sayfa 21  |
 |
M.O.Dikmen
16 yıl önce - Prş 26 Tem 2007, 17:40
| Alıntı: |
Burada bahsedilen zina..Zinayı normal cinsel hayat olarak algılayabilirmiyiz.??
Kaldıki o zaman devlette Aileden sorumlu bir bakanlık var..Eğer bu konu cezai hükmü olmaz ise aileler ve toplum üzerindeki olumsuz etkisi, sanırım başka bir başlıkta sayfalarca yer alabilir... |
Tabi ki normal cinsel hayat. İnsan eşinden başka birisi ile beraber olurken çok daha enteresan birşeyler mi oluyor. Bunu kanun ile falan çözemezsiniz, (aynen kumar'da ve alkol tüketiminde olduğu gibi) bu bir vicdani muhasebe işidir ve burada tek referans din ve aile terbiyesi olmalıdır. Ayrıca dediğiniz gibi burada din'i referans alacaksak gelin diğer suçlarda da din'i referans alalım. Ama "şeriat geliyor" çığırtkanlığı yapmadan.. Mesela alkol tüketimi ni yasaklayalım mı???
| Alıntı: |
| Allah kabul etsin..Abdestlisiniz heralde. |
Anlamadım ama teşekkürler..
| Alıntı: |
| Haklısınız amma...Adalet için geldiğinizi söyleyip,inanç bazında bunları önleyeceğinizi söylerseniz farklı olur..Çünkü kimse inanan kesimin temsilcisi olduğunu söylemedi..İnanıyorlarsa diğerlerinin yaptığını bunlar yapmamalıydı değilmi? |
Hükümetin bir kez bile "biz sadece inanan kesimin temsilcisiyiz" diye bir söylemi olmamıştır. Biliyoruz ki bu da ana muhalefet partisinin klasikleşmiş mesnetsiz bir iftirası...
Sevgiler..
|
 |
Rasimm
16 yıl önce - Prş 26 Tem 2007, 17:45
İzmirAli demişki;
| Alıntı: |
Abdullah Gül seçilirse, Cumhuriyet tarihi boyunca gelmiş geçmiş siyaset kökenli Cumhurbaşkanları arasında ilk defa olarak, bir siyasi hareketin iki numarası, bir numaranın varlığında Cumhurbaşkanı olacak. 93'de Demirel'in değil de, onun kendini o makama uygun görmeyip Cindoruk'u uygun bulmasıyla Cindoruk'un Cumhurbaşkanı olması, öyle birşey sözkonusu olsaydı, buna en paralel gelişme olurdu. |
Farklı bir bakış açısı.
Bir de şöyle düşünelim;
Abdullah Gül,Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı olduğu vakit ve cumhurbaşkanlığına aday gösterildiği vakit parti içerisinde çok güçlü bir duruma geldi.
Tabi bir parti lideri her zaman için bir anlaşmazlık durumunda partinin içinde muhalif kanatların oluşması durumunda onların başını çekecek güçlü bir kişinin olmasından rahatsızlık duyar.
Bence Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın hem yapacağı çok işi var hem de yukarıdaki saydığım nedenlerden dolayı Sayın Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı olması için çaba harcıyor.
Bu da farklı bir bakış açısı.
|
 |
Kemal Bayır
16 yıl önce - Prş 26 Tem 2007, 17:50
Kıymetli Kibarfeyzo, verdiği tablo ile tarihi bir gerçeği gün yüzüne çıkarmış bulunuyor.
Teşekkürler.
1. Oturum : Kullanılan oy : 520 (Oturuma katılan sayı geçersiz oy yok ise enaz 520)
2. Oturum : Kullanılan oy : 532 (Oturuma katılan sayı geçersiz oy yok ise enaz 532)
3. Oturum : Kullanılan oy : 517 (Oturuma katılan sayı geçersiz oy yok ise enaz 517)
367 üzeri her durumda da sağlanmış gözüküyor
En son Kemal Bayır tarafından Prş 26 Tem 2007, 17:51 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Baraküda_Turgay
16 yıl önce - Prş 26 Tem 2007, 17:50
| Alıntı: |
| Sizde olsanız tanıdığınız güvendiğiniz insanlarla çalışmak istersiniz.Çünkü bu bürokratik kadroların yaptıklarından direk olarak iktidardaki hükümetler sorumludur. |
Şimdi şunumu anlamalıyım...
Şu an kamuda ve devlet kademesindeki tüm personel güvenilir ve işinin ehlidir..
Yani, hani köy ve kasabalardan anonsla kahvelerden falan toplayıp,büyük şehirlere getirdikleri insanların hepsi işinin ehli ve görevini süper yapıyor..?!!
Örneğin:Botaş da ortaokul mezunu 3000 ytl maaşla iş buluyor...Müdür ise 15000 ytl...
Bu arada nedense üniversite mezunu bir dolu insan ise işsizlikten kıvranıyor...
Sanırım kastedilen Adalet bu olsa gerek...
|
 |
turgutharun
16 yıl önce - Prş 26 Tem 2007, 17:59
| Alıntı: |
Şu an kamuda ve devlet kademesindeki tüm personel güvenilir ve işinin ehlidir..
|
Kamuda çalışan bir kaç kişiden bahsetmiyoruz.Devletin bir çok kademesinde Milyonlarca memur çalışmakta bunların hepsinin işini en iyi yaptığını veya bu kademelerin hepsine en iyi kadroları getirdiğini iddia edebilecek bir hükümet olduğunu düşünmüyorum.
|
 |
Yılmaz Aysoy
16 yıl önce - Prş 26 Tem 2007, 18:05
Tartışmalar sanki biz Hükümet kanadından bir cumhurbaşkanı seçilmesin diyormuşuz gibi algılanmaya başladı. Ben özellikle Abdullah Gül olmasın diyorum. Nedenlerimide açıkladım.
Bazı nedenler daha var ama onları buraya yazıp yeni bir tartışma alevlendirmek istemiyorum.
Cumhurbaşkanı seçilecek kişi, hukuken tertemiz olmalı, cumhuriyete sözde değil özde bağlı olmalı, Atatürk'e ve ilkelerine sözde değil özde bağlı olmalı, anayasaya bağlı olmalı, uzlaştırıcı olmalı, yapıcı olmalı.
Böyle bir adayı hükümet çıkarsın ve cumhurbaşkanı seçilsin ona bir itirazım yok.
|
 |
m.ertug
16 yıl önce - Prş 26 Tem 2007, 18:15
...
Ne demeye çalıştığımız anlaşılmıyormuş, kaynak da istenmiş... Doğrusu, şahsımı çok da ilgilendirmeyen bir konuyu uzatmaya gerek görmüyorum. Bu yüzden slinmiştir.
Saygılarımla;
En son m.ertug tarafından Cum 27 Tem 2007, 09:49 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
|
 |
Yılmaz Aysoy
16 yıl önce - Prş 26 Tem 2007, 18:19
Şimdi bana Abdullah Gül hukuken tertemizdir diyebiliyor musunuz?
Cumhuriyete sözde değil özde bağlıdır diyebiliyor musunuz?
Atatürk'e ve ilkelerine sözde değil özde bağlıdır diyebiliyor musunuz?
Anayasaya özde bağlıdır diyebiliyor musunuz?
Milli Görüş gömleğini çıkardı diyebiliyor musunuz? Buna büyük ihtimalle evet diyeceksiniz ama galiba sayın Gül üstüste birkaç gömlek giyiyor.
|
 |
Berk Kale
16 yıl önce - Prş 26 Tem 2007, 18:21
Millet sandıkta kararını verdi. Abdullah Gül, mitinglerin hemen hemen hepsine katıldı. Halk onu "Cumhurbaşkanı" tezahüratıyla destekledi. Halk oylarını verirken özellikle onun adaylığını hesaba katarak verdi. Ben de oyumu verirken bunu hesaba katarak verdim. Eğer kendisi aday olmazsa halka büyük saygısızlık etmiş olurdu.
Şu andan itibaren adaylığından geri çekilmesi söz konusu bile olamaz. Meclis eğer yine kitlenirse sandık bir kez daha milletin önüne getirilsin derim. Bakın o zaman uzayda yaşayan birileri halkın neyi isteyip istemediğini belki anlamaya başlayabilirler.
Komik ayak oyunlarıyla milleti kandırma dönemi sona ermiştir. Ayak üstü şeriat ve laiklik çığırtkanlıklarıyla siyaseti halktan uzaklaştırıp belirli bir elit kesime teslim etme günleri çoktan bitmiştir. HAYIRLI OLSUN..
Bu iktidarla yurtdışında başımız dik yürümeye devam ederiz diye umuyorum. Umarım yanılmam. Tarih tekerrürden ibaret ise yanılma oranım çok düşük..
En son Berk Kale tarafından Prş 26 Tem 2007, 18:23 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
M.O.Dikmen
16 yıl önce - Prş 26 Tem 2007, 18:23
| Alıntı: |
Bununla birlikte geçmiş yıllarda; TC Devleti'nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne şikayet edilmesi de söz konusu kendilerince...
Eh, bu durumda bir devletin başkanı, bir Cumhur'un başı (çok hoş) olmaz diye düşünmekteyim haliyle... |
Şu an ülkenin %47'si AİHM'ne şikayet etmiş durumda..
Sevgiler...
|
 |
sayfa 21  |