1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 5  |
 |
Necdet Cevahir
16 yıl önce - Prş 02 Ağu 2007, 20:38
Dün Hurşit Kardeşimin açmış olduğu başlığın bir benzerine yazmak daha uygun olur diye düşündüm. Her iki başlıktaki mesajlarıda şöyle bir okuyunca yazılanların çoğuna katılmamak elde değil. Bir vesileyle yıllar evvel gittiğim Kıbrıs'ta benzer şeylere bende şahit oldum. O günden sonra benimde Kıbrıs ve Kıbrıs'lılar hakkındaki görüşlerim maalesef değişmişti. Bugünde hala aynı geçerliliğini koruyor. Hiçbirşey bize okul sıralarında öğretilen veya büyüklerimizden dinlediğimiz gibi değil. Hayatın gerçekleri maalesef bambaşka.
Konuyu fazla uzatmak istemiyorum o yüzden ben sadece oradaki soydaşlarımızın bizim için neler düşündüğünün çok önemli olmadığını belirtmek istiyorum. Onlar bizi sevsin veya sevmesin Kıbrıs bizim için dünyaya karşı artık neredeyse bir namus meselesi olmuştur. O yüzden oradan çekilmemeliyiz diyorum. Başkaları bizi istesin veya istemesin, bunun bence önemi olmamalı. Çünkü son yüzyılda o kadar çok toprak kaybettik ve o kadar çok haksızlığa uğradıkki artık bunların son aşamalarından biri olan Kıbrıs için bari bütün kozlarımızı oynayalım. Siyasi veya askeri alanda bütün gücümüzü gösterelim. Birileri istedi diye çekilemiyeceğimizi bütün dünya bilmeli. Bunu sadece kendimiz için, şerefimiz için, gururumuz için yapalım. Başkalarının bizim için ne düşündüğü önemli değil. Siyasi ve maddi çıkar uğruna bugün bizim hakkımızda bunları düşüneneler yarın başları sıkıştıkları zaman yine bize muhtaç oluyorlar, siz merak etmeyin. Eğer 74 harekatı olmasaydı bugün hayatta bile olamayacaklarını ve bizleri sevip sevmiyecek duygularının bile olamıyacağını hiç düşünmeden hemde.. Eğer bugün sağ salim yaşayıp bizler hakkında olumsuz düşünceler içersindeyseler bunu bile bize borçlular.. Saygılarımla..
|
 |
vahitsan
16 yıl önce - Prş 02 Ağu 2007, 21:28
| Alıntı: |
| Bir haklılığımızı anlatamıyoruz ya dünyaya hayretler olsun. |
Dünya bizim haklılığımzı bırakın anlamayı, zaten bilmiyormu zannediyorsunuz. Herşeyden haberi olan, en yüksek teknolojilerle ve insanlarla bir oyuncak gibi oynayan, uzayda fink atacak kadar kafaları çalışan devletler zannediyormusunuz bizim haklı olduğumuzu anlayamayacak, bilemeyecek. Buna anlamamak yada bilmemek denemez, bu düpedüz inkar ve kabul etmeme veya edememedir, çünki tek bir konuda haklı olduğumuzu kabul etseler bir daha arkası gelecek, herkes taşlarını ortaya dökmek zorunda kalacak ve kimin taşı siyah, kimin taşı beyaz hatırlardan silinmeyecek şekilde ortaya çıkacak. Çıksın ne olur kimin kime zararı olur derseniz bunlar öyle düşünmezler, sanırım herkesi kendileri gibi zannettiklerinden o şahane beyinlerini, eşşiz demokrasi anlayışlarını, adalet anlayışlarını ve üstün vicdanlarını ellerinden alırız diye korkarlar. Oysa bilmezler ki bizim hiç bir şartta değişmeyen düşünce, davranış ve vicdanımız var ve bu meziyetlerimizden yüzyıllar boyunca çoğu hiç bir zarar görmeden yararlanmışlardır.
|
 |
Hakan Aslantürk
16 yıl önce - Prş 02 Ağu 2007, 22:20
Tabii efendim ne demek, biz çekilelim buyrun siz girin.
Çekilmek kelimesi işgalcilere söylenir, sömürgecilere söylenir. Vatan toprağını geri kazananlara söylenecek laf değildir bu.
Bizim sakalımızı kesmişlerdi, biz de buna istinaden kollarını kesmeyi uygun bulduk. Ne yeniden berber koltuğuna oturmaya niyetimiz var, ne de başka kollar almaya gereksinim duyuyoruz.
|
 |
can_ycln
16 yıl önce - Prş 02 Ağu 2007, 22:47
biz kıbrısta onlarca şehidin kanını bırakarak girdik.eğer bizim kıbrıstan çekilmemizi istiyorlarsa sıkıyorsa kendileri gelsinler.bütün cihan üstümüzede gelse,oraya onlarca şehid vererek girdik,yüzlerce şehid vererek çıkarız.yani O TOPRAKLARA KANLA GİRDİK,KANLA ÇIKARIZ
|
 |
Tuna Yersu
16 yıl önce - Prş 02 Ağu 2007, 23:06
Kibristan cekilmek, cekilmeyi dusunmek ulkemiz acisindan bir cinayet olur..Aksam ustu Mersin'den isiklari gorunecek kadar yakin olan bir yerden cekilmek savunmamizi cokertir,mazallah bir savasta dusman gemileri direkt Anadolu ya dayanir..halbuki orada bir on savunma bolgesi olusturuyor su anda.. Ingiltere Arjantin'in yanibasindaki Fakland adalarini elinden kacirmamak icin kraliyet donanmasini hemen gondermisti ve savasa giriyordu..Iste buyuk devlet boyle olur.. Kibris Ingiltere yada Amerikaya bu kadar yakin bir ada olsa adamlar askerini ceker mi mumkun mu boyle birsey? Adadan asker cekilmesine siddetle karsiyim, Kuzey Kibris bizimdir ve oyle kalacaktir.. Ama malesef savasla elde edemediklerini parayla elde etmeye calisiyorlar..kibrista Annan plani kabul dilsin diye milyinlarca euro harcandi herkes biliyor ve basardilar..Allahtan Rum yonetimi kabul etmedi..Annan planinin ana konusu-teferruatlari kenara birakirsak- oradaki temel nokta Turk askerinin kademeli olarak adayi terketmesi idi, bu nasil kabul edilebilir? inanilir gibi degil... Simdide acikca Kibrisi istedilerini soyleme curetini soyluyorlar aynen kurdistan emelleri gibi- buyuk ortadogu planina dogru dolu dizgin ilerliyoruz..Umarim hukumetimiz kararli ve sert bir cevap verir bu tip cikislara...
|
 |
Sezgin G.
16 yıl önce - Prş 02 Ağu 2007, 23:34
KKTC resmi olarak tanınsın ve ekonomik izolasyon kalksın, Türkiye o zaman zaten çekilir.
Bunun başka yolu yok, bunu ABD'de bilmeli.
Tarihte hiçbir zaman var olmadığı halde (Kürdistan) bir devlet kurmak isteyen ABD, var olan gerceği (KKTC) önce tanısa bence daha doğru olur.
Saygılarımla.
|
 |
Emir ERTEN
16 yıl önce - Prş 02 Ağu 2007, 23:50
Türkiye neden kıbrıstan çekiliyormuş?orasını anlamış değilim.Ordan rumların tez vakitte çekilmeleri lazım.
Biz kıbrısın kuzeyini 1974 yılında fethettik.Diğer yarısınıda tez vakitte alacağız ve tüm dünya o zaman sıkıyorsa tanımasın.
Ondan sonra bu gibi dalavereler devam ederse sıra egedeki 12 adayada gelir.
|
 |
vahitsan
16 yıl önce - Cum 03 Ağu 2007, 00:55
| Alıntı: |
| Türkiye neden kıbrıstan çekiliyormuş?orasını anlamış değilim. |
Şöyle söylemeye çalışayım. Onlar zaten biz Türk'lerin Türkiye'dende çekilmelerimini arzu buyurdukları için önce Kıbrıs'tan çıkarmaya çalışıyorlar amaaaa !!
|
 |
Kazandibi
16 yıl önce - Cum 03 Ağu 2007, 03:10
Kıbrıs'ta tam anlamıyla bir stalemate (satrançta "Şah mat" olmadığı halde hamle sırası olan oyuncunun hamle yapamadığı, dolayısıyla oyunun kilitlendiği durum) söz konusu.
Türkiye-AB ilişkileri Kıbrıs'ta bir çözüme ulaşılıncaya kadar hiçbir şekilde verimli olarak ilerleyemez, o yüzden "süresiz olarak dondurulması" lazım. Böylelikle, tüm hesaplarını "Türkiye'nin üyelik sürecinin devam edeceğine, ve bu sürece bağlı olarak da tavizler koparabileceğine" dayandıran Kıbrıs Rum yönetimi de AB'ye güvenerek şımarıklık yapmayı keser. Yoksa nüfus olarak Kadıköy'den daha küçük bir devletin elinde oyuncak olmaya devam ederiz.
Eğer hiçbir şekilde çözüm bulunamazsa da, o zaman Kıbrıslı Türkler artık bir referandum ile kendi geleceklerine dair karar vermeliler (çünkü KKTC'nin tanınması mümkün görünmüyor, sözde "din kardeşlerimiz" veya "dil kardeşlerimiz" bile tanımıyorlar):
1) Kıbrıs Rum Kesimi ile birleşmek
2) Türkiye ile birleşmek (belki de epey zaman önce yapmamız gerekirdi)
Global sermaye KKTC'yi tanımayabilir, ama "Türkiye'yi tanımamak" gibi bir lükse sahip değil.
Türkiye aynı zamanda AB'nin 5'nci büyük pazarı (şu anda 6'ncı sıradaki Japonya'nın bir basamak üstünde; ki Japonlar (görgüsüz oldukları için lüks markalar ile "soyluluğu satın alabileceklerini" düşündüklerinden ötürü) çılgınlar gibi Gucci, Prada, Louis Vuitton, Hermès, Chanel, Versace, Fendi, Armani, Paciotti, Pollini, vs. alışverişi yaparlar, o yüzden düşünün artık ne kadar büyük bir "pazar" (onlar "ortak") haline geldik...)
Dış siyasette biraz daha kendimize güvenmemiz lazım.
Türkiye, "sahip olduğu gücün farkında olmayan" bir devlet izlenimi veriyor.
|
 |
Murat Kandemir
16 yıl önce - Cum 03 Ağu 2007, 10:48
Kıbrıs açmazda mı?
| Alıntı: |
Kazandibi:
Kıbrıs'ta tam anlamıyla bir stalemate (satrançta "Şah mat" olmadığı halde hamle sırası olan oyuncunun hamle yapamadığı, dolayısıyla oyunun kilitlendiği durum) söz konusu. |
Kıbrıs'ta şu an bir pat durumu yaşanmıyor kanımca. Türkiye'ye bu işi eninde sonunda çözmesi yönünde sopa gösterilmiş durumda. İster öyle ister böyle. Süreç, fırtına öncesi hazırlığı (ya da bizim tarafımızda unutulmuşluğu) hatırlatıyor. Biz, Kıbrısla yatıp Kıbrısla kalkmıyoruz ama Rumlar ister istemez bunu sürekli düşünüyorlar. Önümüzdeki yıl Rum kesiminde başkan seçimi var ve Papadopulos'un altından zemin kayıyor. Bu süreçte daha çoook provakasyon göreceğiz buna bizim hazırlıklı olmamız lazım.
Bakın Rumlar ve Yunanlar seneye fırtına kopartmaya nasıl hazırlanıyorlar:
Rumlar diplomatik atak hazırlığında
Bizimde, bu tip söylentiler karşısında hemen elçilerimizi, konsolosluklarımızı, lobi faaliyetinde bulunan dernek, örgütleri atağa geçirmemiz lazım. Şu an diplomatik bir çatışma içersindeyiz (olmalıyız) ve bunun sathı yurt değil dünya şu an. Amerikan medyasında, AB ve Rusya, Çin başkentlerinde fink atması lazım dışişleri sorumlularımızın. Konuyu aslında en iyi onlar bilirler.
|
 |
sayfa 5  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|