1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 29  |
 |
levent çlk
12 yıl önce - Prş 10 Şub 2011, 17:43
Harput Sakinlerinden Yılmaz Önercan
Yaklaşık 4 bin yıllık geçmişe sahip olan Elazığ`ın eski yerleşim yeri Harput`ta yaşayan 66 yaşındaki Yılmaz Önercan, 44 yıldan bu yana sürdürdüğü araştırmalar sonucu kentin geçmişine dair birçok bilgi ve belgeyi gün ışığına çıkardı.
Kendisini ``Harput aşığı`` olarak nitelendiren Önercan`ın evinde oluşturduğu arşivde 300 yıllık kitapların yanı sıra, çeşitli ses kayıtları ve belgeler bulunuyor.
İlkokul mezunu olan ancak okumaya ve araştırmaya meraklı olan Önercan, vatani görevini bitirip memleketine döndükten sonra Harput`a ait bulabildiği her şeyi biriktirmeye başladı. Bu sayede ulaştığı birçok belge sayesinde, kentin tarihine dair önemli bilgilere ulaşan Önercan, Harput`ta yaşamış önemli kişilerin fotoğraflarını da koleksiyonuna kazandırdı. 1574 tarihli Harput`a ait bir imar planına da ulaşan Önercan, kente ait semt, sokak, muhitleri tespit ederek, kimsenin hatırlamadığı mahalle isimlerini ortaya çıkardı. Harput`ta yaşayan ve medreselerde ders veren müderrislerden mezarlarını da elindeki belgeler sayesinde tespit eden Önercan, kendisine eşlik eden uzmanlarla birlikte 57 müderrisin mezar yerini belirledi.
Uzun yıllar Harput`ta kuyumculuk da yapan Yılmaz Önercan, yaptığı açıklamada, genç yaşlardan itibaren Harput`ta yaşamış kültür adamları ile bir arada olmasının katkısıyla, yöre kültürüne ait bilgilere meraklı olduğunu söyledi. Bu merakını devam ettirerek alıştığı belgelerden koleksiyon oluşturduğunu anlatan Önercan, “Arşivimde 300 yıllık kitaplar, 1937`den bu yana mahalli sanatçıların okudukları ses kasetleri, 100 tane plak var. Osmanlıca yazılmış fıkıh, şiir, kaside gibi o zamanki yöre insanlarının kaleme aldığı kitaplar bulunuyor” dedi. Harput`ta ki medreselerde bugüne kadar 185 müderrisin eğitim verdiğini belirten Önercan, bunlardan 60`nın il dışında görevdeyken, 120`sinin ise Harput`ta vefat ettiği bilgisini verdi. Önercan, “Yaptığım araştırmalar sonucu 57 müderrisin mezarlarını bulduk. Bunu yaparken kitaplardan muhiti tespit ettim” diye konuştu. Harput`a ait yeni belge, evrak, ses kayıtları gibi materyallere ulaşma konusunda çalışmalarını sürdürdüğünü vurgulayan Önercan, bu sayede devasa bir tarih ve kültür hazinesini sahip olmayı arzu ettiğini sözlerine ekledi.
Kaynak; Feyzi Kahraman/Harput Muhtarı
|
 |
Barış23
12 yıl önce - Pts 14 Şub 2011, 23:45
Arkadaşlar 2009 yılına ait Harput beldemiz ile ilgili Cumhuriyet Gazetesinde çıkan bir yazıyı sizlere aktarmak istiyorum.İlginç haberler okuyacaksınız..
Anadolu’nun efsanevi kenti Harput, 19.yüzyıl’daki “terk ediliş”inden bu yana en “umut”lu günlerini yaşıyor... Çünkü 5 Haziran’da Elazığ’da toplanan uzmanlar ve yetkililer, “Harput’u yeniden kültür ve yaşam merkezi” yapmaya hep birlikte “söz” verdiler. Nitekim Belediye Başkanı Süleyman Salmanoğlu da “Rabbim, seçimi yeniden kazanayım Harput’u ayağa kaldıracağım...” diye dua etmiş... Mimarlar Odası’nın, valilik, belediye, Fırat Üniversitesi, ÇEKÜL ve sivil kuruluşlarla gerçekleştirdiği buluşmada Prof. Dr. Metin Sözen dedi ki: “Harput olmasaydı Elazığ da olmazdı; şimdi sıra Elazığ’ın Harput’u yeniden yaşatmasında...”
Oda Başkanı Bülend Tuna da kentsel korumanın “kalkınma”ya engel görülmesini eleştirince Vali Muammer Erol şunları ekledi: “Tarihle gelişebileceğimizi, ne yazık ki elde çok az değer kalınca fark edebildik...”
Elde kalanlar
Peki, sarayıyla birlikte 22 mahallesi, 9 kilisesi, 8 camisi, 11 mescidi ve türbesi, 5 hamamı, 16 çeşmesi, 3 bine yakın konutu, 1 bedesteni, 17 çarşısı olan; Alman, Amerikan, Fransız okulları ve hastaneleriyle ün salan; kolejlerinde Osmanlıca, Ermenice ve İngilizce eğitimin yapıldığı, hatta matbaası bulunan ve “The Harpoot News” adlı İngilizce gazetesiyle adını dünyaya duyuran 20 bin kişilik kentten günümüze ne kaldı? Necdet Sakaoğlu’nun Fransızlardan aktardığı tanımla; “masallarda tasvir edilen şark kentlerinin simgesi Harput” nerede?
Muhteşem kalenin duvarlarına korkusuzca tırmandıklarından, halkın “cin usta”lar dediği Harputlu yapıcıların eserlerinden kaçının bugüne gelebildiğini, Mimarlar Odası Şube Başkanı Mithat Coşkun bakın nasıl özetledi: “Sadece 9 eski ev ile Vakıflara ait 19 eski yapı...”
Nitekim Metin Hoca’nın “doğduğu ev” olan Havuzlu Konak (Beyaz Konak) bile yıllar önce yok olmuş!.. “Sülalem Harputlu” diye söze başlayan Prof. Dr. Nevzat İlhan’ın 15 yaşına dek doyasıya yaşadığı “dede evi”nden ise artık bir “iz” bile bulunamıyor...
19. yüzyıldan 12 Eylül'e
Osmanlı Devleti’nin “doğuda asayişi sağlamak” için görevlendirdiği Reşid Mehmed Paşa, 1834’te Harput’un “Agavat Mezrası”na taşınmasını başlatır. Yeni kentin adı artık “Elaziz”dir... Valiliğin turizm broşüründe bu taşınma, “şehircilik anlayışının değişmesi”(!)ne bağlansa bile tüm belgeler Osmanlı’nın Harput’u adeta “gözden çıkarttı”ğını kanıtlıyor.
Nitekim Elazığlı aydın Mustafa Balaban ile toplumsal tarihçi Osman Köker’in “Bir Zamanlar Harput” adlı gösterilerindeki Orlando C. Calumeno arşivine ait tarihi kartpostallar, yerleşimin yakın zamanlara dek “kent karakteri”ni sürdürdüğünü gösteriyor. Geçen yıl yitirdiğimiz Harput sevdalısı müzecimiz Ertuğrul Danık’ın anısına derlenen sunum, kentin 1909’daki gelişkin durumunu; 30’larda sokaklarda otomobillerin dolaştığını; Sarahatun Camisi önündeki çarşının bile canlılığını koruduğunu kanıtlıyor. Dahası, Merkez Mahallesi’nin 20 yıllık muhtarı Fevzi Kahraman da “terk ediliş”in tarihçesine şu gerçeği de ekliyor; “12 Eylül 1980’de kapatılan Harput Belediyesi bir daha açılmayınca, sahipsiz kaldık...”
Demek ki ilk darbeyi Reşid Paşa’dan gören Harput’a “son darbe”yi de Kenan Paşa indirmiş!..
'Kent müzesi'ne doğru
Doç. Dr. Yusuf Örnek, geçmişten kalabilen az sayıdaki yapının kurtarılmasıyla yetinilmeyip, uygarlık tarihinin sergileneceği bir “kent müzesi”nin önemine değindi. Doç. Dr. Şehabettin Öztürk’ün denetiminde restore edilen eski Hükümet Binası’nda böyle bir müzeyi tasarlayan mimar Naim Arnas da şunu anımsattı: “Kent müzesiyle gelişecek kimlik bilinci, çağdaş kentleşmenin de özenli gerçekleşmesini sağlayabilir...”
Hele Prof. Dr. Ara Altun’un Harput’taki tarihsel “devlet kültürü”nü anlatırken Ulucami’den örnek verdiği; “gücü olmayandan vergi alınmayacağı”nı belirten ortaçağ kitabesi, günümüzün sosyal devlet anlayışının bile tarihimizdeki köklerini kanıtlıyordu…
Kerküklü Prof. Dr. Abdülhalik Bakır’ın yönettiği panelde Yrd. Doç. Dr. Cevdet Emin Ekinci de “Harput mimarisi”ndeki sanatsal zenginliği anlattı. Doç. Dr. Emre Mardan, yeni onaylanan “koruma planı”ndaki tarihi dokuyu gözetmeyen yapı adalarına ve yol düzenine dikkat çekti. SİT kararı 1985’te alınmasına ve yasanın “bir yıl içinde plan hazırlanması”nı öngörmesine rağmen tam 23 yıl gecikilmesi, Harput’un ne denli unutulduğunu gösteriyordu...
Yrd. Doç. Dr. Yüksel Altıntaş’ın ise üniversitenin “ilgisiz”liğinden yakınanları yanıtlarken, Kalenin tam karşısında tarihe saygısızca yükselen “Harput Konağı”nı göstererek, “Bu binayı dikerken bize mi sordular” demesi çok yerindeydi. Aynı yamaçlara benzer saygısızlıkla oturtulan devasa “Kuran kursu binası” ile diğer uygunsuz yapılar da koruma planındaki gecikmenin “neden”ini açıklar gibiydiler...
Bütün bunların arasında, 2005’te ‘Müze Ev’ işleviyle restore edilen yaklaşık 200 yaşındaki “Şefik Gül Kültür Evi” ise yüreklere su serpiyor. ÇEKÜL’ün önderliğinde mimar Metin Keskin, Mimar Mithat Coşkun ve İnş. Müh. Mehmet Gül’ün özenli becerileriyle gerçekleşen restorasyon, Harput’a en anlamlı armağan.
O gece, tarihi Cimşit Hamamı’ndaki Yusuf Usta’nın yerinde doyumsuz “tandır ekmeği eşliğinde”ki kebabını tadarken, Belediye Başkanı Salmanoğlu’na “seçim duası”nı anımsattım. “Kentin girişindeki 5 evin restorasyonuyla başlıyoruz” dedi ve ekledi: “Elazığ için Harput artık sürekli yaşanan, gurur kaynağı kültür kenti olacak...”
Anadolu’nun eşsiz müzik ve oyun sanatçıları, türkü, şiir ve edebiyat düşkünü “Gaggoşlar Diyarı”ndaki bu “umut veren” sözlerle ilgili gözlemlerimizi, başkana söylediğimle noktalayalım: “Eğer dediklerinizi yapmazsanız, 5 yıl sonra bu kez, hem Harput, hem de bizler yeniden seçilmemeniz için dua edeceğiz..”
Kaynak: Cumhuriyet OKTAY EKİNCİ 11-6-2009 http://www.yapi.com.tr/Haberler/elazigda-harput-sozlesmesi
|
 |
wadem
12 yıl önce - Cum 04 Mar 2011, 23:27
(+)
(+)
(+)
|
 |
Barış23
12 yıl önce - Prş 10 Mar 2011, 20:11
(+)
(+)
(+)
|
 |
mehmet yurt
12 yıl önce - Prş 07 Nis 2011, 14:21
Harput`ta Altyapı Sorunu...
Elazığ Valisi Muammer Erol İl Özel İdaresi tarafından Harput’ta başlatılan altyapı çalışmalarını yerinde inceledi.
İl Özel İdaresi tarafından Harput’ta Harput Koruma Amaçlı İmar Planı kapsamında ihalesi yapılan Çevre Düzenleme, Yapısal Uygulama, Sokak Sağlıklaştırma ve Altyapı Uygulaması işi ihalesi yapılarak çalışmalara başlandı.
Yapılan çalışmaları yerinde inceleyen Elazığ Valisi Muammer Erol, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Nazif Bilginoğlu’ndan çalışmalar hakkında bilgi aldı.
İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Nazif Bilginoğlu, Harput Koruma Amaçlı İmar Planı kapsamında ihalesi yapılan Çevre Düzenleme, Yapısal Uygulama, Sokak Sağlıklaştırma ve Altyapı Uygulaması işinin 1.313.737 TL bedelle ihale edildiğini ve işin süresinin 180 gün olduğunu açıkladı.
Nazif Bilginoğlu sözlerini şöyle sürdürdü; “İhale kapsamında Harput’un önemli sorunu olan yağmur suyu tahliye sistemi, kanalizasyon altyapısı ve içme suyu yenileme işi yapılacaktır. Harput’un merkezinde başlatılan altyapı çalışmaları tamamen yapıldıktan sonra da yollar Harput Koruma Amaçlı İmar Planı gereği doğal taşlarla kaplanacaktır. Bunların yanında İl Özel İdaresi tarafından tarihi yapılarla ilgilide birtakım çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmalar kapsamında belirlenen tarihi yapılar aslına uygun şekilde restore edilecektir”.
|
 |
sayfa 29  |
ANA SAYFA -> Diğer Şehirler
|