Ana Sayfa 915 bin Türkiye Fotoğrafı
M.O.Dikmen
7 yıl önce - Pts 02 Tem 2007, 11:17
Modern Çağın Sinsi Hastalığı: Reflü





Modern Çağın Sinsi Hastalığı: Reflü
Reflü tedavi edilmezse kansere yol açıyor.

Reflü, modern yaşamın sinsi mide hastalığı olarak tanımlanıyor. Her 5 kişiden birini de tehdit ediyor.

Bu hastalığa yakalananlar önce kalp krizi geçiriyorum sanıyor, reflü olduğunu öğrenince seviniyor. Ancak, hastalık tedavi edilmezse kansere yol açıyor.

Stresli kent yaşamının getirdiği "reflü" hastalığı, ülserin pabucunu dama attı. Öylesine yaygın ki, çocuklarda bile görülüyor.

Mide asidinin boğaza doğru geri kaçmasıyla ortaya çıkan reflü çoğunlukla gastrit ya da ülser ile karıştırılıyor.

"Yemek borum yanıyor, ağzıma acı su geliyor" gibi şikayetlerle gelen hasta göğsünde ağrı, yanma olduğundan ve hazımsızlık çektiğinden yakınır genellikle. Tüm bu şikayetler hastanın yaşam kalitesini olumsuz yönde etkiliyor. Bazı hastalar şiddetli göğüs ağrısı ile gelir enfaktüs geçirdiklerini zanneder, kalp krizi geçirdiklerini dile getirirler.

Yaşam biçimine dikkat etmeyenler, alkol, çay ve sigaradan vazgeçemeyenler ile kilolu kişiler, reflü adayı olarak tanımlanıyor. Teşhis edilebilmesi için ise endoskopi, en doğru yöntem.

Reflü-Kanser İlişkisi
Bu şikayetlerin yanı sıra kanserle de ilişkisi var Reflünün. Tedavi edilmeyen, göz ardı edilen hastalık, kanserin öncüsü olabiliyor.

Reflünün önlenmesinde, yaşam şartlarında yapılacak bazı basit düzenlemeler önem bir yer tutuyor.

Reflünün önlenmesi için çok yenmemesi, sık aralıklarla ve azar azar yenmesi tavsiye ediliyor. Akşam hafif yemek, 7'den sonra birşey yememek gerekiyor. Sigara ve alkol de kesinlikle yasak.
TRT-HABER

Arkadaşlar ben bu rahatsızlıkla mücadele ediyorum, 2 günde bir proton pompası inhibitörü tabir edilen ilaçtan almak zorundayım. Benim gibi bu rahatsızlık ile cerrahi müdahaleye başvurmadan ilaç tedavisi ile şavaşmak zorunda kalanlara "Kudret Narı" isimli bitkiyi şiddetle tavsiye ediyorum. Sabah (Aç karnına) ve Akşam (Yatmadan evvel) 1 yemek kaşığı şeklinde alınıyor. Tadı biraz yoğun olduğundan bal ile karıştırıp yemenizi tavsiye ederim. Ancak 1 ay içinde çok ciddi iyileşmeler olduğunu göreceksiniz, hatta bir süre sonra  2 günde bir alınan proton pompası inhibitörü'nu 3 hatta 4 veya 5 günde bir almaya başlayacaksınız. Bu hastalıktan muzdarip olanlara tekrar çok geçmiş olsun.. Unutmadan belirtiyim ayrıca yemekten sonra en az 1 saat uzanmak yok, malesef 1 saat oturarak tv seyredeceksiniz.

*Bu rahatsızlık hakkında bilgi almak isteyenler bana özelden ulaşabilir.




KUDRET NARI   - Momordica Charantia -

Halk arasında asırlardır mide hastalıklarının baş tedavisi olarak bilinen Kudretnarı bütün tropikal Asya, Afrika ve Hindistan’da yetişen turuncu renkli bir meyvadır. Kolit - Ülser - 12 parmak - Gastrit, Asit fazlası gibi mide-barsak sistemine bağlı tüm hastalıkları kalıcı ve kesin tedavi eder, Karaciğeri destekler, Egzama ve sedefe fayda verir, Yara ve iltihapları giderir, Barsak tembelliğini giderir, Hücre yeniler, Rahim yaralarına fayda verir, Yanık ve yaralara lapası vurulur. Aynı zamanda yüksek oranda E vitamini ve kaliteli protein içerir. Ama esas önemli olan kurutulmuş 1.sınıf extra kaliteli Kudretnarı meyvasının kabuklarının toz hale getirilmiş özü olmasıdır.


En son M.O.Dikmen tarafından Pts 02 Tem 2007, 11:49 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi


Mehmet!

7 yıl önce - Pts 02 Tem 2007, 11:36

REFLÜ'YE KARŞI SOSYAL TEDBİRLER

Öğle yemeği ana öğün olmalı
Yatmadan önceki 3 saat süresinde yemekten kaçınılmalı
Yatmadan önce yağlı, baharatlı yiyecekler, alkol ve çukulata yenilmemeli
Yakınmaları artırdığı bilinen gıdalardan uzak durulmalı
Yatak başı yükseltilmeli
Sigara ve alkol yasaklanmalı
Yemeklerden sonra 2-3 saat yatılmamalı

Kaçınılması önerilen gıdalar:

Aşırı sıcak
Yağlı yiyecekler
Çikolata
Kahve
Kolalı içecekler
Domates suyu
Ekşiler (sirke limon)
Yağlı çerezler
Kızartmalar

Kaçınılması önerilen ilaçlar:

Antikolinerjikler (bazı mide hastalıklarında kullanılır)
Teofilin (astım dahil akciğer hastalıklarında)
Diazepam (uyku ilacı)
Kalsiyum kanal blokerleri
Alfa ve beta agonistler (hipertansiyon tedavisi)
Progesteron (bazı kadın hormonu ilaçları)


hekimkubilay
7 yıl önce - Pts 02 Tem 2007, 11:47

arkadaşlar söylenmesi gerekenleri özetle gayet güzel ifade etmişler. benim ekliyeceğim gözden kaçan ufak bir yarıntı. süt.....birçok reflü hastası süt ile rahatsızlıklarının rahatladıklarını söylerler. fakat bu geçici bir rahatlıktır.süt hastalığı ilerletir. raflü,gastrit ve ülser hastaları aşırı süt içiminden kaçınmalıdırlar.

M.O.Dikmen
7 yıl önce - Pts 02 Tem 2007, 11:54

Alıntı:
birçok reflü hastası süt ile rahatsızlıklarının rahatladıklarını söylerler. fakat bu geçici bir rahatlıktır.süt hastalığı ilerletir. raflü,gastrit ve ülser hastaları aşırı süt içiminden kaçınmalıdırlar.


Kesinlikle haklısınız. Süt, Süt Mamülleri ve Ayran tamamen geçici rahatlık sağlar, hatta hastalığın ilerlemesine yol açar. Ayrıca kriz anı diye tabir edilen (özellikle uyurken olur) şiddetli yanma ve ağıza ekşi su gelme anında  su içmek de yanlış bir uygulanmadır, çünkü su mide de yanmaya sebep olan karışımı daha da çoğaltarak yemek borusundan geri kaçma riskini arttıracaktır. Bu gibi kriz durumlarında 1 yada 2 adet anti-asit tabir edilen çiğneme tableti almak daha uygun olacaktır.


Zafer

6 yıl önce - Prş 21 Şub 2008, 18:07

5 yıl önce Almanyada kullanılmaya başlanan bir aletin haberini paylaşacağım sizinle, yalnız benim anlamadığım Almanyada 5seneden beri kullanılıyorsa nasıl bir ilk oluyor bilemedim, galiba yazım hatası var, başlık "Türkiyede bir ilk" olması gerekirdi..

Neyse habere göre Reflü illetinden kurtaran bir alet icat etmişler ve bunu Türkiye'de de kullanmaya başlamışlar umarım yaygınlaşır ve millet olarak şu hastalıktan kurtuluruz...

Alıntı:
Reflü tedavisinde bir ilk

Türk halkında en sık rastlanan rahatsızlık reflü... Şimdi bu hastalığın tedavisinde kesin çözüm sağlayan bir yöntem var. Reflü asit ağırlıklı mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasından kaynaklanan ve günümüzün önemli sağlık sorunlarından biri. Reflünün ameliyatsız tedavisi için dünya'da 5 yıl önce kullanılmaya başlanan Plicator teknolojisi sayesinde 15 dakika içinde Reflü'den kurtulmak mümkün olabilecek. Bu yeni tedavi Türkiye'de ilk kez Kadıköy Şifa Sağlık Grubu içinde Op. Dr. Levent Eminoğlu tarafından uygulanmaya başlandı.

Erişkin nüfusunun yaklaşık %20’sini etkileyen Reflü, eğer erken dönemde saptanırsa,ilaç tedavisi ve yemek alışkanlıklarının düzenlenmesiyle kontrol altına alınabiliyor. Ancak mide kapağında gevşeklik ya da mide fıtığı gibi kökende yapısal bir sorun var ise, reflü sürekli hale gelebiliyor ve bu durumda ilaçlar sadece geçici rahatlıklar sağlayabiliyor. Endoskopik bir tedavi yöntemi olan Plicator bu hastalarda önemli bir sağaltım seçeneği oluşturuyor.

Daha önce geliştirilen 4 endoskopik reflü sağaltımı yöntemi,yemek borusu mide bileşkesinin emilemeyen maddelerle güçlendirilmesi,(Gatekeeper,Enteryx) yüzeysel dikiş konulması(Endocinch) ya da mide kapak mekanizmasının etrafındaki kas mekanizmasının elektro frekans yöntemi ile yakılarak oluşan iyileşme dokusunun bu bölgeyi daraltması (Stretta) ilkesine dayananıyordu. Fakat bu yontemlerin hepsinde karşılaşılan yan etkiler ya da tedavinin etkisinin düşüklüğü gibi nedenlerle Reflü’de terk ediliyor. 5 yıllık izlem sonuçları yayınlanan Plicator yönteminin ise uzun dönemde etkinliğini koruduğu kanıtlandı.

Süreğen (kronik) reflü sağaltımında altın standart olan laparoskopik reflü cerrahisinde 900 e yaklaşan seri ile bu konuda Türkiye nin en deneyimli cerrahlarından Op. Dr. Levent Eminoğlu, Plicator teknolojisinin başarısını cerrahi onarım ilkelerinin endoskopik olarak uygulanmasına bağlıyor. Op. Dr. Eminoğlu, Plicator yöntemini Reflü'den uzun süredir yakınan, ilaçtan fayda görmeyen ya da fayda görse de ilaç kullanımı sonrası yakınmaları tekrarlayan hastalar için öneriyor. Bu teknolojinin uygulanması için hastaların mide fıtığının en fazla 3 cm olması, ileri dönem yemek borusu hasarı olmaması ve hastaların 18 yaşından büyük olması gibi koşullar bulunduğunun ise altını çiziyor.

Plicator, endoskopik olarak (ağızdan girilerek) ameliyatsız ve genel anesteziye gerek olmadan uygulanan bir yöntem. Mide içinden kapak mekanizmasının açılmış bölgesine tam kat dikiş konularak onarım yapılıyor. Uygulama yaklaşık 15 dakika sürüyor. Sonrasında 2 saat kadar dinlendirilen hasta evine gidebiliyor ve bir sonraki gün normal yaşamına dönebiliyor.



Gözde

4 yıl önce - Sal 10 Ağu 2010, 20:15

Bende bu hastalığın teşhisi 5 yıl önce konulmuştu.
Üniversitede final zamanındaydım. Finallerde sabahlamalar, nescafeler, abur cuburlar, gece atıştırmaları derken midem en sonunda iflas etti. Ağrı içinde gittim hastaneye.
Doktor reflü dedi, bir sürü ilaç verdi. Hiçbirini kullanmadım. Çünkü finallerden sonra sabahlamalar bitti, nescafeler içilmedi ve gece yemeleri kesildi. Midem de normale döndü. Yaşam kalitemde ve uykumda hiç bir can sıkıcı olay yoktu. Ta ki geçen yaza kadar...

Geçen yaz sesim kısılmaya başladı. Gün içinde soğuk bir şeyler içtikten veya yedikten sonra konuşurken sesimin kısıldığını farkettim. Öğretmen de olduğum için mesleğimi yapamıyordum. "Ses tellerimde kist mi var yoksa?" diye panikle KBB doktoruna gittim. Ses kısıklığımın nedeni Reflü çıktı. Doktor bana reflüyü sorana kadar böyle bir rahatsızlığım olduğunu bile unutmuştum. Bir sürü ilaç yazdı, yine kullanmadım. Soğuk içmedim yemedim, düzeldim.

Ama şimdi fenalardayım. 3 gündür reflü canıma okuyor. Ara ara da günümü zehrediyor. İki ay önce öğrencime ders anlatırken yediğim tiramisu reflümü azıtmıştı ve ben hayatımın en zor dersini işlemiştim. Dikkatimi çeken reflünün beni yazın sıcaklarda etkilediği. Gece midem yüzünden uyuyamıyorum. Kullanmadığım ilaçlarımı kullanmaya başladım ama işe yaramıyor. En kısa zamanda yine doktora gideceğim.

Özetle: Reflü'yü ciddiye alın! Çünkü en olmadık zamanlarda sizi çok kötü etkiliyor ve gün içindeki motivasyonunuzu düşürüyor. İlaçlarınızı da kesinlikle kullanın.
Kendim kulak sorunum yüzünden uzunca bir dönem ilaç kullandım. Bu yüzden ilaç kullanmaktan bıktım. Ama şimdi ciddiye alıp kullanmadığım için pişmanım.


cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> HABERLER ve SOHBET