1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
hurşit saral
16 yıl önce - Prş 05 Tem 2007, 21:31
Kayda değer kadın şair yok; neden?
Kayda değer kadın şair yok; neden?
Merhaba sevgili dostlar.
Hiç belleğinizi zorladığınız oldu mu? Salt ülkemiz için değil tüm dünyamız için de geçerli bir tümce bu.
Ne Mısırı,İndus, Mezopotamya ve Küçükasya uygarlıklarında; ne de anlı şanlı şişirilmiş Yunan-Roma ya da Uzakdoğu uygarlıklarında kayda değer kadın şair yok. Aslında insanlık adına da üzücü bir durum sergilemekte.
Karanlık Ortaçağ Avrupasını saymayalım. Parlak İslam coğrafyasında bir örnek var mı? Rabia Hatunu şair sayabilir miyiz?
Yeni ve Yakınçağ Avrupa’sı, buna koşut Atlantik ötesi Yenidünya’da bir örnek gösterebilir miyiz? Osmanlı’da bazı küçük örnekleri varsayılır mı? Tanzimat’ta bazı küçük kıpırtılar olmuş mudur?
Cumhuriyet dönemi kadın şairlerimizden kaç kişi saya biliriz? Kaçının adını ezbere biliriz?
Her şey bir yana modern dünyanın örnekleri var mı?
Aslında bu “kadın” tem’ini daha da genelleştirebiliriz; Neden kadın filozof, neden kadın peygamber yok? Diye. Ama konuyu dallandırmayalım.
Sözün özü bana göre; kadınegemen toplumdan erkekegemen topluma geçmekle başlar. Ama sizlerin değişik engin görüşlerinden yararlanmak isteriz.
Size Antik Dünya’dan tek bir örnek vererek sözlerimi sonlandırmak istiyorum.
Barbaros’dan ötürü hemşerimiz olan; İlk kadın şair, Sapho:
Midilli, ünlü kadın şair Sapho’nun adası. Şiirlerinin büyük bir çoğunluğu yitik. DÖ 7. yüzyılda yaşadığı söylenen Sapho, Ege adalarında konuşulan Eolya ağzıyla / şivesinde yazar. Sapho, diktatör Pittakos’a karşı çıktığı için Sicilya’ya sürülür. Midilli’ye döndükten sonra, müzik ve dans dersleri verdiği ve yalnızca kadınlara açık bir okul oluşturur. Adanın bir başka kıvancıysa halk ressamı Theofilos’un Midilli’li olması.
Yazın dünyamızı taçlandıran kadın şairlerimizin umu ve beklentisiyle, hoşçakalınız.
Hurşit Saral
|
 |
Rasimm
16 yıl önce - Prş 05 Tem 2007, 21:37
Kadınlar mı duygusal yoksa erkekler mi duygusal?
'' Kadınlar mı duygusal? Erkekler mi duygusal? '' sorusuna da bir yanıt olabilir değil mi
|
 |
hekimkubilay
16 yıl önce - Prş 05 Tem 2007, 21:39
Cerrahpaşada Kadın-doğum hocalarımızdan Prof.dr.fahri Öçer bir gün derste kadınların biokimyasal olarak her ay değişen dengelerinden dolayı zihni ve duygusal olarak süreklilik isteyen işlerde başarılı olamadıklarını söylemişti.
hoca aynen şöyle demişti'' düşünün birkere her ay bütün dengeniz bir-kaç günlüğünede olsa yıkılıp yeniden yapılıyor. o yüzden kadınlardan zihni ve duygusal süreklilik isteyen işlerde pek başarılı olan olmaz. mesela bir büyük şair,romancı,devlet adamı göremezsiniz'' .
bu fahri hocanın düşüncesi. benim değil.sanırım bilimsel bir geçerliliğide yok;kişisel gözleme dayanıyor.Olayın esasını psikiatristlere ve kadın doğumculara sormak gerek.
En son hekimkubilay tarafından Prş 05 Tem 2007, 21:47 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Atilla DÜNDAR
16 yıl önce - Prş 05 Tem 2007, 21:52
| Alıntı: |
| Cumhuriyet dönemi kadın şairlerimizden kaç kişi saya biliriz? Kaçının adını ezbere biliriz? |
Belki azdır, ama özdür. Dünyada hangi ülkeden, kaç kadın böylesi bir dönemi yaşayıp adından ve geride bıraktıklarından söz ettirebilmiştir?
Ayrıca en önemli konu da, kadın her zaman ilham veren olmuştur. Okuduğumuz ya da duyduğumuz şiirlerin çoğunluğu kadına atfedilmiştir. O zaman kadın şiirin altında bir imzadan çok, şiirin içerisindeki tema'dır. Varsın yazmasınlar, yeterki ilham veren olsunlar.
|
 |
Necmettin K.
16 yıl önce - Prş 05 Tem 2007, 21:57
Çok Saygıdeğer Hurşit Kardeşim,
Beyler dışarıda bülbül, evde kuma kuşu olduklarından, dışarıda söyledikleri kayda alınırken, hanımların evde söylediklerini kayda alan olmadığından, "kayda değer kadın şair yok; neden?" sorusuna muhatap oluyorlar.
İşin şakası bir yana gerçekten kadınların söylediklerini kayda almayan ve kayda değer bulmayan toplumlarda, kadın şairler ünlenemezler.
Şairlik, "Ozanlık" geleneği bir ortaasya kültürüdür. Şamanizmin en önemli aktörleri ozanlardır.
Törenlerde irticalen ( duygularının ifade ettiği şekilde, düşünmeden, içinden geldiği gibi, bir kalıba, bir ölçüye dayanmadan, ama Türk şiir edebiyatı ve halk edebiyatı kafiye ve redif ölçülerine uyarak dilden söylenen şiir), ağıt yakan veya methiyeler dizen kadınların sözleri dikkate alınıp kayıt tutulmadığından ve toplum içinde kadınların şiir okumaları İslama girdikten sonra sınırlandırıldığından, kadın ozanlar yokmuş sanılır.
Özellikle alevi cemaatinin geleneksel cem törenlerinde deyişler söylemeleri ile ünlü kadın şairler vardır. Zaten cem törenleri iyi incelendiğinde şaman inancının izlerini bulmak mümkündür.
Bir ikinci durum ise kadınların sivil toplum kuruluşlarına daha tam olarak katılmaları mümkün olmadığından, birkaç şiir yazan şair erkeğin kitap yazdığı dönemde kadın şairlerin şiirlerini yazmaları ve kitaplarının satış rekorları kırmaları mümkün görünmemektedir.
Türk Sanat müziğinde binlerce şarkının söz yazarları, yine günümüz popüler müzik söz yazarları kadın olmalarına rağmen kadın şairler yok sayılmışlardır.
Belki de erkek erkil bir millet yapısının hatası sonucu kadın şairler yok sayılmaktadırlar.
Şairlerin kronolojisine bakıldığında, erkekler kadar kadın şairlerinde oldukları, ama erkeklere göre cılız kaldıkları görülecektir.
Saygılarımla.
|
 |
Mert_Bey
16 yıl önce - Prş 05 Tem 2007, 22:16
Hep kadinlara siir yazildigindan olsa gerek
Kendilerinin yazma ihtiyaci pek dogmuyor dogal olarak
Okumaktan yazmaya vakitleri de olmaya bilir
|
 |
Burhanettin Akbaş
16 yıl önce - Prş 05 Tem 2007, 22:26
Aslında bu "gül ile bülbül"ün hikayesidir. Tanrı, güle güzellik vermiş, zariflik vermiş, hoşluk vermiş. Ne zaman ki bülbül, gülü görmüş, ona sevdalanmış, gönlünü kaptırmış. O gün bu gündür, bülbüller hep öter, öter, öter. Erkekler bülbüldür, kadınlar ise güldür. Gül, şarkı söylemez, şiir yazmaz ama zaten kendisi şiirdir, şarkıdır. Eskilerin meşhur sözüdür: Yazana değil, yazdırana bak derler. Bülbül ise Andelip'tir. Uğrunda ölecek kadar gülü sever ve ölünceye kadar da onun uğrunca şarkılar ve şiirler söylemeye devam edecektir.
|
 |
uğurkoç
16 yıl önce - Prş 05 Tem 2007, 22:37
Şiir yazmak için azıcık acı falan çekmek lazım. Genelde peşinden koşturup olmadık eziyetleri erkeklere çektirenler kadınlar. Haliyle bir duygu yoğunluğu oluyor erkeklerde.
Ayrıca şiir,roman vs yazmak ;gezmek,görmek,bilmek ve hissetmek gerektirir. Bunlarda son yüzyıl yada son 20-30 sene ye kadar, kadınlara tanınmayan haklardı. Hanımlarda ondan eksik kalmış olabilir. Ama günümüzde köşe yazarı vs yazarlıkta iyiler.
Şiirin birde hesabı kitabı oluyor, yok 13 lü hece, vs vs,
Hesap kitabıda çok sevmiyorlar hanımlar.
|
 |
A.Mehmet
16 yıl önce - Cum 06 Tem 2007, 00:02
| Alıntı: |
| Kayda değer kadın şair yok; neden |
Cunku siirlerin yuzde doksani kadinlar uzerine yazilmistir.
|
 |
Armağan Örki
16 yıl önce - Cum 06 Tem 2007, 00:09
| Alıntı: |
| Şiir yazmak için azıcık acı falan çekmek lazım. Genelde peşinden koşturup olmadık eziyetleri erkeklere çektirenler kadınlar. |
Bu görüşe katılamıyorum; çünkü şiirler yalnız aşk üzerine yazılmaz ki... Doğa, Tanrı, vatan gibi konular üzerine de eser vermiş bir kadın şair bulmak cidden zor...
Buna nedenin, toplumların etkisi olabileceğine inanıyorum.
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|