Ana Sayfa  



Lozan Antlaşması, Başarı mı, Hezimet mi?
Sayfa: 1, 2, 3 ... 49, 50, 51  Sonraki
cevap yaz Ana Sayfa -> HABERLER ve SOHBET

Lozan Antlaşması, Başarı mı, Hezimet mi?
başarı
60.5%
 60.5%  [196]
hezimet
39.5%
 39.5%  [128]
Toplam Oy : 324

Oğulhan



Pzr 22 Tem 2007, 18:59   Lozan Antlaşması, Başarı mı, Hezimet mi?

 Lozan 24 Temmuz 1923 tarihinde İsviçre’nin Lausanne (Lozan) şehrinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileriyle İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika, S.S.C.B, Yugoslavya temsilcileri tarafından, Lozan Üniversitesi salonunda imzalanmış barış antlaşmasıdır.

24 Temmuz'da bu barış antlaşmasının 84. yıldönümünü kutlayacağız.

     1.DÜNYA SAVAŞINI BİTİREN VE HALEN KALICILIĞI OLAN TEK BARIŞ ANTLAŞMASI  

Lozan barış görüşmeleri 8 ay sürmüş ve Türk tarafının kayıtsız şartsız bağımsızlık talebi nedeniyle çetin geçmiştir. Görüşmelerde Türkiye’yi temsil eden İsmet Paşa başkanlığındaki heyetin bu başarıdaki rolü büyüktür.

Türkiye Cumhuriyeti’nin temel nitelikleri, Lozan Antlaşmasında da yer almıştır. Buna göre, ülkesi ve ulusuyla bölünmez bir bütün oluşturan Türkiye’de yaşayan ve Türk devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes eşit ve aynı haklara sahip Türk ulusunu oluşturmaktadır. Antlaşmada Türkiye'de yaşayan Hıristiyan kökenli Rum ve Ermeniler ile Museviler azınlık olarak tanımlanmış ve mal, mülk ve ibadet hakları güvence altına alınmıştır.

Antlaşma ile Türkiye ile Yunanistan arasında nüfus mübadelesi yapılmasına karar verilmiş, bunun sonucunda [1924] yılında yaklaşık bir milyon Hıristiyan-Rum Yunanistan'a, beş yüz bin Müslüman-Türk de Türkiye'ye göç etmiştir.

                                          ANTLAŞMA  MADDELERİ  


Türkiye Suriye sınırı, Fransızlarla imzalanan Ankara Antlaşması’na göre kabul ediliyor.

Irak sınırı: Musul üzerinde antlaşma sağlanamadığı için bu konuda İngiltere ve Türk Hükümeti kendi aralarında görüşüp anlaşacaklardı.

Türk-Yunan sınırı Mudanya Ateşkes Antlaşması’nda belirlenen şekliyle kabul edilmiştir. Meriç Nehri'nin batısındaki Karaağaç istasyonu ve Bosnaköy, Yunanistan’ın Batı Anadolu‘da yaptığı tahribata karşılık alınacak savaş tazminatına karşılık elde edilmiştir. Ayrıca Gökçeada ile Bozcaada bizde, diğer Ege adaları Yunanistan’da kaldı. Yunanistan, Türk sınırına yakın olan adalarda asker bulundurmayacaktı.

Kapitülasyonlar: Tamamı kaldırıldı (En büyük siyasi başarı)

Azınlıklar: Tüm azınlıklar Türk uyruklu kabul edilerek hiçbir şekilde ayrıcalık tanınmayacaktı. Batı Trakya’daki Türklerle İstanbul’daki Rumlar dışında Anadolu ve Doğu Trakya’daki Rumlar ve Yunanistan’daki Türkler mübadele edileceklerdi..

Savaş Tazminatları: I.Dünya Savaşı nedeniyle istenen savaş giderlerinden kurtulunmuştur.

Devlet Borçları: Osmanlı borçları, Osmanlı İmparatorluğu'ndan ayrılan devletlere bölüşüldü. Türklere düşen bölüm taksitlendirme ile kağıt paraya göre ödenecekti. Düyun-u Umumiye de böylece tarihe karışmaktadır.

Boğazlar: Boğazlar, üzerinde en çok tartışılan konudur. Sonunda geçici bir çözüm getirilmiştir. Buna göre askeri olmayan gemi ve uçaklar barış zamanında boğazlardan geçebilecekti. Boğazların her iki yakası askersizleştirilip, geçişi sağlamak amacıyla uluslararası bir kurul oluşturulmasına ve bu düzenlemelerin “Milletler Cemiyeti’nin güvencesi altında sürdürülmesi kararı alınmıştır.(Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nde değiştirilmiştir.)

Musul,Erbil Boğazlar ve Hatay Kıbrıs Ege adaları sorunları Lozan’da çözülemeyen sorunlardır

                                            ANTLAŞMANIN  ÖNEMİ  

Bir çok sınır problemi çözülerek Türkiye'nin ve komşularının barış içinde yaşaması sağlanmıştır.

Misak-ı Milli sınırları büyük ölçüde sağlanmıştır.

Türkiye tarihinde yeni bir dönem başlatmıştır. Sevr Antlaşması geçersiz kılınmıştır.

Türk ulusu adına, I. Dünya Savaşı'nı bitiren antlaşmadır.

Yeni Türk devleti Dünya'daki devletlerin çoğu tarafından kabul görmüştür.

Türkiye tarafından konulan koşullara Dünya devletleri uymak zorunda kalmışlardır

Türk ulusunun tam bağımsızlığı kanıtlanmıştır.



                           LOZAN TÜRK DELEGE HEYETİNİN ÜYELERİ  

Baş Murahhas : İsmet Paşa (İNÖNÜ)

Murahhaslar  : Rıza Nur Bey

Hasan Bey (SAKA)

Müşavirler  : Münir Bey (ERTEGÜN)

Muhtar Bey (ÇİLLİ)

Veli Bey (SALTIK)

Zülfü Bey (TİGREL)

Zekai Bey (AYAYDIN)

Celal Bey (BAYAR)

Şefik Bey (BAŞMAN)

Şeniyettin Bey (BAŞAK)

Şevket Bey (DOĞRUKER)

Tevfik Bey (BIYIKLIOĞLU)

Tahir Bey (TANER)

Nusret Bey (METYA)

Hikmet Bey (BAYUR)

Zühtü Bey (iNHAN)

Fuat Bey (AĞRALI)

Mustafa Şeref Bey (ÖZKAN)

Şükrü Bey (KAYA)

Hamit Bey (HASANCAN)

Cavit Bey

Hayım Naum Bey

Baha Bey

Matbuat Müşavirleri  : Ruşen Eşref Bey (ÜNAYDIN)

Yahya Kemal Bey (BAYATLI)

Umumi Katip ve Müşavir Tercüman

Katipler  : Reşit Saffet Bey (ATABİNEN)

Hüseyin Bey (PEKTAŞ)

Ali Bey (TÜRKGELDİ)

Mehmet Ali Bey (BALİN)

Cevat Bey (AÇIKALIN)

Celal Hazım Bey (ARAR)

Saffer Bey (ŞAV)

Süleyman Saip Bey (KIRAN)

Rıfat Bey

Doktor Nihat Reşat (BELGER)

LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI TÜRK TARİHİNİN EN BÜYÜK SİYASİ ZAFERLERİNDEN BİRİDİR ONA SAHİP ÇIKALIM LOZAN YENİ TÜRK DEVLETİNİN DÜNYAYA TANITILDIĞI BİR ANTLAŞMADIR. MİSAK-İ MİLLİ SINIRLARIMIZIN BÜYÜK ÖLÇÜDE GERÇEKLEŞTİRİLDİĞİ KURTULUŞ ANTLAŞMASIDIR.  TARİHİMİZE SAHİP ÇIKALIM. YORUMLARINIZI VE BU ANTLAŞMA İLE İLGİLİ YOLLAYACAĞINIZ BİLGİLERİ RESİMLERİ BELGELERİ BEKLİYORUZ.        


En son Oğulhan tarafından Pzr 22 Tem 2007, 19:18 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi


 mesajı beğendiniz mi?: +11
Oğulhan



Pzr 22 Tem 2007, 19:04  



Lozan Konferansının 2. dönem çalışmalarının başladığı gün, İsmet Paşa yanında Dr.Rıza Nur, Maliye Bakanı Hasan Saka, Dışişleri Bakanı Yusuf Kemal Tengirşek Beyler'le



 

(+)

Konferans'a katılan üyeler



 

(+)

Lozan Barış Antlaşması imzalanırken



Lozan imzalanırken (İsviçre Lozan Üniversitesi binası)  


 
İsmet Paşa imza töreninden ayrılırken  


En son Oğulhan tarafından Pts 23 Tem 2007, 17:02 tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi


 mesajı beğendiniz mi?: +7
Emir ERTEN




Pts 23 Tem 2007, 17:15  

Türk milletinin tarihinde son derece şerefli bir anlaşmadır.Musul ve boğazlar konusunda bazı tavizler verildiysede istiklal mücadelesinin bize kazandırdığı en büyük armağanlardan biridir.

 mesajı beğendiniz mi?: +1
Emir ERTEN




Pts 23 Tem 2007, 17:26  

son derece anlamlı bir konuya değinmiş oğulhan arkadaşımız.Kendisini gönülden kutlarız.Böyle Her Türk evladını ilgilendiren bilgilendirici yazıları bizimle paylaştığı için kendisine müteşekkiriz.Zaten kendisinide özel mesajla tebrik ettim
Sitemiz üyeleri bu sayede ulaşmak istediği bilgiye en ayrıntılı bir biçimde ulaşabilirler


 mesajı beğendiniz mi?
Oğulhan



Pts 23 Tem 2007, 17:32  

Arkadaşlar, lütfen Lozan Antlaşmasını önemseyelim çünkü bu antlaşma ülkemizin dünyaya tanıtıldığı ve Türk Kurtuluş Savaşının haklılığının dünyaya anlatıldığı antlaşmadır.    Umarım bir daha öyle savaş yıllarındaki gibi kötü günler geçirmeyiz. Ülkemize sahip çıkarız..  

 mesajı beğendiniz mi?: +1
Oğulhan



Pts 23 Tem 2007, 23:28  

EE HERALDE LOZAN ANTLAŞMASINA ÖNEM VEREN ÜYEMİZ YOK    YA DA HERKES BAŞKA ŞEYLERLE MEŞGUL    24 TEMMUZ 1923TE YAPILAN ANTLAŞMANIN TÜRK DİPLOMASİSİNİN EN BÜYÜK SİYASİ ZAFERİNİN 84. YILDÖNÜMÜNÜ TEKRAR KUTLUYORUM  
                                       


 mesajı beğendiniz mi?: +1
osmanpeker



Sal 24 Tem 2007, 00:14  

Öncelikle   böyle bir  konuya değindiğin için  çok  teşekkür ederim .Herkesin bilmesi ve üzerinde durması gereken bir  mesele bu.Keşke  musul  ve  erbil   gibi  meselelrde  çözüme  kavuşsaydı.Eğer Türkiye MusulKerkük ve Süleymaniye’deki haklarından vazgeçmemiş  olsaydı  bugün  ortadoğu  bizim istediğimiz gibi şekillenebilirdi.Bırakmamalıydık  oradaki haklarımızı.

 mesajı beğendiniz mi?
Deha S.



Sal 24 Tem 2007, 00:38  

Öyle işte şöyle çok güzel konu, diplomasimizin en şanlı zaferi falan türünde yorumlara katılmıyorum.
Niye;


Bu kadar şanlı bir zafer sonucu, pek şanlı bir anlaşma olduğunu söyleyemeyeceğim. Yendiğimiz Yunanlılar'dan Ege Adaları alınamamış. Bütün planları suya düşmüş olan ve başarısızlığı kabul etmiş olan İngilizler'den Musul ve Kerkük alınamamış. Bugün ben Bandırma'dan Marmara Adası'nı göremezken, Ege'deki yüzerek geçebileceğim adalar Yunanlılar'a bırakılmış. Daha sonra İsmet Bey tarafından " Bu kadar yakın mıydı bunlar " dedirtecek kadar acı bir antlaşmadır.

Boğazlardan vergi dahi alamazken Lozan bize her türlü özgürlüğü tanıyan bir antlaşma mıdır, yoksa bizi bizim nimetlerimizden yoksun bırakan bir antlaşma mıdır ?


Şimdi diyeceksiniz yok onlar olmasaydı Lozan olmasaydı. Lozan olmasaydı ne olurdu ? Yeni bir savaş mı açardı bize Yunanlar ? Yoksa İngilizler yine Anzak mı getirtirlerdi ? Bana göre hiçbirini yapamazlardı. Ama demekki siyasilerimiz bunları uygun görmüşler ya da bunları yapabilmişler. Tarihe saygı duymak gerekir ama benim itirazım var. Ege Adaları'nı dibimde Yunan bayraklı gördükçe de bu itiraz devam edecektir.

Bu günün bayram gibi kutlanmadığı da sanırsam dediklerimi doğruluyor. Çok büyük bir diplomatik başarı olsaydı Milli Bayramlarımız'dan biri olacağında şüphe yok. Onu bırakın ki, sizden - bizden başka pek hatırlayan da yok.


NOT: Hakkımda kötü şeyler düşünebilirsiniz. Hatta yaptığın terbiyesizliktir de diyebilirsiniz. Ama bunlar benim görüşlerim. Katılmadığınız noktaları nedenleriyle birlikte belirtmenizi istiyorum.


Saygılar


 mesajı beğendiniz mi?: +5
damla y



Sal 24 Tem 2007, 00:56  

Alıntı:
MusulKerkük ve Süleymaniye’deki haklarından vazgeçmemiş  olsaydı
Ankara Anlaşması'na göre,o bölgelerde herhangi bi sorun-anlaşmazlık çıktığı takdirde,Musul Türkiye yönetimine bırakılmalı ama herhangi bir diplomasi krizine yol açmaması için yürürlükte değil.(yanlışlık yaptığım bir nokta varsa bilmek isterim).

 mesajı beğendiniz mi?
Oğulhan



Sal 24 Tem 2007, 00:57  

Ne yazık ki Ege adalarını alamadık Musul sorununu çözemedik Kıbrıs'ı İngilizlere verdik Boğazlarda tam egemenlik kuramadık Hatay sorununu yine bu antlaşmada çözemedik ancak kapütilasyonları kaldırdık bir de işe iyi yönünden bardağın dolu tarafından bakmak gerekmez mi? Sonuçta tüm dünyaya karşı yaptığımız Kurtuluş savaşının haklılığı kabul edildi. TBMM tanındı. Yurdumuzu işgalden kurtardık.
Misak-ı milli büyük ölçüde gerçekleşti. Zaten daha sonra Hatay'ı aldık. Montrö boğazlar sözleşmesiyle boğazların denetimini aldık. Ama yorumlarınıza saygı duyuyorum. Ben de daha da iyi şartlarda bir antlaşma yapılsın isterdim elbette.


En son Oğulhan tarafından Sal 24 Tem 2007, 02:30 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


 mesajı beğendiniz mi?
Mesajları seç: