Ancak o zaman Türklük diye birşey var mıydı bunu araştırmak gerekir.
O zamanlarda türklük varmıydı diye soruyorum.
Bu arada hangi kavimler halind eyaratmış acaba? Hz. Adem Kavmi ile Hz. Havva kavimi mi?
Ademin oğulları Kabil ile Habil aslında yarısının kendilerinin olduğu dünyada ortaya taşı koymuşlar ve burdan sonrası benim demiş birisi diğerine diğeri de taşı ötelemiş hayır burdan sonrası benim demiş halbuki ne kadar itelerlerse itelesinler zaten dünyayı ortadan ikiye ayırmaktaymış bu taş.
Irk temelli düşüncelerle hala o taşı itelemeye çalışıyoruz, Allah'ın yaradılıştan verdiği bu nefis yenikliği hale süregelir durur.
Önceki mesajlara bakıllırsa, forumun amacı İran'ı bölmek, parçalamak ve yoketmekti. CIA'nın İran'ı bölme ve rejimi devirme planına inanılıyordu. Ancak, ABD seçimlerinde ibreler kaymaya başladı. CIA'nın böyle bir planı olsaydı bile ki bence paranoyaydı, hem CIA'deki dengeler değişecek, hem de ABD politikaları. ABD dünyadaki adalet ve demokrasiyi gözönünde bulundurularak belirlenecektir. ABD; İran'ı sıkıştıracak olsa bile, bu diplomasi yoluyla olacaktır. ABD'nin yeni bir savaş cephesi açacağını sanmıyorum. Büyük Ortadoğu Politikası yeniden gözden geçirilecektir. Hem ABD ekonomisi, hem de ABD halkı psikolojisi böyle yeni bir yeni cephede savaşmaya uygun değil şu durumda. Kaldı ki, ABD Afganistan'da savaşacak "neferler" aramaktadır. Afganistan cephesini halletmeden yeni cephe açması teknik açıdan düşünülemez. Kaldı ki, Irak cephesi için bile kalıcı çözüm bulunamadı!
Demem o ki, burada İran'ı bölme provakasyonu yapmak nafile bir çabadır! Formu canlı tutmak için, sürekli, kaynağı belirtilmeyen makaleler yayınlama çabası da buna yetmeyecektir. Sözüm ona, 22 ülkenin sınırlarını değiştirecek ABD "şahinleri" gitti! Ülkeleri bölüp parçalama üzerine kafa yormak yerine, demokratik çözümler üretmeye davet ediyorum herkesi...
En son İris tarafından Pzr 09 Ksm 2008, 17:23 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Irk temelli düşüncelerle hala o taşı itelemeye çalışıyoruz, Allah'ın yaradılıştan verdiği bu nefis yenikliği hale süregelir durur.
Bizlerin bir Irk'tan bahsetmesi,gayet doğaldır.Madem Habil ile Kabil'den bahsediyorsunuz,o zaman İBN-U HALDUN'u blirsin,kendsinin her mileltin kendine ait harslarıyla,Nesepçilik yapmasını meşru görmüştür,bu da Hadis-i Şeriflerle sabittir.
Iris
Ancak, ABD seçimlerinde ibreler kaymaya başladı. CIA'nın böyle bir planı olsaydı bile ki bence paranoyaydı, hem CIA'deki dengeler değişecek, hem de ABD politikaları. ABD dünyadaki adalet ve demokrasiyi gözönünde bulundurularak belirlenecektir. ABD; İran'ı sıkıştıracak olsa bile, bu diplomasi yoluyla olacaktır.
CIA'de degisiklik olmaz, basbakanlar gelip gider ama devletin stratejisi devam eder. Obama Iran'a karsi daha sert davranacak, kendisini musevi lobby ve Israel yandaslarina gostermesi lazim, Demokratlar Republikanlardan daha Israilcidir.
Obamayi istersen bir dinleyin, Pakistana girebilir, Irana saldirabilir, bunu acik acik dedi.
Alıntı:
Iris
Ülkeleri bölüp parçalama üzerine kafa yormak yerine demokratik çözümler üretmeye davet ediyorum forum sahibini
Iran Turklerin varligini ve onlarin hakinda bilgi ogrenmek boluculukle, parcalmakla alakasi yok, Turkiye'de halen bazi insanlar var Iran'da, Irak'da, Suriye'de, Bulgaristanda, Yunanistanda v.s Turk oldugunu bilmiyor. Biz Bati Avrupayi komsularimizdan daha iyi taniyoruz! bu cahilikden kurtulmaliyiz.
Siz de, CIA desteğiyle Iran'dan koparılalacak! ve 35 milyon diye iddia edilen Türk'e bağımsızlık verileceğini düşünecek kadar saf olmayın
Irak'ta ne oldu? Özgürlük verilenler gömüldü
Sende Obama geldi diye hersey gul gulistan olacak kadar saf olma.
CIA'in yapicaklari sana yada bana bagli degil, biz istedigimiz kadar konusuruz birsey degistirmez, CIA Irani karistirmaya calisiyor, bolgede birseyler olacak, Turkiye buna hazir olmali. Kafamiza devekusu gibi kuma sokup bu isler cozulmuyor, Irak'da savas cikti ve biz hazirsizdik, hazir olsaydi bugun o ulkenin kuzeyini Pkk teroristlere birakmazdi.
Iris
Çok safsınız!!! Biz neye hazırlıksızdık??? Çekiç gücü kim soktu oraya??? Altyapıyı biz yaptık, yedirmediler!!!
Son derece hazirsizdik! bu savasa Korfez Savas'dan sonra hazirlanmaliydik.
Iran hazirdi, savas baslar baslamaz mollalari ve silahlari gonderdi, Irakin Sii bolgeleri artik Iran'da yetismis liderlerle yonetiliyor.
Turkiye hazir olsaydi, kendi Kurt, Turkmen ve Sunni liderleri yetistirirdi, o bolge arka bahcemiz olurdu ve kendi cikarlarimizi koruyabilirdik.
Bu forumu açan arkadaşın önceki mesajlardaki itiraflarına bakıllırsa, forumun amacı İran'ı bölmek, parçalamak ve yoketmekti. Forumu açan arkadaş, CIA'nın İran'ı bölme ve rejimi devirme planına inanıyordu. Ancak, ABD seçimlerinde ibreler kaymaya başladı
Öncelikle formu ben açmadım.S.Memo arkadaşımız açmış.Ayrıca formun amacı iranı bölmek falan degil zaten formun böyle bir amacı olamazda.benim amacım Türkiyeli arkadaşlarımızın İranda yaşayan 35 milyon türkden haberdar olması dır.Ve Alperen arkadaşımızın dedigi gibi Irak savaşındakı gibi hazırlıksız olmamamızdır.Ben "ABd nin İrana girmesi en son isteyecegim şey" diye yazmıştım ilk yazılarımda.Ama bizim istememizle ABD hareket edecek degil tabi ki.Bir gün vuracak iranı ve biz orada yaşayan soydaşlarımıza sahip çıkmalıyız.Ama kesinlikle ABd nin getirecegi bir bagimsizlık özgürlük İSTEMİYORUZ!Olaylara hep siyasi yönden degil bir de insani yönden bakalım lütfen.
SAMİR demişki:
Alıntı:
Türkiye ve Azerbaycan için ise en zoru başkasının savaşında taraf olmak zorunda kalmak olacak. Başkasının desteğiyle devlet kurmak, toprak kazanmak vs. Mümkün değildir. Hele hele bu başkası ABD gibi karnesi kırıklar ile dolu olan bir ülke ise...
Alıntı:
Bir yılı aşkın bir süredir ABD’nin İran’ı ne zaman vuracağı soruluyordu. Ama ABD İran’ı zaten vurdu… Çünkü ABD’nin dış ve savunma politikası bizim gibi ülkelerde olduğu gibi anlık-tepkisel reflekslerden oluşmaz. Hedefler birkaç aylık veya yıllık olarak belirlenmez. En duygusal ve heyecanlı görünen Bush Yönetimi’nin politikaları dahi orta ve uzun vadeli stratejilerin ürünüdür. Bu bağlamda İran da bir istisna değildir. Tıpkı Irak’ta olduğu gibi, İran’da da hedefler belirlenmiştir. İran zayıflatılacaktır.
Tıbbı terminolojide, “gerçekte korkulmayacak bir olaya ya da bir objeye karşı duyulan korku” olarak tanımlanan FOBİ, bugün İran’da bir devlet geleneği haline dönüştü. Halen ülkeni yöneten karar alıcılar, tıpkı fobisi olan insanlar gibi davranmakta ve kendileri açısından kaygı yaratan her kişi ya da gruba yönelik mantıkdışı olarak nitelenebilecek sert tedbirler almaktadır.
Psikologlar, ‘fobisi olan bireylerin, korkularının aşırı ya da anlamsız olduğunu bilmesine karşın bunu engelleyemediğini, mantıksal olarak korkularının önüne geçemediğini’ belirtirken, ülkemizin genel durumunu izleyen sosyologlar; İran Yöneticilerinin şahsi korku ya da kaygılarını “bir devlet politikasına dönüştürdüklerine” ve özellikle geçtiğimiz Mayıs ve Ağustos aylarında yaşanan karikatür krizinin ardından yürürlüğe koydukları uygulamaların, yöneticilerin psikolojik sorunlarının bir yansıması olduğuna dikkat çekmekteler…
İran yönetimi, geçtiğimiz Temmuz ayının son günlerinde Zencan Eyaleti Merend şehrindeki Güney Azerbaycan kökenli dernek ve kuruluşların kültürel faaliyetlerini durdurmuş, Azerbaycan Türkçesi ile eğitim veren bütün sınıfları kapatmış, evlerde Türkçe olarak gerçekleştirilen şiir ve edebiyat toplantılarını yasaklamış ve bu meyanda Türkçe öğretmenleri de yoğun bir baskı altına alınmıştır.
Tebriz'de, öz kültürünü muhafaza etmek ve yaymak amacıyla faaliyet gösteren ve civar illerden periyodik olarak gelerek, geleneksel motifleri içeren eserleri seslendiren ozanların toplandığı "Aşıklar Derneği"ni kapatan ve son derece masum bir şekilde uygulamaya konulan sanat faaliyetini baskılayan Yönetim, bu arada Kültür Bakanlığı’na hazırlattığı bir raporla, bazı ozanların şiir ve türkülerde; "Türk", "Azeri", "Babek" ve "Köroğlu" kelimelerini kullanarak Türk milliyetçiliği propagandasını yaptıklarını duyurmuş ve halkın bundan böyle, benzer nitelikte düzenlenecek toplantı/etkinlik gibi faaliyetlere katılmalarını yasaklamıştır.
Ülkede, Temmuz ayında yayınlanan bir genelge ile yeni doğan çocuklara bazı isimlerin verilmesi yasaklanmıştır. Bu isimler arasında eski Türk komutan ve hakanların isimlerinin yanı sıra, "Babek" ismi de yer almaktadır. Uygulamayı hayata geçiren yönetim, Güney Azerbaycanlıların çocuklarına Türk ismi koymalarını engellemek amacıyla, kimlik çıkarma işlemleri sırasında Nüfus Müdürlükleri’nde bulunan ve içerisinde sadece Farsça isimlerin yer aldığı kitapçıktan isim seçmeleri istenmekte, aksi takdirde kimlik çıkartılmayacağı belirtmektedir.
Bu ve benzeri olayları bir bütün olarak irdeleyen bilim adamları, birçok insanın hayatını olumsuz yönde etkileyen ve tedavi edilmediğinde bir ömür boyu sürecek olan fobilerin, ‘İran’da bir devlet geleneğine dönüşmek üzere olduğuna’ vurgu yapmaktalar. Uzmanlar ayrıca, Ahmedinejad Yöneticileri’nin “Fobik oldukları” durumun, Güney Azerbaycanlılardan duyulan korku şeklinde hayata geçtiğine, şu anda “Logofobi” olarak tanımlanan bu sürecin bir şekilde engellenmemesi halinde literatüre; “Babekofobi”, “Settarofobi” gibi yeni kavramların eklenebileceğine dikkat çekmekteler…