Tabi öyle derler.Dağdakileri rahat bıraksınlar ki amaçları için yeni yeni planlar kursunlar,dağdakileri rahat bıraksınlarki yardımcılarıyla(pkk terör örgütü değildir diyenler) daha kolay görüşmeler yapabilsinler..Bunların hepsi planlanmış oyunlar..Hedef kendilerini gösteriyorlar ki dağdaki it sürüleri daha fazla kana doyabilsinler!
Teroristlerden hicbir farklarinin olmadigini, ortam farkli olsa silah kusanip daglara kendilerinin de cikacagini gosteren, mesaji gayet acik bir beyan.
Hala, hergun dozunu arttira arttira yaptiklari provokasyonlara ragmen mecliste olmalari artik demokratik toleransi fersah fersah asti. AB ugruna mi, kaale almamak sebebiyle mi bilmem ama bunlara bos birakilan meydan artik bicagi kemige dayadi.
Sozde kurt sorununun bariscil temsilcileri meclisteki bu kravatli teroristler, ortaligi daha da gerip, bolgeyi daha da ayrimci yapmaktan baska hicbir sey yapmiyorlar.
Soylediklerinin onda birini disaridaki bir adam soylese, ertesi gunku ilk kahvaltisini parmakliklarin arkasinda ediyor olur...
Memleketim ne hale geldi/getirirdi. O terörist parti resmen de hükümketden/Askerlerden DALGA geciyior. Korkuyorumki AB ve ABD devleti bölecek, o Imralı ada daki yatan terörist başınıda başbakan yapacaklar,
Bizim hükümet AB´ye ve ABD ´rest cekmeyildir, Yoksa durum vahim, devlet elden gidiyor, eskiden teröristlerin cenazesine sahip cikmazken, şimdi ise şehit olarak gömüyorlar PKKlilar.
Düne kadar Imralı´da yatanın yaş gününü bilen varmıdı, yok abi bu terörist Partiyi derhal kapatırmalı. Avrupa mavrupa ne derse desin, onlar besliyor PKK´yı
PKK'ya terör örgütü demeyen DTP'de, Ahmet Türk'ün bu açılımı PKK'lıları ve onlara destek verenleri çileden çıkaracak gibi...
14 Mayıs 2008 / 17:46Demokratik Toplum Partisi (DTP) Grup Başkanı Ahmet Türk, terör örgütü PKK'nın silahlı mücadelesinin Kürt halkına zarar verdiğini söyledi. 'Kürt sorunu' konusunda barışçıl bir adım atılmadığını öne süren Türk, ''adım atılsın gerekirse PKK'ya karşı da çıkarız'' dedi.
KÜRTLERE ZARAR VERİYOR
Türk, "Şahsi olarak ve açıkça söylüyorum. PKK'nın silahlı mücadelesi Kürtlere zarar veriyor, askerin elini güçlendiriyor" dedi.
Geçen hafta Irak Devlet Başkanı Celal Talabani ile görüşen Ahmet Türk, Talabani'nin sitesi olan Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği'nin internet sitesine açıklamalarda bulundu.
Ahmet Türk, Kürt kimliğinin ve dilinin tanınması konusunda adımlar atılması halinde çatışmaların durdurulması için mücadele vereceklerini söyledi.
PKK'YA KARŞI ÇIKARIZ
Türk, "Eğer devlet bu sorunu askeri yolla çözmekte ısrar ediyorsa biz bir şey yapamayız. Siyasi bir çözüm ve proje ortaya getirilirse ve PKK, savaşı durdurmaz ise biz de PKK'ya karşı çıkarız" dedi.
http://www.stratejikboyut.com/news_detail.php?id=7698
Uzun süredir pkk eylemlerinden rahatsız olduğu kulislerde konuşulan Ahmet Türk'ün, bu düşüncelerini kamuoyu ile paylaşmasını önemsemek lazım.
Uzun süredir pkk eylemlerinden rahatsız olduğu kulislerde konuşulan Ahmet Türk'ün, bu düşüncelerini kamuoyu ile paylaşmasını önemsemek lazım.
Evet buna katılıyorum ancak hem geç kaldı hemde diğerlerinin duruşu halen net değil. pkk nın dağılma ve hatta bir daha toparlanamama sürecinde olduğunu sanırım bütün DTP'nin görüyor olması gerek. Ama sadece Ahmet Türk bunu dile getiriyor. Çünkü Ahmet Türk'ün bu konuya bakışı temelde aynı olsada detaylarda tam olarak aynı değil. Ahmet Türk aslen sosyal demokrat tabanlı bir vekildir ve yıllar sonra bu açıklama ile (eğer gerçekten bunu demek istemişse) geriye dönerek bunu göstermiş demektir. Bu konuda ne kadar samimi olduğunu önümüzdeki günlerde göreceğiz. Ayrıca bu cümle ile anlaşıldığı gibi mi yoksa gizli bir anlamda mı mesaj verdiğini sanırım önümüzdeki günlerde daha çok konuşulacak. Bu açıklamayı ben aslında ilk olarak Hasip Kaplan'dan bekliyordum. Ancak Ahmet Türk yaptı ve böylece parti içindeki kutupların gözükmesi için bir fırsat oluşturdu. Sanırım en muhalif olan vekil ise Sabahat Tuncel olacak. Çünkü bu vekil bir bakıma geçmişte Leyla Zana'nın yaptığı propagandayı yapıyor.
Iste DTP'nin gercek yuzunu bir daha gormemizi saglayan bir olay:
Gungoren patlamasindan sonra Ahmet Turk hemen "PKK'yi simdiden suclamak yanlis olur, partimize karsi linc propagandasi mi yapilmak isteniyor?" demistir. http://www.milliyet.com.tr/Siyaset/SonDakika.aspx ...amp;ver=88
Ote yandan bugun olayi kanli teror orgutu PKK'nin yaptigi ortaya cikinca, kendisinin ve nerdeyse sevgi kelebegi ilan edecekleri PKK'nin mecliste avukatligini yapan partisinin nasil bir aciklama yapacagini merak ediyorum.
En son K Avril tarafından Pzr 03 Ağu 2008, 10:27 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Ahmet Türk ün Güngören bombasıyla ilgili açıklamaları ve karşı infiali doğru ve haklıdır.
Yani, bombalama haklıdır, ya da Olayı kim yaptıysa haklıdır anlamı çıkarılmasın. Olayı Kürdistanın bağımsızlığını isteyen ve sonsuza kadar Türkiye Cumhuriyeti ile komşuluk yapacağı kesin olan bir anlayışın bombalamayı içine sindirememesi sonucu yapılmış bir acizliğin haykırışı olarak kabul görmesi gerekmektedir.
Bombalamanın pkk örgütüne ve sözde Bağımsız Kürdistan mücadelesine zarar verdiğini çok iyi bilen Ahmet Türkün ,"keşke ağzımdan çıkanlar gerçek olsa ve bombalamayı pkk yapmamış olsa." dilekleri doğrudur ve manidardır.
Ankara Ulustaki bomba ile kamuoyu ve Dünyada tepki toplamasına sebep olan örgüt ve parti, ikinci yanlışı kaldıramayacağını bildiği için, Ahmet Türk gerçekleri değil, inşaallah öyle değildir dilekleri ile açıklama yapmış ve bir iki gün "belki" anlamında kamuoyunu da yanına almıştır.
Gerçekten şu anda Kerkükte ve Güngörende bomba patlatmak pkk nın işine gelmez. Ancak teörist mantığı realiteyi tanımadığı için böyle kararlar alabilmektedir.
Örgütün bombayı patlatması, ne bağımsız Kürdistan hedefini, ne de dünya kamuoyunu düşünmeden de örgütün canhavliyle, militanların üstündeki baskıyı sözde azaltmak için kullandığı bir taktiktir.
Örgütler kendince değerli bir militanı kaçırmak ve kurtarabilmek için dağda onlarca artçı militanı feda edebilen bir anlayışa sahiptir.
Sözde eşitlik ve hak için yola çıkanlar aslında daha işin başında eşitliğin olmadığını da ispat etmektedirler. Çünkü eşitlik kendi aralarında ve uygulamalarında yoktur.
Örgütlerin dünü yoktur. Dün dediklerini yarın yalanlamaları üzerine kurulan bir ideolojik yapıya sahiptirler. Onun için örgüt tarafından yapıldığı ve emrin kandilden verildiği basına ve kamuoyuna açıklandığında, parti kendince mutlaka bir kılıf arayacaktır.
Nasıl ki, kandili bombalayan Türk uçakları için sivil köyleri bombaladılar ifadesini kullanmışlarsa, bombalama için de iftira kampanyası başlatmışlardır.
DEMOKRATİK Toplum Partisi (DTP) Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk, Hakkari'nin Şemdinli İlçesi'ndeki Aktütün Karakolu’na yönelik saldırıyı değerlendirirken, “Türkiye’de temel mesele siyasetin gerginlik ve çatışma üzerinden götürülmesinden kaynaklanıyor” dedi. Tuğluk, milliyetçi çatışmaların kazananı olmayacağını söyledi.
PKK çizgisinde uydu aracılığıyla yayın yapan Roj TV’nin Brüksel’deki stüdyosunda DTP Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk ile kapatılan DEP'in eski milletvekili Mahmut Alınak konuk oldu. Tuğluk, Aktütün Karakolu’na yönelik yapılan hain saldırıya ilişkin görüşlerini açıklarken, DTP olarak bu yılın başından itibaren sürecin bu yönde gelişeceğine ilişkin öngörülerde ve çeşitli uyarılarda bulunduklarını söyledi. Tuğluk, “Maalesef gelinen noktada görüyoruz ki, ölümler, acılar yaşanmaya devam ediyor. Sonuç itibariyle toplumsal barışını sağlayamayan bir çatışmanın içerisindeyiz. 40 bin insanımızı kaybettik. Yaşanan her acı, her ölüm doğal olarak bizleri üzüyor. Türkiye’de temel mesele siyasetin gerginlik ve çatışma üzerinden götürülmesinden kaynaklanıyor” dedi.
Türkiye’de sorunlara çözüm bulması gereken siyasi iradenin ortaya çıkmadığını TBMM'de ele alınacak tezkere olayı ve diğer devir teslim törenlerinde inisiyatifin siyasi iradenin elinde olmadığını gördüklerini savunan DTP Milletvekili Tuğluk, “İnisiyatif tamamen militarist yapılara, orduya devredilmiş durumda. Mantalitede bir değişim yaşanmıyor Türkiye’de hala sorunun bir askeri yaklaşım, operasyonel sorun olduğuna dair mantık devam ettiriliyor. Bu yaşananların altında bunlar var. Sorumluluğu elbette bu sorunu bu mantalite ile devam ettirenlerdedir” diye devam etti.
Türkiye'deki Kürt ve Türk annelerinin çatışmaların bitmesini istediklerini, bu acıların devam ettiği sürece seslerini yükselteceklerini söyleyen Tuğluk, şunları söyledi:
“Bizler belki geçmişte yaşananlardan bir kez daha ders çıkarmaya, yüzleşmeye gidip daha ciddi bir sorumluluk yüklenmek durumundayız. O nedenle bu süreçte başbakanın açıklamalarını da takip ettim. Bir ülkenin başbakanı, sorunlara çare bulması gereken bir başbakan askeri yetkili gibi konuşmaya başladığında elbette burada akli bir durum söz konusu değildir. O nedenle ben siyasilerin bu noktada sorumluluklarının farkına vararak gerçekten bu ölümleri durduracak bir çözüm sürecine eğriltecek bir iradeyi ortaya çıkarmaları gerekiyor. Milliyetçi, ırkçı söylemlerle gidilecek bir adım yolun kalmadığını hep beraber yaşadık ve gördük. İnanıyorum ki, umuyorum ki süreç bu konuda eğrilir, sorgulamaya yeni bir başlangıca eğrilir ve yeni acıların yaşanmayacağı bir süreci hep beraber başlatırız.”
Aysel Tuğluk, milliyetçi yönelim ve çatışmaların çok büyük acı ve ölümlere yol açtığını, halkı bundan koruyacak önlemler alınması gerektiğini vurgularken, “Hiçbir şekilde milliyetçiliğin olumsu yoktur. Sonuçta zararlıdır milliyetçilik. Dolayısıyla bu kadar inkarcı yaklaşırken insanları bu kadar yok kabul edersen, 1 askere karşı 1 DTP’liyi öldürebilirsin demek, buna beraat kararı vermek çok ırkçı bir bakış açısı stratejidir. Bu milliyetçi çatışmalardan hepimiz çok şey kaybederiz, kazananı olmaz. Bu süreçlerde ya hep beraber kazanacağız ya da hep beraber kaybedeceğiz. Buna böyle bakmak gerek” diye devam etti.
Eski milletvekili Alınak, Türkiye’de olaylara ilişkin hükümet, Genelkurmay ve medyanın tutumunu eleştirdi.
DTP milletvekillerindeki pişkinliğe pes artık diyorum, ne işiniz var sizin roj tv.de siz Türkiye Cumhuriyeti'nin mi yoksa PKK'nın mı milletvekilisiniz, daha doğrusu renginizi artık tam olarak belli ettiniz sizin yüce meclis çatısı altında işiniz ne yüreğiniz yetiyorsa sizde çıkın dağa da mehmetçik sizede gerekli dersi versin. Meclisteki diğer parti milletvekilleride artık kendilerine gelmeli gerekirse bu vekillerin dokunulmazlıkları hatta milletvekillikleri kaldırılmalıdır.
Dünkü olaylardan sonra bile genel başkanları ahmet kürt hala çıkmış utanmadan "sayın" diyor ağasına.. Bunlarda hiç utanma sıkılma yokki, neyini eleştireyim..
Gerçekten hiçbirisini insan gibi göremiyorum artık. Bunlar resmen insanlıklarını, insan gibi düşünebilmelerini, herşeylerini unutmuşlar..