Ana Sayfa 900 bin Türkiye Fotoğrafı
İran'da 35 milyon Türk mü var?
123 ... 575859   sonraki »
Ana Sayfa -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
S.Memo
7 yıl önce - Çrş 15 Ağu 2007, 17:49
İran'da 35 milyon Türk mü var?


Yakup kadri Karaosmanoğlu’nun meşhur “Yaban” romanındaki, Türk aydını Ahmet Celal ve Türk köylüsü Bekir Çavuş arasındaki ilginç diyalogu birçoğumuz biliriz:

Bekir çavuş:

—Biliyorum beyim, sen de onlardansın emme

Türk subayı Ahmet celal:

-Onlar kim?

— Aha, Mustafa Kemal Paşa’dan yana olanlar…

— İnsan Türk olur da nasıl Mustafa Kemal Paşa’dan yana olmaz?

— Biz Türk değiliz ki, beyim.

-  Ya nesiniz?

-  Biz İslamız, elhamdülillah… O senin dediklerin Haymana’da başlar. ( (İletişim Yayınları, 1998, S.172–173)

Yukarıdaki olay, geçmişte, günümüzde ve hatta gelecekteki milletleşme sürecimiz ile ilgili bize "millet" olarak ders verecek niteliktedir.

“Bizim kadar kendi tarihine, kültürüne ve şu andaki coğrafyasına yabancı olan başka bir millet var mı?”

Eminim ki, şimdi anlatacağım olay, Türkiye’de yaşayan her güney Azerbaycanlının başına gelmiştir:

Örneğin Türkiye’nin her hangi bir yerinde bir Türkiye vatandaşından adres soruyorsunuz ve karşınızdakine şiveniz biraz değişik gelince (1925ten beri Türkçenin okullarda yasaklanmasını da göz önünde bulundurursak, bazı “Türkiyeli” dostlarımıza göre bozuk bir şive olan güney Azerbaycan Türkçesinin şu mevcut şeklide bile yaşayabilmesi gerçekten bir mucizedir!)

Ve hemen ardından her zamanki diyalog başlıyor:

—Pardon siz nerelisiniz?

—Güney Azerbaycanlıyım.

—Öylemi? Azeri misiniz?

—Hayır, efendim, Azeri değilim, güney Azerbaycan Türküyüm!

- Baku’den misiniz?!

Evet, anlaşıldı, tarih dersi başlamıştır!

1825yılına dönüyorum ve o tarihte şu an İran adlanan coğrafyaya hakim olan Karakoyunlu Kaçar devletinin terkibinde, yarı bağımsız olan birleşik Azerbaycan’ın, çarlık Rusya’sı ile süren yıllarca savaştan sonra, Araz Nehiri sınır alınarak nasıl fiilen iki parçaya bölündüğünü, ve küçük bölümü olan, kuzey Azerbaycan’ın Rus hakimiyetinde, öteki esas ve büyük parça olan Güney Azerbaycan ise Türkmen Kaçar devleti terkibinde kaldığını ve bu bölünmenin günümüze kadar devam ettiğini (Güney Azerbaycan da 1925’ten sonra Kaçar Türk devletinin yıkılmasından sonra, fiilen Farsların egemenliği altına geçmiştir) ancak 1990lı yılların başında Sovyetlerin parçalanması ile birlikte, kuzey Azerbaycan’ın bağımsızlığına kavuştuğunu…

Anlatmaya başlıyorum!

—Yani İranlı mısınız?

—Hayır, efendim, Güney Azerbaycan, İran adlı ülkede 1925’ten bu tarafa hâkim olan Farsların işgali altındadır.

—İran’da ne kadar Azeri var?

—Efendim, İran’da bir tane bile Azeri yok! İran’da 35.000.000 Azerbaycan Türkü var!

Bizim vatandaş belli ki çok şaşırmış!

—Ama ne fark eder ki?

—Çok fark eder! Çünkü Azerbaycan bir coğrafya ismidir, millet değil, Azeri sözcüğü ise, ilk defa olarak, tarihin en azılı Türk düşmanı Stalin, daha sonra ise hasta beyinli İran-Fars şovenistleri tarafından, Azerbaycanlıların Türklük şuurunu yok etmek, unutturmak için uydurulan sahte bir kimliktir. Emin olun ki eyer Ruslar, Allah korusun Anadolu ya hakim olsalardı, burada da egeli, ne bilim Karadenizli ve İzmirli diye uyduruk milletler ve kimlikle yaratmaya çalışırdılar.

Kendi kendime:"Ah, Yakup kadri ah! Şimdi seni bir az anlamaya başladım, diyorum.

Ne ise vatandaşımız iyicene meraklanmıştır anlaşılan:

—İran’da ne kadar Türk var ki? (hele şükür Türk dedi!)

—35.000.000

—Ne? 35.000.000 mu? İran’ın ne kadar nüfusu var ki?

—70.000.000 efendim!

—Allah, Allah o kadar var mı ki?

—Var efendim!

Ne ise ki şimdilik “Azeri değiliz Türküz” konusunda anlaşmış gibiyiz. Tabi şimdi vatandaşımızın birde “İran” merakı sarmıştır.

—Arapça biliyor musun?

—Hayır, efendim, bilmiyorum.

—Ama nasıl olur, İran Arap değil mi?

—Hayır, efendim İran’da Resmi dil Farsçadır (Acemcedir). İran’da ancak sizin Harran, Viranşehir  ve Hatay’ınız kadar Arap kökenli var ve ya yok!

Evet, bir az yoruldum, ama bir Türk vatandaşının daha, doğu sınırına bitişik 35.000.000 millettaşını keşif etmesini sağladığıma göre mutluyum…

Hayır! İnsanımıza, Vatandaşımıza kızmaya, darılmaya hiç ama hiç hakkımız yok!

Çünkü onu yöneten ve yönlendiren sistem, onun çevresini, dünyasını, doğal uzantılarını, ulu bir milletin mensubu olduğunu… Anlamasını engellemiştir.
Peki, nedir bu sistem? Nerededir bu gerçek sandığımız hayalı matrix?

-…yönlendirilmiş gayri milli medya

— Türk devletini ve toplumunu Hitit ve Bizans uygarlıklarının kültürel mirasçısı olarak takdim eden eğitim sistemimiz.

—deve kuşu politikası diye yanlış yorumlanan “yurtta sulh cihanda sulh” ilkesi

İnsanlık tarihinin en yüce cihangir milletlerinden olan Türk varlığını, Atatürk milliyetçiliği gibi dar ve soyut bir kavramı kullanarak Ardahan ile Edirne arasında hapis eden zihniyetler (ve ondan sonra da Kerkük elden gitti gidiyor diye dövünen bir zihniyet, peki adama sormazlar mı 80 yıldır kış uykusuna mı dalmıştınız beyler?)

—ve son zamanlarda  “Türkiyeli” ve “Türkiyelilik” safsatası

Evet, bu ülke Türk milliyetçisi rahmetli Ebulfez Elçi Bey'e “Ekselans ne güzel Türkçe konuşuyorsunuz, nereden öğrendiniz?” diye soran dış işleri bakanları da gördü!

Karabağ’daki Türklere Ermeni canileri tarafinden soykırıma maruz karırken,"Onlar şia biz Sünni, onlarla İran ilgilensin" diyebilen cumhurbaşkanlarını gördü bu ülke!

Aklıma şair Fuzuli’nin o meşhur dizeleri geliyor:

Dost bî-perva felek bî-rahm ü devran bî-sükûn
Dert çok hem-dert yok düşmen kavi tali’ zebun

Evet, bizde dış Türkler olarak, Türkiye’ye ilk adım bastığımızda buradaki acı gerçeklerle yüzleştik. Ama ne yazık dertlerimizi dinleyen, bizimle yürek birliği olan burada dava yoldaşlarımızı da en az bizim kadar dertli olduğunu gördük:

—Ya, biz de bu ülkede Türklük davası veriyoruz, Türkiye zaten şu anda Türk olmayan veya Türklük şuuruna sahip olmayan bir zümre tarafından ele geçilmeye çalışılıyor. Biz, Türkiye’ye deki Türk milliyetçileri olarak siz, dış Türklerin çektiği acıları anlıyoruz, ama biz de burada kendi canımızın derdine düşmüşüz…

Evet, kandaşlarım, ülküdaşlarım, kardeşlerim, candaşlarım, dava yoldaşlarım, sizde haklısınız ne yazık ki, hem de çok haklısınız.

Şair Feridûddin ATTAR’in dediği gibi: Dost kötü günde belli olur. İyi günlerde ise yüzlercesi bulunur.

Siz Türk milliyetçileri, siz ülkücüler, bizim zor günü dostumuz oldunuz. Bugün belki sınırlarımız birleşmeyebilir, ama kesinlikle gönüllerimiz birleşmiştir.

Biz Güney Azerbaycan Türk milliyetçileri olarak, Tebriz’de, Urumiye ve Sulduz'daki bozkurt tek ışıldayan, umut, iman ve azim dolu gözleri Kars’tan Edirne’ye, aziz Türkiye’mizin her yerinde gördük. Bozkurt bayraklarının dalgalandığı o mukaddes ocaklarda, güney Azerbaycan yaşıyordu, vallahı, inanın aynı düşünceler, aynı yüzler, aynı sadelik, aynı hulus hatta çoğu muhabbetler bile aynıdır. O ocaklarda Şah İsmail de var, Yavuz Sultan Selim de var,
Sultan Uzun Hasan da var, Hazret-i Fatih de var, Enver Paşa da var, Gazi Mustafa kemal Paşa da var, evet Çöhreganli da oradadır her zaman...

Elbette bir gün dirilir eski beyler

Yine kılıç kuşanır tarihteki paşalar…

Aklıma yakın tarihimizde yaşanan bir olay geldi:

Birinci dünya savaşında Rusların desteklediği Ermenilerin, kuzey Azerbaycan’da Türk kıyımına başlamaları üzerine, Halil paşa komutasındaki Osmanlı ordusu (Kafkas İslam ordusu) birlikleri Bakû’ye doğru yola çıkarlar.

Halil Paşa ve komuta heyetini taşıyan tren, Bakû’ye iki saat uzaklıkta bir tren istasyonunda dinlenme molası vermek için durur. O anda Halil paşanın bulunduğu mekana elinde sazı ile bir Azerbaycanlı Aşık gelir ve çalmaya başlar:

Trenler vagon vagon asker taşır Bakû’ye

Aşık bir iki defa bu dizeleri tekrar ettikten sonra, artık nerede ise bütün gücü ile haykırarak:

- …söyle Halil paşa Allah aşkına bunda ne iş var?

Bunun üzerine Halil paşa ayağa kalkarak cevap verir:

- Bugün Bakû, yarın Taşkent sonraki gün ise Urumçi!

“NE OLACAK! BU İŞİN SONUNDA TURAN VAR”

Biz de o büyük paşayı saygı ile anarak, diyoruz ki: Bugün Ankara, yarın Kerkük, bir sonraki gün ise Tebriz…

“Evet, NE OLACAK BU İŞİN SONUN DA TURAN VAR”


KAYNAK: http://www.turkgundem.net/icerik/index.php?option ...mp;id=1871


tuba h
7 yıl önce - Çrş 15 Ağu 2007, 20:06

İran'da ne kadar  Türk var kesin olarak bilmiyorum ama İran halkının biz Türklere aşırı derecede sevgileri alakaları var.  Bizim kültürümüz eskıden beri orda kökleştiği yerleştıği için duygusal bağları fazla. Tüm siyasi olaylarla yakından ilgileniyorlar hemen hemen hepsi ünv eğitimi almış kişiler bu nedenle coğrafi konum ne olursa olsun köklerin kopmadığı bir gercek.

En son tuba h tarafından Çrş 15 Ağu 2007, 23:44 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Burç

7 yıl önce - Çrş 15 Ağu 2007, 20:57

Birincisi Azeriler de %100 Türktür.
Türkler ayrı, Azeriler ayrı milletmiş gibi yazmamaya dikkat edelim.

CIA tarafından yıllık yayınlanan dünya verilerine göre İran'ın nüfusu %24 "Azeri", %2 "Türkmen".
Bu verilere fazla güvenmemek gerekli ama İran'ın yaklaşık dörtte biri Türktür diyebiliriz.
Bu da 15-20 milyon civarı eder.

Unutmayalım ki atalarımız Orta Asya'dan göç ederken çoğunlukla İran üzerinden geldiler.
Şimdilerde İran'ın çok kaka bir ülke olarak gösterilmeye çalışılmasında büyük bir etken olarak
bu yakınlığımızın getirebileceği korkunç güç yatmaktadır. (Başkaları için korkunç)
En ufak bir doğalgaz anlaşmasının bile kimleri nasıl rahatsız ettiğini gördük.
Ayrıca İran, Türklere vize uygulamayan tek komşumuzdur.


Gökbörü
7 yıl önce - Çrş 15 Ağu 2007, 21:06

İran hükümeti bilinçli bir şekilde Türk nüfusu az göstermektedir. İran nüfusunun yarıya yakını ve belki de daha fazlası Türktür. Farsiler, yani şu an İran'ı yöneten kişiler azınlıkta bile olabilir. Şah Rıza döneminin baskıcı rejimimde de Türkler az gösterildi, daha sonra İran İslam devriminden sonraki dönemde de bu uygulama devam etti. İran Türkleri ile Farsilerin en önemli ortak noktaları mezhepleridir yani Şii(Alevi, Caferi) olmaladır.

İran'daki Türk nüfusu ile ilgili ayrıntılı bir yazı :

http://www.tebrizinsesi.com/02042005-38.html


Deha S.
7 yıl önce - Çrş 15 Ağu 2007, 21:14

Demek İrandaki Türk kardeşlerimiz benliğini kaybetmemiş onca olana rağmen. Kendilerini tebrik etmek lazım. Birde bu Azerilerin bizden farklı olmadığı bilincinde olmaları ve bu yazıyla bizimde bu bilinci ufaktan da olsa oluşturmaya çalışmamış gerçekten çok hoş. O kadar yazıyı okuduktan sonra da üzerine basa basa Türk demek yerine Azeri diyip hala daha farklı millet gibi yansıtmaya çalışanlar daha çok uğraşacaklardır. Biz bi bütünüz çünkü. Ne kadar da kabullenmek istesenizde böyle. Değiştiremezsiniz.


İran nüfusunda 35 milyon Türk olması da gerçekten garibime gitti. Demekki İran yönetimi katı olmasa yönetimde büyük bi söz hakkına sahip olabileceğiz. Bu da ilgi çekici bi durum


H.a.k.a.n
7 yıl önce - Çrş 15 Ağu 2007, 22:58

Aslında İran'daki ırkdaşlarımızın kendi benliklerine sahip çıkması kadar önemli olan bir diğer konu da, ülkemizde önemli yerleri ele geçirmiş olan gayri milli bir çok güç tarafından, diğer ülkelerdeki Türk varlığının özellikle hatırlanmaması için çaba gösterilmesidir.

Daha önceleri, yukarıda belirtildiği gibi, şuursuz yöneticiler ve bu şuursuz yöneticilere dış güçlerin dayatması neticesinde bu kardeşlerimize sırtımızı dönmüş, belki o zaman için günü kurtarmış ancak belki de geleceğimizi kaybetmiştik.

Bugün de çok farklı bir durumda değiliz aslında. Türkiye sınırları dışında Türk kökenli birileri yaşamıyormuş gibi davranılıyor. Irak'ta yaşayan Türk'ler sahipsiz, Çin'de yaşayan Türkleri temsil eden Sürgündeki Doğu Türkistan Hükümeti üyeleri (muhtemelen Çin'in tepkisinden çekinerek) havaalanından içeri sokulmuyor, İran'da yaşayan Türkler hakkında ise tek kelime bile konuşulmuyor.

Dış Türklerle ilgili bunca yakınmada bulunuyoruz ama bunun yanında trajikomik olan bir olay ise, nerdeyse Türkiye'de Türk olduğunu ifade etmenin bile bazılarınca bir suçmuş olarak değerlendirilmesi. Başta bahsedilen Türklük bilincinin hatırlatılmamaya çalışılması konusu ise öncelikle ülkemizde çözümlenmesi gereken bir konu. Ülkemizi ileriye götürmeye katkısı olacak en önemli etkenlerden biri, vatandaşlarımızda bir milli ülkü yaratmak ve sonrasında bu amaçta çaba sarfetmektir.

Dış Türklerle ilgilenmek mutlaka Turancı bir yaklaşım olarak da algılanmamalı diye düşünüyorum. Zaten şu anki şartlarla Turan düşüncesi bir ütopyadan farklı değil gibime geliyor. Ancak onlarla yakın olmak, ilgilenmek hem ''kardeşliğin'' bir gereği hem de ülkemizin eline birçok yönden koz verecek girişim olacaktır.


orhan_1987
7 yıl önce - Çrş 15 Ağu 2007, 23:57

son yıllarda iran içindeki türkler nufusu ve varlığı çokca dillendirilmeye başlandı bence bu iranı ilerde parçalama projelerinden bir tanesi olabilir nasıl şu anda bazı kürtlerler kışkırtılıyorsa devlete karşı aynı olay iran içindeki türklerede yaptırılabilir dış güçler tarafından inşallah biz bu oyuna gelmeyiz cünkü biz bunun acısını çok cektik ve cekmekteyiz ve iranada bu acı cektirmeyiz inşallah iyi yada kötü komşumuz nede olsa

S.Memo
7 yıl önce - Prş 16 Ağu 2007, 00:19

İyi ya da kötü komşumuz diyorsunuz.Ama şunu bilin Güney Azerbaycan yüzyıllardır İranın bir parçası değil.İlk mesajda da belirtilmiş zaten.Lütfen daha dikkatli okuyun.

Gökbörü
7 yıl önce - Prş 16 Ağu 2007, 00:20

Alıntı:
son yıllarda iran içindeki türkler nufusu ve varlığı çokca dillendirilmeye başlandı bence bu iranı ilerde parçalama projelerinden bir tanesi olabilir nasıl şu anda bazı kürtlerler kışkırtılıyorsa devlete karşı aynı olay iran içindeki türklerede yaptırılabilir dış güçler tarafından inşallah biz bu oyuna gelmeyiz cünkü biz bunun acısını çok cektik ve cekmekteyiz ve iranada bu acı cektirmeyiz inşallah iyi yada kötü komşumuz nede olsa

Ülkemizdeki kürtlerin durumu ile İran'daki Türklerin durumu benzese de farklılıklar var. Öncelikle Türkler orada az sayıda değiller. İran denilen ülkenin yarısı Türk. Eğitim ve kültür bakımından da Farsilerden geride değiller. Ülkemizde ise kürtlerin bariz bir geri kalmışlığı ve eğitimsizliği vardır. Aşiret düzeninde yaşamaları da cabasıdır. İçlerinden bir de terör örgütü çıkarmışlardır.

İran'daki Türkler son yıllarda dile getirilmiyor. Her zaman dile getirilmiştir. İran bundan ne acı çekebilir ki? Oradaki Türkler İran'a bağlı yaşamak dışında bir şey düşünselerdi şu ana kadar gerçekleştirirlerdi buna emin olun. İrandaki Türklere kimse bir şey yaptıramaz, çünkü Türkler kimsenin oyucağı olmaz. Damarlarında akan asil kan buna izin vermez. İran Türkleri hem soydaşımız hem de farklı mezheplere sahip olsak da dindaşımızdır. Onları dile getirmekten, İran'da Türk var demekten çekinmeyin. Doğu bölgemizi ülkemizden koparabileceğini sanan alçaklar bilsinler ki etrafları Türklerle çevrili.


Emir ERTEN

7 yıl önce - Prş 16 Ağu 2007, 02:47

İranda Türk nüfusunun çok olduğunu biliyordum ama bu kadar fazla beklemiyordum açıkçası.Demek oluyor ki İranın yarısına yakını Türk(!).
Bu sayıyı abartı buluyorum.Tahmini olarak en çok 20.000.000 diye düşünüyorum.
Perslere Nüfus bırakmadınız yahuu  
-Keşke Türk sayısı daha çok olsaydı iranda


cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> HABERLER ve SOHBET