İnsanı, İNSAN yapan sahip olduğu bazı degerlerdir.Bunların başında AR DAMARI-EDEP-HAYA DUYGUSU gelir.
Ayrıca her kişi ,içinde yaşadığı toplumun -çevrenin örf,adet ve geleneklerinin sınırlarınıda davranışlarında ölçü almak zorundadır,
Toplumla yaşayan bireylerde, Sınırsız ögürlük ve hürriyet asla olamaz,sizin sınırınızın bittiği yer
başkalrının sınırının başladığı yerdir.Yani başkalarının haklarının hürriyetinin çiğnendiği noktada sizin hürriyet alanınız son bulur.
Çevremde gördüğüm gençlerin birbirlerine sevgi belirtisi denilen öpüşme kısa ,masum bir öpücükden ileri gidip sex filim sahnelerindeki öpüşmeya döndümü mahremiyet denilen bir şey kalmayıp kuşlardan ,kedilerden farkımız kalmaz,
Oysa biz insan olmalıyız
Artık bu başlık kilitlenmeli bence nerelerden nerelere geldi muhabbet.Resmen siyaset meydanına döndü iş.Bence bu konu iyice amacından sapmış durumda.Bazı kanallarda gördüğümüz hararetli,sinirli tartışma programlarına benzedi.Ne öpüşmeymiş ya....
Bir erkeğin benim yazdıklarımı cinselliğe bağlaması beni nedense hiç şaşırmadı. Ben daha çok romantik açısından baktım bu konuya. Filmlerde bile aşk, romantik konusunsa gelince hep güzel insanları seyretmek isteriz. Gerçek hayatta neden farklı olsun?
Ayrıca ben kimseye öpüşemez demedim. Isteyen öpüşsün. Bana ne.
Ayni mantikla: Bir kadinin romantikligi filmlerdeki guzel insanlarin opusmesi sanmasi da beni hic sasirtmadi. Bunun neresi romantizm? Ayrica guzel\zinde\unlu\genc\straight olmayan insanlar birbirini operse romantik olmuyor mu yani? Notre dam'in kamburu o zaman romantik bir roman degil size gore, cunku guzel insanlar opusmuyor.
Opusmek bir de kultur meselesi, Izmir'de elele ciftler normal karsilanir - daha tutucu sehirlerde 'mahrem' daha onemli olabilir. Kulturel farklari, yabanci ulke olsun, baska sehir olsun, yanlis ya da dogru diye degerlendiremeyiz, ve yanlis dogru karari sahsi goruslerdir. Onemli olan kanundur - kanun onunde esitsek madem, kisisel inanc ve vicdanimizin opusme hakkinda ne dusundugu hic onemli degil, isteyen sevgilisini oper, isteyen elini tutar. Kimse zaten sevisme serbest olsun demiyor. Sevgi gosterisinden rahatsiz olan varsa (ki gordugum kadariyla bu sahislarin cogu orta yas erkek), buyursun millet vekillerine mektup yazsin, opusmeyi yasaklatsin. Yoksa basini cevirsin kendi isiyle ugrassin. Turkiye'de ahlak bekciligi bir numarali icraat.
İnsanlar sevgilerini sevdiklerine her fırsatta abartmadan göstermelidir. Bunda art niyet aranmamalıdır.
Evet art niyet aranmamalı ama,biz TÜRKLER olarak,annelerimizden, babalarımızdan,
dedelerimizden böyle birşey öğrenmedik.Kim öğrendiyse çıksın desinki:"benim dedem ile
ninem sokak ortasında öpüşüyorlardı"diye.
TÜRK örf ve adetinde böyle birşey yok olmamalı da.
Insanlar sevgilerini sevdiklerine dört duvar arasında da gayet güzel bir şekilde gösterebilirler.
Evet art niyet aranmamalı ama,biz TÜRKLER olarak,annelerimizden, babalarımızdan,
dedelerimizden böyle birşey öğrenmedik.Kim öğrendiyse çıksın desinki:"benim dedem ile
ninem sokak ortasında öpüşüyorlardı"diye.
Kimseden dedesinden görüdüğünü yapmasını beklemeyin hatta kendinizden bile.Şahsen benim dedemle anneannem birbirini tanımadan evlenmiş.Fakat ben bugün birine aşık olup öyle evleneceğim.Sonuç olarak dedemden farklı ve daha çağdaş bir hareket yapmış olacağım.
Daha da geriye gidecek olursak;
Eski Osmanlı evlerinde odaların arasında dönen tepsiler vardır.Bunlar bayanların erkeklerin olduğu odaya kendilerini göstermeden servis yapmalarını sağlar.Hani şimdi neden yok?
Biz istesekte istemesekte dünya değişiyor.
Nilüfer'in bu konuda çok güzel bir şarkısı var.Dinlemenizi tavsiye ederim.
"Dünya dönüyor sen ne dersen de
Yıllar geçiyor farketmesen de"
Kültürel değişimin olumsuz yansımaları. Bizim küçüklüğümüzde televizyonda bir öpüşme sahnesi çıktığı zaman ya tv kapatılır, yada izleyenler utancından kafasını başka yere çevirirdi. Şimdi televizyonda sevişme sahneleri çıktığında en ince detayına kadar büyük küçük herkes tarafından izleniyor. Tabii bu durum sokağa, parka, bahçeye heryere yansıyor.