Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Kıbrıs birleşsin mi?
« önceki   123 ... 222324 ... 606162   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
sayfa 23

Kıbrıs birleşsin mi?
Türkiye ile birleşsin 64.2%  64.2%  [450]
Rumlarla birleşsin 11.8%  11.8%  [83]
aynen devam etsin 18.1%  18.1%  [127]
banane Kıbrıs'dan 5.8%  5.8%  [41]
Toplam Oy : 701

seferB
12 yıl önce - Cmt 23 Tem 2011, 01:42



ahmetgülen
12 yıl önce - Cmt 23 Tem 2011, 01:44



görkem 07
12 yıl önce - Cmt 23 Tem 2011, 01:47



En son görkem 07 tarafından Cmt 23 Tem 2011, 01:54 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi


Ahmet Kozanlı
12 yıl önce - Cmt 23 Tem 2011, 02:09

Alıntı:
Güney Kıbrıs’taki faşist “Ulusal Halk Cephesi” (ELAM) mensupları Larnaka’nın eski Türk mahallesinde terör estirdi. Rum Yönetimi’nin yıllarca propaganda malzemesi yaptığı ‘Türkçe sokak isimlerini’ tek tek boyayan ELAM mensuplarından herhangi birinin polis tarafından tutuklanmadığı bildirildi.
Barış Harekatı’nın 37’nci yıldönümü münasebetiyle 19 Temmuz gecesi kilisede toplanan ELAM örgütü üyelerinin, gece yarısından sonra Türk mahallesine girerek, Türkçe yazılı sokak isimlerinin tümünü siyaha boyadığı bildirildi. Bölgede yaşayan Kıbrıslı Türklerin ihbarı üzerine Larnaka’ya giden KIBRIS muhabirleri, ELAM’ın yarattığı çirkinliği görüntülerken, Rum basınının konuya ilgi göstermemesi dikkat çekti.
Birkaç yıl öncesine kadar yaklaşık 200 Kıbrıslı Türk’ün yaşadığı tahmin edilen Larnaka’da son faşist ve ırkçı olayların ardından korkunun hakim olduğu ve bu sayının çok gerilediği bildirildi. KIBRIS’ın, Larnaka sahilinde görüşüne başvurduğu ve isminin açıklanmasını istemeyen bir Kıbrıslı Rum “Burada çok az sayıdaki Kıbrıslı Türkü mutlu edemiyor ve kaçmaları için uğraşıyorsak, ileride nasıl birlikte yaşayacağımızı ben de merak ediyorum” dedi ve Rum lideri Dimitris Hristofyas’ı bu konularda önlem alamamakla suçladı.

Belediye bazı tabelaları temizledi

Larnaka’ya giden KIBRIS ekibi, ELAM üyelerince boyanan bazı tabelaların silindiğini, bazılarının ise hala boyalı olduğunu gördü. AKEL üyesi Belediye Başkanı Andreas Moyseos’un ilk günden durumdan haberdar edildiği ve boyaların silinmesi yönünde talimat verildiği bildirildi.
Adının açıklanmasını istemeyen bir Kıbrıslı Rum, ELAM’ın bu çirkin davranışıyla ilgili olarak Rum medyasını da haberdar ettiklerini, ancak dünkü gazetelerde herhangi bir haber göremediklerini belirtirken “Herkes korku içindedir” dedi.
Bölgede özellikle ELAM grubunda bulunan kişilerin Larnaka’da yaşayan Kıbrıslı Türklere karşı zaman zaman tehditler savurduğu da öğrenildi. Bazı Türklerin ölümle dahi tehdit edildiği ifade edildi.
Sadece Kıbrıslı Türklere değil, bazı ilerici Kıbrıslı Rumlara da aynı tehditlerin savrulduğu ve Güney Kıbrıs’ta ciddi iç kavgaların yaşanmasının beklendiğini söyleyen Larnka’da yaşayan bir Kıbrıslı Türk, “Güneyde EOKA yine hortladı. Çok yakında iç savaş çıkarsa şaşırmayın” dedi.

http://www.kibrisgazetesi.com/


Hala neyi tartışıyoruz, anlamıyorum. Kıbrıslı Türklerle iyi anlaşan rumlar olabilir, istanbulda da rumlar var ve bizimle gayet iyi anlaşıyor. Ancak rum yönetiminin tutumu ortada, yarın kıbrıs birleşirse ve yönetim rumlarda olursa, bize kabasakal diyen ilerici(!) Türkleri tek tek avlarlar, rum basını da tıpkı yukardaki olaydaki gibi görmezden gelir.


AbbA
12 yıl önce - Cmt 23 Tem 2011, 02:31

Alıntı:
Bence Türkiyenin kıbrısa uyguladığı fiili işgal sona ermeli ve kıbrıs, türk ve rum halklarının ortak paydasıyla yeniden birleştirilmelidir.


KIBRIS RUMU VE KIBRIS TÜRKÜ arasında ortak paydaya kadar sorun yok. En son uzlaşma denemesi malum 2004 de oldu.

Ancak işgalci konusunda sıkıntı var. (=
Rum kesmindeki KIBRIS ULUSAL MUHAFIZLARI parçası sayılan Yunan Silahlı Kuvvetleri İşgalci değil? Sanırım 10 bin personel civarında bir silahlı gücü var adada.



Güzel fatih

12 yıl önce - Cmt 23 Tem 2011, 03:08
Ali Demirkıran; “Arzı Mevud'a bir hançer: Kıbrıs Barış Harekâtı”




ismet meruni
12 yıl önce - Cmt 23 Tem 2011, 03:14

Alıntı:
Tartisilmasi gereken bir konu da asiri derecede fanatik Ortadoks Rum ile daha az dindar olan Turkler bir arada yasayabilecek mi?

Yunanistan'daki Turk azinligin cektigi eziyet ortada. Turkleri zorla Ortadokslastirmak istiyorlar.


Bu konu önemli. Her iki tarafta da ırkçılığa varacak derecede milliyetçi insanlar var. Ancak benim görüşüm sağduyu hakim gelecektir. Tüm ulusların manyak derecede fanatik milliyetçileri var. Ancak her gün dünyanın her yerinden ırkçı saldırı haberleri gelmiyor. Elbette olaylar yaşanıyor, hatta genel olarak sağ paradigma tüm dünyada etkinliğini arttırıyor, ancak mücadele etmeliyiz, insanları birbirimizden farkımız olmadığına ikna etmek için çalışmalıyız, ırkçılığın, fanatikliğin en büyük insanlık suçu olduğunu insanlara anlatmalıyız.

Yalnız Yunanistan'daki Türk azınlıkla ilgili bir şeyler söylemek istiyorum. İstanbul Bilgi Yayınlarından çıkan Dün-Bugün serisi var, linki burada http://www.bilgiyay.com/books.asp?typelist=1&typeID=23

Ben konumla ilgili oldukları için bir çoğunu okudum. Master'da reciprocity yani mütekabiliyet ilkesi üzerine bir şeyler çalışmak istiyorum. Özellikle RECIPROCITY - Greek And Turkish Minorities Law, Religion And Politics kitabı var. Derleme bir kitap. Samim Akgönül editörlüğünü yapmış. Orada okuduklarım kadarıyla Yunanistan'daki Türk azınlığın vaziyeti Türkiye'deki Rum azınlığın vaziyetinden çok daha ilerde. Özellikle dil ile ilgili konularda bizden çok daha ilerdeler. Ancak elbette ki yeterli değil, hala Atina'da cami olmamasını kimse açıklayamaz bana, gerçi inşaatı sürüyor bildiğim kadarıyla bir caminin. Ancak bunlar hep sağduyulu insanların iktidara gelmesiyle olacak şeyler. Örneğin Selanik'te bugüne kadar hep sağ partiler belediye başkanı çıkarmış, ancak son belediye başkanı (köken olarak KKE'li, yani Komünist Partili) bağımsız olarak girdi ve sosyalist bloğun oylarıyla belediye başkanı seçildi. Tarihte ilk kez Neo-Demokratika ve PASOK dışından biri belediye başkanı seçildi. Adı Yannis Butaris. Bundan önceki sağcı belediye başkanları Selenik'in Türk ve Yahudi geçmişini yok saydılar. Oysa sadece bir asırdan kısa bir süre önce oradaki üç halkın (Türk - Yunan - Yahudi) nüfusları eşitti. Özellikle Türkler açısından ne kadar önemli olduğunu burda anlatmaya gerek yok. Ne bir anıt, ne saygı gösterisi hiç biri yoktu Türklere ve Yahudilere karşı. Ancak daha Yannis Butaris seçilir seçilmez Elefteri (Hürriyet) Meydanı'na isim babaları İttihat ve Terakki'yi hatırlatacak bir anıt yaptıracağını söyledi. Üstelik İttihat ve Terakki o meydan'da ilk kez tanınmaya başlamış. Elefteri adını da İttihat Terakki koymuş. Butaris ardından Cami inşaatına başlanacağını duyurdu ve Yahudilerle ilgili de anıt yapılacağını belirtti.
Bizim gibi insanlar iktidara geldikçe sağcı ve gerici insanların sayısı da azalacaktır, çünkü halk bunların insanları milliyetçilik ayağına nasıl dolduruşa getirdiğini hatırlayacaktır. Bence Selanik örneği bizim için çok önemli.

Alıntı:
Ada'da birleşik Kıbrıs için faaliyet gösteren kuzeyli ve güneyli sivil toplum örgütleri var mı acaba? Varsa bu kurumlar birlikte hareket edebiliyorlar mı? Faaliyetleri hakkında biraz bilgi verebilirseniz iyi olur.


Sivil toplum örgütlerinden ziyade partiler aracılığıyla kamuoyu oluşturmaya çalışıyoruz. Çözüm İçin Anti-Emperyalist Birleşik Cephe var örneğin. Hikmet Kıvılcımlı ekolünden geliyor. Mesela bu İngiltere'deki Socialist Worker ile beraber çalışıyor. En önemli partilerimiz Birleşik Kıbrıs Partisi ile Yeni Kıbrıs Partisi. Bu ikisi AKEL ile sürekli koordinelidir. Ben açıkçası pek faal değilim. Malum öğrencilik.
Ancak gözlemlediğim kadarıyla bu partiler teoride iyiler ancak pratikte pek bir şey yapamıyorlar. Örneğin seçimlerde pek başarı gösteremiyorlar çünkü kendilerini halka anlatamıyorlar. Rum tarafında ise AKEL zaten solun tamamını içine çekiyor ama solun en büyük problemi olan iktidara gelince düzen partisi olma işi onlarda da var. Ama Rumlar bizlerden daha iyi örgütlenmiş durumdalar. Bir en büyük fikirsel destek bize Avrupa Sosyalistlerinden geliyor. Özellikle AB Parlamentosundaki Party of the European Left bize her ortamda sahip çıkıyor.

Alıntı:
Bence tartışılması gereken Türklerin ortodokslaşması değil daha fazla nüfuslu,daha güçlü ve ab üyesi Rumlarla ortak bir devlette yaşadıkları zaman Türkçenin kaç yıl daha ada üzerinde konuşulan bir dil olarak kalacağıdır.Bir kişi dinini kaybedince asimile olmaz dilini kültürünü kaybederse asimile olur kanısındayım.Kıbrısta Rum egemenliği ve çoğunluğu altında olacak Türkler ticari,sosyal ve eğitim ilişkileri yüzünden Nesiller içinde Türkçeyi kaybedeceklerdir.benim fikrim bu.


Evet, bu gerçekten önemli bir nokta. Azınlıkların dillerini kaybetmesi olasıdır. Bu benim için bir kabus olur. Ancak unutulmasın ki Türkçe'nin Türkiye ve KKTC dışında resmi dil olduğu tek ülke Kıbrıs Cumhuriyeti'dir yani Rum Kesimidir. Tüm resmi evraklar, tüm resmi işler orada hem Rumca hem Türkçe olarak yapılır. Örneğin bir Rum'un nüfus cüzdanındaki her ibare ayrıca Türkçe olarak ta düzenlenmiştir. Üstelik Türkçe orada hala okullarda seçmeli derstir. Bence bu konuda bir sıkınta olmaz Kıbrıs'ta. Yani işler bozulana yani 1963'e kadar yüzyıllarca bu insanlar her iki dili de bilerek yaşamışlar. Yaşlı Kıbrıslılar hala her iki dili de bilir. Eğer ada bütünleşirse bir nesilin ardından herkesin yeniden her iki dili de konuşabildiği bir durum oluşacaktır. Ayrıca eğer AB üyeliği birleşik Kıbrıs'ta da devam ederse, ki edecek yani niye etmesin, AB'nin dil koruma programları var. Bunlar gerçekten çok işe yarıyor. Bugün AB'de bir çok dil koruma altındadır. AB'nin yerelleşmeyi destekleyici politikaları da dili korumak için bir araçtır ayrıca. Kıbrıs birleşince ya da Türkiye tam üye olunca Türkçe zaten AB'nin resmi dillerinden biri olacak. Bence o zaman sorun yok.
Ancak ben Türkiye'de bu konuda bir politika eksikliği olduğunu görüyorum. Bir çok konuda AB'ye baskı yapabiliyor Hükümet, ancak dil konusunda yapmıyor. Rumlar AB'ye girerken ellerinde koz kalması için Türkçe'yi resmi dil olarak tescilletmediler. Ayrıca AB için de anadili Türkçe olan bir çok insan var. Neden AB'ye bu konuda baskı yapılmadı? Neden resmi aday olan bir ülkenin dili resmi dil olması için AB zorlanmadı? Bu konuda bence ciddi bir politika eksikliği var Türkiye'de.

Alıntı:
O zaman bu noktada fanatik ortodokslar rum tarafında ne kadar etkin o önemli.İsmet bey bilgilendirirse iyi olur


Fanatik insanlar her yerde olduğu gibi Rum tarafında da var. Ancak küçük bir azınlık bu insanlar. Ancak her ülkede olduğu gibi Kıbrıs'ta da sinek küçüktür ama mide bulandırır. Sadece algıda seçicilik insanların Rumların hepsini çok fanatik zannetmesi.

Alıntı:
ismail kardes... Ben kazak Türküyum

benim atalarim KAZAK TÜRKÜDÜR... bu sana yeterli bir cevap olur...

Benim Turandaki kastimi sen anlmadin ,SEN kendi istedigin gibi anliyorsun.

Benim Kastim birlik beraberlik hepimiz ayni soydaniz hepimiz kardesiz...

Ama sen rumlar benim asil kardeslerim diyorsan. sen bilrsin
Bu kafa ile bir gidim yol ilerliyemezsiniz...


Demek istediğim bugün Kazakistan'da yaşayanların böyle bir niyetleri yok. Ha gider çalışırsın, arada güzel bir kardeşlik kurarsın, ben de seve seve desteklerim seni. Ben her ulusla beraber olmak isterim. Ütopyam sınırların olmadığı bir dünyadır. Ancak aynı soydan diye insanlar bin küsür yıldır ayrı yaşadığı insanları hemen kabullenemiyor. Farklı dinlerden olup farklı dilleri bile konuşsan yanyana yaşadığın insanla daha iyi anlaşıyorsun.

Alıntı:
Sorarım o zaman size, Kıbrıs ne zaman hür idi de, işgal altına girdi?
Tekrarlıyorum Türkiye Cumhuriyeti adaya asker çıkartan son ülkedir. Madem yabancı askerlerden şikayet ediyorsunuz, çıkartmak konusunda taleplerinizi önce Rum tarafındaki Yunan askerleri ve Ingilizlere iletirseniz daha makul olur.


Hemen TDK'ya başvuruyoruz:
işgal, -li Ar. iş¦¥l
a. (işga:li) 1. Bir yeri ele geçirme: “Çuhahane, bir kumaş fabrikasıydı, İstanbul'un işgali sırasında İngilizler yaktılar.” -B. Felek. 2. Bir yeri geçici bir süre için ele geçirme: “Bir gün okulda işgal eylemi olmuş, bütün öğrencileri toparlamışlar.” -A. Ümit. 3. Bir kimseyi işten alıkoyma, engelleme, oyalama: “Talebeyi dersten başka şeylerle işgal töhmeti ile tevbihe maruz kaldı, istifaya mecbur oldu.” -A. H. Müftüoğlu. 4. mec. Uğraştırma.

İşgal bir yeri ele geçirmedir, ancak benim çok takdığım bir şey değil söylem, isteyen istediğini söyleyebilir, önemli olan Kıbrıs'taki askeri varlıktır.

Alıntı:
Ikinci konu ihanet konusu. Ihanet bir "memlekete" olmaz, hukuki anlamda ihanet devlete karşı yapılır.
Sizin memleket, yani devlet olarak neyi kastettiğinizi bilsek işin rengi biraz daha netlik kazanacak.
Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti mi, KKTC mi, 1960 anayasasında yazılı ve Rum tarafından tarihe gömülen Kıbrıs Cumhuriyeti mi? Hangisine ihanet etmiş oluyorsunuz?


Benim memleketten kastım Kıbrıs'ın kendisidir. Devletler soyuttur, somut olan memlekettir, vatandır. Yaşadığınız yerdeki devleti onaylamıyor olabilirsiniz, ancak memleketiniz devletten farklıdır, o değişilmez. Şimdi mesela, Kıbrıs İngiltere'ye bağlıyken de benim memleketimdir, bağımsızken de. Tek fark ilkindeki devleti onaylamamamdır.

Alıntı:
Kibris Rumlari, Rumlarin en fasist ve irkcisidir, adamlar acik acik 'En Iyi Turk Olu Turk' diye maclarinda bagriyor, Papazlari, 'Turk elektirki ve suyu haramdir' diyor, 'Biz Turklerle yasamak istemiyoruz' diyor...


Bir arama yap bakalım şu sitede kaç kişi Kürtlerle, Ermenilerle, Yunanlarla, Araplarla ilgili neler neler söylemiştir. Şoven ve ırkçı insanlar her toplumda vardır.

Alıntı:
Peki şu an ada da, AB ye alınan rum kesiminde (Size göre asıl kıbrıs o kısım) Türkçe (hani namusun olan dil) resmi dil midir?


http://www.cyprus.gov.cy/portal/portal.nsf/0/3025 ...#_Section3

Bilmem anlatabildim mi?

AB'ye resmi dil olarak kabul ettirme konusunda da bu mesajda önce yazdıklarımla cevap verdiğimi düşünüyorum zaten, ancak şu da unutulmasın ki AB ile müzakereleri yapan Papadopoulos ve öncesinde Clerides'ti ki bunlar sağcı insanlardı.

Alıntı:
yunanistanda, yunancada neden tabelalar istanbul şeklinde değil de constantinepolis şeklinde yazılı, elin oğlu buna şarkı bile yazdı be hala anlayamadıysan diyecek bir şeyim yok, rum ve yunan hayranlığı gözünüzü boyamış.

Makedonyanın isminden dolayı nato alınmadığını ve bunu yunanlıların saçma bir sebepten dolayı engellediğini biliyormusunuz?


Çünkü İstanbul'un Yunancası Konstantinopolis'tir. Biz nasıl Türkçe konuşurken Selanik diyorsak Thessaloniki için bu da aynı şey. Çünkü bu isimler artık dile yapışmış şeylerdir. Ancak Rumlar da Yunanlar da İngilizce konuşurken İstanbul derler.

Bu arada o şarkı benim favorilerimden biridir. İstersen sana İngilizce'den başka Fransızcasını ve İspanyolcasını da yollayabilirim.

Evet Makedonya için öyle saçma sapan bir şey var. (elbette ki siyaset bilimi okuduğum için biliyorum bu durumu) Ancak ben de zaten tüm Yunanlar muhteşem, Tüm Rumlar harika insanlar demiyorum. Ancak fanatikler dışında bu işe kafasını takan kimse de yok açıkçası. Hala Türkiye'nin Kuzey Irak için Kürdistan diyememesi gibi bir şeydir bu.


Alıntı:
"Karasakal" ifadesi ne oluyor peki? Yeni bir halk mı bu "Karasakallar"? Madem solcu ve anti-emperyalist olduğunuzu iddia ediyorsunuz, nasıl bir halka/insan güruhuna/"community"ye böyle aklınızca "aşağılayıcı" bir tabir kullanabiliyorsunuz? Irkçı Almanlar da Türklere "Karakafalar" diye hitap eder, ama en azından onlar solcu değil neo nazi olduklarını açıkça belirtiyorlar.. Sanırım kendini İngiliz asilzadesi sanmayla ilgili bir durum bu.. Aynaya bakmanızı tavsiyer ederim..

Biz de Türkiye'de yaşayan yaklaşık 400 bin Kıbrıs Türk'üne çeşitli adlar takıp dalga mı geçmeliyiz?



Açıkçası bu dalga geçilmek için söylenen bir şey değil. Böyle bir isim var sadece. Bunu burdaki Türkler bile kullanır. Aşağılama, küçük düşürme gibi bir amacı yoktur bunun. Naiftir yani, kötülük barındırmaz içinde. Ama rahatsız olan olduysa özür dilerim, bu ortamda da bir daha kullanmam.

Alıntı:
Arkadaşa fazla da yüklenmemek lazım, sonuçta öğrenci...öğrenecek.
Öğrenci yıllarımdan kalma altın kural hala geçerlidir diye biliyorum:

"Onsekizinde ve öğrenci olup solcu/komünist olmayan eşektir, kırkına gelip mezun olmuş, iş hayatına atılmış ve hayatın gerçekleri ile yüzleşmiş ve hala komünist kalan ...eşektir"

Herkesin kişisel tercihlerine saygı duymak lazım. Kimi mutluluğunu rumlar ile bulur, kimi andolulu Türkler ile. Ancak devlet bazındaki siyaset ve paradigmalar kişisel tercih ve algılamalara göre şekillenmez. Doğru ve olması gereken de budur.

Ancak adada enteresanlıklar gerçekten mevcut. Bugün komünist rum lider Hırstofyas ve zamanın milliyetçi lideri Papadopolus arasında, sözkonusu Türkler olunca, aradaki uçurumlar kalkıyor ve bakış açısı ve icraatlar hemen hemen örtüşüyor. Oysa bizde solcu Talat ve ulusalcı Denktaş arasında dağlar kadar fark var.
Sakın bizdeki demokrasi olgusu, güneye oranla daha gelişmiş olmasın?

Selamlar


Hayatım boyunca meslek haneme öğrenci yazmak isterim. Durmadan okumak ve öğrenmekten inanılmaz keyif duyarım. Ancak o tür laflar çok talihsiz bence. Bugün reklam ajanslarında patronluk yapan 70lerin solcuları kendilerinden utanmalı bence. Demek ki hiç bir şey katmamış onlara solculuk. Ben Anadolu Türk'ü ile de mutluluğu bulurum, ancak eşit şartlar altında olmam gerekir, beni besleme olarak gören bir anlayışla asla geçinemem.
Hristofyas'ın durumu klasik sol parti hastalığını taşıyor. Belki çok teorik olacak söyleyeceklerim ama, İngiltere'de Labour, Yunanistan'da PASOK, Türkiye'de CHP nasıl düzen partileri olduysa, AKEL'de benzer bir süreç yaşadı. Yine de AKEL bizim hala en büyük destekçilerimizdendir.
Denktaş ve Talat arasında da benzerlikler ve farklılıklar var ama elmalar ve armutlar arasındaki farklardan bahsediyoruz. Yani Rum siyaseti tüm dünyanın etkisinde olan bir siyaset, AB şu an en büyük siyasa belirleyicisi Rum tarafında, ancak bizde siyaset çok kısıtlı. Sadece Türkiye'nin güdümünde. İnsanların oy verme tercihlerini Türkiye'nin politikaları belirliyor. Biz de halk nezdinde bunu kırmaya, daha bağımsız oy verme kriterleri yaratmaya çalışıyoruz. Ancak diyebilirim ki Rum tarafında demokrasi daha sağlıklıdır. Ama Türkiye ile kıyaslarsak bizim demokrasimiz daha sağlıklıdır diyebilirim. Örneğin Ahmet Şık'ın Dokunan Yanar kitabı dünden itibaren yazı dizisi olarak yayınlanıyor Afrika Gazetesi'nde.

Alıntı:
peki ada da ki kıprızlı türkleri öldüren, linç eden, anasına bacısına tecavüz eden, babasını oğlunun gözü önünde öldüren, rumlara hangi lakabı takmışlar?


Faşist, Irkçı, Neo-Nazi... Daha ne istersen...

Dediğim gibi karasakal kötü bir anlam taşımaz, sadece betimlemek için kullanılır. Ancak burada bir daha kullanmayacağıma söz veririm, çünkü insanlar alınmış.

Alıntı:
İsmet Bey o dönemde yaşananları hangi yazısında övdü acaba? Aynı görüşte olmanız gerekmez ama en azından adil davranın. Karşıt görüşü hemen ötekileştirmeden,tartışmayı kişiselleştirmeden yapamıyoruz malesef.

Fikirler beyan ediliyor diye bu kadar yüklenmenin bir anlamı yok,akşamdan beridir sayılmadık laf kalmadı..Tartışmak için,önce tartışma kurallarını bilmek lazım.


Çok teşekkür ederim, beni anlayabilen birilerinin olması gerçekten sevindirici.

Alıntı:
Anlamakta zorlandığım bir meselede KKTC ye 1974 sonrası göç etmiş olan Türkiye kökenli kktc vatandaşlarının kıbrıs halkı tarafındanda hiçbir şekilde istenmemesi.Şuna katılırım oraya o zamanlar gelen insanlar eğitimsizdir yoksuldur ve adanın sosyal yapısına bir anda adapte olmamış olabilirler ama bunun çözümü topyekün gitsinler demek midir.Ne fark kalır yahudileri polonyadan,almanyadan süren nazi almanyası ile?


Ama artık bunu söyleyen kimse yok. Eskiden yerel Kıbrıslılar bu insanlar gitsin derdi ama artık bu insanların ikinci nesilleri yetişiyor. İkinci nesil en az benim kadar Kıbrıslıdır. Kimsenin onları göndermeye hakkı yoktur.

Alıntı:
12 yıldızlı pasaport uğruna


Mücadelemizi bu kadar küçültmeyin ama, pasaport elbette önemli bir şey, çünkü hakkım.
Ancak işin içinde AB üyeliği olmasa bile ben yine bugün söylediklerimi söylerdim.


------------------

Bu arada arkadaşlar, sabırla sorulan mantıklı ve cevaplanabilir sorulara cevap yazmaya çalışıyorum ama bu mesajı yazmak yarım saatimi aldı. Ben bu aralar tez yazıyorum ve çok zamanım kalmadı. Bu nedenle bundan sonraki sorulara bir süre cevap veremeyebilirim. Kimse kaçtığımı falan düşünmesin.

HER ŞEY TAM BAĞIMSIZ BİRLEŞİK KIBRIS İÇİN!!!


Ahmet Kozanlı
12 yıl önce - Cmt 23 Tem 2011, 03:30

Alıntı:
Evet Makedonya için öyle saçma sapan bir şey var. (elbette ki siyaset bilimi okuduğum için biliyorum bu durumu) Ancak ben de zaten tüm Yunanlar muhteşem, Tüm Rumlar harika insanlar demiyorum. Ancak fanatikler dışında bu işe kafasını takan kimse de yok açıkçası. Hala Türkiye'nin Kuzey Irak için Kürdistan diyememesi gibi bir şeydir bu.


kuzey ırakdaki özerk kürdistan bölgesi ile, bağımsızlığı dünya çapında tanınan ve bm üyesi bir ülkeyi karşılaştırmak ne derece doğru? Türkiyede gazeteler boy boy kürdistan diyor, merak etmeyin.

Makedonya tüm dünya tarafından tanınan bir ülke, yunan şovenizminin kurbanı olmuştur, başka bir şey değil ve bu saçma hal yunanistanın devlet politikasıdır. halklar içinde iyi insanlar olabilir, insanca da davranırlar bunlar mesele değil. Asıl sorun şu yunan ve rum toplumlarında "TÜRK" adına ülkelerinde tahammülünün olmamasıdır.

Bakınız batı trakyaya onlara göre, oradakiler Türk değil "Müslüman yunanlı"

Alıntı:

Ancak fanatikler dışında bu işe kafasını takan kimse de yok açıkçası.


adamlar bunu devlet politikası yapmış daha ne olsun. Bosna hersek savaşına giden yunanlı gönüllü askerler ve düşürülen abd stealth uçağının uçuş kodlarını ve güzergahını sırplara veren yunanlı nato subaylarını hatırladıkça, bu sözününz çok komik geliyor.

yunan toplumunun kalbinde megali idea hala sapa sağlam vardır. Ona karşı koyan tüm engeller makedonda olsa Türk de olsa, ABD lide olsa tepki görür. Ve görüyorda.


Alıntı:

Ayrıca eğer AB üyeliği birleşik Kıbrıs'ta da devam ederse, ki edecek yani niye etmesin, AB'nin dil koruma programları var. Bunlar gerçekten çok işe yarıyor. Bugün AB'de bir çok dil koruma altındadır. AB'nin yerelleşmeyi destekleyici politikaları da dili korumak için bir araçtır ayrıca. Kıbrıs birleşince ya da Türkiye tam üye olunca Türkçe zaten AB'nin resmi dillerinden biri olacak. Bence o zaman sorun yok.


Ayrıca rum kesiminde yaşayan türk kökenlilere yapılan muamele , ve güya Türkçe isimleri korudukları propagandası yaptıkları için silmedikleri Türkçe tabelalara saldırmışlar, rum gazetelerinde doğru dürüst haber değeri bile taşımamış. Tek bir kişi bile tutuklanmamış , yada sorgulanmamış, buyrun haberin linki.

AB nin dil duyarlılığını nedense her türlü baskı ve insan hakları ihlalinin yaşandığı batı trakyada pek göremiyoruz, oradaki soydaşlar resmi olarak kendilerine doğru dürüst Türk bile diyemiyor.

http://www.kibrisgazetesi.com/index.php/cat/2/new ...c_Haberler

Alıntı:

Ali CANSU- Elmas TOKAY

Güney Kıbrıs’taki faşist “Ulusal Halk Cephesi” (ELAM) mensupları Larnaka’nın eski Türk mahallesinde terör estirdi. Rum Yönetimi’nin yıllarca propaganda malzemesi yaptığı ‘Türkçe sokak isimlerini’ tek tek boyayan ELAM mensuplarından herhangi birinin polis tarafından tutuklanmadığı bildirildi.
Barış Harekatı’nın 37’nci yıldönümü münasebetiyle 19 Temmuz gecesi kilisede toplanan ELAM örgütü üyelerinin, gece yarısından sonra Türk mahallesine girerek, Türkçe yazılı sokak isimlerinin tümünü siyaha boyadığı bildirildi. Bölgede yaşayan Kıbrıslı Türklerin ihbarı üzerine Larnaka’ya giden KIBRIS muhabirleri, ELAM’ın yarattığı çirkinliği görüntülerken, Rum basınının konuya ilgi göstermemesi dikkat çekti.
Birkaç yıl öncesine kadar yaklaşık 200 Kıbrıslı Türk’ün yaşadığı tahmin edilen Larnaka’da son faşist ve ırkçı olayların ardından korkunun hakim olduğu ve bu sayının çok gerilediği bildirildi. KIBRIS’ın, Larnaka sahilinde görüşüne başvurduğu ve isminin açıklanmasını istemeyen bir Kıbrıslı Rum “Burada çok az sayıdaki Kıbrıslı Türkü mutlu edemiyor ve kaçmaları için uğraşıyorsak, ileride nasıl birlikte yaşayacağımızı ben de merak ediyorum” dedi ve Rum lideri Dimitris Hristofyas’ı bu konularda önlem alamamakla suçladı.

Belediye bazı tabelaları temizledi

Larnaka’ya giden KIBRIS ekibi, ELAM üyelerince boyanan bazı tabelaların silindiğini, bazılarının ise hala boyalı olduğunu gördü. AKEL üyesi Belediye Başkanı Andreas Moyseos’un ilk günden durumdan haberdar edildiği ve boyaların silinmesi yönünde talimat verildiği bildirildi.
Adının açıklanmasını istemeyen bir Kıbrıslı Rum, ELAM’ın bu çirkin davranışıyla ilgili olarak Rum medyasını da haberdar ettiklerini, ancak dünkü gazetelerde herhangi bir haber göremediklerini belirtirken “Herkes korku içindedir” dedi.
Bölgede özellikle ELAM grubunda bulunan kişilerin Larnaka’da yaşayan Kıbrıslı Türklere karşı zaman zaman tehditler savurduğu da öğrenildi. Bazı Türklerin ölümle dahi tehdit edildiği ifade edildi.
Sadece Kıbrıslı Türklere değil, bazı ilerici Kıbrıslı Rumlara da aynı tehditlerin savrulduğu ve Güney Kıbrıs’ta ciddi iç kavgaların yaşanmasının beklendiğini söyleyen Larnka’da yaşayan bir Kıbrıslı Türk, “Güneyde EOKA yine hortladı. Çok yakında iç savaş çıkarsa şaşırmayın” dedi.




Alperen_dt
12 yıl önce - Cmt 23 Tem 2011, 04:44

Alıntı:
Ismail
Bence Türkiyenin kıbrısa uyguladığı fiili işgal sona ermeli ve kıbrıs, türk ve rum halklarının ortak paydasıyla yeniden birleştirilmelidir.


1960'da birlestikde noldu?

Kim kiminle birlesecek, pembe gozluklerini lutfen cikartin, biraz mantikli dusunun, Akdeniz ve Ege'nin hangi adasinda Turkler ve Rumlarin berarber hur icinde yasayabilmis. Emperaylist gucler cart curt gibi bahanelerde bulma artik bir kac takim gercekleri kabullenmeliyiz.

- Rumlari yoneten kilise, Kilise acayip Turk dusmani, her ikide bir bize saldirir

- Rumlarin milli anlayasi Turk nefreti ve dusmanlik uzerine kurulmus

- Ada Rumlari Yunanistan Yunanlarindan daha fasist ve irkcidir, Girit'de, On iki adalar'da, Kibris'da Turklere karsi isledigi soykirimlari hepimiz biliyoruz. Eger Turkiye mudahele etmeseydi, bugun Kibris aynen Girit ve Rodos gibi Turklerden temizlenilirdi.

Rumlar ortak payda birlesmeye hic bir zaman kabul etmez, referandumda bunu gene gorduk. Ancak biz azinlik olmaya kabul etsek, ikinci sinif vatandasi olarak yasamaya kabul etsek, belki ozaman bizi onlarin koleleri olarak kabul ederler.


Alıntı:
Ismail
Bir arama yap bakalım şu sitede kaç kişi Kürtlerle, Ermenilerle, Yunanlarla, Araplarla ilgili neler neler söylemiştir. Şoven ve ırkçı insanlar her toplumda vardır.


Bana ne...

Buna cevap ver

Kibris Rumlari, Rumlarin en fasist ve irkcisidir, adamlar acik acik 'En Iyi Turk Olu Turk' diye maclarinda bagriyor, Papazlari, 'Turk elektirki ve suyu haramdir' diyor, 'Biz Turklerle yasamak istemiyoruz' diyor...

Bunu bir kac asiri siyasetcide demiyor, bunu baskanlari diyor, Rum halkin bizim hakkimizda gorusleri korkunc.

Alıntı:
HER ŞEY TAM BAĞIMSIZ BİRLEŞİK KIBRIS İÇİN!!!


Sana gercekden aciyorum, adada Turk var Rum var, bunu kabul edince birlesik Kibrisin nekadar sacma oldugunu anlarsin.

Devletin resmi dilli ne olacak? dini ne olacak? askeri ve siyasi yapisi nasil olacak?
Bu Birlesik Kibris Devlet masallari Inglizin Shakespeare hikayelerinden sacma sapan hikayelerdir, boyle bir devlet isleyemez, her an patlayabilir.

Dunyanin her yerinde bu gibi yapmacik ulkeler yikiliyor ve yerine daha yapici ve gercekci devletler yapiliyor amaaaa konu Kibrisa gelince Turk ve Rum zorlan berarber yasayacakmis....

KKTC Turkdur Turk kalacak, Rumlar iflas etti, paralari kalmadi, artik kimse bu propogandalari yemeyecek.


ismet meruni
12 yıl önce - Cmt 23 Tem 2011, 08:44

Alıntı:
Yani faşisti de solcusu da Türkleri adada istememektedir.. "Komunist" AKEL'in parti bildirgesinde de "Enosis" yer almaktadır.. Eee hani Kıbrıslı Rum solcular "bağımsızlık" istiyordu, bağımsızlıktan yanaydılar?


Ya bunu nerede okudun, neden uydurma bilgiler üzerine düşünce üretiyorsunuz? Hepimizin okuması var, buyrun http://www.akel.org.cy AKEL'in internet sitesinin Türkçesi de vardır. Girin okuyun, Enosis mi istiyorlarmış, Bizle birleşmek mi istiyorlarmış siz kendiniz karar verin.

Alıntı:
AB nin dil duyarlılığını nedense her türlü baskı ve insan hakları ihlalinin yaşandığı batı trakyada pek göremiyoruz, oradaki soydaşlar resmi olarak kendilerine doğru dürüst Türk bile diyemiyor.


Bu abartılı bir yorum olmuş, girer Google Scholar'da Reciprocity, Language, Turkish, Greek, Minorities yazarsın, çıkan makaleleri okursun, görürsün gerçeği.

Doğru, Batı Trakya'daki Türklerin vaziyeti istenilen düzeyde değildir, ama abartılan düzeyde de değildir.

AB'nin dil politikalarını da girip resmi sitelerden okuyabilirsin. Ne kadar etkili ne kadar etkisiz sen karar ver. http://ec.europa.eu/education/languages/index_en.htm

Alıntı:
1960'da birlestikde noldu?


1960'ta birleşilmedi. 1960'ta resmi İngiliz sömürgesi olma durumu bitti. Zaten halklar 1960'a kadar da beraber yaşıyordu. Ne olduysa önce 1974'te oldu.

Alıntı:
Akdeniz ve Ege'nin hangi adasinda Turkler ve Rumlarin berarber hur icinde yasayabilmis.


En başta İstanbul'da yaşamışlar. Eğer milliyetçiler gaza gelip 6-7 Eylül'ü gerçekleştirmemiş olsaydı hala daha yaşıyor olurlardı.

Alıntı:
Bana ne...

Buna cevap ver

Kibris Rumlari, Rumlarin en fasist ve irkcisidir, adamlar acik acik 'En Iyi Turk Olu Turk' diye maclarinda bagriyor, Papazlari, 'Turk elektirki ve suyu haramdir' diyor, 'Biz Turklerle yasamak istemiyoruz' diyor...

Bunu bir kac asiri siyasetcide demiyor, bunu baskanlari diyor, Rum halkin bizim hakkimizda gorusleri korkunc.


Aslında böyle bir üsluba cevap bile verilmez ama bir kereliğine istisna olsun. Ancak bir daha böyle bir üslupla soru sorarsan asla cevap alamazsın.

Her millette olduğu gibi Rumlar arasında aşırı fanatikler var ve özellikle APOEL taraftarları bazı maçlarda öyle bağırmıştır. Ama dediğim gibi her millette olan bir durum bu. Türklerde de olduğu gibi. En iyi Kürt ölü Kürttür lafını kaç kişiden duyduğumu hatırlamıyorum bile.

Başkanları diyor demişsin. Hristofyas mı böyle diyor. Partimizi ziyarete geldiğinde oturup beraber çay içtiğimiz, bizimle Türkçe konuşan Hristofyas mı?

Açıp AKEL'in sayfasını biraz okuyunca dediklerinden utanırsın umarım.

Alıntı:
Devletin resmi dilli ne olacak? dini ne olacak? askeri ve siyasi yapisi nasil olacak?


Devletin resmi dilleri zaten Türkçe ve Yunanca.
Devletin dini mi? Türkiye'de öyle bir şey var mı acaba? Ya da KKTC'de? Yada Rum Kesimi'nde? Hangi dünyada yaşıyorsun sen azizim.


Alıntı:
Dunyanin her yerinde bu gibi yapmacik ulkeler yikiliyor ve yerine daha yapici ve gercekci devletler yapiliyor


Muhtemelen ilerde Uluslararası İlişkiler hocası olacağım ve inşallah karşıma böyle bir kağıt gelmez, yemin ederim bırakırım böyle öğrenciyi.



-------------------------------

Bu arada Derviş Zaim'in son filmi Gölgeler ve Suretler tam da bu tartıştığımız dönemlerin Kıbrıs'ında geçiyor. 1963'teki toplumsal cinneti mikro ölçekte, küçük bir köyde anlatıyor. Aklı selim yaşlılar her ne kadar ortalığı sakinleştirmeye çalışsalar da, milliyetçi gençlerin anavatanların gazıyla nasıl zıvanadan çıktıklarını harika gösteriyor film. Köylerinde mutlu mesut yaşayan insanların milliyetçilik sevdasıyla birbirini nasıl öldürmeye başladığını tokat gibi yüzümüze vuruyor.
Filmdeki Hristo karakteri bana bu forumdaki milliyetçi hezeyanları hatırlatıyor.






En son ismet meruni tarafından Cmt 23 Tem 2011, 09:20 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi


sayfa 23
« önceki   123 ... 222324 ... 606162   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET