1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
yılmaz büktel
16 yıl önce - Çrş 25 Tem 2007, 02:24
Datça - Gezi Günlüğü
Datça Gezi Günlüğü
Sitede Datça ve koyları ile ilgili bir kaç başlık var ama benim amacım yalnızca koyları tanıtmak değil, Datça'ya gelen bir kişinin yapabileceklerini anlatmak. bu nedenle ayrı bir başlık açma gereği duydum.
Her yıl tatilimin bir bölümünü, eşim dolayısıyla ülkenin farklı yerlerinde bulunan MEB öğretmen kamplarında geçiririm. Bu kamplar size ücuz konaklama ve 3 öğün yemek sağlar ve genellikle güzel cennet köşelerdir. Daha Datçaya gelmeden bu kampın denizden uzak olduğunu ve havuzu olduğunu öğrenmiştik. Kampın denizden uzak olması bizim için için sorun değildi çünkü biz nereye gitsek kampta çok kalmıyor mesleki bir dürtüyle ailece çevredeki doğal güzelliklerin ve ören yerlerinin izlerini sürüyorduk. Bu konuda Datçayla ilgili üyelerden yardım almayı başaramadım ama datça başlıkları bana gezi programımı yapmada yardımcı oldu.
Yıllardır Datça yolunun çok kötü olduğunu duyardım, buna birde benim acemi sürücülüğüm eklenince Datça seyahatimizi bu yıllara kadar erteledik. iyiki de ertelemişiz. bugünkü Marmaris-Datça güzergahı, yer yer izleri görülen eski yolun yanında bir otoban gibi algılanabilir. yol yine de rampalar, inişlerle ve virajlarla dolu ama doğal güzellikler yolculuğun zevkli geçmesini sağlıyor.
Aşağıdaki resim Marmaris-Datça yolunun yarı mesafesindeki, vericilerin olduğu bir düzlükten marmarise yani ana karaya doğru çekildi. çam ormanları arasında kıvrılarak uzanan yolu farkedebilirsiniz. adeta yarımadanın tepe noktalarını izleyen bir yol. 70 kmlik yolu yaklaşık 1 saatte alabiliyorsunuz. Kara incirden Datçaya kadar yol artık tepelerden kurtulup düzlüklere iniyor.
resmin sol tarafında denizin karaya derince sokulduğu yer, datça başlığında da anlatılan mevki olmalı. Antik dönemde Datçalılar, kentlerini, pers istilacılardan korumak gayesiyle bir kanal açarak yarımadayı adaya dönüştürmek istemişler ama kayalık araziyi kazmanın imkansız olduğunu görünce istilacıları kabul etmişler.
(+)
|
 |
yılmaz büktel
16 yıl önce - Prş 26 Tem 2007, 02:55
Datça içinde denize girilebiliecek iki yer var: Öğretmen evi ve Taşlık plajları.
Öğretmenevi Plajı
Öğretmenevi, kentin merkezinde denize uzanan bir burunda yeralıyor ve burnun iki tarafında da iki küçük koy bulunuyor. aşağıdaki resimde burunun görünmeyen tarafında birinci koy var ki burası biraz da liman ve rıhtım caddesini barındırdığından yaya trafiği çok fazla. gündüz plaj olan yerler gece rıhtımdaki balık lokantalarının masalarını yerleştirdiği bir deniz restoranı oluyor. bu haraketlilikten ötürü burada denize girmenizi tavsiye etmem. Resimde görünen yer çakıllı dar bir plaj şeridi, deniz temiz ama iri çakıllardan denize dalana kadar epey zahmet çekiyorsunuz. ileri kesimler kum olmakla beraber buralar boyu geçtiğinden bu özellik çok önemli olmasa gerek. resimde mayolu insanlar var ama özellikle arkaları dönükken çektim sadece bir plaj manzarasıdır.
Öğretmenevi Plajı
(+)
Taşlık Plajı
Taşlık Plajı datçayı boydan boya geçip Kargı koyu yolu için merkezi terk ettiğiniz noktada yer alan yarım günlük bir plaj. Datçanın hem dışında hemde içinde olan bu plaj sabah çok güneşli olduğu için tercih edilmiyor. saat birden sonra plajdan yüksek olan yürüyüş yolunun seti ve tektük ağaçlar, saatler geçtikçe plajı gölgelendiriyor ve plajda giderek kalabalıklaşıyor. çakıllar küçük rahatsız etmiyor ve deniz berrak. Plaj arazisi şahsa aitmiş, satın almak isteyen çok olmuş ama satmamışlar, ücretsiz bir halk plajı konumunda ve belediye de yürüyüş yolunu düzenliyor. bu bilgiler plajda konuşulanlardan derlediklerim.
Taşlık Plajı
(+)
Plajın sol tarafında kotra ve yatların yanaştığı küçük bir liman var ama denizi kirlettiklerini görmedim aksine günboyu birinin gidip birinin gelmesi eğlendirici bir görsellikte sunuyor. resmin sağ ucunda datçanın anfitiyatrosu yer alıyor ama bu antik değil modern bir tiyatro ve kapasitesi çok fazla değil.
anfitiyatro
(+)
Taşlık plajında yürüyüş yolunda sağ tarafa yürür, mevcut tesislerin önünden geçerseniz, denize karışan bulanık bir su görüyorsunuz. ben önce kanalizasyon sandım ama öğrendiğime göre bu kükürtlü olduğu söylenen bir göletin suyu imiş bazı dertlere iyi geliyormuş(!) Su dağdan gelmesine karşın deniz suyu gibi tuzlu bir tadı var. suyun önüne set örülerek bir gölet oluşturulmuş ve setin bir yanından fazla sular küçük bir şelale hızıyla dökülüyor ve bulanık haliyle denize ulaşıyor. gölette yüzmek mümkün dibi batak değil, orta kısımlar batakmış ama buralarda boyu geçiyor.
gölet
(+)
buradaki asıl eğlence küçük şelale. kadın erkek ve çocuklar bu suyun altına girebilmek için hep sıradalar. hızla akan su insana güçlü bir jakuzi etkisi yapıyor. adeta darbeli bir matkapla dövülüyormuş gibi hissediyorsunuz.
şelale
(+)
|
 |
iooktay
16 yıl önce - Prş 26 Tem 2007, 12:24
Sayın Yılmaz Büktel'in yazdıklarına bir katkı da ben yapmak istedim. Pers istilasına karşi kanal açılmak istenen yer Balıkaşıran olarak adlandırılıyor. Bu bölge, ege ve akdenizin birbirine çok yaklaştıkları bir yer.Ege yönüne doğru dar ve toprak bir yoldan yaklaşık 9 km giderseniz Bördübet koyuna gelirsiniz ki ormanla denizin iç içe olduğu ve binbir çeşit kuş sesinin duyulabildiği bir cennettir.(Savaş zamanında bu koya sığınan ingiliz askerlerinin kuşların çokluğunu görerek buraya BİRD THE BED yani kuş yatağı dedikleri ve bu ismin zaman içinde bördübet olarak telaffuz edildiği söylenir.) Öğretmenevi nin bulunduğu burundan denize bakarken sol yanda kalan plaj Hastaneönü plajıdır. Bir zamanlar mavi bayraklı idi ama şimdiki durumunu bilmiyorum. Sağ tarafta kalan plaj ise Kumluk plajıdır.
|
 |
yılmaz büktel
16 yıl önce - Cum 27 Tem 2007, 01:47
Oktay beye de katkıları için teşekkürler. balıkaşıranı bende duymuştum ama yanılmıyorsam, yakında anlatacağım Knidos antik kentininin ucundaki ada gibi bölümle bağlantıyı sağlayan dar kıstağa dendiğini duymuştum. bunun da bir tarafı ege, bir tarafı akdeniz. belki ikisi de aynı adı taşıyor olabilir.
Kargı Koyu
Datça'nın çıkışında, Taşlık plajından 3-4 km ötede bir mesire ve plaj yeri. kente en yakın uzak plaj. Ağaçlar arasında bir mesire yerin görünümündeki koyun ileriki kısımlarında pansiyon ve restoranda var ama daha çok günübirlikçiler geliyor. ağaç altları otopark. günlüğü 4ytl. ilgilisi ile konuştuğumuzda sezon zamanı arabaya yer bulmak mümkün olmuyormuş. biz kampın son günü gittiğimiz için datça seçim için zaten boşalmıştı. kolay yer bulduk. deniz berrak ve temiz ancak koyun açıklarına demirleyen yatlardan biri, oncana insana aldırmadan sintinesi boşaltmıştı. deniz yüzeyinde leke halindeki kirlilik 1 saat boyunca kaybolmadı. aslında sintineyi bırakan tespit edildiğinde cezası büyük imiş ama yakalamak ne mümkün(!)
plaj taşlık ama insanı çok rahatsız etmiyor, denizin girişide taşlık ama derinler kum. plajda soyunma kabini ve duşda var ama bu farklı bir duş, suyu hep ılık ile sıcak arasında, ürpermeden duş alıyorsunuz.
(+)
Koyun ördekleride ünlü, bazı anlarda beraber yüzme imkanı olduğu gibi bazen de alttaki karede olduğu gibi resme dahil olabiliyorlar.
(+)
|
 |
yılmaz büktel
16 yıl önce - Prş 02 Ağu 2007, 01:07
BÜKLER-KOYLAR
Datça ve Kargı koyundan sonra güneye doğru inen sahil çizgisi daha sonra batıya sert bir dönüş yaparak knidos burnuna kadar uzanıyor. ve bu sahiL bandı boyunca bük olarak da adlandırılan koylar yer alıyor: Domuz bükü, Hayıt bükü, Ova bükü ve Palamut bükü. ancak bunlardan yalnızca palamut bükünü görebildim ve onu yarın anlatacağım. Domuz büküne anladığımız anlamda karayolu bağlantısı yok. burası medeniyetten kaçmak isteyenlerin tercihi imiş, deniz yoluyla bir saatte gidiliyor. konaklanacak yer varmış ama tv ve gazete yok. hayıt bükünü göremedim, ovabükünü ise palamutbükü dönüşünde uzaktan görebildim umarım buraları da görenler fotoğraflarını daha sonra eklerler.
Yarımadanın datçadan sonraki bölümü tamamen dağlık bir bölge, gerçi önceside öyle ama orada yol daha geniş ve kolay ulaşılabilir durumda. Datça sonrasında yollar, daha dar ve virajlı. ana yol niteliği taşıyan datça-knidos yolu pek zorlamasa da tali yol niteliği taşıyan bükler arası yollar daha da virajlı ve umulmayan her virajdan bir araçla karşılaşabiliyorsunuz. ve bir virajda, neyseki yaralısı ölüsü olmayan bir kazayla da karşılaştık. Diyeceğim o ki bu yollarda daha da dikkatli araç kullanmak gerkiyor.
Diğer bir konuda aracı olmayanlar için. Datça nın içinden her tarafa midibüs var ve bunlar öğrendiğim kadarı ile, aralı da olsa gece 12 ye kadar çalışıyorlar.
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> MUĞLA
|