Oğulhan arkadaşımızı çok tebrik ederim Türk gençlerinin bilmesideğil unutmaması gereken bi konudur Lozan....
Lozan öncesi ise 1. Dünya Savaşı sonrası, zaferi kazanan taraf olan İtilaf Devletleri, kaybeden taraf olan Almanya, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ve Osmanlı Devleti’ne ağır koşullar içeren antlaşmalar imzalatmışlardı. Sevr Antlaşması da bunlardan biriydi. Ama Sevr Antlaşması Kurtuluş Savaşı’nın başlamasıyla uygulanamadı. Daha sonra Türk milletinin azmi ve cesaretiyle kazanılan Kurtuluş Savaşı, Mudanya Ateşkes Antlaşması ile sona erdi.
Bunun arkasından Sevr Antlaşması’nın yerini alacak bir barış antlaşması gerekliydi. Böylece İtilaf Devletleri 28 Ekim 1922’de Büyük Millet Meclisi’ni Lozan’da düzenlenecek olan barış konferansına davet ettiler. Ayrıca Büyük Millet Meclisi’nin yanısıra İstanbul Hükümeti’ni de çağırdılar.
İtilaf Devletleri’nin amacı, iki hükümet arasında çıkacak karışıklıktan faydalanarak isteklerini daha kolay kabul ettirmekti. Bunun üzerine Büyük Millet Meclisi saltanatı kaldırarak, İstanbul Hükümeti’nin görevine son verdi (1Kasım 1922). durum böyleydi
Lozan Antlaşması'nın 84. yılı... Lozan, Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra imzalanmış olan antlaşmalar arasında bugün hâlâ yürürlükte olan ve geçerliliğini koruyan tek antlaşmadır.Türk milletinin varolma savaşınının zaferidir Lozan.Atatürk önderliğinde, binbir yoklukla savaş meydanlarında kazanılan zafer, Lozan Antlaşması ile siyasi ve hukuki alanda tescil ettirildi.
Bağımsızlık ve özgürlük inancıyla kenetlenen Türk milleti her türlü yokluk ve imkansızlığa rağmen Kurtuluş Savaşı'ndan zaferle çıktı.
Artık sıra bu zaferin hukuki alanda da kabul ettirilmesine gelmişti.
İsmet İnönü önderliğindeki Türk heyeti, Atatürk'ün talimatıyla Lozan'a gitti.
Karşısında İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika, Sovyetler Birliği ve Yugoslavya temsilcileri vardı.
İsmet Paşa, "Bütün medeni milletler gibi hürriyet ve istiklal istiyoruz" diyerek Türk milletinin duruşunu ilk andan itibaren seslendirmeye başladı.Ve savaşın kazanılmasının ardından siyasi alanda da zaferle bitti Lozan.TRT her yıl Lozan'ın yıldönümünde tanıtıcı program yayımlardı. 2004 yılından bu yana Lozan'ın yıldönümlerinde Lozan'dan hiç söz etmiyor.24 Temmuz 1923 de imzalanan Lozan Antlaşması Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin uluslararası hukukta onay gören kuruluş belgesidir. Bu nedenledir ki, Lozanın 83. yıldönümünü kutlamak kutlarken de anlamak ve anlatmak her Türk yurttaşının vatani görevidir.
Kuzey Kibris Turk Cumhuriyeti'nin;
Topragi var.
Bayragi var.
Halki var.
Neyi eksik peki?
Lozan'i eksik.
Lozan'da adalarin verilmesi, Musul ve Kerkuk'un sonraya birakilmasi...
Herseyden once Lozan noktasina nasil gelmisiz?
600 yillik imparatorlugu yok sayip, savastigi cepheden silahini dahi belinden cikarmadan toplantilara giren bir heyetin cepheden sonra Lozan'da elde ettigi sonuc hic de kucumsenemez.
Yeterli midir?
Cep telefonunuza gelen mesaj "Hayir" dese bile dusunun. O devirde telgraflar bile direklerine kuslar konmadigi zaman calisabiliyordu.
Zurih, Londra ve Ankara anlasmalari ortadayken KKTC'nin bugunku durumunu irdeleyiniz. Irdeleyiniz ki Cumhuriyetimizin ilanindan once yapilan bu anlasmanin deger ve onemini kavrayabilin.
Özgürlüğümüzün ve tam bağımsızlığımızın yapı taşı olan antlaşmamızın 84.yılında zar zor aldıklarımızı altın tepside sunuyoruz. Yazık oluyor... Hemde çok yazık...
Yani ne denilebilir artık bilemiyorum.sevrde orta anadolunun bir parçasından ibaret toprağımız dağıtılan ordumuz savaş tazminatı ödemek zorunda bir devlet varken lozan yapılabilecek en iyi antlaşmadır.Karalamak ve eleştirmek dünya gerçeklerine hakim olamamaktır yani ne zannediliyor bir antlaşmayla tekrar viyana kapılarına ulaşılacaktı? avrupalı balkanları ortadoğuyu geri mi verecekti? ulu önder musul için elinden geleni yapmıştır hatayı da almıştır,Selanik ve adaları ülke topraklarına katmayla ilgili sözleri mevcuttur ve biraz daha yaşasaydı 2.dünya savaşından doğan konjektürle bunu yapabileceğine inanıyorum ben tıpkı hataydaki gibi.
öncelikle geçilen alfabe ingiliz alfabesi değildir latin alfabesidir.o alfabenin okuma yazma oranındaki büyük artışta etkisi büyüktür bugün amerika kıtası-avrupa(rusya hariç)kullanagelmektedir.atanın çizdiği muasırlaşma gayesi bilimde-teknikte,sanatda teknolojide,ekonomide en güçlü uygarlıkları örnek almaktır o gün doğru olan yapılmıştır.Bugün uzakdoğu denen büyük uygarlık oluştuysa bu kendi kültürünün getirdiği özellikler ile kıta-avrupası-amerikadaki araştırma-çalışma,organizasyon tecrübesini almış hızla sanayileşmiş ve refah seviyesini yükseltmiştir.