Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
f.sonat

16 yıl önce - Cum 29 Hzr 2007, 17:46
Hırsızlık ve Önlemleri




En son f.sonat tarafından Cum 29 Hzr 2007, 17:55 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Yücel Coskun
16 yıl önce - Cum 29 Hzr 2007, 17:58



neşetyıldız

16 yıl önce - Cum 29 Hzr 2007, 18:10



f.sonat

16 yıl önce - Cum 29 Hzr 2007, 18:15

Alıntı:
Bence hirsizligin en büyük nedeni kanunlarimizdaki caydiriciligin yetersiz olmasi.Günümüzde kap kac olaylari almis basini gidiyor.Tamam polisimizde bu saniklari yakalayip hakim önüne cikariyor.Fakat hakim kanunlara göre hareket etmek zorunda..

Bunun caresi yeni ceza yasasinin cikarilmasidir...


Bu doğru.Polislerde biz yakalıyoruz öbür güne kalmadan serbest kalıyorlar diyorlar.Dünyada en büyük suçlardan sayılan hırsızlığa karşı önlemler alınmalı.Kolundaki çantayı,cebindeki telefonu almak için insanların canına kıyan bir şahısın teröristten ne farkı olabilirki?


vahitsan

16 yıl önce - Cum 29 Hzr 2007, 19:00



çağrı oztek
16 yıl önce - Cmt 30 Hzr 2007, 10:00



Selda Can
16 yıl önce - Cmt 30 Hzr 2007, 10:07



Aylin

16 yıl önce - Cmt 30 Hzr 2007, 10:47



Selda Can
16 yıl önce - Cmt 30 Hzr 2007, 11:36



Kemal Bayır
16 yıl önce - Cmt 30 Hzr 2007, 12:19

Alıntı:
Hırsızlıkla başa çıkmış bir dünya ülkesi varsa bizde bu ülkeyi örnek alalım

         Var ...............dı.

Öğle paydosuna giren veya namaza giden esnafın, dükkanının kapısının önüne sandalye
koyduğu günlerin gördük biz. Münferit bir kaç olay (ki ben hatırlamıyorum) dışında, yazın
pencerelerin kapanmadığını hatırlıyorum ben. Üstelik, çelik kapılar, dokuz kat pencere
korkulukları yoktu evlerde. Kapılar az yüklenince açılacak cinstendi. Kilit, dost için denir,
düşmanın kilit-milit dinlemeyeceği anlatılırdı.

Belki de yoksul semtlerde olduğumuz için çalınacak bir şey yoktu etrafta, ne dersiniz ?
Hatırladığım bir şey daha var : Karakola değil girmek, önünden geçmek bile korku salardı
insanlara. Belki yanlış hatırlıyorum !...

Öncelikle, helal-haram kavramı vardı galiba...
Helal kazanç için günboyu koşuşturmayı bir ibadet sayan inancımız (ki tüm dinler
hırsızlığa kötü bakar) başkalarına muhtaç olmadan "kendi yağı ile kavrulmayı" önerir
öncelikle.

Sonra ne oldu bilmiyorum, bizleri hırsızdan koruyacaklar, hırsız çıktı.
İki söz var ; "İmam o..sa cemaat s..." ya da "ön tekerlek nereden giderse arka tekerlekte
onu izler" diye. İtibar erdeme, karektere iken "kürke" oldu. Böylece itibar sahibi olmak
isteyenlerin de mesleği belirlendi, kürk sahibi olma adına.

Hiç yaşamadım ama, avantadan yaşamanın müthiş bir şey olacağını düşünüyor ve buna
alışanın kolay kolay vazgeçmeyeceğine inanıyorum. Doyumsuz bir yapıya sahip olan insan,
hangi gelir düzeyinde olursa olsun, hangi meslekte olursa olsun, bazı değerlere sahip olmadığı
sürece hep çalacaktır.

Karakol ve Adli tedbirler mi ? Ha.. ha..haa.
Çalmaya niyetli olanın kullandığı öyle yollar, öyle yöntemler varki, işlem(!) bittikten sonra
sadece komik öyküleri dinlemek kalıyor bize. Hani ayrı bir başlık açılsa da "Nasıl soyuldular ?"
diye gördüklerimizi, duyduklarımızı yazsak, müthiş bir Antoloji oluşur.



En son Kemal Bayır tarafından Cmt 30 Hzr 2007, 12:21 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


sayfa 1
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET