Mustafa Urgancı
16 yıl önce - Cum 20 Tem 2007, 12:37
Başlık
Başlık Rönesans döneminde Osmanlı ve Anadolu'nun durumu iken, cevaplar Rönesasın nedenleri üzerine, bu da tartışmayı başka yöne kaydırıyor. Dikkat edilmesi gerekiyor.
Cevap olarak ise:
a) Osmanlı açısından:
Osmanlı Devleti, 15. yüzyılın ikinci yarısında artık bir dünya imparatorluğuna dönüşmüş ve Anadolu Selçuklularının varisliğine Roma’nın varisliğine de eklemiştir. Bu noktadan itibaren İslam dünyasının en önemli siyasî gücü olma yoluna giren Osmanlılar, gerek Şiî Safevîlere karşı yürüttükleri mücadelenin gerekse Mısır’ı ele geçirip Kutsal Toprakların koruyuculuğunu elde etmelerinin sonucunda Sünnî İslam dünyasının lideri konumuna da yükselmişlerdir. Siyasî düzlemde meydana gelen bu değişimin idarî, sosyal, iktisadî ve kültürel alanlarda da yansımaları olduğu muhakkak.
Sonuç olarak, bir uç beyliğinin cihan imparatorluğuna dönüşümünün, Cengiz, Timur, Attila vb.den çok daha farklı tarihî şartlarda, tedricî bir surette, sağlam temellere dayalı olarak gerçekleştiğini ve, bu dünya devletinin, tam da bu özelliklerinden dolayı dünya siyasetine daha uzun bir süre yön verdiğini söyleyebiliriz.
--------------------------------------------------------------------------------
* Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü.
b) Anadolu açısından
- Bu dönemde Özellikle İstanbul'un alınışından sonra saray yaşamaının başlamasından sonra dil giderek arapça ve farsçanın etkisi altına girmiştir ve 19. yüzyıla kadar girmiştir.
- 14. Yüzyıldan sonra Kadirilik Halvetilik, Nakşibendilik, Rıfailik, Zeynilik, mevlevilik ve diğer tarikatlar Anadolu'ya yayılmıştır.
- Halıcılık en önemli eserlerini vermiştir. İlk defa hayvanlı figürlere geçilmiştir.
-Çinicilikte en parlak dönemler yaşanmış bu 19 yüzyıla kadae devam etmiştir.
-TABİİ EN ÖNEMLİSİ TARIM;
Klasik Osmanlı döneminde (15 ve 16. yüzyıl) çiftçiler sahip oldukları üretim aracına göre adlandırılmış ve buna göre katagorilere ayrılmıştır. Köylüler tasarruflarındaki arazi büyüklüğüne göre çift, nîm çift, bennâk, c ab Ordunun ateşli silahlar ile tanışması tımar sahiplere olan ihtiyacı da azalmıştır. Bu nedenlerle daha az önemli olan tımarlar sipahilerden alınmış ve ihale yöntemi ile mültezim adı ile anılan kişilere devr edilmiştir. Mültezimler, daha çok kar elde etmek amacı ile padişaha ihalede ödedikleri götürü usulü vergiden daha fazlasını reayadan almak için her türlü baskıyı uygulamış ve köylünün yoksullaşmasına neden olmuştur. İlk olarak 3 yıllık dönemler için ihale edilen dirlikler daha sonraları nüfuzlu kişilere 10 yıl hatta ömür boyu peşin, kira, açık artırma ile devredilmiştir. Bu uygulama eski küçük işletmeleri feodal bir yapıya dönüşmenin başlangıcı olmuştur. 16 yüzyılın ortalarına kadar 150-200 bin arasında olan cebeliler yüzyılın sonuna doğru 8 bine düşmüştür (Dinler, 1996). Askeri sistem toprak sisteminden beslenme si bu hızlı düşüşü yaratmıştır.
|