Eskişehir Çevre Derneği’nin başlattığı damacana kapağı toplama kampanyasında elde edilen gelir ile fidan satın alınıyor
Eskişehir Çevre Sağlık Derneği'nin başlattığı damacana kapağı toplama kampanyasıyla elde edilen gelirle fidan satın alınıyor. Can, Yunusemre Devlet Hastanesi'nde biyolog olarak görev yaptığını belirterek bu yüzden plastik atıkların çevreye verdiği zararın ne kadar büyük olduğunu iyi bildiğini kaydetti. Çevreye katkı sağlamak için dernek kurmaya karar verdiklerini ifade eden Dernek Başkanı Emin Can, şöyle konuştu: ''Eskişehir Çevre Sağlık Derneği 4 yıl önce kuruldu. Dernek kurucularının çoğu hekim, biyolog ve ziraat mühendisi. Kent genelinde çeşitli projeler ve faaliyetleri yürütüyoruz. Dernek üyelerinin çoğu okul öncesi, ilköğretim ve üniversite öğrencileri. Damacana kapaklarının fidana dönüştürülmesi üniversite öğrencileri tarafından projelendirildi. Projeyi kabul ettik. Projeyle plastik damacana kapaklarını çevre kirliliğinin bir parçası olmaktan çıkarttık. Kampanyayla toplanan kapakların geri dönüşümü ülke ekonomisine gelir sağlıyor. Elde ettiğimiz gelirle fidan satın alıyoruz. Bir fidan 267 damacana kapağının gelirine denk geliyor.''
Öğrenciler ve ev kadınlarından yoğun ilgi
Can, ilköğretim çağındaki çocukların evden veya çevrelerinden topladıkları kapakları derneğe getirdiklerini belirterek, kampanyaya ev kadınlarının da yoğun ilgi gösterdiğini bildirdi. Kampanyanın genişlemesiyle kentte damacana kapaklarının geri dönüşümü bilincinin daha iyi yerleşeceğini belirten Can, şunları söyledi: ''Bir ev kadını 'damacana kapaklarını ne yapacağımı bilemiyordum' dedi ve evde topladığı yüzlerce kapağı derneğimize getirdi. Bunun gibi çok insan var. Kentte 8 noktada damacana kapağı toplama yerleri oluşturduk. Akaryakıt istasyonlarında toplama noktası oluşturmak için iş yeri sahipleriyle iletişim kurduk. Özel bir geri dönüşüm şirketiyle anlaştık. Kapakların ağırlığı 200 kilogramı geçince derneğimize gelip alıyorlar. Kampanyayla bir parça da olsa plastik atıkların çevreye verdiği zararı önlemeyi çalışıyoruz. Satın aldığımız fidanları Orman Bölge Müdürlüğü'nün gösterdiği alanlara dikiyoruz.''
Keşke yeşil ve beyaz cam şişe bidonları gibi plastik bidonları da ayrı olsa. Plastiğin doğada erimesi uzun zaman alıyor. Güzel bir uygulama olmuş. Ancak ya bu çocuklar çöplerden plastik kapak toplayacağız diye hastalık kaparlarsa???
Arkadaşlar Avrupa'da çöp tenekeleri ayrı ayrı.Metal, organik, şişe, kağıt vb. gibi cisimleri Avrupa'da insanlar cinsine göre atıyorlar çöpe.Bence bu uygulamayı geri dönüşüm çöp olarak yapsalar iyi olur.
Kutlamak gerek .. Plastik atıkların doğa'da yok olmasının 200 yıl kadar bir zaman aldığını düşündüğümüzde bu kirliliğin boyutları ortaya çıkıyor. Diğer illerimizde de bu duyarlılığın gösterilmesi lâzım.
İstanbul'da bu atıklar gerek toplayıcılar gerekse de Büyükşehir Belediyesi'nin "Katı Atık Ayrıştırma Merkezleri" tarafından ekonomiye kazandırılıp çevre kirliliğinin önüne geçilebiliyor belki ama bir fidanın dikilmesine vesile olmak ve bunun vereceği haz bambaşka bir duygu bence. Hele binlerce hektar ormanımızın yandığını/yakıldığını! üzülerek izlediğimiz bu dönemde ayrı bir önem kazanıyor ..
Bu tür derneklerin teşvikiyle evlerin bir köşesinde bu atıkları biriktirmek, belli günlerde ilgili yere teslim etmek hiç birimiz için zor olmasa gerek. Hem bu şekilde Aylin arkadaşımızın işaret ettiği gibi çocukların çöpe bulaşması vs. de engellenmiş olur.
Düşündüm, böyle bir çalışmaya bugün itibarıyla katkıda bulunmaya başlasam ve sadece kapak hesabıyla , ortalama insan ömrünü dikkate alarak, öldüğümde en az 20 tane ağacım oluyor .. Öldüğünde bir dikili ağacı olmayanlara inat, tam 20 ağaç . Ve çarpın bunu diğer katılımcıların sayısı ile hiç de azımsanamayacak rakamlar ortaya çıkıyor.. Bayağı kârlı bir iş bu, önayak olmak lâzım ..
Arkadaşlar Avrupa'da çöp tenekeleri ayrı ayrı.Metal, organik, şişe, kağıt vb. gibi cisimleri Avrupa'da insanlar cinsine göre atıyorlar çöpe.Bence bu uygulamayı geri dönüşüm çöp olarak yapsalar iyi olur.
Bir Çevre Mühendisi olarak bu uygulamaların pilot bölgeler seçilerek belediyeler ve çeşitli özel kuruluşlarla başladığını belirteyim öncelikle. Bu uygulamayı hayata geçirebilmek için bir yönetmelik çıkarıldı ve uygulanmaya çalışıyor.
Pilot bölgelerde öncelikle farklı renkte çöp torbaları atık kaynaklarına ulaştırılıyor (ev, ofis, vb.). Sonra bu farklı renkteki poşetleri nasıl kullanacakları bireylere tek tek gösteriliyor ve okullarda bu konularla ilgili eğitimler veriliyor.
Ulusal Çevre Mevzuatlarımız arasında "Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yonetmeliği" de bulunuyor. Bu yönetmelik atıkların kaynağında nasıl ayrı toplanacağını ve geri dönüşümde nasıl kullanılacağını. Geri dönüşümü mümkün maddelerin neler olduğunu içeriyor.
Bunu yapmak inanın çok kolay bir olay değil. Mesela ben kendi bölgemden örnek vereyim. İstanbul' un merkezi konumunda çok yoğun bir semtte konu hakkında çalışmalar yapıyoruz. Şişe ve pet ürünlerin geri dönüşümünü özendirici ilanlarla birlikte çoğunuz şişelerin ayrı toplandığı özel konteynırları görmüşsünüzdür. Bunların içerisinden her gün birçok organik atık çıkarıyoruz. Kaynağında ayrı toplama işlemini başaramadığımızdan özel katı atık aktarma istasyonlarında ayrıştırıcılar yardımıyla bunu yapmaya çalışıyoruz.
Konu hakkında güzel bir çalışmayı sizinle paylaşmak istiyorum.
Herşeyden önce çevre hakkında birçok yönetmelik olmasına rağmen uygulama alanlarında eksiklik var. Tam anlamıyla oturmuş bir çevre politikasına sahip değiliz. Ancak ilerisi için çok umutlu olduğumu söylemek istiyorum. Geri dönüşüm alanında yavaş yavaş AB yi yakalamaya çalışıyoruz, bu yolda her bireyin ayrı bir sorumluluğu var ve herkes üzerine düşeni yapabilirse çok büyük bir yol almış olacağız bu konuda
Harika bi uygulama.Japonya'da da "Mese Bank"Projesi var.Minik Mese palamutlariyla "Mese Bank"a gidiyosunuz.adiniza hesap aciliyo ve Mese Palamutlariniz belli bi sayiya geldiginde,ucretsiz olarak Mese Fidani
hediye ediliyor.
Antik Caglarda Anadolu'dan "Mese Denizi"diye soz edildigini okumak ve ustune taa elin Japonya'sinda boyle bi uygulama oldugunu ogrenmek baya geriyo,kasiyo insani...
Ne dersiniz??!!!
Eskişehir`de çeşitli noktalarda Büyükşehir Bld`nin 3 bölmeli (cam,plastik,kağıt atık için ) kutuları var halka bu kampanya yeterince duyurulup ve bu kutulardan da faydalanırsa çöp karıştırılmak zorunda kalmaz.
Herhalde damacana suyunun en yoğun kullanıldığı yer İstanbul'dur. Bu nedenle uygulama İstanbul genelinde de yaygınlaşırılmalı hatta toplanacak atıklar damacana kapağıyla sınırlı kalmamalıdır. Örn: Plastik kola, meyve suyu şişeleri de toplanmalı. Çünkü çok fazla kola, meyve suyu vs. tüketiliyor. Bir de marketlerde plastik torba verilmemeli, herkesin yeniden pazar filesi kullanması teşvik edilmeli.