1 milyon Türkiye fotoğrafı
|
 |
Hakan Aslantürk
16 yıl önce - Sal 31 Tem 2007, 00:05
Menfaatlerin Hiyerarşisi
Efendim... Malumaliniz olduğu üzere günümüz toplumları ve bireyleri her geçen zaman dilimiyle birlikte -çoğunlukla- çıkarcı bir hayat felsefesiyle yaşamlarını idame ettirmekteler. Bu, tabii olarak devletler için de geçerlidir.
Menfaatlerin alt başlıklarını fazlasıyla çoğaltmak mümkündür. Bir kaç örnek vermek gerekirse;
- İnsanlık menfaati
- Tabiat menfaati
- Ülke menfaati
- Ticari menfaatler
- Lokal oluşum menfaatleri (Dernek, cemiyet, idoloji, din vs.)
- Ailevi menfaatler
- Şahsi menfaatler
Tabii ki bunların da alt başlıklarını sıralamak mümkün, hatta onlarca madde eklenebilir.
Şuna inanıyorum; insanlığın/toplumların/oluşum ve bireylerin başarısı, bu menfaatleri ehemmiyetlerine göre doğru olarak sıralamaktan geçiyor. Kişisel başarılar/başarısızlıklar, devletlerin gelişmeleri/çöküntüleri, işletmelerin kârları/zararları vb..
Yani bu sıralama bireyleri/devletleri vezir de edebiliyor, rezil de.
Vekillerden örnekle; bir vekilin düşünmesi gereken ilk menfaat nedir? İnsanlık ve ülke menfaatleri ilk sırada olmalıdır. Şahsi menfaatler olursa ne olur; kayırmalar, peşkeş çekmeler, yolsuzluklar sürekli artar... Bu sebepler tarihte fazlaca devletin tarih olduğu asla unutulmamalıdır...
Sadece bu değil; mesela ticari bir örnekleme yapalım. İşletmemiz ambalajlı su sektöründe faaliyet gösteren bir firma olsun. Bu firma bu günlerde "suyunuza sahip çıkın" ana temalı bir sosyal sorumluluk projesi başlatmış olsun. Bir çoğumuz bunu "binilen dalı kesmek" olarak nitelendirebiliriz. Ancak bu firma aynı zamanda şu mesajı vermektedir, "kamunun menfaatleri, şirket menfaatlerimizin üzerindedir"...
Bu tip örneklendirmeleri her alanda ve parametrede yapmak mümkün.
Peki bu menfaat hiyerarşisi nasıl kurulmalıdır?
Rakam vererek bunları sıralamanızı rica ediyorum, altlarına bir açıklama yaparsanız çok daha anlamlı olacaktır. Görüşler için şimdiden teşekkürler.
not: Lütfen hayatınızda uygulamış olduğunuz sıralamaları belirtiniz. Mesela (aramızda olmadıklarından eminim ama yine de belirtmekte fayda var) vergi kaçırıyorsanız, "ülke menfaatleri şirketimin menfaatlerinden daha üstündür" demeyiniz.
|
 |
Metin Dağıstanlı
16 yıl önce - Sal 31 Tem 2007, 00:23
Çok güzel bir konu açmışsınız.Dogaldırki her birey çıkarını düşünür.Ancak bu çıkarcılığı BAŞKALARININ HAKLARINA ZARAR VERMEĞE BAŞLADIĞI ANDAN İTİBAREN iş raydan çıkmış tehlikeli olmaya başlamıştır çıkarçı düşünceler tüm hücreleri sarmış her alanda ve her ortamda ön plana çıkmaya başlamıştır. Bu DÜŞÜNCE alışkanlık haline gelip karakter olmaya dönüşür bu duruma düşmüş bir kişi artık sınırı aşmıştır . sınırı aşan için sınır yoktur Her alanda önce kendi çıkarlarını düşünerek başkalarının hakkı olup olmadığını sorgulamaya ihtiyaç bile hissetmeden elde etmeye çalışır ve kendisine göre haklı bir neden üretir.Burada devlete karşı-ailesine karşı -arkadaşlarına karşı- ülkesine ve milletine karşı -onlara agır zarar versede onun için artık önemi yoktur. çünkü haram önce tatlı gelir.Ancak bir süre sonra çok ağır şekilde kustururlar insana .Bana göre yukarıda belirttiğim nedenlerden dolayı çıkarçılığın sıralaması olmaz. YANİ BİR KONUDA ÇIKARÇI, BAŞKA KONUDA HAKKANİYETİ GÖZETEMEZSİNİZ.B u kişinin aklına ,vicdanına ,ahlaki değerlerine bağlı bir şeydir.Bir ülkedede yaşayan bireylerin büyük çoğunluğu bu duyguya benimsemişse o ülkeninde ayakta durmaya hakkı yoktur. Ve duramaz
Saygılarımla
En son Metin Dağıstanlı tarafından Sal 31 Tem 2007, 00:37 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Gökhan Erdoğan
16 yıl önce - Sal 31 Tem 2007, 00:33
Menfaatlerin kaynağını İhtiyaçların oluşturduğunu düşünürsek bu konu tam anlamıyla Maslowun İhtiyaçlar Hiyerarşisi vasıtasıyla analiz edebiliriz.
| Alıntı: |
| Şuna inanıyorum; insanlığın/toplumların/oluşum ve bireylerin başarısı, bu menfaatleri ehemmiyetlerine göre doğru olarak sıralamaktan geçiyor. Kişisel başarılar/başarısızlıklar, devletlerin gelişmeleri/çöküntüleri, işletmelerin kârları/zararları vb.. |

En son Gökhan Erdoğan tarafından Sal 31 Tem 2007, 00:45 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Hakan Aslantürk
16 yıl önce - Sal 31 Tem 2007, 00:39
Bu arada; az önce Orman Yangınlarıyla Nasıl Başa çıkılağı hususunda açılan başlıkta, Kemal Bayır'ın yorumunu okuyunca tam da bu başlığa verilebilecek başka bir örnekle karşılaştım.
Orada da söylediğim gibi, bazı insanlar/şirketler bu yangınlara seviniyorlar. Çünkü oraya otel dikecekler. Bu kadar vicdansızca bir sevinç olabilir mi? Bu kadar çıkarcılık olabilir mi? Sırf üç-beş kuruş daha fazla kazanmak için bir insan (?) nasıl olur da insanlık/toplum ve doğa menfaatlerine hizmet eden ormanların yanmasına, şahsi ve ticari menfaatleri için sevinebilir?
Aynı hadise tarihi yapıların yakılarak yerlerine işletmeler/apartmanlar dikilmesinde de mevcuttur. Maalesef bu insanlar toplum/tabiat menfaatlerini yıkıcı faaliyette bulunuyorlar lakin şunun farkında değiller; onlar kendi menfaatleri için geleceğin/tarihin yok olmasına sevinecek kadar gafiller.
|
 |
Necmettin K.
16 yıl önce - Sal 31 Tem 2007, 02:01
Akıl sahipleri için başkalarının menfaatlerini istemek daha ziyadesiyle aslında kendi menfaatlerinin geleceğini garantiye almak olarak algılanmalıdır.
Bir örnekle izah etmeye çalışacak olursak;komşumuzun derdi çok, çocukları topluma uyumsuzlar. Onların faydalarını ve kendi geleceğinizi düşünüyorsanız onlara maddi ve manevi yardımcı olunuz.
Yahu bu nasıl menfaatlenmek? Elimizdekileri ona vermemizi istiyorsunuz, diyebilirsiniz.
Kibarca yazmaya çalıştım. Sıfatlarla komşumuzu ve çocuklarını dillendirirsek, baba hırsız, çocuk psikopat, bıçkın bir çakal!!! Küçük kız kıskanç ve yaramaz.
Ne alakası var, menfaatimiz nerede, diye sorabilirsiniz. Bir senaryo yazalım; komşu kızdan torun ile, sizin oğlandan torun gelecekte aynı ilkokulun aynı sınıfında buluştular ve yanyana oturuyorlar. Sizin torununuzun gözüne kalemin ucunu sokunca kimin torunu olduğunu ve neler yapmadığınızı anlıyorsunuz.
Sitemizde," sokak çocukları" ve "Koruyucu aileler " hakkında uzun uzun yazılar yazdım. Eğer zamanında toplumun ve dolayısı ile kendi menfaatlerinizi düşünüyorsanız, o çocuklara şimdi sahip çıkınız.
Birinin torununun gözünü çıkarmasını beklerseniz işişten geçmiş olur.
Toplumumuzun bu gibi sosyal olaylara ve toplumsal konulara bakışı menfaatperest değil, yani faydacı sistem yerine faydalı olmayı tercih etmek gerekmektedir. Çünkü onların gelişmeleri bizim menfaatimize olacaktır.
Başka bir somut örnek verecek olursak; bir havuzda yüzmeye gittiğimizde , karşıdaki bir çocuğun havuzu idrarı ile kirletmesine göz yummak aslında bizim kirli havuzda zarar görmemize sebep olacaktır.
Havuzu kirletenle mücadele, herzaman kendi menfaatimizedir. İlk bakışta mücadele sanki başkalarının menfaatine imiş gibi görünse de.
|
 |
|
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|