orçuncem
16 yıl önce - Cum 29 Hzr 2007, 22:23
Çin'in inşaat devi yatırım için Türkiye'de
Çin'de dünyanın en yüksek demiryolu ağını yapan firma, Türkiye'de de konut ve alt yapı yatırımlarına odaklanacak.
İkinci Çin Seddi olarak bilinen 5800 km uzunluğunda, deniz seviyesinden 6000 metre yükseklikteki Çin-Tibet demiryolunu yapan Çinli inşaat firması China Railway Engineering Group Co. Ltd (CREC), Türkiye'ye geliyor.
Çin'in en büyük inşaat şirketi olan CREC, Türkiye'de konut ve altyapı yatırımlarına imza atacak. Firmanın Türkiye'deki partneri ise bir süre önce İhlas Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı'daki (GYO) Genel Müdürlük görevinden ayrılarak bağımsız olarak gayrimenkul danışmanlığı yapan Haluk Sur olacak. CREC, son dönemde yabancıların ilgi alanına giren Türk gayrimenkul sektöründe yatırım yapan ilk Çinli inşaat firması olacak. CREC ile 2 ay önce iyi niyet anlaşması imzaladıklarını belirten Sur, ortaklık görüşmelerinde son aşamaya geldiklerini söyledi. Sur, "CREC, sadece Çin'in değil, dünyanın da en büyük inşaat firmalarından. 'İnşaat sektörü için dünyanın her yerinden yabancı yatırım geliyor, Çinliler niye gelmesin' düşüncesiyle CREC ile görüşmelere başladık. Kendilerine Türk pazarını anlattık ve yatırım yapma kararı almalarını sağladık" dedi.
60 ülkede yatırımı olan CREC, bugüne kadar 20'den fazla ülkede 200'ün üzerinde demiryolu, otoyol ve havaalanı projelesi gerçekleştirdi. Grubun toplam cirosu 26 milyar dolar. Çin'in uluslararası alanda yatırım yapan ilk müteahhitlik şirketi olan CREC, şu ana kadar dünya çapında 1000 projede imzası var. Türkiyeyi üs yapacaklar.
haber7
Bakalım arapların yatırım yapmasını engelleyen güçler çinlilerede engel olabileceklermi?Doğrusu çok merak ediyorum
|
kibarfeyzo
16 yıl önce - Cum 29 Hzr 2007, 22:43
amaç engellemek olduktan sonra mutlaka bir bahane bulunur,
Araplar için yeşil sermaye, laiklik elden gidiyor, Türkiye laiktir laik kalacak, ülke araplara satılıyor, demedik laf bırakmadılar...
batı ülkelerinden gelen sermaye içinse uşaklık edildiği, sözler verildiği, kapitalizmin esiri olunduğu, borcumuzun arttığı, sıcak paranın heran kaçabileceğinden ve kriz çıkmasından korktular ama yetmedi devletin kurumları satılıyor, paraya para katıyor denildi ama özelleştirme ve ihalelerden sürekli kaçan yerli sermaye oldu...
tuscon dünya ile ticarette yeni açılımlarda bulundu, kara kıta afrikaya açılmak kimin aklına gelirdi ama milyar dolarlar seviyesinde anlaşmalar yapıldı, bu sene ikincisi düzenlendi ama biz halen baldırı çıplak olarak gördük afrikayı, elin ingilizi almanı fransızı sömürürken biz sıcak ilişkiler sağlayalım ve onlara da katkımız olsun diye ticaret yapmayı seçtik... ama daha bizimkilere anlatamadık...
uzak doğu bize uzaktı, sürekli ucuz işçilik ve kalitesiz malzemeler, adi mal üretmekle suçlandı, çin malı denildi burun kıvrıldı, adamlar birer birer kalite standartlarını yakalayıp dünya ile ticaret yaparken, bizim sözde yerli sermayemiz bile fabrikasını söküp çine taşıyanlar çıktı da, çin malı akıllarından silinemedi...
kısacası bahane bulmak istenirse her zaman, her koşulda bulunur, kimi küresel sermaye, kimi yeşil sermaye... kimi bizi bölmek ister kimi yutmak ister... laiklik gidiyor diye korkan sosyal demokrat hristiyan misyoner arttı diye yakınır.. pek tuhaf bir ülkeyiz, bakalım Çinlilere kim karşı çıkacak...
|