Bildiğimiz , tahmin ettiğimiz icraatlarını yapmaya devam ediyorlar..Demokrasi sınırları içinde ama!!!
Demokrasi ve özgürlük bunların yüzünden istifra etti, edecek..
Bu milletvekillerinin yaptıkları ortadayken; halen adamakıllı bir ceza,yaptırım gibi bir şey yok.Demokrasi ve özgürlüğünde bir sınırı var.Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri' nde El Kaide li birinin milletvekilliği yaptığını, en azından kamu hizmetinde çalışıp devletten maaş aldığını,kamu imkanlarından yararlandığını duydunuz mu,gördünüz mü?
(ben bilmiyorum,sayenizde aydınlanırım)
DTP'lilerin dokunulmazlıkları kaldırılsın çagrısına; TBMM linç vasıtası olamaz şeklinde bir yanıt alındı..
Alıntı:
Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin devlete yönelik suçlarla ilgili milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasına ilişkin teklifini değerlendirirken, “TBMM hiçbir zaman bir lincin vasıtası olamaz. hukuk devletinde de böyle bir şey yoktur.
http://www.tercuman.com.tr/v1/arsiv_yeni/haber.as ...mp;katid=2
ŞU halde; dokunulmazlığının kaldırılması istenen milletvekilleri doğru ve yasal işler yapıyor.Fakat art niyetli diğer kişiler ve bazı milletvekilleri bunları linç etmek istemiş oluyor..Ben böyle anladım.Acaba yanlış mı anladım,başka şekilde de bu konuya anlam verilebiliyor mU?
O zaman Askerimiz, Polisimiz,Şehitlerimiz ve Gazilerimiz niye çabalıyorlar,çabaladılar..
Bu partiyi kapatma davası Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin' in hoşuna gitmemiş..
Dokunulmazlığın kaldırılması ve parti kapatılması sık rastlanan bir olay değil..
Fakat bu duruma yıllardır yaptıkları yanlış , yasadışı suçlar getirmiştir..
TBMM Linç vasıtası olamaz, parti kapatma hoş şey değil diye Ülkeyi bölmeye çalışan insanlara ; ne denilecek, ödül mü verilecek,destek mi verilecek yada bir daha yapmayın ayıp oluyor mu denecek..
Şeref ve haysiyet yoksunu Destekçiler; bebek katili posteri altında demeç vermişlerdir ama şimdilik saydam bir örtünün ardında yapmışlardır günü gelince açık açık bebek katili posterinin önünde konuşacaklardır, zamanında yaptıkları gibi..
Hala bu vatan hainlerini benim, anamın, babamın, konu komşunun cebinden çıkan vergilerle besliyoruzya içim ona yanıyor.. Şehitlerimin kanlarıyla sulanmış bu topraklarda şuursuzca adım atıyorlarya ona yanıyorum.. Kim vurduya gönderilmeleri lazım..
Alıntı:
Öcalan posterine beyaz örtülü kamuflaj
Londra'da bulunan Demokratik Toplum Partisi (DTP) milletvekillerinden Özdal Üçer ve Sabahat Tuncel, Kürt Toplum Merkezi'nde organize edilen bir toplantıya katıldı.
Toplantının yapıldığı salonda bulunan terör elebaşı Abdullah Öcalan'ın resmi, beyaz örtülerle kapatıldı. Toplantının başlamasından önce salonda Roj TV kanalı açıldı ve önümüzdeki hafta yapılacak olan terör örgütü PKK yanlısı yürüyüş için duyurular dağıtıldı. Toplantı öncesi, Fed-Bir Başkanı Arzu Peşmen, katılımcıları, "devrim şehitleri" için saygı duruşuna çağırdı. Saygı duruşunun ardından, salona davet edilen milletvekilleri, katılanların alkışları ve Abdullah Öcalan lehine sloganlar arasında yerlerine oturdu.
Konuşmasını Kürtçe yapan DTP Van Milletvekili Özdal Üçer, "Dünyanın her yerinde olan Kürtlerin sorunlarını biliyoruz. Ancak Türk hükümeti tarafından Kürtler asimile edilmek isteniyor. Biz parlamentoda 21 milletvekiliyiz elimizden geldiğince bunlara karşı koyacağız" dedi. Dinleyenlerden sık sık alkış alan Üçer, "Türkçe biliyoruz, ancak konuşmak ve öğrenmek zorunda bırakılıyoruz" ifadesini kullandı.
"Cezaevinden, zindanlardan çıkıp Parlamento'ya gelen biriyim" diyerek konuşmasına başlayan DTP İstanbul Milletvekili Sabahat Tuncel ise Türkiye'de bir savaş ortamı olduğunu belirterek, konuşması boyunca hükümete sert eleştirilerde bulundu.
Tuncel, "30 yıllık çatışmalı süreçle birlikte Türkiye'de yaşanan bir savaş ortamı var ve Kürt sorunu her gecen gün biraz daha ağırlaşarak devam ediyor. Leyla Zana, Orhan Doğan, barış ve demokrasi mücadelesinde önemli bir aşama kat ettiler. Ama ne yazık ki onların mücadelesi sekteye uğratıldı. Ama 16 yıl aradan sonra tekrar Kürt halkı temsilcilerini parlamentoya gönderdi. Bu halk ki cezaevinde PKK adına yargılanan birini çıkartıp parlamentoya gönderiyorsa, bunun devlete de mesajı budur. Bu işi Parlamentoda çöz, demektir" şeklinde konuştu. Başbakan Erdoğan'ın, hükümeti kurduktan sonra yaptığı açıklamaları eleştiren Tuncel, Başbakan Erdoğan'ın söylediklerini şöyle değerlendirdi: "PKK'yı terörist ilan edin, gelin. Sizi farklılıklarınızla kabul edelim. Bu şu demekti aslında. Siz de, 'biz'leşin. Dolayısı ile aynı siyaseti yapalım."
AK Parti'nin 75 Kürt milletvekili ile Kürtleri temsil ettiğini iddia ederek, lobi çalışmalarını bu yönde yaptığını da söyleyen Tuncel, AK Parti iktidarının ilk icraatlarının teskereyi onaylamak, orduya yetki vermek ve operasyonun devam etmesini sağlamak olduğunu belirterek, hükümeti eleştirdi. Tuncel ayrıca, bu icraatların Kürt sorununun muğlaklaşmasına yol açtığını söyledi. Dağlıca olaylarının ardından, DTP'ye yönelik gelişen saldırıları da, "popülist, milliyetçi ve ırkçı saldırılar" olarak değerlendiren Tuncel, bugüne kadar Başbakan Erdoğan'ın, DTP'yi muhatap almadığını da sözlerine ekledi.
Tuncel konuşmasında, PKK'nın Türkiye'de yaptığı saldırılara ilişkin olarak, "30 yıldır bu ülkede çatışma oldu. Hiçbir zaman Kürt ve Türk halkı karşı karşıya gelmedi. Ama son bir aydaki gelişmelere bakın. Türk halkı, Kürt komşusuna selam veremez duruma geldi. Ben bir milletvekiliyim. Ama sokakta rahat yürüyemez hale geldim" demesi ve Dağlıca'daki olayların ardından yaşananları eleştirmesi ise dikkat çekti.
DTP'nin asıl istediğinin demokratik özerklik olduğunu vurgulayan Tuncel, "Bizim projemiz ortadadır. Bu da, 'Demokratik Özerklik' projesidir. Beğenmeyebilirsiniz, eksik görebilirsiniz; o zaman tartışalım bunu. O zaman ortaya konulsun ve biz bu projeyi çözelim" diye konuştu.
Terör örgütünü bitirmeye yönelik olarak hazırlandığı kamuoyuna duyurulan yeni pişmanlık yasasını da eleştiren Tuncel, daha önce Türkiye'de pişmanlık yasalarının çıkarıldığını, ancak bu yasanın çözüm olmadığını ve kimsenin pişman olmayacağını ifade etti.
İki vekilin konuşmasının ardından, vekiller basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Daha sonra basın mensupları salondan çıkarıldı ve toplantı, salondaki katılımcılar ve vekiller arasında devam etti.
Video için TIKLAYINIZ
İHA
Sahte "çürük raporu" alıp askerlikten kaçtığı idaası ile yargılanan dtp genelbaşkanı, Almanya' dan dönüyor. Hala havada, uçağı heran Ankara' ya inebilir. Askeri Savcılık, işi şansa bırakmamak için o havadayken tutuklama kararı çıkarmış. Bakalım birkaç dakika içinde Ankara' da neler olacak...
Sahte "çürük raporu" alıp askerlikten kaçtığı idaası ile yargılanan dtp genelbaşkanı, Almanya' dan dönüyor Hala havada, uçağı heran Ankara' ya inebilr. Askeri Mahkeme, işi şansa bırakmamak için o havadayken tutuklama kararı çıkarmış. Bakalım birkaç dakika içinde Ankara' da neler olacak...
O vatandaşın aldığı rapor sahte değil bence sadece yanlış
Adam koldan,bacaktan falan almıştır bu raporu....
Ama bu tip insanlara ciğerden ve beyinden sakat raporu vermek lazım
Örneğin
CİĞER;Bitmiş,5 para etmez
BEYİN:
1- Zihni bozuk bir kere
2- Zeka özürlü (Bu vatanı sevmeyen,Bu vatanı bölmeye,bu bayrağı indirmeye çalışanda zeka ne gezer)
Asla Değil askerlik,Bu vatanda bile yaşamamsı lazım
Dr imza ve kaşesi
Dün yurda dönüşünde gözaltına alınarak Adli Tıp Kurumu'na götürülen Nurettin Demirtaş, askerlik görevini yapmamak için sahte çürük raporu almak suçundan çıkartıldığı askeri mahkemece tutuklandı.
Aslında bu devletin Nurettin Demirtaş'ın yapacağa askerliğe ihtiyacı yok. Ama Nurettin Demirtaş'ın askerliğe çok çok ihtiyacı var. Hakkında istenilen 5 yıl hapis cezası süresince askerliği iliklerinde hissedecektir.
Benim anlamadığım olay :
Askeri tesislerde kum torbası arkasında silahlı nöbetçi askerler bekliyor.
Bunlar pkk'lıların bir saldırısına karşı koruma amaçlı tedbirler herhalde.
E, bu adamı zorla karargahın içine alıp, eline de silah vermek şimdi akıl kârı mı?
Yarın öbürgün bir çatışma olunca kime ateş edecek sizce?
Silahı "tutukluk yapan" 8 esir "Mehmetçik" için de günlerce üzüldük ama şimdi hapisteler.
Benim anlamadığım olay :
Askeri tesislerde kum torbası arkasında silahlı nöbetçi askerler bekliyor.
Bunlar pkk'lıların bir saldırısına karşı koruma amaçlı tedbirler herhalde.
E, bu adamı zorla karargahın içine alıp, eline de silah vermek şimdi akıl kârı mı?
Yarın öbürgün bir çatışma olunca kime ateş edecek sizce?
Silahı "tutukluk yapan" 8 esir "Mehmetçik" için de günlerce üzüldük ama şimdi hapisteler.
Katılıyorum.
Bir de bu adam malum partinin başına geçene kadar bu olay niye hiç gündeme gelmedi ki? Her ne kadar haklı bir sebeple göz altına alınmış olsada bu durum bizim Uluslar arası camiâ da imajımızı zedelemez mi? Göz altına alma olayı keşke daha önce olsaydı ya da daha sonraya bırakılsaydı.