üç ciltlik “Dünya Tarihi” de yer alır. Bu sonuncu kitabın birinci cildinde dünyanın yaratılışından Tufan’a değin geçen dönemin incelendiği sanılmakta. Beressus’a göre döryüzotuzikibin yıllık bilgi bu üç kitaba sığdırılır.
Her konu için on geçeneğin ayrıldığı bu eşsiz kitaplıktan, yıkım sonunda, yalnızca birkaç raf ve sağa sola yayılmış birkaç kitap geri kalır. Bu kitapların bir kısmının Antakya’ya kaçırılarak bir manastırda korunmaya alındığı, sonrasında Emeviler tarafından Latinceden Arapçaya çevrilerek Grenada’daki kitaplıklara taşındığı; oradan da Grenada’nın Avrupalıların eline geçmesiyle bu değerli bilginin az bir kısmı da olsa insanlığın hizmetine sunularak, Avrupa’da Rönesans’ın başlamasına büyük katkıları olduğu söylenir. Avrupalılar Grenada’yı ele geçirdikleri zaman elli bin / bazı kaynaklara göre beşyüzbin kitabı hazır buldukları ve bu dönemde bütün Fransa’da yalnızca otuzbin kitap olduğu söylenir.
İşte böyle bir kitaplığın ve müzenin yöneticisi, aynı zamanda gökbilimci, filozof, ozan, matematikçi, tiyatro eleştirmeni, “Astronomi Üzerine” ve “Acı Çekmekten Kurtuluş Yolu” adlı kitapların yazarı. Eratostenes. Nil ırmağının güneyindeki Syene kentinde, dikilen bir sopanın, 21 Haziran gününde, öğle zamanı, gölge yapmadığını; buna karşın İskenderiye de aynı tarihte, aynı saatlerde gölge oluşturduğunu gözlemler. Dünya düz olsaydı, her iki yönde de aynı zamanda ya gölge oluşacak yada oluşmayacak. Bunun üzerine aynı uzunluktaki / biri İskenderiye diğeri Syene de dikili sopalardan, İskenderiye’dekinin gölgesinin boyunu ölçer ve parayla tuttuğu bir adamı, İskenderiye ile Syene’ye arasında belirli bir hızla yürüterek, iki kent arasındaki uzaklığı ölçtürür [yaklaşık 800 km]. Böylece iki kent arasındaki uzaklık ile İskenderiye’deki gölgenin boyunu oranlayarak, 800 km’nin, 360o bir yayın ancak 7o sini örttüğünü, yani her iki kentte dikine yeryüzüne sokulan sopaların merkezde birleştiği yerde, açının 7o olduğunu bulur. Bu da dünyanın çevresinin 1/50 [yani7o/360o] sine eşit; Yani Eratostenes’e göre, dünya, çevresi kırkbin kilometre olan bir küre. Eratostenes’in sopalarla yaptığı bu gözlem, bugünkü gelişmiş aygıtlarla yapılandan %2’lik bir sapma gösterir. Eratostenes, bu gözlemine dayanarak, batıya doğru gidilirse bir zaman sonra doğuya ulaşılacağını, hatta ilk kez, İberik yarımadasından batıya gitmekle Hindistan’a varılacağını savunarak, gelecekte yapılacak birçok bulguya, hatta Kristof Kolomb’a yol gösterir.
* Kaynakça: Pekçok, bilim / bilim tarihi kitabı ve benim, bilgi birikimim.
----------> sürecek
|
 |
hurşit saral
16 yıl önce - Cum 17 Ağu 2007, 15:09
HYPATİA [DS 370 – 415]: Bilim insanı Bayan Hypatıa, DS 370 yılında İskenderiye de doğan, iyi bir matematikçi, gökbilimci ve fizikçi. Bu değerli bilim insanı DS 415 yılında, yani kitaplığın / akademinin kuruluşundan yaklaşık yedi yüzyıl sonra, İskenderiye Başpiskoposu Cyril’in kışkırtmalarıyla saldırganlaşan halk tarafından, işe giderken, keskin deniz kabuklarıyla etleri kemiklerinden kazınarak parçalanıp öldürülür, kitaplık ise yıkılır ve yağmalanır. Cyril’e ise ermiş sanı verilir.
APOLLONIUS [DÖ 287 – 212]: Euklıdes’in kurduğu matematiği geliştirir; ilk kez elips ve hiperbol sözcüklerini kullanır.
Arkhimedes ve Eratosthenes’le aynı dönemde yaşayan Apollonius, koniler üzerine sekiz ciltlik bir yapıt yazar.
Yapıtın günümüze kalan Yunanca ilk dört kitabında, daha önceki yazarların elde ettikleri sonuçlar toplanıp, birçok yeni kuram eklenir. Günümüze yalnızca Arapça çevirileri kalan öteki üç kitapsa, çok daha özgün ve çok daha varsıl. Apollonius’un öteki yapıtları konusunda, Nappus’un yaptığı açıklamalar dışında bilgi yok.
ARİSTARKHOS [DÖ 310 – 230]: Gökcisimlerinin devinimiyle ilgili bir kuramı geliştirerek, Kopernik’in buluşlarına ışık tutan bilim insanı.
Lampsokoslu Strato’nun öğrencisi Aristarkhos, Yerin döndüğünü ilk olarak düşünüp, yer ile güneşin ve ayın göreceli uzaklıklarını hesaplama olanağı veren bir yöntem bulur.
ARCHIMEDES [DÖ 287 – 212]: Genç yaşında öğrenimini tamamlamak üzere, o çağın büyük bilim merkezi olan İskenderiye’ye gider. Orada ünlü bilgin Kireneli Erastostenes’le dostluk kurar. Eukleides’ten dersler alan Archimedes, Yurduna dönünce kendini bilimsel araştırmalara adayıp, daire çevresinin çapına oranını, daire içine ve dışına çizilen çokgenler yardımıyla hesaplamaya dayanan yöntemi bulur. İntegral hesabının ve sonsuz küçükler hesabının, statik ve hidrostatiğin ilk çalışmalarını, mekanikte sonsuz vidayı, devinimli makarayı, palangayı, dişli çarkı bulur ve “Archimedes ilkesi” adı verilen hidrostatiğin temel ilkesini ortaya atar. Syrakusai’nin Romalıların kuşatmasına karşı savunmasını iki yıl boyunca başarıyla yürütüp, birçok savaş aracı / bir tür mancınık vb. bulgular. Kent düşünce, Marcellus’un dokunulmaması buyruğu vermesine karşın, bir problemi çözmeye uğraştığı sırada kendisine bir şey soran Romalı askere dalgınlıkla yanıt vermemesi üstüne, öfkelenen asker tarafından öldürülür. Günümüzde kalan yapıtları arasında “Küre ve Silindir Üzerine”, “Sarmallar Üstüne”, “Parabolün Alan Hesabı”, “Yüzen Cisimler” sayılabilir.
BATLAMYUS / PTOLEMAIOS [DS 10 – 170]: Yunan gökbilim, matematik ve coğrafya bilgini. Yaşamı hakkında pek az şey bilinmekte. Ilısusta doğar. Zamanındaki gökbilim bilgilerini “Matematika Sontaksis” adını verdiği büyük bir kitapta toplar. Bu yapıt sonradan “Al Mecisti” adıyla Arapça’ya çevrilir. Kuramları 1400 yıla yakın bir süre, Copernicus tarafından yanıltıcı olduğu kanıtlanıncaya değin bütün Avrupa’da kullanılır. Eski çağların büyük gökbilimcilerinin sonuncusu olarak olurlanır.
ERASISTRATOS [ MÖ 300 – 240 ]: İnsan anatomisi ve fizyolojisinin temellerini atan, açıklayan bilim insanı. Kadavra üstünde ilk bilimsel araştırmaları yapan Erasistratos’un lapıratom / karın açma ameliyatını da ilk olarak gerçekleştirdiği sanılmakta.
EUKLEİDES [ MÖ. III. yy ]: Eski Yunan matematikçisi. Yaşamı konusunda pek bilgi olmayan Eukleides’in yalnızca Ptolemaıos / Batlamyus döneminide [ DÖ 323 – 285 ] İskenderiye Bilim akademisinde öğretmenlik yaptığı ve orada o çağın en ünlü matematik okulunu kurduğu bilinir. Kendinden önce ortaya konan geometri kavramlarını mantıklı ve tutarlı bir dizge durumunda bir araya getirerek düzenlemeyi başarır, Stoikheia / öğeler adlı yapıtı, geometrinin evrimini günümüze kadar etkiler. Bu yapıtın başlıca özelliği, mantıklı görüşlerin kitapta oynadığı büyük rol. 13 kitaplık yapıtın ilk bölümü / ilk dört kitap, düzlem geometri ile çembersi ve çokgen biçimlerin incelenmesine ayrılır. İkinci bölüm / V. ve VI. benzeşim konusunu / oran ve orantıları işler. Üçüncü bölüm / VII. VIII. ve IX. kitaplar tamsayılar kavramını inceler. IV. bölüm / X.kitap en yalın cebirsel orandışı sayıların incelenmesine, son bölümse, uzay geometriye ayrılır. Eukleides’in, ayrıca geometrik optik ile de uğraşmış olduğu ileri sürülür. Adıyla anılan ünlü ön doğru’su / postulatı var: Bir doğruya, düzlemin bir noktasından tek bir koşut çizilebilir.
DİONYSİOS, Trokyalı [ MÖ 170 – 90 ]: İskenderiyeli dilci. Döneminin en ünlü dilbilgisi yazarlarından olan Trakyalı Dionysios “Thekne Grammatike” / dilbilgisi sanatı adlı yapıtında dilbilgisi alanını tanımlar. Stoacıların belirledikleri dört konuşma bölümüne, belirteç, nitelik-eylem adılı ve öntakı’yı ekler. Yapıtı XVIII. yy.a değin Batı’da teknik terminoloji kaynağı olarak kullanılır.
HİPPARKUS [ DÖ II. yy ]: Yıldız kümelerinin haritasını çıkaran ve yıldızları parlaklıklarına göre gruplandıran bilim insanı.
HEROPHİZUS [ DÖ 355 - ?]: Düşünme merkezinin kalp değil, beyin olduğunu söyleyen ilk fizyolog bilim insanı.
HERON / İskenderiyeli [ DS I. yy ]: Dişliler ve ilkel buhar makinesini, hatta robotlar konusunda bazı ön bilgileri “Automato” adlı yapıtında ortaya koyan bilim insanı.
GALENOS [ DS 131 – 201 ]: İnsan anatomisi üzerinde çalışmalar yapan bilim insanı.
PORPHYRY [ DS 233 – 304 ]: İskenderiye Bilim Akademisi’nin felsefe okuluna bağlı düşünür. Politinos’un öğrencisi.
|
 |
Misafir bfc
5 yıl önce - Pzr 18 Mar 2018, 21:07
bu yazıların kaynakçalarını da yayınlayabilir misiniz?
|
 |
|
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|