1 milyon Türkiye fotoğrafı
|
 |
hurşit saral
16 yıl önce - Çrş 15 Ağu 2007, 12:01
Kitapları yasaklayan kitap!
Kitapları Yasaklayan Kitap
Katolik Kilisesi matbaanın bulunmasını olumlu karşılar. Hatta birkaç papa, bazı inan insanlarının “Tanrısal Sanat” olarak adlandırdığı bu buluşu över.
Ancak kısa süre sonra, Kilise yönetici kadrosu, matbaanın, Katolikliğe aykırı düşüncelerin yayılması için kullanıldığının ayırdına varır. Bundan ötürü XV. Yüzyılın sonunda Avrupa’da bazı “piskoposluk bölgeleri”nde basım etkinliklerine kısıtlama getirilir.
Basım izne bağlı tutulur.
Ve 1515’de V. Laterano Konsili, basını kontrol altında tutmak için yönergeler verir. Kurallara uymayanlar Kilise’den “aforoz” edilebilirdi. Ne var ki bu önlemler, özellikle değişim / reform dönemi başladıktan sonra, Kilise’nin Katolik inancına ve etiğine zararlı olduğunu düşündüğü yayınların ve kitapların dağıtılmasını engelleyemez. Bundan ötürü Vatikan’a bağlı çevreler XVI. Yüzyılın sonlarında “Uzun yıllar boyunca daha fazla basım yapılmamasını” umarlar.
İtalyan bir Cizvit’in 1951 gibi yakın tarihte belirttiği gibi, Kilise, “Güçlü ve ahlak bozucu bir kitap selini” engellemek amacıyla tüm Katolikler için geçerli olacak liste ister. 1542’de Roma Engizisyonu kurulur. Bu kurumun kamuya yönelik ilk edimi, inansal / dinsel alandaki basın özgürlüğüne karşı bir buyruk çıkarmak olur. Daha önce Başengizatör olan Gian Pietro Carafa, 1555’te Papa IV. Paulus olduğunda, hemen bir kurulun, yasaklanmış kitaplar listesi derlemesini ister. Böylece 1559’da ilk evrensel Yasak Kitaplar Çizelgesi basılır.
Ne tür kitaplar yasaklanır:
Çizelge üç bölümden oluşur. İlk bölümde, konusu ne olursa olsun tüm kitapları yasaklanmış yazarlar sıralanır. İkincisinde, tüm kitapları yasaklanmayan yazarların yalnızca yasaklanan kitapları sıralanır. Üçüncü bölümdeyse, yazarı belirsiz yasak kitapların uzunca sıralanışı var. Bu çizelge, yalnızca inansal konularda değil, diğer yazınsal konularda da yazan yazarları suçlu sayarak, 1107 yapıtı yasaklar. “Kutsal Kitap”ın konuşulan dillerdeki tüm çevirilerinin yasaklandığını belirten ek bir çizelgedeyse Kutsal Kitap’ın yasaklanan baskıları sıralanır.
Parma Üniversitesi modern tarih öğretmeni Gigliola Fragnito’ya göre, yerel yasaklar eskiden beri yürürlükte olsa da, “Kilise tüm Katolikleri etkileyen bu koşullarla, Kutsal Kitap’ı konuşulan dille basma, okuma ve ona sahip olma konusunda ilk resmi bildirisini yayımlamış olur”. Listeye, basımdan yarar elde eden hükümetler kadar kitapçılar ve yayımcılar da şiddetle karşı çıkar. Bu ve başka nedenlerden ötürü çizelgenin yeni baskısı düzenlenir ve Trento Konsili’nden sonra 1564’te yayımlanır
1571’de çizelgenin gözden geçirilmiş baskısını hazırlamak için özel kurul oluşturulur. Bu dönem, hangi kitapların yasaklanacağına tam üç kurul karar verir. Bunlar, Kutsal Makam Kurulu, Çizelge Kurulu ve Kutsal Saray Yöneticisi. Piskoposlara yada yerel engizisyon üyelerine daha fazla yetki verilip verilmemesi gerektiği konusundaki görüş ayrılıkları ve farklı kişilerin benzer sorumluluklara sahip olması, üçüncü yasak kitaplar dizininin yayımlanmasını geciktiren etkenler arasında sayılmakta. Çizelge kurulunun hazırladığı ve VIII. Clemens’in Mart 1596’da resmen yürürlüğe koyduğu Çizelgenin dağıtımı, Kutsal makam’ın [Katolik inancını ve etiğini korumakla görevli kurul] istemiyle durdurulur. Halkın konuştuğu dillerde Kutsal Kitabı okuma yasağı Çizelgede daha açık ve kesin sözcüklerle anlatılana değin Çizelge dağıtılmaz.
Yasak kitaplar çizelgesinin bu baskısı, yüzyıllar boyu sürekli güncelleştirilmesine karşın, fazla değişmez kitaplarının yasaklandığını gören birçok Protestan, çizelgeyi “Okunması en çekici kitapları bulmak için en iyi kılavuz” olarak tanımlar. Bununla birlikte o zamanlar Protestan ve Katolik Kilisesinin, kitapların sıkıdenetimlenmesi konusunda hemen hemen aynı görüşlere sahip olduğu unutulmamalı.
Çizelgenin ekin / kültür üzerinde büyük etkisi olur. Örneğin, Antonio Rotondd’ya göre İtalya gibi ülkelerde ekinin “gelişmesini engeller”. Başka bir tarihçi Guido Dall’Olio, çizelgenin “Avrupa’daki diğer ülkelere göre İtalya’nın ekin bakımından büyük ölçüde geri kalmansa yol açan başlıca etkenlerden biri” olduğunu söyler. Ne ilginçtir ki, bazı kitapların varlığını sürdürebilme nedeni, bu kitapların birçok kitaplıkta, yasaklanan yayınları kilit altında tutmak için yapılan ve “cehennem” adı verilen özel bir yere konulmasıydı.
Ancak aydınlanma çağında kamuoyu “basın özgürlüğüne karşı kullanılan en kısıtlayıcı baskı silahını” yok etmek için üzerine düşeni yapar. 1766’da bir İtalyan yayımcı şöyle yazar: Kitapların değerli olup olmadığına Vatikan yasaklarıyla karar verilemez. Bu karar halkındır”. Çizelge önemini yitirmeğe başlar ve 1917’de güncelleştirme işine bakan Çizelge Kurulu dağılır.
Çizelge 1966’dan beri, artık, cezalar içeren dinsel tüze / hukuk kurallarının gücüne sahip bulunmuyor.
Hurşit Saral
|
 |
Eren Kurus
16 yıl önce - Çrş 15 Ağu 2007, 16:43
Katolik kilisesi, kendi cikarlarini korumak, gelen parayi arttirabilmek icin neler yapmamistirki.
Degisik hiristiyanlik meshepleri icerisinde, para ve yetki icin en asiri seyleri yapan katolik kilisesidir.
Kilisenin kitab konusunda bu kadar hassas ve asiri davranmasi dogaldir. Egerki basilan kitaplar, katolik inancini destekleyen, ve oteki inanclara karsi tavir alici yazilarla dolu olsa idi, kilise hemen desteklemeye gecer hatta kitaplari kendi bastirirdi.
|
 |
Oya Elkan
16 yıl önce - Prş 16 Ağu 2007, 01:10
Kitap yasaklamak ne demek
Herhangi bir kitabın yasaklanmasına tamamen karşıyım. Beğenmezseniz okumazsınız yada kendi tezinizi savunursunuz. Hiçbir şekılde tutmayacak bir kitabı yasaklayarak onun reklamını yapmanın ne anlamı var ki ? Yasaklarsanız merak uyandırırsınız...
|
 |
Atilla Kuru
16 yıl önce - Prş 16 Ağu 2007, 02:11
| Alıntı: |
| Egerki basilan kitaplar, katolik inancini destekleyen, ve oteki inanclara karsi tavir alici yazilarla dolu olsa idi, kilise hemen desteklemeye gecer hatta kitaplari kendi bastirirdi. |
Kesinlikle katılıyorum.Zaten Katolik kilisesi matbaayı, Güney Amerika'da yüz yıla yakın bir süre tamamen kendi çıkarları için kullanmıştır.Yani buralardaki insanlarda kilisenin otoritesini temin etmek ve bunun devamlılığını sağlamak için.Ama tabi sonra iş onların kontrolünden çıktı.
Gerçekten de saf dini inançların ve faaliyetlerin aksine Katolik kilisesi yani Vatikan yüzyıllardır din adına yaptığını iddia ederek hep kendi nüfuzunu artırmaya çalışmıştır.O zamanlarda da din adına yaptığını söyleyerek böyle yasaklar yaptı.Ama bu yasaklar,hele ki bilgiye ulaşmak isteyen insanlara konulan kitap yasağı kendi aleyhlerine olan tepkiyi güçlendirdi.Ama yasaklamaktan başka birşey de yapamazlardı(yanlış anlaşılmasın yasakları savunmuyorum) zira birçok hristiyan da dinin kilisenin anlattığı gibi olmadığını anlayacaktı ve kilisenin elinde kendini savunabileceği hiçbirşey yoktu.
|
 |
|
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|